Ana içeriğe geç
Sözlük

hediye ile cümle

hediye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Babam bir hediye olarak bana bir bilgisayar verdi.Мій батько подарував мені комп'ютер.
Duvak sonunda "tahu"lar (davetlilerin getirdikleri hediyeler) toplanır.Němé -e na konci infinitivu se vypouští: like (mít rád) – liked.
Bu ziyaretçilere ikram Hediyelik eşya mağazaları ve restoranlar dahil olmak üzere pek çok tesis bulunur.Na vrchu se nachází několik zařízení pro návštěvníky, včetně restaurace a dárkových prodejen.
Örneğin tavşanları hediye olarak üretmeyi önermiştir.Are tendința de a-ți prezenta prada ca pe un cadou.
Adet üzere delikanlılar kızlara çeşitli hediyeler getirirler, kızlar da onlara ten ten helvası verirlerdi.Fiecare băiat a trimis cadou câte o dedicație de dragoste către fetele care le-au atras atenția.
Geline çeşitli hediyeler verilir.Îndrăgostiții își fac cadouri.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Egoismul ei o face să rămână fără cadoul minunat.
Tenten gorili Londra Hayvanat Bahçesi'ne hediye eder.Gilberto örökbefogadott egy óriás hangyászt a Londoni Állatkertben.
Jüri tanrılar bu şehre en büyük hediyeyi verecek olanı şehrin tanrısı seçeceklerini belirtirler.A városlakók elhatározták, hogy azé az istené lesz a város, amelyik a legjobb ajándékot adja lakóinak.
Tur bir hediye değildir.Bolondok tana csak az ajándék.
Annesi doğum gününde Chucky'yi ona hediye etmiştir.Abby egy kényszerzubbonyt ajándékozott neki születésnapjára.
Sanatçı bu eseri 1928 yılında Prag şehrine hediye etti.A képeket 1928-ban Prága városának ajándékozta.
Tabi gönderilen hediyelerin de karşılığı ona göre olurdu.Az ajándékok átadásának is megvan a megfelelő módja.
Kullanıcılar birbirlerine küçük ikonlardan oluşan hediyeler gönderebilmektedir.A felhasználók barátaiknak virtuális ajándékokat küldhetnek.
Tenten gorili Londra Hayvanat Bahçesi'ne hediye eder.Linnunnahkakokoelma toimitettiin Lontooseen Zoological Societyn tiloihin.
Geline çeşitli hediyeler verilir.Loput tavarat saadaan häälahjoina.
Kardeşim, annemin hediye ettiği kolyeyi kaybetmiş. (neyi?)Hän antaa Margitille muistoksi kaulakorun, jonka on saanut äidiltään.
Davetiye, " Hediyeler yok, lütfen" diyordu.Kutsussa luki "Ei lahjoja, kiitos."
Mason'a bir takım elbise ve Beatles şarkılarından oluşan bir CD hediye eder.Δίνει στο Μέισον ένα κοστούμι και ένα cd με τραγούδια των Beatles.
Çar, Glinka'ya 4000 ruble değerinde bir yüzüğü de hediye olarak verdi.Ο τσάρος έδωσε ως αμοιβή στον συνθέτη, ένα δαχτυλίδι αξίας 4.000 ρουβλιών.
Yeni yılda çocuklara hediye dağıtırlar.Τα παιδιά στην Ολλανδία παίρνουν τα δώρα τους στις 5 Δεκεμβρίου.
Bu heykel Çin Halk Cumhuriyeti tarafından Kanada'ya hediye edilmiştir.Τα χαρτονομίσματα αυτά τυπώθηκαν στη Λαϊκή Δημοκρατία της Κίνας.
Hediyemi aldın mı?Πήρες το δώρο μου;
6 Aralık tarihinde birçok ülkede çocuklara hediyeler verilir.På hans festdag, den 6. december, er der i flere lande tradition for at give børn gaver i al hemmelighed.
Ayrıca Tanrı'nın ona bisikleti hediye verdiğini söylemiştir.Af denne grund, købte hans forældre ham en cykel.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Byen har nu for at få Santa at bringe dem gaver.
Kazananlara bronz bir madalya, sertifika ve para hediye edilmektedir.Vindere af Geytin får en statuette og et hædersbevis.
Sabahtan gelinin yüz görümlüğü yapılıp hediyeler verildikten sonra düğün biter.En morgengave gives dagen efter brylluppet.
Israil Devlet’ine bir hediye olarak, Knesset, James A. Rothschild tarafından finanse edildi.Bygningen ble senere finansiert av James A. de Rothschild som en gave til Staten Israel.
Ancak Robin, Lily'e aldığı hediyeden dolayı biraz utanmıştır.Barney sliter med sine følelser for Robin.
Ona teselli hediyesi olarak üzerinde "Ödül Sahibi" yazan bir şapka verilir.Som belønning får hun kappa som gave.
Danzig Serbest şehri, doğum günü hediyesi olarak Hitler'e onursal vatandaşlık verdi.Kota Bebas Danzig menjadikan Hitler sebagai warga kehormatan kota tersebut sebagai hadiah ulang tahun.
Hitler'in özel sekreteri Martin Bormann, Nazi Partisi'nin bir hediyesi olarak Kehlsteinhaus'u inşa ettirdi.Martin Bormann, sekretaris pribadi Hitler, membangun Sarang Elang sebagai hadiah ulang tahun Partai Nazi.
"Bana Hediye" "Beni Unutur musun?"Jika saya menerima hadiah, apa yang bisa saya memberi balasan? "
Kazananlara bronz bir madalya, sertifika ve para hediye edilmektedir.Para pemenang menerima medali dan sertifikat.
Hediye edilen gergedan da doğal olarak esaret altında tutuldu.Oleh karena itu, penerima sebuah hadiah secara alami dituntut untuk memberikan hadiah balasan.
Hediyelerini de geri vermek için çok uğraştı ancak Yakup zorla kabul ettirdi.Ia ingin mencicipi sedikit saja masakan itu, namun Yakub menolaknya.
Neredeyse her hafta ona hediye olarak bir-2 adam gönderdi.Setiap tahun, mereka memeberikan persembahan berupa padi sebagai ucapan syukur kepadanya.
Buzz Lightyear adlı yeni çıkan oyuncak, Andy'e hediye edilir.Satu-satunya hadiah mainan untuk Andy adalah Buzz Lightyear, sebuah tokoh petualangan luar angkasa.
Geçmiş yılların aksine, katılımcılar için donanım hediyesi yoktu.Không giống những năm trước, người tham gia không nhận được quà tặng thiết bị nào.
Yemek sırasında çikolata hediyeleri ve samimi ilişkilerin eksikliklerinden yakınırlar.Trong bữa ăn, họ thường "kể lể" về việc thiếu các mối quan hệ thân mật và quà tặng sô cô la.
Ayrılmadan önce Jon, Arya'ya bir hediye verir.Trước khi rời đi, Jon cho em gái mình là Arya một thanh kiếm như một món quà lưu niệm.
Ona bir hediye...Đây là một món quà.
Ayrıca TARDIS Angie'ye yeni bir telefon hediye eder.Liệu cậu có thể mang lại một hứa hẹn mới cho Ren?
Düğünlerinde Daenerys'e iki hediye verilir.婚儀でデナーリスは2つの贈り物を貰う。
Melike, elçileriyle Süleyman'a hediyeler gönderir.マルヤムの子マスィーフ・イーサーは,只アッラーの使徒である。
Burada kullanılan ikonografi sembolik bir biçimde karşılıklı hediyelerin verilmesi şeklindedir.Hibridna ikonografija se zato razvije kot poskus zastopati oba vidika.
Hediye, herhangi bir karşılık beklenmeden birisine verilen şey.Dovana – daikto, pinigų įteikimas kitam žmogui negaunant už tai jokio atlygio.
Hane sahibinden hediye alınır.Žudiko turtą pasiimdavo didysis kunigaikštis.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Epimetėjas padėjo broliui dalyti žmonijai įvairias dovanas.
Erkek arkadaşından almış olduğu hediyeyi bana gösterdi.Ji parodė man dovaną, gautą iš mylimojo.
Eşim için bir hediye almak istiyorum. Bir eşarp düşündüm.Noriu nupirkti žmonai dovaną. Mąsčiau apie skarą.
Damadın yemek yemesi için ona hediye verilir.Nad lähevad pruudile kingituseks heliplaati ostma.
Doğum günü münasebetiyle "250 kompakt" fotoğraf makinesi ona hediye edildi.Ta oli veel teismeline, kui sai sünnipäevaks kompaktkaamera Kodak Ektra 250.
Tenten gorili Londra Hayvanat Bahçesi'ne hediye eder.Gorillamaja (inglise keeles Gorilla House) on Londonis Regents Parkis asuva loomaaia ahvide elupaik.
Dalí ise bu jeste karşılık olarak, krala Avrupa'nın Başı adlı çizimini hediye etti.Oma tänutunde väljendamiseks kinkis Dalí kuningale joonistuse "Euroopa pea", mis jäi Dalí viimaseks teoseks.
Herkes hediyesini verir.Kõik õpilased said väikese kingituse.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Er holte mir eine Super 8 Kamera als ich 10 Jahre alt war.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Et il m'a offert une caméra Super 8 quand j'avais 10 ans.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Hän hankki minulle kaitafilmikameran kun olin 10 vuotias.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod