Ana içeriğe geç
Sözlük

hediye ile cümle

hediye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Noel günü Noel Ağacı'nın altına bırakılmış hediyeler alınıp verilir.聖誕老人則會出現,把聖誕禮物放於聖誕樹下。
Saygın mağazalar için hediye sertifikaları sıklıkla Japonya'da resmî hediye olarak verilir.來自高級百貨公司的禮券經常被當作正式的禮物來贈送。
Ablası Lady Sarah gibi davranmak istiyordu ve 18 yaşındayken babası ona bir hediye verdi.克里斯蒂娜女王十六歲時獲樞密院邀請參與政事,但她請求像父親一樣,待十八歲才親政。
Başarılı olunca, ailenin her üyesine hediye, Homer'a titreşimli sandalye alır ve borç parasını öder.最后,他向辛普森一家的每位成员都赠送了礼物,并给霍默买了一台震动椅。
Bu iki kişi birbirine büyük para hediyeleri vermişlerdi.而祂們也各自給予了各種族不同的「禮物」。
Misafirler de hediye olarak at ve inek getirirler.亦向使者奉茶和提供馬匹。
Duvak sonunda "tahu"lar (davetlilerin getirdikleri hediyeler) toplanır.在小說結尾狄雲達成了丁典的遺願,與摯愛終於团圆。
Yemeğini tamamlayan misafirler hediyesini bırakarak gider.人们将会在晚餐后开启自己的礼物。
Larina'ya bir teşekkür hediyesi getirmişlerdir.維拉送給人類的禮物。
Onu, hayal gücünü kullanmasına teşvik etti ve on üçündeyken ona bir daktilo hediye etti.然而他母親當時不允許他浪費時間,進而鼓勵他利用他的想像力;十三歲時,他母親給了他一台打字機。
Tur bir hediye değildir.柄:只屬非折扇。
Geçmiş yılların aksine, katılımcılar için donanım hediyesi yoktu.和往年不同,本届Build并未向与会者赠送免费硬件。
Doğum günü münasebetiyle "250 kompakt" fotoğraf makinesi ona hediye edildi.在他青少年时期,他收到一部柯达250相机作为生日礼物。
Kar beyazı baykuş Hedwig (Hagrid okula başlarken hediye etmiştir.白雪(シラユキ) 優小學時由學校飼養的兔子。
Buzz Lightyear adlı yeni çıkan oyuncak, Andy'e hediye edilir.玩具们都叫他巴斯,安迪生日会得到的新玩具礼物。
Müziğe ilk olarak annesinin ona hediye ettiği keman ile başladı.因為一件事情的開端,她開始練習起母親留下的小提琴。
14.yaş doğum gününde, babası tarafından klasik gitar hediyesi aldı.十四歲的生日,她的叔叔送她一把吉他做為禮物。
Çocuğun saçını kesen kişiye ise genellikle at hediye edilir.小時候因性格活潑加上留短髮,常被誤認是男孩子。
Tabi gönderilen hediyelerin de karşılığı ona göre olurdu.他所有收到的礼物也都被他分给他人了。
Lavantayla ilgili hediyeler almaya bayılırım.喜歡收集小贈品。
Mako, babasının atkısını büyükannesine hediye etmiştir.他帶著他祖母的手錶。
Annesine yaşgünü hediyesi olarak vermiştir.老太太说要替他作生日。
Anneleri Hediye, ev hanımı.母馬氏;繼母孟氏。
Martin Bormann tarafından 1941'de bir hediye olarak Hitler'e verildi.布隆迪是希特勒的个人秘书马丁·鲍曼1941年送给他的礼物。
Aynı zaman zarfında Kapranos arkadaşı Bob Hardy'ye hediye gelen bas gitarı nasıl çalacağını öğretmiştir.同一時間,Alex教他的朋友Bob Hardy玩低音吉他。
Daha sonraları Athena bu kalkanı Zeus'a hediye etmiştir.自那天,寇迪就從潔西那裡得到惊人礼物。
Bunun üzerine elçi eşliğinde imparatora hediyeler gönderildi.这时带着天皇特赦令的特使赶到。
Kaynanadan bir hediye (altın) gelmedikçe gelin elini açmaz.當無法從自己列的洞開始分投時,其餘棋子歸於對手,遊戲結束。
2006 yılının Yılbaşı gününü ise Kolombiyalı mültecilerle hediyeleri dağıttığı San José, Kosta Rika'da geçirdi.2006 年,白襪以賈西亞和費城費城人交易Gavin Floyd及Gio Gonzalez。
Cinsellik birinin eşine verebileceği en özel fakat pahasız hediyedir.日記是最私人、最私隱的一種將自己的內心感受諸之筆墨的表達方式。
Eğer bu araziler benimse bunalar bana lütuflu hediyelerdir.今天的典礼,就是给我的宴食。
Yapıtlarını hediye etmesinden dolayı resimleri birçok koleksiyona dağılmıştır.因生活拮据,他被迫出售了部分收藏品。
On üçüncü doğum gününde ailesi, James'e gitar hediye etti.그 해 15번째 생일에 그의 엄마는 그에게 기타를 선물했다.
Bakırdan yapılan Özgürlük Heykeli, Fransa tarafından kuruluşunun 100. yılı nedeniyle ABD'ye hediye edilmiştir.자유의 여신상은 프랑스가 미국의 독립 100주년을 기념하여 미국에 보낸 선물이다.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.손자를 아주 예뻐하여 선물 사주는 것을 취미로 삼고 있다.
Larina'ya bir teşekkür hediyesi getirmişlerdir.물론 김영삼에게 줄 선물도 하나 가지고 왔다.
Konuklardan alınan değersiz hediyeler de yardımcı olmaz.밤, 팬으로부터의 선물이 닿지 않는 일이 있다.
Nathan Appleton House'u satın aldı, Charles River'in onlara bir evlilik hediyesi olmasına göz yumdu.네이트 애플턴은 두 사람에게 결혼 선물로 찰스 강이 내려다 보이는 "크레기 하우스"(Craigie House)를 구매했다.
Lavantayla ilgili hediyeler almaya bayılırım.편의점에서 팔고있는 오징어를 좋아한다.
Tabi gönderilen hediyelerin de karşılığı ona göre olurdu.조조도 그 명성을 듣고는 당귀를 선물로 보낼 정도였다.
Michael Jackson lisedeki White'a kırmızı Mustang convertible hediye etti.고등학교때 화이트는 마이클 잭슨이 선물해준 빨강색 머스탱 차를 몰았다.
21. doğum günü için yaklaşık 30 000 kat ve hediye aldı.12월 21일에는 1년 간 30만 달러로 재계약을 맺었다.
Hâlbuki ben hediyesini bile almıştım. / Bugünlerde dürüst davranmıyor.(물론 실제로 할복을 했던 교지는 없었으며 현재도 하는 일은 없다.)
Süleyman kraliçeye hediyelerle karşılık verdi ve "ne isterse alabileceğini" söyledi.솔로몬왕은 스바 여왕에게 그녀가 가져온 선물 못지않게 푸짐한 선물을 주고 또 그녀가 요구하는 것은 무엇이든지 다 주었다.
Başka bir rivayete göre ise kendisi çıkararak Atilla’ya hediye etmişti.그녀가 준 뜻밖의 선물에 의해, 이치토는 답을 낸다.
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.선물인 만큼 공식 기록으로는 남지 못한다.
Bu sırada bir günlük hediye eder.오늘은 하나뿐인 소중한 선물.
Hediye, herhangi bir karşılık beklenmeden birisine verilen şey.선물을 공짜로 받은 사람은 타인에게 그것의 대가를 요구할 수 없다.
Ayrıca Li Şimin onlara, kağanlık alametleri olan davul ve sancak hediye etti.그러고는 그 짚신과 이쑤시개는 아전들에게 선물로 주었다.
Ablası Lady Sarah gibi davranmak istiyordu ve 18 yaşındayken babası ona bir hediye verdi.존 스토트 신부는 외교관을 하려고 했지만 열 일곱살에 회심하면서 성직자로 꿈이 바뀌었다.
Stres topları Birleşik Krallık'ta üçüncü en popüler promosyon hediyesi idi.자본은 영국 정부와 세계에서 가장 큰 기부단체인 웰컴 트러스트에서 제공했다.
Hediyeleri benim elimden geçer, ve ben onlara geri hediye yapmakla sorumluyum.종이접기가 자신있고, 만든 것을 선물 해 주기도 한다.
Halen hediyelik eşya çarşısı olarak kullanılmaya devam etmektedir.당시 관람시설은 기념공원으로 활용되고 있다.
Arkadaşları bir de hediye göndermesini salık verirler.그리고 선물과 같이 돌려 보내어졌다.
Eşi Marie Feodorovna'ya Paskalya hediyesi olarak sunmak için istemiştir.אלכסנדר רצה להפתיע את רעייתו, הצאריצה מריה פיודורובנה, במתנה לכבוד חג הפסחא.
14.yaş doğum gününde, babası tarafından klasik gitar hediyesi aldı.ליום הולדתו ה-11 קיבל ברים גיטרה קלאסית מאביו.
Beraberinde hediyeler olur.חלוקת מתנות.
Bu iki kişi birbirine büyük para hediyeleri vermişlerdi.שתי המלכות שלחו אחת לשנייה מתנות רבות.
Nişanın verilmesi hükümdarın kişisel bir hediyesidir ve başka onay gerektirmez.מינויים למסדר הם מתנה אישית של המלך ולא נדרש ייעוץ מיניסטריאלי.
1898 yılında ise Romanyada; Darla, Angelus'a doğum günü hediyesi olarak bir çingene kızı kaçırır.1898, בורסה, רומניה: ליום הולדתו דרלה נותנת לאנג'לוס צועניה במתנה, והוא מרוקן אותה לגמרי מדם.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod