Ana içeriğe geç
Sözlük

hediye ile cümle

hediye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Düğünlerinde Daenerys'e iki hediye verilir.婚儀でデナーリスは2つの贈り物を貰う。
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.記念日などではプレゼントだけもらえればよいと思っている。
App Store'da Hediye Kartları oluşturmak.App Storeでアプリを入手することができる。
Gelinini damat evine getirecek taksinin önüne hediye olarak el dokuması kilim bağlanır.彼らはアパートの母親に誓った通りにカフェの前に赤ん坊を残し、タクシーを拾い近くのホテルに入る。
Hâlbuki ben hediyesini bile almıştım. / Bugünlerde dürüst davranmıyor.それ以来ずっと一途に夕哉を想い続けているが、彼にその本心を未だに気づかれていない。
Ayrılmadan önce Jon, Arya'ya bir hediye verir.出発前に、ジョンはアリア(メイジー・ウィリアムズ)に剣〈ニードル〉を贈る。
The Gift (資質, Shishitsu) Hediye , paranormal yeteneklere sahip olan insanlarda nadiren bulunan bir yetenek.異常性(アブノーマル) 常人では不可能なことを当然のように行い常に異常な結果を生み出す才能や、異常な精神的性質のこと。
14.yaş doğum gününde, babası tarafından klasik gitar hediyesi aldı.12歳、父からのプレゼントでアコースティックギターをもらう。
Gelinin kayınbabası ve kayınvâlidesi geline verecekleri hediyeleri ismen arzederler.新郎新婦が、それぞれの両親へ花束を贈呈する。
Çocuğun saçını kesen kişiye ise genellikle at hediye edilir.ショートヘアで普段からウェイターの恰好をしているため、よく男の子に間違えられる。
Doğum gününde ona bir hediye vereceğiz.私たちは誕生日に彼女にプレゼントをあげるつもりだ。
Ona bir hediye...所以,我要給你禮物。
Ablası Lady Sarah gibi davranmak istiyordu ve 18 yaşındayken babası ona bir hediye verdi.克里斯蒂娜女王十六歲時獲樞密院邀請參與政事,但她請求像父親一樣,待十八歲才親政。
Yemeğini tamamlayan misafirler hediyesini bırakarak gider.人们将会在晚餐后开启自己的礼物。
Geçmiş yılların aksine, katılımcılar için donanım hediyesi yoktu.和往年不同,本届Build并未向与会者赠送免费硬件。
Çocuğun saçını kesen kişiye ise genellikle at hediye edilir.小時候因性格活潑加上留短髮,常被誤認是男孩子。
Anneleri Hediye, ev hanımı.母馬氏;繼母孟氏。
2006 yılının Yılbaşı gününü ise Kolombiyalı mültecilerle hediyeleri dağıttığı San José, Kosta Rika'da geçirdi.2006 年,白襪以賈西亞和費城費城人交易Gavin Floyd及Gio Gonzalez。
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.손자를 아주 예뻐하여 선물 사주는 것을 취미로 삼고 있다.
Lavantayla ilgili hediyeler almaya bayılırım.편의점에서 팔고있는 오징어를 좋아한다.
Hâlbuki ben hediyesini bile almıştım. / Bugünlerde dürüst davranmıyor.(물론 실제로 할복을 했던 교지는 없었으며 현재도 하는 일은 없다.)
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.선물인 만큼 공식 기록으로는 남지 못한다.
Hediye, herhangi bir karşılık beklenmeden birisine verilen şey.선물을 공짜로 받은 사람은 타인에게 그것의 대가를 요구할 수 없다.
Halen hediyelik eşya çarşısı olarak kullanılmaya devam etmektedir.당시 관람시설은 기념공원으로 활용되고 있다.
Beraberinde hediyeler olur.חלוקת מתנות.
Kardeşim, annemin hediye ettiği kolyeyi kaybetmiş. (neyi?)יש לה סכין וכובע היעלמות אותם קיבלה מאמהּ.
On üçüncü doğum gününde ailesi, James'e gitar hediye etti.ביום הולדתו ה-12 קיבל ודר גיטרה כמתנה מאמו.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.ניסתה להיות טובה בחג המולד כדי שסנטה יביא לה מתנה.
Bir Rolling Stone söyleşisine göre, kocası kendisine armağan olarak bir arp hediye etmişti.לאור התרשמותו העמוקה מרבקה, נתן לה תכשיטים במתנה.
Oralara senelik hediyeler gönderilmiştir.שלב שליחת המתנות.
Bu hediyeler sadece altın ve para değildir.ספריות הן לא רק לבנים ואבן יותר.
Fox, daha sonra 205 Live programında isimsiz birinden hediyeler almaya başlamıştı.След това Фокс започва да получава подаръци от анонимен подател на 205 На живо.
(Seneca) Timeo Danaos et dona ferentes Yunanlar'dan korkuyorum, özellikle hediye getirdikleri zaman.Timeo danaos et dona ferentes. – Страхувайте се от данайците, що носят дарове.
14.yaş doğum gününde, babası tarafından klasik gitar hediyesi aldı.За дванадесетия си рожден ден получава за подарък китара за 13 долара.
Ted eski sevgililerinden aldığı hediyeleri atmamıştır.Tijekom djelovanja kolegi je primao razne darove od svojih bivših pitomaca.
İnanışa göre kedi miyavladıkça evin içi tanrıça Bastet’in hediyesi olan neşe ile dolarmış.Po dolasku u Bubastis svetkovina bi doživjela vrhunac u prinošenju darova božici Bast.
Saklanan kutunun ilk bulan kişisi en değerli hediyeye sahip olan kişidir.Jedan od glavnih likova u prvoj epizodi vlasnik je restorana.
Ona göre sevgiyi ifade etmenin tek yolu pahalı hediyelerden geçiyordu.S vremenom shvaća da je njezina ljubav zapravo bila tek ljubav prema darovima koje joj je donosio.
Daha sonra şehir Avusturya dükü Leopold III Habsburg'a hediye edildi.Z tohto dôvodu bola poslaná na výchovu na dvor rakúskeho vojvodu Leopolda VI.
Adet üzere delikanlılar kızlara çeşitli hediyeler getirirler, kızlar da onlara ten ten helvası verirlerdi.Dievčatá im prinášajú rôzne dary, aby si ich naklonili.
Hediyede 87. seviye okçu bileklikleri vardır.Na 77. a 78. poschodí sa nachádza vyhliadková plošina.
2006 yılının Yılbaşı gününü ise Kolombiyalı mültecilerle hediyeleri dağıttığı San José, Kosta Rika'da geçirdi.Božič leta 2006 je preživela s kolumbijski begunci v San Joséju, Costa Rica, kjer je delila darila.
Bu hediyelerin başında çiçekler ve çikolata gelir.Darila navadno vključujejo vrtnice in čokolado.
Bir rüşvet olarak kabul edilebilir diye nadiren hediye kabul ederdi.Te dajatve so včasih veljale kot poklon.
Hediyeler çoğunlukla görkemli elbiselerden seçilirdi.Poleg tega so se taka oblačila pogosto dajala kot darila v diplomatske namene.
En zengin gömüt hediyeleri bir kremasyon mezarda ele geçmiştir.Verjetno so njegovi najvrednejši steklarski recepti odšli z njim v grob.
Kemerin damat tarafından bir düğün hediyesi olarak düğünde giyilmek üzere geline hediye ettiği öğrenildi.Namenjena je bila mladoporočencem ob porokah kot darilo.
Burada kullanılan ikonografi sembolik bir biçimde karşılıklı hediyelerin verilmesi şeklindedir.Hibridna ikonografija se zato razvije kot poskus zastopati oba vidika.
1974 yılında, bu olayı öğrenen bir arkadaşı ona dört tane daha penis hediye etti.Ko ga je leta 1974 sin zaprosil za rolko, mu je ta dal eno svojih starih.
Örneğin tavşanları hediye olarak üretmeyi önermiştir.Jie paprašė padaryti kelis žaidimo pavyzdžius dovanoms.
Bunun üzerine Muhammed ona hırkasını hediye olarak göndermiştir.Karalius buvo padovanojęs jam tabokinę.
Gömüt hediyeleri sadece çocuk mezarlarına bırakılmıştır.Kapinėse laidojama tik į šeimos kapavietes.
En zengin gömüt hediyeleri bir kremasyon mezarda ele geçmiştir.Didžiausią slėptuvę buvo įrengęs Kupiškio kapinių koplyčioje.
Erkek arkadaşından almış olduğu hediyeyi bana gösterdi.Ji parodė man dovaną, gautą iš mylimojo.
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.Tegelikult ei pruugi see nii olla, sest võidakse saada ka kingitus.
Daha sonra şehir Avusturya dükü Leopold III Habsburg'a hediye edildi.Austrias valitses hertsog Leopold III.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Holden on ostnud talle kingituseks plaadi.
Tenten gorili Londra Hayvanat Bahçesi'ne hediye eder.Gorillamaja (inglise keeles Gorilla House) on Londonis Regents Parkis asuva loomaaia ahvide elupaik.
Ayrıca Noel’de hediye verme alışkanlığı, Yeni Yıl hediye verme ile değiştirildi.Hiljem nihkus traditsioon jõuluööle ning kingituste toojaks sai Jõululaps (Kristuslaps).
Ödül 1996'dan beri verilmektedir ve ödülle birlikte 5000 dolar da hediye edilmektedir.Tudengipreemiat antakse välja 1996. aastast ning selle konkursi auhinnafond on 500 eurot.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hediye ile cümle - Sayfa 47 - hediye kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App