Ana içeriğe geç
Sözlük

her şey ile cümle

her şey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Her şeyi kendim için yapmak istiyorum.I like to do everything for myself.
Bu konuda bilmem gereken her şeyi bildiğimi düşünüyorum.I think I know everything I need to know about this.
Doğru olduğunu düşündüğün her şeyi yapmanı istiyorum.I want you to do whatever you think is right.
Yaptığım her şeyi yapmak zorunda olduğunu söylemiyorum.I'm not saying you have to do everything I do.
Onu bana bırak. Ben her şeyin bakımını üstleneceğim.Leave it up to me. I'll take care of everything.
Lütfen sadece benim yaptığım her şeyi yap.Please just do everything I do.
İstediğimiz her şeyi yaptık.We accomplished everything we wanted to.
Her şeyi yapabiliriz.We can do anything.
Biz her şeyi yaşayabiliriz.We can survive anything.
Hakkındaki her şeyi biliyoruz.We know everything about you.
Her şeyi kararlaştırabilecek gibi görünmüyoruz.We never seem to be able to agree on anything.
Her şeyde uzlaşabilecek gibi görünmüyoruz.We never seem to be able to compromise on anything.
İhtiyacın olan her şeyi sana temin edeceğiz.We'll provide you with anything you need.
İstediğin her şeyi sana sağlayacağız.We'll provide you with anything you want.
Her şeyi açıklığa kavuşturacağız.We'll straighten everything out.
Yapmaya kalkıştığımız her şeyi başardık.We've accomplished everything we set out to do.
İstediğin her şeyi yapabilirsin.You can do anything you want.
İstediğin her şeyi içebilirsin.You can drink anything you want.
Bu odadaki her şeye sahip olabilirsin.You can have anything in this room.
İstediğin her şeye sahip olabilirsin.You can have anything you want.
İstediğin her şeyi söyleyebilirsin.You can say whatever you like.
Aldığın her şeyi hak ettin.You deserved everything you got.
Muhtemelen ihtiyacın olan her şeye sahipsin.You probably have everything you need.
Bununla ilgili her şeyi Tom'a sormalısın.You should ask Tom about all of this.
Doğru olduğunu düşündüğün her şeyi yapmalısın.You should do whatever you think is right.
Her şeyi mahvediyorsun.You're ruining everything.
Tom her şeyi biliyor gibi davranır.Tom acts like he knows everything.
Tom yaptığı her şeyde istediği kadar zaman harcar.Tom always takes his time in everything he does.
Tom her zaman her şeyi biliyormuş gibi konuşur.Tom always talks as if he knows everything.
Tom ve Mary her şey üzerinde anlaştılar.Tom and Mary agreed on everything.
Tom ve Mary yanlış giden her şey için kendilerini suçladılar.Tom and Mary blamed themselves for everything that went wrong.
Tom tabağında olan her şeyi yedi.Tom ate everything that was on his plate.
Tom Mary'ye yardım etmek için elinden gelen her şeyi yaptı.Tom did all he could to help Mary.
Tom yardım etmek için elinden gelen her şeyi yaptı.Tom did all he could to help.
Tom Mary'yi korumak için elinden gelen her şeyi yaptı.Tom did all he could to protect Mary.
Tom Mary için yapabileceği her şeyi yaptı.Tom did everything he could for Mary.
Tom Mary'ye yardım etmek için yapabileceği her şeyi yaptı.Tom did everything he could to help Mary.
Her şeye rağmen onu almadım.Tom didn't buy it after all.
Tom'un ihtiyacı olan her şeyi alacak yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to buy everything he needed.
Tom sahip olduğu her şeyi kumarda kaybetti.Tom gambled away everything he had.
Tom her şeyin nasıl çalıştığını bilen tek kişidir.Tom is the only one who knows how anything works.
Tom olan her şeyden sorumlu kişidir.Tom is the person responsible for everything that happened.
Tom sizin için her şeyi feda etmeye hazır.Tom is willing to sacrifice everything for you.
Tom mimariyi dünyadaki başka her şeyden daha çok seviyor.Tom loves architecture more than anything else in the world.
Tom sanatı dünyadaki başka her şeyden daha çok seviyor.Tom loves art more than anything else in the world.
Tom müziği dünyadaki başka her şeyden daha çok seviyor.Tom loves music more than anything else in the world.
Tom ona verdiğim parayla istediği her şeyi yapabilir.Tom may do whatever he likes with the money I gave him.
Tom her şeyin tamam olduğunu bildirdi.Tom reported that everything was OK.
Tom her şeyin iyi olduğunu bildirdi.Tom reported that everything was OK.
Tom söylediğim her şeye inandığını söylüyor.Tom says that he believes everything I say.
Tom aklını verdiği her şeyi yapabileceğini düşünüyor.Tom thinks he can do anything he sets his mind to.
Tom her şeyi meydana çıkarmakla tehdit etti.Tom threatened to expose the whole thing.
Tom her şeyi ortaya çıkarmakla tehdit etti.Tom threatened to expose the whole thing.
Tom her şeyi ortaya dökmekle tehdit etti.Tom threatened to expose the whole thing.
Tom oğluna tabağındaki her şeyi yemesi gerektiğini söyledi.Tom told his son that he had to eat everything that was on his plate.
Tom gördüğü her şeyden etkilendi.Tom was fascinated by everything he saw.
Tom senin için her şeyi feda etmeye hazır.Tom was willing to sacrifice everything for you.
Tom yapmayı istediği her şeyi yapacak.Tom will do everything he's asked to do.
Tom yapmasını istediğin her şeyi yapacak.Tom will do everything you ask him to do.
Tom'un mutluluğu benim için dünyadaki her şeyden daha önemli.Tom's happiness means more to me than anything else in the world.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod