Hemşireler çok nazik.Las enfermeras son muy amables.
Bu otelde bir doktor ya da hemşire var mı?¿Hay algún doctor o alguna enfermera en este hotel?
Şimdi bir hemşireye ihtiyacım var.Ahora necesito una enfermera.
Bu günlerde, birçok erkek hemşire var.Hoy en día, hay muchos enfermeros.
Rosario Dawson, Claire Temple: Hell's Kitchen'da çalışan bir hemşire.Rosario Dawson como Claire Temple: Una joven ex-enfermera de Hell's Kitchen.
Babası Lance, kamyon şoförü; annesi Sandy ise hemşiredir.Su padre, Lance, es camionero, y su madre, Sandra, es enfermera.
İdamı sırasında 49 yaşında olan Edith Cavell, Belçika'da modern hemşireliğin öncüsü olarak dikkat çekicidir.Cavell, que tenía 49 años cuando fue ejecutada, fue una pionera de la enfermería moderna en Bélgica.
Daha sonra Sidney'e taşındı ve hemşirelik okudu ancak eğitimini tamamlayamadı.Se mudó a Sídney para estudiar enfermería; sin embargo, no terminó su carrera.
Okulu bitirdikten sonra 10 yıl sakat çocuklarla ilgili hemşirelik yaptı.Tras terminar la escuela trabajó como enfermera para niños con discapacidad a lo largo de 10 años.
Ancak görevli ne bir hemşire ne de bir sağlık memuru veya doktoru vardır.Incluso disponer de lo suyo sin necesidad de tutor o curador.
Marie ve üç kızı burada askerî hastanelerde hemşirelik yaptı ve koleradan etkilenen askerlere yardım etti.Allí, María y sus hijas sirvieron como enfermeras, cuidando de los soldados heridos o afectados por el cólera.
1942 - Maria Restituta Kafka, Katolik rahibe ve cerrahi hemşiredir.Beata Maria Restituta, monja y enfermera.
Florence Nightingale Hemşirelik Dergisi.Medalla Florence Nightingale.
1885'te Toppan Cambridge Hastanesi'nde hemşirelik eğitimi görmeye başladı.En 1885, Toppan comenzó a prepararse para ser enfermera en el Hospital de Cambridge.
1798) 1910 - Florence Nightingale, İngiliz hemşire (d.1910: Florence Nightingale, enfermera británica (n.
Hemşire olmak için eğitim görüyordu.Más adelante estudió en Inglaterra para ser enfermera.
Babası doktor, annesi ise hemşiredir.Su padre es un médico y su madre una enfermera.
Molly: Kampın hemşiresidir.Baker, enfermera del hospital.
Amerikan Hemşireler Derneği, hemşirelik unvanının kullanılmasına karşı çıkmaktadır.Colaborar con las autoridades competentes en la represión del ejercicio ilegal de la profesión de enfermera.
2005-2006 yılına kadar hemşirelik ve sağlık memurluğu bölümü olarak devam etmiştir.Fue ministra de medio ambiente y sanidad entre 2003 y 2006.
Onların kızı hemşire.Loro figlia è un'infermiera.
Aynı zamanda nitelikli bir hemşiredir.È inoltre un'infermiera qualificata.
Hemşire olmak için eğitim görüyordu.Ha anche studiato per diventare infermiere psichiatrico.
1885'te Toppan Cambridge Hastanesi'nde hemşirelik eğitimi görmeye başladı.Nel 1885 la Toppan cominciò ad esercitarsi a diventare un'infermiera nel Cambridge Hospital.
Hemşire Evan Jones ....Cissie Jones Giovane infermiera.
Fakat atama yapılmadığından dolayı Ebe veya Hemşire bulunmamaktadır. .Né sesso, né età suscitarono compassione.
O ayrıldıktan sonra Sara hemşireye Michael'in garip davrandığını söyler.Ma Sara scoprirà più tardi che Michael le ha mentito.
Okulu bitirdikten sonra 10 yıl sakat çocuklarla ilgili hemşirelik yaptı.Dopo gli studi ha lavorato per 10 anni come infermiera per i bambini disabili.
Molly: Kampın hemşiresidir.È un'infermiera dell'ospedale.
O bir hemşire.Она медсестра.
Hemşire bana bir iğne yaptı.Медсестра поставила мне укол.
Bu otelde bir doktor ya da hemşire var mı?В этой гостинице есть врач или медсестра?
Tom bir hemşireydi.Фома был медбратом.
Hemşire olmak istiyorum.Я хочу быть медсестрой.
1913 yılında, Hadassah, Kudüs’e iki hemşire gönderdi.В 1913 году Хадасса послала в Палестину двух медсестёр.
Sandeep 2004 yılında hemşire olmak için eğitim almaya başladı.В 2004 году Сандипа пошла учиться на медсестру.
1920 Arap ayaklanmalarında Hadassah hemşireleri her iki taraftaki yaralılara sağlık hizmeti sağladı.Во время арабских восстаний 1920х годов медсёстры ухаживали за ранеными с обеих сторон.
Robb Stark (Richard Madden) tekrar hemşire Talisa (Oona Chaplin) ile karşılaşır.Робб Старк (Ричард Мэдден) снова сталкивается с полевой медсестрой Талисой (Уна Чаплин).
Hemşirelik Bölümü (Henüz öğrenci alınmamıştır).Глава муниципального образования (на данный момент отсутствует).
Babası Didier Exarchopoulos gitar öğretmeni ve annesi Marina Niquet bir hemşiredir.Её отец Дидье Экзаркопулос — преподаватель игры на гитаре, а мать Марина Ник — медсестра.
Babası Lance, kamyon şoförü; annesi Sandy ise hemşiredir.Её отец Ланс — водитель грузовика, а мать Сандра — медсестра.
Hemşiresiyle birlikte sağlık ocağı bulunmaktadır.И с ними вместе загубили санитарку.
Hemşire adamı dalgınlıktan kurtararak ona karısının durumunu söyler.Он рассказывает медсестре об этом, чем спасает жизнь её дочери.
Hemşirelik diplomasıyla mezun olmuş ve yedi yıl süreyle hemşire olarak çalışmıştır.Она бросила среднюю школу, а затем работала в течение двух лет в качестве медсестры.
Okulu bitirdikten sonra 10 yıl sakat çocuklarla ilgili hemşirelik yaptı.После школы она работала медсестрой для нетрудоспособных детей в течение почти 10 лет.
Hemşire Evan Jones ....Сестра Джоуи.
Yolda giderken Hemşire Marion Chambers, Laurei'nin Michael'ın kardeşi olduğunu söyler.Но по дороге он узнаёт от медсестры Мэрион, что Лори — сестра Майкла.
Aynı zamanda nitelikli bir hemşiredir.Также выступает в качестве медсестры.
Görevli bir ebe hemşire bulunmaktadır.За ним ухаживает Мече, работающая медсестрой.
Hemşire olmak için eğitim görüyordu.Мечтает стать медсестрой.
II. Dünya Savaşı sırasında hemşirelik yaptı.Во время Второй мировой войны она была медсестрой.
Aynı yıl, Hadassah ayrıca bir hemşirelik okulu kurdu ve yerel personel yetiştirmeye başladı.В этом же году Хадасса основала курсы медсестёр для подготовки медперсонала в Палестине.
Florence Sparrow (Okul hemşiresi) Kristy Swanson ...«Feelings» в исполнении Kristy Swanson.
Daha sonra Sidney'e taşındı ve hemşirelik okudu ancak eğitimini tamamlayamadı.Затем Бейкер перебрался в Сидней, чтобы выучиться на медбрата, однако он так и не получил диплома.
Hemşirelik okulundayken, geçici iş olarak yerel bir buz pateni pistinde dj'lik yapmaya başladı.أثناء دراستها في مدرسة التمريض، بدأت عملاً مؤقتاً كدي جي في حلبة محلية للتزلج على الجليد.
Kanada Sağlık Bakanı, 1985 yılında Kanada'daki Ulusal Hemşirelik Haftası'nı başlattı.فيما قرر وزير الصحة في كندا الاحتفال بأسبوع التمريض الوطني عام 1985.
II. Dünya Savaşı sırasında kurulan kadın birlikleri çoğunlukla hemşire görevleri yerine getirmiştir.ومعظم الوحدات النسائية التي أسست خلال الحرب العالمية الثانية، نفذت مهام التمريض.
Hemşire olmak için eğitim görüyordu.كما قامت أيضا بالدراسة لكي تصبح ممرضة.
1913 yılında, Hadassah, Kudüs’e iki hemşire gönderdi.وفي عام 1913، أرسل مركز هداسا ممرضتين إلى فلسطين.
1920 Arap ayaklanmalarında Hadassah hemşireleri her iki taraftaki yaralılara sağlık hizmeti sağladı.أثناء أعمال الشغب العربية في عام 1920، كانت الممرضات التابعات لهداسا تعتنين بالمصابين من كلا الجانبين.