hep birlikte ile cümle
hep birlikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Rükneddin Kılıçarslan ve adamları hep birlikte Kayseri yolunu tuttular.Caricata la scatola sul carretto ogni coppia ha dovuto raggiungere il traguardo.
Bunu da ne kadar becerebildiğimizi hep birlikte izleyip göreceğiz."Non passerà molto tempo e di ciò ce ne renderemo tutti conto».
Hadi hep birlikte dua edelim!Давайте помолимся все вместе!
Köyün dışına kadar uğurlanıp hep birlikte dua edilir.Затем все встают, молятся на восток, и прощаются.
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.Это название нас сильно объединяет.
Hep birlikte bebeğin doğumunu kutlarlar.Мы все вместе празднуем наши дни рождения.
Bunu da ne kadar becerebildiğimizi hep birlikte izleyip göreceğiz."Посмотри, на что мы способны».
Grup hep birlikte geride kalan aylakları öldürür.Вернувшиеся боевики убили всех, кто оставался с ним.
Senaryoyu hep birlikte okudular ve önemli sahneleri tekrarladılar.Мы наизусть повторяли целые сцены, длинные разговоры оттуда.
Delikanlılar ve kızlar hep birlikte şarkılar söyleyerek eğlenirler.А ещё юноши и девушки любят прославлять Бога своим пением.
Bu belirtiler genellikle topluca görülür, yani hep birlikte, her zaman.عادة ما تظهر هذه الأعراض بشكل جماعي، وهذا يعني أنها تحدث معا، في كل وقت.
Bir kısım halk da silahlı olarak dışarıdan geldi ve hep birlikte ayaklandılar.حشود من السكان رحبت بالثوار بحماسة، و العديد من السكان رفع السلاح معهم.
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.وكثيراً ما يختصر اسم هذه المجموعة إلى Me.
Hep birlikte yemek yenir ve eğlenilir.Elas comem com prazer e todos se divertem.
Çocuklar hep birlikte oynarlarmış.Os meninos brincam.
28 Mayıs 1957'de, hep birlikte Sierra Maestra'da bir ordu kışlasına saldırı düzenlerler.Juntos, eles atacam um quartel do Exército na Sierra Maestra em 28 de maio de 1957.
Umarım bu gollerin devamı gelecek ve hep birlikte şampiyonluğu kutlayacağız.”Eles lutarão juntos e eles vencerão juntos.”
Hep birlikte hareket ederlerse, kimsenin kendilerine bir şey yapamayacağını anlatır.Se ambos desertam, ninguém leva nada.
Bunu da ne kadar becerebildiğimizi hep birlikte izleyip göreceğiz."Vamos ver quantos ele consegue."
Bundan sonra olacakları ise hep birlikte göreceğiz.Waar dit alles terechtkwam, zou nog na te zien zijn.
1995 Eylül’ünde ikinci albümleri “Hep Birlikte”yi çıkardılar.Half september 2009 kwam haar tweede album "Everybody" uit.
Çoluk, çocuk, genç-ihtiyar hep birlikte bu mutlu günlerden payını almak ister.Iedereen, oud en jong, lijkt zich te vermaken.
Daha sonra da hep birlikte mağaralara doğru gideceklerdir.Po walce obaj trafiają do jaskini.
Örneğin : "Selam, selam, hadi gidelim Kudüs'e hep birlikte..."Np. zamiast "Witam was, lordowie", "was witam lordowie".
Hep birlikte Vilgax ve adamlarıyla çatışmaya girerler.Szybko rozprawiają się z Boholtem i jego ludźmi.
Maskotun adı Korece'de "sen ve ben, hep birlikte" anlamına gelen "Duria"dır.Maskoten fick namnet "Duria", vilket betyder "du och jag tillsammans" på koreanska.
Çocuklar hep birlikte oynarlarmış.Barnen får gå in och leka med allt.
Neler olacağını hep birlikte göreceğiz.Vi ser vad som händer tillsammans.
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.Надалі цим ім'ям будуть підписані всі його твори.
Tarkan onları yanında pek istemese de hep birlikte kılıcı aramaya koyulurlar.Щоправда тепер вони мертві і витягти з них меча може кожен.
Hep birlikte, milletimiz ve vatanımız uğrunda enerjimizi harcamalıyız.Вони не перестають думати про те, щоб нашкодити нашій країні і нашому народу.
Hep birlikte yemek yenir ve eğlenilir.Намагаються всіх веселити і розважати.
Diğer Yahudiler ise ülkeyi hep birlikte terk etmiştir.Євреї ж були розкидані всіма країнами світу.
Çocuklar hep birlikte oynarlarmış.A děti by pořád měly kde si hrát.
Rükneddin Kılıçarslan ve adamları hep birlikte Kayseri yolunu tuttular.Opilí a šílení žoldnéři zabili každého, kdo jim zkřížil cestu.
Ankara'ya HEP BİRLİKTE gideceğiz.Ei vor să meargă mereu în Fiji.
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.Mindentudó hírneve megszilárdul.
Çocuklar hep birlikte oynarlarmış.A gyerekek kimentek játszani.
Daha sonra hep birlikte bir gün kararlaştırılır ve çeyiz için alışverişe gidilir.Így végül nem tehet mást, mint hogy elkíséri őket a vásárba.
Köylüler hep birlikte yürüyüş halinde evlerine dönerler..Hárman, mint jóbarátok gyalog indulnak haza.
Çocuklar hep birlikte oynarlarmış.Heidän lapsensa leikkivät keskenään.
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.Nimi on yleistymässä.
Archie ve Gus da onu yalnız bırakmazlar ve hep birlikte İngiltere'ye uçarlar.Frank ja Dwayne eivät voi kuitenkaan jäädä kotiin yksin, joten koko perhe lähtee yhdessä kohti Kaliforniaa.
Clary Ölümlü Kupa'yı kartın içerisinden çıkarır ve hep birlikte Enstitü'ye dönerler.Ines lupaa ottaa naiskolmikon takaisin konttoriin ja niinpä kaikki ovat onnellisia.
Biz BDP olarak birazdan yemin edeceğiz hep birlikte.Konsernissa vannotaan yhdessä tekemisen nimiin.
Bu belirtiler genellikle topluca görülür, yani hep birlikte, her zaman.Με λίγα λόγια: Πωλήσεις σε οποιονδήποτε, οπουδήποτε, οποτεδήποτε.
Hep birlikte bebeğin doğumunu kutlarlar.Δες πώς ο κόσμος γιορτάζει τον τρόπο της γέννησής σου!
Colas da onlara katılıp hep birlikte büyücüyü öven final üçlü şarkısını söylerler.Colas slutter sig til dem, og de synger alle magikerens pris.
Bundan sonra olacakları ise hep birlikte göreceğiz.Så ser du hvad der sker derefter.
O ve Lahamu birbirlerinden ayrı olarak bahsedilmemiş, hep birlikte bahsedilmişlerdir.Lahmu og Lahamu nevnes aldri hver for seg.
Senaryoyu hep birlikte okudular ve önemli sahneleri tekrarladılar.Teksten har blitt utgitt og satt opp på scenen flere ganger.
Çocuklar hep birlikte oynarlarmış.Barn lekte i gamle dager?
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.Nama Cujam berbagi dengan ω Her.
Bu belirtiler genellikle topluca görülür, yani hep birlikte, her zaman.Hal ini ditandai dengan adanya kata: semua, seluruh, setiap, setiap kali, masing-masing.
Ve sonra hep birlikte antik topraklara, bizzat Yunanistan’a yelken açmak zorunda kalacaklarını anlayacağız.Mereka juga diwajibkan menyediakan kora-kora serta pendayungnya untuk berlayar ke negeri atau pulau lain.
Cenaze hep birlikte, ortak acı ile kaldırılır.Segala biaya pelaksanaan ditanggung bersama.
İşçiler, sokaklarda yürüdükten sonra hep birlikte Ulusal Park'a girdi.Trên đường về, cả bọn bỗng nhiên gặp chị Toka ở công viên.
Daha sonra hep birlikte bir gün kararlaştırılır ve çeyiz için alışverişe gidilir.Họ đều đồng ý sẽ vẫn là bạn và đi mua sắm cùng nhau.
Hep birlikte Vilgax ve adamlarıyla çatışmaya girerler.Cậu luôn luôn cố gắng bảo vệ Rafael và mọi người.
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.Khi này bọn họ được gọi chung là .