Ana içeriğe geç
Sözlük

her bir ile cümle

her bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Her bir dilim için bu denklemler eliptik kısmi türevlenebilir denklemlerdir.بالطبع هناك خصوصيات لكل لهجة من تلك اللهجات المتفرعة من اللغة المعينية.
Paraşüt dağıtım çantası, her bir ana paraşüt katı roket güçlendiricisinin batmaması için geliştirildi.لقد تطورت مشتقات التجارية لدارة القمر لمحول الحمولة الثانوية لمركبة الإطلاق المتطورة غير المرتجعة الكبيرة.
Her bir tel bir plakayı temsil eder.وتحتوي كل لوحة منها على رسالة مصورة.
Her bir görevde Anderson'ın belirli haydutları yakalaması veya öldürmesi gerekir.Cada uma das missões exige que Anderson capture ou mate um determinado fora-da-lei.
Buna ulaşmak için yazarın her bir duyguyu ve fikri dikkatlice hesaplamasının gerekli olduğunu düşünüyordu.Para isso, acreditava que o escritor deveria calcular cuidadosamente todos sentimentos e ideias.
Her bir saçılım olayında atom fotonun momentumuna eşit bir momentum kaybeder.Em cada evento de irradiação o átomo irá perder um momento igual ao momento do fotão.
Her bir 94 BEST yerel grubu (LBG) bölgesel olarak bulundukları üniversitede BEST’i temsil etmektedir.Cada um dos 94 Grupos Locais BEST (LBG’s) representa a organização de forma local na sua universidade.
Ne yazık ki, her bir Lamport anahtarı sadece bir mesajı imzalamakta kullanılabilmektedir.Infelizmente, cada chave de Lamport só pode ser usada para assinar uma única mensagem.
Her bir dergi makalesi bilimsel kayıtların sürekli bir ögesi haline gelir.Cada artigo da revista se torna parte de um registro científico permanente.
Düzgün beşgenler, her bir kenar uzunluğu ve her bir iç açısının ölçüsü birbirine eşit olan beşgenlerdir.São cinco as vogais nasais, também longas e curtas: /ĩ ẽ ã õ ũ/; /ĩː ẽː ãː õː ũː/.
Her bir bölge, bir albay ya da generalin komutasındadır.Cada setor foi comandado por um coronel ou um general.
Saat sinyali devre içeirisindeki her bir flipo flopa aktarılmak zorundadrı.O sinal de relógio deve ser distribuído para todos os flip-flops no circuito.
Her bir milletvekili ancak bir aday için teklifte bulunabildi.Cada cidadão apenas pode assinar para uma candidatura.
Sınıflandırma, genellikle televizyon dizilerinin her bir bölümü için ayrı olarak yapılmaktadır.Geralmente, uma classificação é definida para cada episódio individual de uma série de televisão.
Oksidasyon seviyesinin işareti (+ veya - oluşu) her bir iyonun elektronik yüküne karşı gelir.O sinal do estado de oxidação (positivo ou negativo) corresponde ao valor da carga elétrica de cada íon.
Her ilkbahar mevsiminde derneğin her bir üyesi iki futbolcu için oy kullanır.Para escolha dos vencedores, cada membro da associação vota em dois jogadores durante a primavera europeia.
Her bir leptona karşılık gelen karşı-lepton olarak bilinen bir karşı-parçacık vardır.Cada sura está por sua vez subdividida em versículos chamados ayat.
Her bir katta psikopatlar bulunmaktadır.Há fantasmas aparecendo por todos os lados.
Yani her bir Kanji bir sözcüğü karşılar diyebiliriz.Os kanjis para um nome podem ter várias pronúncias.
Her bir sicim bir boyutluk objedir.Cada acorde desse é um grau da tonalidade.
Bu makina her bir plastik kaba 250g margarin doldurmak üzere ayarlanmıştır.Uma máquina é ajustada para despejar 250 gramas de sorvete.
Her bir sayı önemli bir astronomik olaya bağlanmıştır.Cada uma delas representando um signo astrológico.
Her bir blok kendisinden önce gelen son bloğun da hash ifadesini içerir.Preencher o bloco de dados final ainda deverá ocorrer antes da saída do hash.
Bu yapılardan her bir yetişkin bireyin ağzının iki yanında toplam 262 ile 473 arasında bulunur.Um adulto tem entre 262 e 473 barbas de baleia em cada lado da boca.
Hastanenin her bir bölmesi modern tıbbi ekipman ve aletlerle donatılmıştır.Todo o edifício será servido por aparelhos sanitários dos mais modernos.
Her bir yığını pişirmek, metalik sesli çınlayan düz tuğlalar elde etmek için aylar alıyordu.Cada lote demorou meses a cozir, resultando em tijolos macios que tocam com um som metálico.
Aşama5: Her bir Ґ için; {\displaystyle } yerleştir.5: Todos os pães colocados.
Her bir örneğin sınırlandırma olasılığı nedir?Que outra restrição existiria?
Her bir federal bire üç dövüşmek durumunda kalmıştır.Assim, sempre haverá 3 atacantes na rede.
Sonuçta, her bir saldırı kötü gayret haline geldi.Consequentemente, cada assalto inimigo fracassou.
Maya takvimine göre her bir yıl her biri 20 günlük 18 aydan oluşuyordu.Porém um colega de Moore previu que esse período seria a cada 18 meses.
Her bir tasarım elemanı iyi tanımlı bir arayüze ve hatasız davranış tanımlamasına sahip olmalıdır.Todos deviam ter boa aparência e não ter defeito físico.
Yurtdışındaykense, her bir konsül bir orduyu komuta ederdi.Em cada província ultramarina foi criado um comando-chefe permanente.
Eşküme belitine göre iki küme sadece birinin her bir elemanı diğerinde varsa eşittir.Dizemos que dois conjuntos são iguais se, e somente se, cada elemento de um é também elemento do outro.
Sonra sadece kırmızı ve siyah renkleri kullanarak bu grafiğin her bir köşesini renklendirin.Em seguida, pinte cada uma das arestas do grafo usando apenas as cores vermelho e preto.
Her bir elementin farklı bir atomik spektrumu vardır.Existem diversos tipos de cada componente de um espectrofotômetro.
Her bir bölüm üç tabakalıdır ve betonarme yürüyüş yollarıyla bağlantılıdır.Cada arcada possui três níveis, ligados por passarelas de concreto armado.
Her bir yolakta belli bir kimyasal bileşik, enzimler tarafından değişime uğrar.Em cada via, um composto químico é modificado por reações químicas.
Her bir tüp için yaklaşık olarak bin ton çelik çubuk kullanıldı.Até 3 toneladas de coque muito caro eram queimadas para cada tonelada de aço produzida.
Bu diyagram üzerindeki her bir noktaya durum denir.Qualquer ponto no diagrama é conhecido como um evento.
Yukarıdaki örnekte her bir ayrı kelimenin terim sıklıklarını şu iki listeyi oluşturarak kaydedebiliriz.Levanta-se também, com frequência, a questão sobre como se pronunciar essas duas novas letras.
CLV diskler her bir yüzde 60 dakika olmak üzere toplam 120 dakikalık görüntü ve ses depolayabiliyordu.Cada cassete pode conter até 60 minutos de vídeo.
Dört elementin yanı sıra, her bir elementin karşılığı olarak dört ulus bulunmaktadır.Cada partido tem, no entanto, pelo menos, quatro representantes.
IGN, Netflix'e göre her bir bitimde değişkenleri olan beş "ana" bitim olduğunu bildirmektedir.De acordo com a Netflix, existem cinco principais términos, com variações dentro de cada um.
Ortada her bir istasyon için bir porta sahip olan bir hub ya da Ağ anahtarı bulunur.Um hub ou switch fica no meio e tem uma porta para cada nó da rede.
Her bir malzeme ince ya da küçük parçalar halinde doğranır.Pode ser salgada em pedaços pequenos ou grandes.
Tesserarius: (Muhafız komutanı) Yine toplam 59 tane ya da her bir centuria için bir adet.Tesserarius: (wachtcommandant) Wederom 59 in aantal, één voor elke centurie.
Her bir çağ ise sekiz Keh ten ibarettir.In elk dezer kooien konden dus acht wagens worden geplaatst.
Bu sistemde sporcuların yaptıkları her bir hareketin (atlayışlar,dönüşler,kaldırışlar) bir ham puanı vardır.Elke speler legt een fiche (of bedrag) in de pot.
Her bir kamış boru farklı bir ses verir.Elke stok levert een ander geluid op.
Her bir görevde Anderson'ın belirli haydutları yakalaması veya öldürmesi gerekir.In elke missie is het de bedoeling om één bepaalde vogelvrije te vangen of te doden.
Her bir cephesinde saat bulunur.Aan iedere kant is een klok.
Her bir bölüm 35 dakika içerinde tamamlanması gerekmektedir.Elke grot moet worden voltooid binnen de vijf minuten.
Eğer jüri içinde her bir noktaya sadece bir şarkı gelirse, 9 puan alır.Als een lied alle stemmen binnen een bepaalde jury kreeg, zou het worden beloond met 9 punten.
Oysa biz her bir ânı (zamanı, yeri, şekli, renk tonunu) sentezleriz ve resim için resim yaparız."Deze belofte willen wij aan al onze bewoners doen, ook de bewoners in verzorgings- en verpleeghuizen.
SütunKarıştır (MixColumn) - Her bir sütundaki dört bayt, birbiriyle karıştırılır.De geleedpotigen worden in vier groepen (onderstammen) ingedeeld.
Her bir 94 BEST yerel grubu (LBG) bölgesel olarak bulundukları üniversitede BEST’i temsil etmektedir.De basis zijn de 94 lokale BEST groepen (LBG's) die elk verbonden zijn aan een (technische) universiteit.
Her şarkının her bir videosu vardır.Hierbij kreeg elke song een videoclip.
Her bir ana türbin 700 MW kapasiteye sahiptir.Elke turbine heeft een vermogen van 7 MW.
Ekler dahil her bir Gmail iletisi en fazla 25 MB olabilir.Afzonderlijke Gmail-berichten mochten inclusief bijlagen tot 25 MB groot zijn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
her bir ile cümle - Sayfa 16 - her bir kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App