Bu, her kitabın yanında hediye baskı tezgahı verilmesi gibi.Podobno kot bi kupili knjigo, zraven pa bi zastonj dobili še tiskarski stroj.
Bu, her kitabın yanında hediye baskı tezgahı verilmesi gibi.Είναι σαν αγοράζοντας ένα βιβλίο να σου έδωσαν μαζί δώρο και το πιεστήριο.
Bu, her kitabın yanında hediye baskı tezgahı verilmesi gibi.Аналогичный пример: при покупке книги вам выдают в подарок печатный станок.
Bu, her kitabın yanında hediye baskı tezgahı verilmesi gibi.Това е все едно, щом си купите книга, да ви дадат като безплатен бонус и печатната преса.
Bu ilk hediye için.티켓 A가 첫 상품입니다
Bu ilk hediye için.Dat is voor de eerste prijs.
Bu ilk hediye için.Isto para o primeiro prêmio.
Bu ilk hediye için.Quello è per il primo premio,
Bu ilk hediye için.To jest pierwsza nagroda.
Bu ilk hediye için.To je výherce první ceny.
Bu ilk hediye için.Той е за първа награда.
Bu ilk hediye için.Це перший приз.
Bu ilk hediye için.そして今、二回目の賞が何が取り出されるか考えると、
Bu kadar çok hediye için teşekkür etmek isterim sevgiyle, içtenlikle verdiğiniz♫ 이렇게나 많은 선물이라니, 당신께 감사드리고 싶어요 ♫ ♫ 당신은 온화함과 사랑으로 베풀어 주셨어요 ♫
Bu kadar çok hediye için teşekkür etmek isterim sevgiyle, içtenlikle verdiğinizИскам да ви благодаря за тъй многото дарове, които дадохте с обич и нежност.
Bu kadar çok hediye için teşekkür etmek isterim sevgiyle, içtenlikle verdiğinizאני רוצה להודות לכם על כל המתנות שנתתם באהבה וברכות.
Bu kadar çok hediye için teşekkür etmek isterim sevgiyle, içtenlikle verdiğiniz♫ أرغب بشكركم على الهدايا الكثيرة ♫ ♫ التي أهديتموني إياها مع الحب ♫
Bu kadar çok hediye için teşekkür etmek isterim sevgiyle, içtenlikle verdiğiniz優しい愛情でもって与えてくれて ありがとう
Bu kapsamda "annenize yeni yıl hediyesi olarak bir kuş kafesi yapın" gibi şeyler yapılır.프로젝트들은 다음과 같았죠, 자, 크리스마스에 엄마에게 드릴 새 집(bird-house)을 만들어보자.
Bu kapsamda "annenize yeni yıl hediyesi olarak bir kuş kafesi yapın" gibi şeyler yapılır.De projecten zijn bijvoorbeeld: "laat ons een vogelhuisje maken voor moeder voor kerstdag."
Bu kapsamda "annenize yeni yıl hediyesi olarak bir kuş kafesi yapın" gibi şeyler yapılır.Die Projekte waren Dinge wie: Lasst uns zu Weihnachten ein Vogelhaus für deine Mama machen.
Bu kapsamda "annenize yeni yıl hediyesi olarak bir kuş kafesi yapın" gibi şeyler yapılır.Dřív jsme na školách vyráběli maminkám krmítka pro ptáčky.
Bu kapsamda "annenize yeni yıl hediyesi olarak bir kuş kafesi yapın" gibi şeyler yapılır.Dự án đơn giản như là hãy làm một tổ chim cho mẹ dịp Giáng sinh.
Bu kapsamda "annenize yeni yıl hediyesi olarak bir kuş kafesi yapın" gibi şeyler yapılır.I progetti sono del tipo, facciamo una casetta per gli uccellini da ragalare alla mamma per Natale.
Bu kapsamda "annenize yeni yıl hediyesi olarak bir kuş kafesi yapın" gibi şeyler yapılır.Les projets ressemblent à quelque chose du genre fabriquons un nichoir comme cadeau de Noël pour votre maman.
Bu kapsamda "annenize yeni yıl hediyesi olarak bir kuş kafesi yapın" gibi şeyler yapılır.Los proyectos son del tipo hagamos una pajarera para mamá para Navidad.
Bu kapsamda "annenize yeni yıl hediyesi olarak bir kuş kafesi yapın" gibi şeyler yapılır.Medzi projektami sú veci ako zhotovenie vtáčej búdky pre mamu k Vianociam.
Bu kapsamda "annenize yeni yıl hediyesi olarak bir kuş kafesi yapın" gibi şeyler yapılır.Na zajęciach robi się, np. karmnik pod choinkę dla mamy.
Bu kapsamda "annenize yeni yıl hediyesi olarak bir kuş kafesi yapın" gibi şeyler yapılır.Os projetos são coisas como: "Vamos fazer uma gaiola para a tua mãe. para o Natal".
Bu kilise her zaman Bakire Meryem'le anılırdı, ve dokuzuncu yüzyılda kilise İstanbul'dan bir hediye aldı:Jednalo se o kostel, který byl spojován s Pannou Marií.
Bu kilise her zaman Bakire Meryem'le anılırdı, ve dokuzuncu yüzyılda kilise İstanbul'dan bir hediye aldı:Une église qui a toujours été associée à la Vierge Marie et au IXe siècle,
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Această mică răscruce are nevoie de daruri spirituale, suflet, abilităţi, personalitate şi experienţe.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Cette petite croix se nourrit de cadeaux spirituels, de coeur, d'aptitude, de personnalité et d'expériences.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Dieses kleine Kreuz verlangt geistige Begabungen, Mut, Können, Charakter und Erfahrung.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Dit kleine kruis vereist spirituele gaven, moed, bekwaamheid, persoonlijkheid en ervaringen.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Esta pequeña cruz requiere dones espirituales, corazón, habilidad, personalidad y experiencias.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.이 조그마한 십자가는 영적인 선물(은사), 마음, 재능, 성격, 경험이 필요합니다.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Questa piccola croce porta doni spirituali, cuore, abilità, personalità ed esperienze.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Salib kecil ini membutuhkan bakat-bakat spiritual, hati kemambuan, kepribadian dan pengalaman.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Tahle křižovatka obsahuje duchovní dary, srdce, schopnosti, osobnost a zkušenosti.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.To małe krzyżowanie wiąże duchowne dary, serce, zdolności, osobowość i doświadczenie.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Αυτός ο μικρός σταυρός χρειάζεται πνευματικά χαρίσματα, καρδιά, ικανότητα, προσωπικότητα και εμπειρίες.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Цей маленький хрестик утворюють духовні багатства, серце, здібності, характер та досвід.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.Этот маленький крест включает духовные дары, сердце, способности, индивидуальность и разный опыт.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.הצלב הקטן לוקח מתנות רוחניות, לב, יכולת, אישיות ונסיון.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.هذا الصليب الصغير يأخذ الهدايا الروحية، القلب، القدرة، الشخصية والتجارب.
Bu küçük haç, ruhani hediyeler alır; kalp, yetenek, kişilik ve tecrübeler.能力(A)、個性(P)、経験(E)によって 形作られています
Hediyeler bilirsiniz çok eski bir fikir.Preise sind ja keine neue Idee.
Hediyeler bilirsiniz çok eski bir fikir.Premiile sunt o idee foarte veche.
Hediyeler bilirsiniz çok eski bir fikir.Sapete, i concorsi sono un'idea molto vecchia.
Hediyeler bilirsiniz çok eski bir fikir.Tudják, a díj egy régi találmány.
Hediyeler bilirsiniz çok eski bir fikir.Vous savez, les prix sont une très vieille idée.
Hediyeler bilirsiniz çok eski bir fikir.Ξέρετε, τα βραβεία είναι πολύ παλιά ιδέα.
Hediyeler bilirsiniz çok eski bir fikir.Знаете ли, наградите са много стара идея.
Hediyeler bilirsiniz çok eski bir fikir.Между прочим, премии — очень старая идея.
Hediyeler, çiçekler, ziyaretçiler yağıyordu.Am fost inundată de cadouri şi flori şi vizitatori.
Hediyeler, çiçekler, ziyaretçiler yağıyordu.Bola som zasypaná darčekmi a kvetmi a návštevami.
Hediyeler, çiçekler, ziyaretçiler yağıyordu.El voltam árasztva ajándékokkal, virággal és látogatókkal.
Hediyeler, çiçekler, ziyaretçiler yağıyordu.Ich wurde mit Geschenken und Blumen und Besuchen überhäuft.
Hediyeler, çiçekler, ziyaretçiler yağıyordu.Ik werd overladen met geschenken en bloemen en bezoekers.