Ana içeriğe geç
Sözlük

hediye ile cümle

hediye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Örneğin tavşanları hediye olarak üretmeyi önermiştir.Пример са подаръците от типа „подарък за шефа“.
Aynı zaman zarfında Kapranos arkadaşı Bob Hardy'ye hediye gelen bas gitarı nasıl çalacağını öğretmiştir.U to vrijeme, Kapranos je počeo proučavati njihovog prijatelja Boba Hardya kako svira bas-gitaru.
Damadın yemek yemesi için ona hediye verilir.Djevojka uzvraća dar Momku.
Konuklardan alınan değersiz hediyeler de yardımcı olmaz.Darovi neprijatelja nisu darovi i ne donose dobro.
Daha sonra şehir Avusturya dükü Leopold III Habsburg'a hediye edildi.Z tohto dôvodu bola poslaná na výchovu na dvor rakúskeho vojvodu Leopolda VI.
Buzz Lightyear adlı yeni çıkan oyuncak, Andy'e hediye edilir.Raz na narodeniny dostane Andy novú hračku, figúrku menom Buzz Lightyear.
Bilbo'nun Frodo'ya hediye ettiği mithril gömlek, cüceler tarafından yapılmıştı.Ta preživi zaradi srajce iz mithrila, ki mu jo je podaril Bilbo.
21. doğum günü için yaklaşık 30 000 kat ve hediye aldı.V državnih prvenstvih je za Jesenice dosegel skupaj 302 zadetka in 291 podaj.
Keşker'li Sümeyye'yi bu doktora cariye olarak hediye ettiği rivayet edilir.V njem je omenjen Hanuš kot ustvarjalec te ure.
1974 yılında, bu olayı öğrenen bir arkadaşı ona dört tane daha penis hediye etti.Ko ga je leta 1974 sin zaprosil za rolko, mu je ta dal eno svojih starih.
Lavantayla ilgili hediyeler almaya bayılırım.Mėgsta buveines prie vandens.
En zengin gömüt hediyeleri bir kremasyon mezarda ele geçmiştir.Didžiausią slėptuvę buvo įrengęs Kupiškio kapinių koplyčioje.
Noel günü Noel Ağacı'nın altına bırakılmış hediyeler alınıp verilir.Jõulupuu alla asetatakse jõulukingid.
Ben bu hediyeyi hayatı boyunca saklar.Mängulusti jätkub neil terve nende elu jooksul.
Hediye, herhangi bir karşılık beklenmeden birisine verilen şey.Heldus on omadus anda teistele, ootamata midagi vastutasuks.
Bir rüşvet olarak kabul edilebilir diye nadiren hediye kabul ederdi.Miski on kingitus ainult juhul, kui see vabatahtlikult vastu võetakse.
2 gün 1 gece kamp yapmaya gidiyoruz. Benim hediyem..우리 오늘 일박이일로 캠핑 가기로 했거든.
2 sağlıklı sperm balinasından oluşan bir hediye?Due capodogli sani in regalo?
2 sağlıklı sperm balinasından oluşan bir hediye?두 마리 건강한 향유고래였다는 건요?
2 sağlıklı sperm balinasından oluşan bir hediye?Não...
2 sağlıklı sperm balinasından oluşan bir hediye?Zwei gesunde Pottwale geschenkt zu bekommen?
2 sağlıklı sperm balinasından oluşan bir hediye?מתנה של שני לווייתני-זרע בריאים?
2 sağlıklı sperm balinasından oluşan bir hediye?هدية عبارة عن حوتان عنبر صحيان
2 sağlıklı sperm balinasından oluşan bir hediye?それは - まあ 嘘ですが
Alýţveriţe daldým babacýđým. Hepinizin bana vereceđi hediyeler aldým tek tek.Ναι;
Ama bileti geri atsalardı, ikinci hediye için yeniden tüm biletler torbada olacaktı. .Ale jeżeli wrzucaliby bilet z powrotem do puli. Do drugiej nagrody nadal liczyłyby się wszystkie bilety.
Ama bileti geri atsalardı, ikinci hediye için yeniden tüm biletler torbada olacaktı. .Ale kdyby ho dali zpátky, pak by tam při losování o druhou cenu byly opět všechny lístky.
Ama bileti geri atsalardı, ikinci hediye için yeniden tüm biletler torbada olacaktı. .Hvis de lagde kuponen tilbage, ville både A, B og C kunne vinde den anden præmie.
Ama bileti geri atsalardı, ikinci hediye için yeniden tüm biletler torbada olacaktı. .하지만 티켓을 다시 넣으면, 두 번째 상품은 여전히 모든 티켓이 될 수 있습니다
Ama bileti geri atsalardı, ikinci hediye için yeniden tüm biletler torbada olacaktı. .Але якщо покласти цей квиток назад, для другого призу, тоді усі квитки будуть на місці.
Ama bileti geri atsalardı, ikinci hediye için yeniden tüm biletler torbada olacaktı. .Но ако този билет в действителност се върне обратно, тогава втората награда още би съдържала всички билети.
Ama bileti geri atsalardı, ikinci hediye için yeniden tüm biletler torbada olacaktı. .すべてのチケットはなおも、あるでしょう。 最初にどれが選ばれたとしても問題はありません。
Ama bileti geri koymak yerine hediyeye iliştirdikleri için olaylar bağımsız değil. . .Ale protože tohle oni neudělali a připevnili ho k ceně, nejsou to nezávislé jevy.
Ama bileti geri koymak yerine hediyeye iliştirdikleri için olaylar bağımsız değil. . .De mulige udfald er dog ikke ens i begge hændelser. .
Ama bileti geri koymak yerine hediyeye iliştirdikleri için olaylar bağımsız değil. . .Jeżeli nie zwracamy, jeżeli przypisujemy go do nagrody To nie są to zdarzenia niezależne.
Ama bileti geri koymak yerine hediyeye iliştirdikleri için olaylar bağımsız değil. . .하지만 티켓이 다시 넣어지지 않고 부착되기 때문에 이 사건은 결론적으로 독립사건이 아닙니다
Ama bileti geri koymak yerine hediyeye iliştirdikleri için olaylar bağımsız değil. . .Mas uma vez que você não devolve o bilhete, e eles o atrelam ao prêmio, estes não são eventos independentes. .
Ama bileti geri koymak yerine hediyeye iliştirdikleri için olaylar bağımsız değil. . .Но след като не е преместен, той е бил добавен към наградата, а това не са независими събития.
Ama bileti geri koymak yerine hediyeye iliştirdikleri için olaylar bağımsız değil. . .これらは独立事象とはいえないのです。
Amerikalılardan ümidimi kestim. Ülkemden ümidi kestim. Çünkü onlar... biz büyük bir hediyeyi heba ettik.Cuando el psiquiatra jura que quiere ayudar a la gente y llega un hombre a su psiquiatría y dice:
Ancak bileti hediyeye bantladılar.Ale oni ho místo toho připevnili k ceně.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.Den bliver dog lagt til siden, så den ikke kan vinde begge præmier.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.In plaats daarvan hebben ze het aan de prijs getaped.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.Invece di attaccarlo al premo.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.티켓을 상품에 붙이는 대신에요
Ancak bileti hediyeye bantladılar.Mas ao invés disso, eles atrelaram o bilhete ao prêmio.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.Zamiast tego bilet jest przypisywany do nagrody.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.А його кріплять на приз.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.Вместо това, билетът е добавка към наградата.
Ancak bileti hediyeye bantladılar.ですがチケットを戻したとしても、二回目の賞では
Arabayla AVM'ye gittim, hediye aldım, anneme verdim"Ajoin ostoskeskukseen, ostin lahjan ja annoin sen äidilleni." Täysin mukava teko.
Arabayla AVM'ye gittim, hediye aldım, anneme verdim"Am mers cu maşina la mall, am cumpărat un cadou, l-am dat mamei."
Arabayla AVM'ye gittim, hediye aldım, anneme verdim"Elmentem a bevásárlóközpontba, vettem egy ajándékot, odaadtam anyunak."
Arabayla AVM'ye gittim, hediye aldım, anneme verdim""Fui ao centro comercial, comprei a prenda, dei-a à minha mãe."
Arabayla AVM'ye gittim, hediye aldım, anneme verdim"Fui a un centro comercial en mi auto, compré un regalo y se lo di a mi mamá".
Arabayla AVM'ye gittim, hediye aldım, anneme verdim"Ich bin mit meinem Auto zum Einkaufszentrum gefahren, habe ein Geschenk gekauft und es meiner Mutter gegeben."
Arabayla AVM'ye gittim, hediye aldım, anneme verdim"Ik reed naar het winkelcentrum en kocht een cadeautje. "
Arabayla AVM'ye gittim, hediye aldım, anneme verdim""Jela jsem do obchodňáku, koupila dárek a dala jej mámě."
Arabayla AVM'ye gittim, hediye aldım, anneme verdim"Je suis allée au centre commercial dans ma voiture, ai acheté un cadeau, je l'ai donné à ma mère. "
Arabayla AVM'ye gittim, hediye aldım, anneme verdim"내 차로 쇼핑몰 가서 선물을 사서 어머니께 드렸죠." 아주 좋은 일이죠.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod