Ana içeriğe geç
Sözlük

hemen ile cümle

hemen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İsa dik durmakta ve hemen hemen desteklenmemektedir.Christ is with you, and will never deny his divine support, if you only ask him.
Bağlantıcı yaklaşıma göre hemen hemen her şey bir düğüm olabilir.Instrumentally, this band can do nearly anything.
Tiyatroya döndükten hemen sonra, XIV. Louis tarafından beğenilen Oedipe'i yazdı.He wrote the play Oedipe, which was favored by Louis XIV.
En sevdikleri yaşam alanı ise hemen kıta sahanlığı yakınlarıdır.Their favoured habitat is near water.
Su yüzeyinin hemen altında bulunurlar.On the surface of water.
Efrosini, geride kaldı ve hemen yeni yönetim tarafından tutuklandı.Euphrosyne was left behind and was immediately imprisoned by the new regime.
Dolayısıyla hemen hepsi ticari mektuplardır.So are all commercial media.
Sawyer ve Miles da Juliet'i gömdükten hemen sonra yakalanarak tapınağa getirilmiştir.Sawyer and Miles are brought into the temple, having been captured after burying Juliet.
Almanlar işgal edilen Yunan topraklarında hemen bir işbirlikçi hükümet kurarlar.They established a completely racist government in the occupied Palestinian territories.
Edward hemen Bella'yı vampire dönüştürür.Edward turns Bella into a vampire to save her life.
Kent, bunun üzerine hemen Saint Charles tren istasyonuna gitti.You want to go drive down St. Charles Avenue.
Kentteki hemen hemen tüm özel araçlar aynı zamanda taksi olarak da hizmet vermektedir.Almost every other car is a taxi.
Kışın arabaşı çorbası hemen her akşam bir evde vardır.In winter, evening service in a house.
Hemen dışarı çıkarlar.I get out immediately.
Marie hemen onu tutukluluktan kurtarır.Mary immediately arrests him.
Manet, genç kızı ilk kez sokakta gitarını taşırken görmüş ve hemen resmini çizmişti.Manet was first drawn to Meurent when he saw her in the street, carrying her guitar.
Bu tür ağaçların dalları hemen hiç yoktur.There are no mulberry trees there now.
Bunun çözümü hemen görülemeyebilir.The idea, nevertheless, could have not been realized immediately.
İzvolski hemen destek verdi.Izvolsky backed down at once.
Carinus hemen Roma'dan ayrıldı ve Diokletian ile karşılaşmak için Doğu'ya hareket etti.Carinus left Rome at once and set out for the east to meet Diocletian.
Günümüz molekül veritabanlarının hemen hepsinde CAS numarasıyla arama yapılabilir.Almost all molecule databases today allow searching by CAS Registry Number.
Çok çeşitli deneylem tasarımının analizi için hemen adapte edilebilmektedir.It has been adapted to the analysis of a variety of experimental designs.
Ancak ortaya çıkardığı bu gibi fikirler fizik komitesi tarafından hemen kabul edilmemişti.His ideas were not immediately accepted by the physics community.
Moğolcada ise hemen, şimdi, şu anda demektir.Ganito Kami Noon, Paano Kayo Ngayon?
Düzlük alan hemen hemen hiç yoktur.There is hardly any keuper escarpment there at all.
Bu metnin kopyaları, ölümünün ardından imparatorluğun hemen her yerine yazılmıştır.Copies of the text were inscribed throughout the Empire upon his death.
Yazları, kalıcı karların hemen altında en yüksek rakımlarda geçirirler.They spend the summer at the highest elevations, right below the permanent snow.
Mahkumlar hemen ayaklanıp onu linç ettiler ve kafasını kesip bir diğere astılar.The prisoners immediately rose up and lynched him, and his head was severed and stuck on a pole.
Hemen ailesine telefon eder ama cevap veren olmaz.Shortly thereafter he attempts to telephone his family, but there is no answer.
Hemen her şey görünüyor.Everything seems right now.
Eliniz hemen yanar.You will burn your hands.
Kralın en büyük yaşayan oğlu olarak Charles hemen Kral I. (ve VI.)The eldest son of King Saw O (r.
Onların hemen hemen hepsi Austronesian dil ailesinden türemiştir.Most of them belong to Austronesian languages family.
Allah’ın adıyla başlar ve hemen Allah’ın Rahman ve Rahim olduğunu bildirir.Rahman (Raḥmān رَحْمَٰنِ or رَحْمَانِ) is one of the names of God in Islam, meaning "Merciful".
Atalmış'ı bize hemen gönderesin" dedi.Ditka: Send us your resume."
Bir noter gelir ve Griletta bunun kıyafet değiştirmiş Volpino olduğunu hemen anlar.The notary comes, in whom Grilletta at once recognizes Volpino in disguise.
Hemen fakat çok özel bir şekilde öldürülmesini emretti.He fell instantly being killed outright.
Gereken durumlarda hemen savunmaya geçer.To defend immediately, it must defend entirely.
Hemen ardından sahneye bir kadın çıkar.She exits the stage afterwards.
Shamir 1992’de Likud’un yenilgisinin hemen ardından istifa etti.Shamir retired from politics shortly after the Likud's defeat in the 1992 elections.
Böylece trigonometrik bir mili-radyan bir dairenin 1⁄6283 ‘ünün hemen altındadır.So a trigonometric milliradian is just under 1/6283 of a circle.
Hemen, şimdi tüm Suriyeli kız kardeşlerimizi serbest bırakın.He evicted the Moravian Brethren.
Charles onun mutant olduğunu hemen anlar.He soon learns that he is in fact a mutant.
P360 Kirlenmiş giysi ve cildinizi, giysilerinizi çıkarmadan önce bol su ile hemen durulayın.P360: Rinse immediately contaminated clothing and skin with plenty of water before removing clothes.
Pratik olarak kusursuz bir dengeyi sağlamak hemen hemen imkânsızdır.In practice, it is virtually impossible to maintain a perfect balance.
Ayrıca hemen yakınında bir kamyon-tır otoparkı ve otel vardır.Right next to the viewpoint area there is a cafe, hotel and parking.
Fëanor'un ölümünden hemen sonra Morgoth tarafından esir alınır.Fëanor's company was soon attacked by Morgoth.
İki ordu, Humus'un hemen güneyinde karşılaşmışlardır.The two armies met near the town of Hummelshof.
Hastalıktan şüpheli hayvanlar hemen ayrı bir ahıra alınmalıdır.Animals suffering from this disease must be taken to a veterinarian immediately.
Yaptıkları hatayı fark ederler ve hemen kendilerine çeki düzen verirler.They catch them and write their names so they will get points for doing wrong things.
Bu tür kullanımlarda hemen önce hafifçe kızartılır (yaki-nori).It is most typically toasted prior to consumption (yaki-nori).
1988 Yaz Olimpiyatları'nı Küba boykot edince Stevenson olimpiyatlardan hemen sonra emekli olmuştur.Stevenson retired from boxing shortly after the 1988 Summer Olympics, which Cuba also boycotted.
Bu tarihten sonra devamlı olarak, hemen hemen her yıl yeni albümlerini yayınlamıştır.He continued to release albums approximately every year after that.
Hemen ardından İsrail Kudüs'ün İsrail'in ayrılmaz bir parçası ve ölümsüz başkenti ilan etti.Israel has insisted that Jerusalem is its eternal and indivisible capital.
Hemen hemen muskovite benzer.It is similar to a mosque.
Tomurcuklanmanın hemen sonrasında yıllık kök gelişimi başlar.It is only after the budding that root growth of the year begins.
Cümlede vurgulanmak istenen öğe yüklemin hemen önüne getirilir.The Speaker proceeds to attend the summons at once.
Mektubu hemen açtım.I copied him immediately.
15 Nisan 1941 tarihinde bir idam mangası tarafından vurulmadan hemen önce serbest bırakıldı.On 15 April 1941 he was presented to a firing squad, but was released just prior to being shot.
On binlerce on binler hemen önünde ayakta duruyorlardı.Just half a dozen were left standing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod