Güzel şeyleri onlara helal kılar, pis şeyleri onlara yasaklar.He enjoins upon them what is good and forbids them what is evil.
Temiz ve helal olan şeylerden yiyin; güzel amel ve hareketlerde bulunun.Partake of the things that are clean, and act righteously.
Ey inananlar, zorla kadınları miras olarak almanız helal değildir size.O ye who believe!
Artık elde ettiğiniz ganimetten helal ve temiz olarak yeyin.Now enjoy what ye have won, as lawful and good, and keep your duty to Allah.
Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helal değildir.O ye who believe!
Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden helal ve temiz olarak yiyin.Eat of the lawful and good things with which Allah has provided you.
Allah'ın size verdiği rızıktan temiz ve helal olarak yiyin.Eat of the lawful and good things with which Allah has provided you.
Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin.Eat of the lawful and good things with which Allah has provided you.
ALLAH'ın size rızık olarak verdiklerini, helal ve temiz olarak yeyin.Eat of the lawful and good things with which Allah has provided you.
Ey İnananlar! Kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkmanız size helal değildir.O you who have believed, it is not lawful for you to inherit women by compulsion.
Size oku(nup açıkla)nacak olanların dışında kalan hayvanlar sizin için helal kılındı.Of all animals, cattle has been made lawful for you as food with certain exceptions.
Yalnız ihramda iken avı helal saymamak şartiyle.Hunting is not lawful for you during ihram (a part of the rituals during pilgrimage).
Şöyle söyle: "Sizin için bütün temiz nimetler helal kılınmıştır.Tell them, "All pure things are made lawful for you."
İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız şartıyla, çeşitli hayvanlar size helal kılındı.Of all animals, cattle has been made lawful for you as food with certain exceptions.
Size okunacak olanların dışındaki hayvanlar size helal kılındı.Of all animals, cattle has been made lawful for you as food with certain exceptions.
Yalnız ihramda iken avlanmayı helal saymamak koşuluyla...Hunting is not lawful for you during ihram (a part of the rituals during pilgrimage).
Deniz hayvanlarını avlamak ve onları yemek size helal kılındı.It is lawful for you to hunt from the sea and to eat seafood.
Yalnız ihramda iken avı helal saymamak şartiyle. Allah, istediği hükmü verir.You are forbidden to kill game while you are on a pilgrimage -- God commands what He will.
Yalnız ihramda iken avlanmayı helal saymamak koşuluyla... ALLAH dilediği hükmü verir.You are forbidden to kill game while you are on a pilgrimage -- God commands what He will.
Aksi için uğraşan hepimize helal olsun.My grandma said: "I cried for days.
İnsanlar eskiden toptan tropik meyve veya helal pizza alımı için çok uzaklara gitmek zorundaydı.People would drive distances and buy up items like jackfruit and halal pizza.
Helalleşme ÇağrısıA Call for Reconciliation (Helalleşme)
İş dünyası: Türkiye'de 2008 yılında helal gıda standartları uygulanacakBusiness: Halal food standards to be introduced in Turkey in 2008
Ev sahipleri, helal yiyecekler sunma konusunda güçlük yaşadı.Their hosts were challenged to organise the delivery of halal food.
Kemal Kılıçdaroğlu Helalleşme Buluşmasında (27 Şubat 2022)Kemal Kılıçdaroğlu at the Reconciliation Meeting (27 February 2022)
Helalleşme çağrısı milliyetçi, ulusalcı ve dindar kesimlerce eleştirilmiştir.The call for halal has been criticized by nationalist, nationalist and religious segments.
“28 Şubatçıların açtığı yaraları kapatıp helalleşeceğiz.“We will close the wounds inflicted by the people of February 28 and reconcile.
İkna odalarına sokulan başı kapalı kızlarımızla helalleşeceğiz.We will reconcile with our headscarved girls who are brought into the persuasion rooms.
Roboski ile helalleşeceğiz.We will reconcile with Roboski .
Hukuk başka helalleşme başka.Law is one thing, goodbye is another.
İnsanlara devlet tazminat ödeyecek ama bir taraftan da helalleşeceğiz.The state will pay compensation to people, but we will also reconcile.
Sivas, Kahramanmaraş mağdurlarıyla helalleşeceğiz.We will reconcile with the victims of Sivas and Kahramanmaraş .
Diyarbakır hapishanesi mahkumlarıyla helalleşeceğiz.We will reconcile with the prisoners of Diyarbakir prison .
Mahalleleri gasp edilip sürülen Romanlarla helalleşeceğiz.We will reconcile with the Romanis whose neighborhoods were usurped and exiled.
Mahkemelerle süründürülen askerlerimiz ve aileleri ile helalleşeceğiz.We will reconcile with our soldiers and their families who have been dragged by the courts.
Bugün Londra’ya göç etmiş en parlak beyinlerimiz ile helalleşeceğiz.Today we will reconcile with our brightest minds who have migrated to London.
Ali İsmail Korkmaz'ın ailesi ile, Soma ile helalleşeceğiz.We will reconcile with Ali İsmail Korkmaz's family, Soma .
Helal yemeklerHalal food
Müslümanlar için caiz olan yiyecekler, helal gıda olarak bilinir. [1]Food permissible for Muslims is known as halal food.[54]
Dediler: - Akçamız ile satın almışız, bize helaldir.Sie grüßten: "Was Ihr seid, waren wir auch, und was wir sind, werdet Ihr bald sein".
Aklı ile hüküm verenler onu bilgili kimselere helal etti.Diejenigen, die sie haben, nennt man auch Savants (Wissende).
Her ikisi de birbirlerine haklarını helal ederler.Beide bedingen sich demnach gegenseitig.
Helal ve hayırlı işler Allah'ın adıyla, ve O'nun emir ve müsaadeleri doğrultusunda yapılan işlerdir.Sie dienten Gott mit Gebet und guten Werken und waren zu ihren Untertanen mild und gerecht.
Ilk yerleşim merkezi Helaldı´dır (yukarki Helaldı).Diesem dient sie als (in Sexten startend) erste Unterkunft.
Türkiye'de TSE tarafından helal sertifikası verilmektedir.In Deutschland erfolgt die Zertifizierung durch das BSI.
Gıybet eden kimse gıybet ettiği kimseyle pişman olup helalleşmedikçe tevbesi kabul olmaz.Obwohl der ihm nicht verzeihen kann, sammelt er seine Bergretter um sich.
Aklı ile hüküm verenler onu bilgili kimselere helal etti.Il y a ceux qui abattirent les chênes; ceux qui les scièrent.
Her ikisi de birbirlerine haklarını helal ederler.Les deux se défient mutuellement.
Yurduma helal olsun."Adieu ma Patrie ! » .
"Bir çatışma kaçınılmaz gözüküyor, gidip de dönmemek var, hakkınızı helal edin."No sirve de nada luchar, así que escapa de ellos."
Dediler: - Akçamız ile satın almışız, bize helaldir.Dijeron ellos: —Óigalo nuestro señor: Venimos de su casa de Teocalhueyacan.
Yurduma helal olsun."¡Viva la Patria!".
Ama sıradan bir süt değil helal süt olmalıdır.Più che una pappa di latte, la solita zuppa.
Dünya Helal BirliğiSacro Regio Consiglio
1945 yılında Şah babasının helal et misyonunun sekreteri olarak babasına Uruguay’a gittiğinde eşlik etti.В 1945 в качестве секретаря он сопровождал своего отца в Уругвай в его отца, Халяль миссии.
Dediler: - Akçamız ile satın almışız, bize helaldir.Вот, они говорят: „иссохли кости наши, и погибла надежда наша, мы оторваны от корня“.»
Herkes hakkını helal etsin.Каждый имеет право молчать.
Dediler: - Akçamız ile satın almışız, bize helaldir.فقال: أفعالنا مخلوقة، وألفاظنا من أفعالنا.
Cepheye gitme fırsatı bulan İbrahim, ölmeden babasından helallik almak istemektedir.عرض عدي على لطيف فرصة العودة إلى العراق مهددا بقتل والده إذا رفض.
Üretilen Helal Haribo'lar domuz jelatini içermediği için müslümanlar tarafından tercih edilmektedir.ويعد طبق حلال للمسلمين لانهم لايأكلون لحم الخنزير .