hep birlikte ile cümle

hep birlikte kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Clary Ölümlü Kupa'yı kartın içerisinden çıkarır ve hep birlikte Enstitü'ye dönerler.Clary lấy lại được chiếc Chén Thánh và họ cùng nhau trở về Học viện.
Hep birlikte yemek yenir ve eğlenilir.Cả ba cùng trò chuyện và dùng cơm một cách vui vẻ.
Çocuklar hep birlikte oynarlarmış.子供たちは喜んで集まった。
Bunu da ne kadar becerebildiğimizi hep birlikte izleyip göreceğiz."私は、この仕事に価値と必要の双方を見いだせると考えてます」と。
Çocuklar hep birlikte oynarlarmış.儿童总是在玩耍着。
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.』是名我增上。
Herkes ekinin ayağını alır ve desteğe hep birlikte koşulur.總是東奔西跑,四處當幫手。
Delikanlılar ve kızlar hep birlikte şarkılar söyleyerek eğlenirler.晚上青年男女也會對唱山歌。
Senaryoyu hep birlikte okudular ve önemli sahneleri tekrarladılar.每年我們都重寫了劇本,我們讓它相當地不錯。
Biz BDP olarak birazdan yemin edeceğiz hep birlikte.原本是與如月發誓要共同征服世界的。
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.이 이름은 다음과 같이 구성된다.
Hep birlikte yemek yenir ve eğlenilir.일행은 모두 즐겁게 먹고 마신다.
Daha sonra da hep birlikte mağaralara doğru gideceklerdir.그 이후 몇년 뒤 사신단이 전나무 성에 찾아온다.
Bunu da ne kadar becerebildiğimizi hep birlikte izleyip göreceğiz."그리고 모든 대화들을 되게 비꼬면서 얘기한 것이 계속 확인이 된다."고 밝혔다.
Köylüler hep birlikte yürüyüş halinde evlerine dönerler..ללכת להרים זה כמו ללכת הביתה...
Hep birlikte bebeğin doğumunu kutlarlar.להיות תמיד בחברת התינוקת...
Senaryoyu hep birlikte okudular ve önemli sahneleri tekrarladılar.במהלך הצילומים איתי לב שיכתב את התסריט ואילתר את הסצינות בשיתוף השחקנים.
Çocuklar hep birlikte oynarlarmış.Децата играят непрекъснато заедно.
Hep birlikte yemek yenir ve eğlenilir.По време на празника всички пият и се веселят.
Fakat daha sonra gerçek denek dışındaki katılımcılar hep birlikte yanlış cevaplar vermeye başladılar.Но след това всички подставени лица започнали да избират един и същ грешен отговор.
Diğer Yahudiler ise ülkeyi hep birlikte terk etmiştir.След една седмица всички евреи трябвало да напуснат града заедно с тяхната собственост.
1995 Eylül’ünde ikinci albümleri “Hep Birlikte”yi çıkardılar.През септември 1995 е издаден последният албум Stranger in Us All („Странникът във всички нас“).
Çocuklar hep birlikte oynarlarmış.Obaja bratia spoločne hrávali.
Mümkün olan bütün çifter karşılaştırmalar hep birlikte bir korelasyon matrisi halinde ifade edilebilir.V každom čase je možné priradiť akejkoľvek kombinácii vstupov vždy tú istú príslušnú výstupnú kombináciu.
Hep birlikte çekilen halay ile düğün son bulur.Zaradi varnosti stoji ožja svadba vedno skupaj.
Onda ona ait bir şey olduğunu ve hep birlikte gidip onu alacaklarını söyler.Še vedno pravi, da je z njim in da ga bo vedno spremljala.
Hep birlikte bebeğin doğumunu kutlarlar.Ji tiesiog džiaugiasi kūdikio gimimu.
Herkes ekinin ayağını alır ve desteğe hep birlikte koşulur.Jie burtų keliu suporuojami ir visą projektą turės šokti kartu.
Kuşkusuz bu adımı hep birlikte büyüteceğiz.Mõisa nimi laienes hiljem kogu ümbrusele.
Hep birlikte yemek yenir ve eğlenilir.Üheskoos maitstakse kõikvõimalikke elurõõme ja lõbutsetakse.
Çocuklar hep birlikte oynarlarmış.Lapsed mängisid .
Ailemdeki tek erkeğim. Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.Jsem jedním z mála mužů v naší rodině a oni se společně dohodli, že celý pozemek předají Léile a mně.
Ailemdeki tek erkeğim. Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.Sono l'unico maschio della famiglia e insieme presero la decisione di trasferire quel terreno a Léila e me.
Ailemdeki tek erkeğim. Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.Είμαι το μοναδικό αγόρι στην οικογένεια και αποφάσισαν από κοινού να δώσουν τη γη σε μένα και τη Λέλια.
Ailemdeki tek erkeğim. Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.Я був єдиним чоловіком у моїй родині, і рідні прийняли спільне рішення передати цю землю Лейлі та мені.
Ailemdeki tek erkeğim. Bu araziyi Léila ve bana devretmeye hep birlikte karar verdiler.Я единственный сын в семье, так что они решили передать землю мне и Лелии.
Avrupa ülkeleri hep birlikte toplam 8,1 milyar EUR uyuşturucuya bağlı kamusal harcama rapor etmiştir.0,12-0,33 % del PIL dell’UE (25 paesi) nel 2005.
Avrupa ülkeleri hep birlikte toplam 8,1 milyar EUR uyuşturucuya bağlı kamusal harcama rapor etmiştir.Die europäischen Länder meldeten insgesamt öffentliche Ausgaben im Drogensektor in Höhe von 8,1 Mrd. EUR.
Avrupa ülkeleri hep birlikte toplam 8,1 milyar EUR uyuşturucuya bağlı kamusal harcama rapor etmiştir.Evropské země společně hlásily celkové veřejné výdaje související s drogami ve výši 8,1 miliardy eur.
Avrupa ülkeleri hep birlikte toplam 8,1 milyar EUR uyuşturucuya bağlı kamusal harcama rapor etmiştir.Gezamenlijk melden de Europese landen drugsgerelateerde overheidsbestedingen ter hoogte van 8,1 miljard EUR.
Avrupa ülkeleri hep birlikte toplam 8,1 milyar EUR uyuşturucuya bağlı kamusal harcama rapor etmiştir.Globalement, les pays européens ont déclaré avoir consacré 8,1 milliards d’euros à la lutte contre la drogue.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.Acho que o deveríamos dizer todos juntos.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.Cred că ar trebui să o spunem toți odată.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.Creo que debemos decirlo todos juntos.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.Ich denke wir sollte es alle gemeinsam sagen.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.Je pense que nous devrions le dire tous ensemble.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.모두가 함께 이것을 말해야한다고 생각합니다.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.Laten we het allemaal samen zeggen.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.Měli bychom to říci všichni najednou.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.Myslím, že by sme ho mali povedať spolu.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz. Pekala:「私は遺伝子を超える存在です」 - ご一緒に
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.Powiedzmy wszyscy razem:
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.Szerintem együtt kéne kimondanunk.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.Tôi nghĩ rằng chúng ta nên cùng khẳng định nào
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.Νομίζω ότι πρέπει να το πούμε όλοι μαζί.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.Мисля, че трябва да го кажем заедно.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.Скажімо це разом.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.Я думаю, что мы должны сказать это все вместе.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.אני חושב שאנחנו צריכים לומר זאת יחד.
Bence bunu hep birlikte söylemeliyiz.فلنقلها عاليا جميعا.

İlgili Sayfalar