Hemen bütün globüler proteinler suda çözünür ve çoğu enzimdir.Almost all globular proteins are soluble and many are enzymes.
Sonra hemen kaçar.He then runs off.
Açık yıldız kümesi NGC 6871'in hemen altında iyi tanımlanmış karanlık bir alandır.It is a well-defined dark lane near open cluster NGC 6871.
Armand Guillaumin 1927 yılında Paris'in hemen güneyinde Orly'de öldü.Armand Guillaumin died in 1927 in Orly, Val-de-Marne just south of Paris.
Fosfolipaz D - fosfattan hemen sonra molekülü bölerek fosfatidik asit ve bir alkol üretirPhospholipase D – cleaves after the phosphate, releasing phosphatidic acid and an alcohol.
Drenajdan sonra hemen ameliyat endikasyonu doğmamaktadır.Typically, surgery is performed shortly after birth.
Bu modellerin hemen üzerinde 6 silindirli benzinli motorlar bulunur.All models have six-cylinder diesel engines.
Basın galerisi Senato bölümünün hemen üstünde yer almaktadır.The press gallery is located above the Senate chamber.
27 Ekim 1553'de Miguel Servet Cenevre'nin hemen dışındaki bir kazıkta yakılmıştır.On October 27, 1553, he was burned at the stake in Geneva.
Evlenmeye zorlanan çift nikahtan hemen sonra birbirinden ayrılırlar.To avoid arrest and subsequent jail they are forced to marry each other only to be divorced soon.
Sarı çizginin hemen paralelinde ise bir kahverengi çizgi uzanır.In addition to the yellow line, there will also be a red line.
Hızlı ve yorucu bir oyundur; ancak yedekler hemen değişikliğe hazırdırlar.It is a fast and exhausting game; therefore, the subs replace their players on the fly.
Takaki Tōno, Akari Shinohara kendi okuluna geçtiğinde hemen arkadaş olurlar.Takaki Tōno quickly befriends Akari Shinohara when she transfers to his elementary school in Tokyo.
O zâtın yanında hemen tövbe etti.She was immediately sworn in.
Gürültü kirliliği nedeniyle zaten hemen hemen kör olan hayvanın pervanelerle çarpışma riski arttı.Noise pollution caused the nearly blind animal to collide with propellers.
Doğduktan hemen sonra fil beyni erişkinlikte ulaşılan ağırlığın %30 ilâ 40'ı arasındadır.At birth, an elephant's brain already weighs 30–40% of its adult weight.
Korkmuş olan Ali, babasını arayıp hemen eve gelmesini söyler.Panicked, she calls her parents, who tell her to return home.
Bunu takiben hemen Girit'e gitti.He hired Farris immediately.
Hemen hemen bütün nüfus güneyde Trans Sibirya Demiryolu hattı boyunca yaşar.Almost all the population lives in the south, along the Trans-Siberian Railway.
Onlar da hemen Hristiyanlaştı.They quickly accepted Christianity.
Ölülerini hemen oldukları yere defnetmişlerdir.Those men will surely die.
Hemen her şehir en azından bir spor kompleksine sahipti.Each city had at least one major deity.
Hemen askeri gücünü kuvvetlendirmeye koyuldu.Soon headed this political force.
Buradan hemen çıkar.Să plece imediat!
Hüsrev Paşa'ya Diyarbakır Valiliği görevi verilerek hemen oraya doğru yola çıkartıldı.While at the Abbey, Gotthard was placed under the guidance of Uodalgisus.
Hemen yanına gider ve ona araştırmalarını anlatır.She finally appears and informs him of her engagement.
Sifares hemen şehirden ayrılma hazırlıkları yapmaya başlar.Gage began planning to break out of the city.
KLM'nin sağ motorları ise Pan Am kokpitinin hemen arkasından girmişti.The right-side engines crashed through the Pan Am's upper deck immediately behind the cockpit.
Höss’e göre, kurbanların üçte biri hemen ölürdü.KINSOLVING: Over a third of them have died.
Hemen hemen tüm ağ işletim sistemi, uzak sunucular PAP destekler.Almost all network operating system remote servers support PAP.
Kızı Tsehai, 1942 yılında kurtuluştan hemen sonra çocuğunu doğururken öldü.His daughter Tsehai died during childbirth shortly after the restoration in 1942.
Bu azalmanın hemen hemen tamamı 1989-1991 arasında gerçekleşmiştir.Almost all of these units were disbanded between 1989 and 1991.
II. Hürmüz'ün hükümdarlığı hakkında hemen hemen hiçbir şey bilinmemektedir.Almost nothing is known about Crocodile's reign.
Bu konserin playlisti de sıralama dışında hemen hemen aynıdır.The concert itself differed from that of the Up!
Bu irinin, çiftin adadıkları kurbanı hemen kesmedikleri için sızdığı söylenir.He told the couple that the dog had just dropped dead.
Hemen Giles'ı alır ve Buffy'e giderler.Almost immediately, they leave Buffalo.
Çünkü Taylor, hemen evlenmenin ölümden daha büyük bir skandal yaratabileceğinden korkuyordu.Taylor was hesitant to create greater scandal than the pair already had.
Koca Halil kendini bir ambara kitler, hemen hemen ışık yüzü görmez.He is embracing the nymph, his face barely visible above hers.
Bunu hemen en iyi arkadaşı Sam'e söyler.Arguably Sam's best friend.
1920 yılında, yeni Arnavut devletinin kurulduktan sonra hemen yeniden alındı.Its transformations resumed immediately after the creation of the new Albanian state in 1920.
Olaylar hemen hemen plânlandığı gibi gelişir.The battle goes almost as planned.
Sezar burada kalmadı; ertesi gün hemen Ariovistus üzerine yürüdü.Dresden arrived there the next day, virtually out of coal.
Hemen hemen sabit tuzluluk ve yavaş yavaş azalan sıcaklık ile derin tabaka oluşur.The deep layer with nearly constant salinity and slowly decreasing temperature.
St. John'un hemen güneyinde yer alan Lamb en azından 1566'dan beri hizmet vermektedir.The Lamb had been operating since at least 1566, situated just south of St John's.
Hemen hemen hiç su kaynağı yoktur.They rarely leave the water except after a heavy rainstorm.
Tarif, Alman Rouladen ile hemen hemen aynıdır.The dish is quite similar to the German Schweinshaxe.
Erkeklerde ve kadınlarda hemen hemen aynı oranlarda görülür.Men and women are approximately at the same risk.
Amerikan kuvvetleri Kabil'in hemen kuzeyinde Bagram havaüssünde ana üslerini kurdular.U.S. forces established their main base at Bagram airbase just north of Kabul.
(Ach, Vater, Vater, eilt! - Baba, baba, hemen ayrılmak hazırlan).Pharae (Ancient Greek: Φαραί, Strab., Paus.; Φηρή, Hom.
Dünyanın hemen hemen her ülkesinde bulunur.It is available in almost every part of the world.
Bu karar, hemen Ankara Hükümeti’ne bildirilmiştir.This decision was immediately denounced by the Dalai Lama.
Karısının oda hizmetçisi olan Emilia hemen yatak odasına girmiştir.The man's wife, Emma, calls from her bedroom.
Şablon:Başlıca Makale: Isı transferi Isı iletimi olgusu hemen günlük hayatta kavrandı.A new translation, Die Bybel: 'n Direkte Vertaling is currently under preparation.
Sonra hemen oradan ayrılır.He forbids their meeting thereafter.
Fakat hemen uçamaz.He cannot fly away.
Prens Louis'nin İngiltere'de harekat yapması hemen hemen imkansızlaştı.It did not take long for William to make enemies in England.
Haritada gördüğünüz hemen her şeyi yok edebiliyorsunuz.Just see if you can find it on the map.
Ama Orada Çok Fazla Duramadı Hemen Bir Sonraki Transfer Döneminde NBA'ye Gitmiştir.However, she did not stay long before she got underway again for a patrol station soon thereafter.
Şarkı Yarışması hemen sonra başlar.The song ends as the contest begins.
Nazilerin Fransa'yı işgalinden hemen sonra bu kez Gestapo tarafından tekrar tutuklandı.That same month Sturm was arrested again, this time by the Gestapo.