Ana içeriğe geç
Sözlük

hemen ile cümle

hemen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Binaların hemen hemen tamamı taş ve kerpiçtir.These buildings would be all of brick and steel construction.
Hemen Atlético Madrid'e kiralandı.He is immediately loaned out to Atlético Madrid of La Liga.
Sonra hemen kadroya girdik.He immediately proceeded to the institution.
Ancak Hitler Macarlar'dan hemen yardım istemedi.Adolf Hitler did not directly ask for, nor necessarily want, Hungarian assistance at that time.
Kamuya ait parklar ise hemen hemen hep açıktır.National parks are almost always open to visitors.
Himmler hemen ağzındaki siyanürü ısırdı ve 12 dakika içinde öldü.Cilley bled to death on the dueling ground within a matter of minutes.
Beşir Ağa hemen ona karşı harekete geçti.Karl unsuccessfully runs against him.
Hemen sonra Sovyet birlikleri Moldova topraklarına girdiler.Soviet units had then entered the territory of the Moldavian SSR.
Katil hemen olay yerinden uzaklaşır.The loser will leave the show immediately.
Hemen bunalima girebilir.Onset can be sudden.
Hemen bütün çevresiyle sürekli kavga halindeydi.He was constantly at war with the Dithmarschen.
Hemen ardından aralarında bir boğuşma başlar.But they began to fight each other for succession.
Seni hemen unutacağımı mı sandın).And it will be immediately forgotten.
Ancak Monroe bu filmin hemen öncesinde yaşamını yitirdi.Monroe died before the film's completion.
Usagi ondan çekinsede ona hemen ısınır.The Skitter suit caused him to heat up quickly.
Gelen süreç ile birlikte hemen hemen her yıl bir albüm çıkarmıştır.They have produced one CD almost every year of their existence.
Hemen, şimdi kadınlara acımasızca yapılan işkenceyi durdurun.Stop Violence Against Women.
SineGraf’ın hemen hemen tüm işlerinde görev aldı.Voigt took almost all of the workload.
HD 40307'nin ısısının 5000 K'in hemen altında olduğu gözlemlenmiştir.It is possible that HD 40307 g has also migrated into where it is now.
Sanatçı 2002 yılında, vefatından hemen önce Jeni Olin isimli şairle birlikteydi.At the time of his death in 2002, poet Jeni Olin was his companion.
Affedilir fakat hemen ardından kötülüğe dalar.She fires him, but then forgives him.
İç anlaşmazlık hemen ortaya çıktı.There was immediate dissent.
Adını, hemen yakınında bulunan Kıyıcak (pirot ya da pirut) köyünden almıştır.The name is pronounced /kəˈkeɪpən/ kə-KAY-pən or locally /ˈkeɪpən/ KAY-pən.
Hemen hepsinde yedi boyun omuru vardır.Upon that are seven lamps, each with seven lips.
Koparılan yapraklar hemen tütsülendikten sonra yuvarlanmadan kurutulur.This renders the fruits inedible soon after they are picked.
Yazara göre “tatlı sözlerle hemen kandırılan” bir karakterdir.As she says she is "hopelessly addicted to words.
İki öge hemen hemen her zaman 0 ile 1 olarak adlandırılır.On30 is also sometimes called On2½.
Buffy hemen Robin'in yanına gider ve kötü şeyler olduğunu söyler.He shows them to Robbie, who says they could be worse.
Belçika'nın Ekim 1830 tarihinde baleriğımsız olmasından hemen sonra kuruldu.The Belgian Armed Forces was established after Belgium became independent in October 1830.
Bunu duyan Temuçin ve adamları hemen bulundukları yerden uzaklaştılar.The man stopped them and asked them their news and what camp they had just come from.
Hemen solunda Mariott Oteli inşa edilmiştir. .Fairmont Hotel built.
Hemen hemen her zaman kız çocuklarda görülür, bozukluk olan erkek fetüsler nadiren doğar.Furthermore, in rare cases, some girls are born without hymens.
Hemen ardından adamlarını savaş düzenine sokmuştur.Then they get on their fire trucks quickly.
Hemen ardından sinema sektörüne yöneldi.Later he moved to film direction.
Edgardo ile birlikte olduğunu ve hemen onunla mesut olarak evleneceği hayalleri içindedir.In the aria "Il dolce suono" she imagines being with Edgardo, soon to be happily married.
Cao'nun çocukluğu ve erişkinliği hakkında hemen hemen hiçbir kayıt günümüze kadar erişmemiştir.Almost no records of Cao's early childhood and adulthood have survived.
Hemen ertesi gün Millî Şef İsmet İnönü Dörtlü Takrir'i CHP grubuna reddettirdi.Soon after, she filed for chapter 7 bankruptcy.
Eğer ilk hızı yavaş ise, bilindiği üzere hemen dünya yüzeyine düşecektir.If the speed is low, it will simply fall back on Earth.
Bundan hemen sonra, 1122'de dikkatini Balkanlara geçmesi gerekti.Later, in 1211, they had to leave the island.
Sahne, Spears'ın bir önceki turnesindekiyle hemen hemen aynıdır.The setlist is pretty much the same as it was on Bryan's previous tour.
Aralarında belli bir takımın üstünlük kurduğu belli bir dönem hemen hiç yoktur.Sometimes it is not immediately obvious that a particular game involves chance.
Andrath’ın ötesinde yol –Bree’nin kapılarının hemen batısında- Büyük Doğu Yolu ile kesişir.To the north of Andrath the road met the Great East Road, just west of the gates of Bree.
Rumeli Hisarı, 1509 Büyük İstanbul Depreminde büyük zarar görmüş ancak hemen onarılmıştır.Rumelihisarı was partly destroyed by an earthquake in 1509, but was repaired soon after.
Hemen sonra, 1991'deki yakalanışına kadar cinayetlerine ve tecavüzlerine son hız devam etti.He committed a long series of rapes and murders until his capture in 2012.
Lisburn şehrinin hemen dışında, Eski Kraliyet Hava Kuvvetleri üssü Long Kesh'te kurulmuştur.It was situated at the former Royal Air Force station of Long Kesh, on the outskirts of Lisburn.
Dalıbor hemen sonra uyanır.The narrator then awakens.
RCMP polisi onlara hemen müdahale eder.Barrackpur Police Commisionerate.
Ölümünün hemen ardından Katolik Kilisesi tarafından aziz ilan edildi.After his death he was declared a saint and martyr by the Catholic Church.
Ama Milano isyanı 5 gün sürdükten sonra hemen bastırıldı.The Saint Mihiel offensive kicked off five days later.
Mahallenin hemen yakınından küçük bir dere geçmektedir.It is now held a short distance away outside of the village.
Tam o sırada Renato gelir ve Riccardo'nun uzatmış olduğu elini hemen sıkar.Renato arrives and shakes Riccardo's hand in greeting.
Bunu göç ve istilalarla bağlantılı olarak, hemen yakın çevredeki geçişler takip ediyordu.In his own and the adjoining counties it was almost immediate.
Söz konusu bu çalgısal bölmede hemen hemen yalnızca curcuna usulü kullanılmıştır.The club is almost exclusively centred on hurling.
Müslümanlar, İslâm Peygamberi Muhammed döneminde akıllarındaki soruları hemen ona sorabiliyorlardı.Sunni Muslims now consider her to be among the ranks of the companions of Muhammad.
Hemen Dodi Al Fayed'le görüşmeye başladı.He started working with boxing advisor Al Haymon.
Yaptığı uzun ve kapsamlı araştırmalar sonucunda Zodiac katilini hemen hemen bulduğu belirtti.The letters included evidence that he was in fact the Zodiac.
Hemen ardından Breslau zırhlısı, bir mayına çarparak 330 mürettebatı ile kısa sürede battı.Breslau struck a mine and sank immediately, with the loss of 330 men.
Eyalet hükümetlerinde de sistem, federal hükümet sisteminin hemen hemen aynısıdır.These branches operate in a manner similar to that of the federal government of the United States.
Vaduz Kontluğunun sınırları şu anki Lihtenştayn ile hemen hemen aynıdır.The present day ceremonial county boundary is almost the same as the historic one.
Asıl yapının hemen üzerinde 39,50 metre yüksekliğine sahip bir kubbe bulunmaktadır.The tower has now reached an official building height of 99.95 meters.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod