Vaftizde su Kutsal Ruh'un hediyesinin lütfunu, günahların affını ve kilisenin bir üyesi olmayı temsil eder."Dåben med vand er sakramentet for syndernes forladelse og genopstandelsen.
Ted eski sevgililerinden aldığı hediyeleri atmamıştır.Han gav kjæresten dyre gaver.
Ona teselli hediyesi olarak üzerinde "Ödül Sahibi" yazan bir şapka verilir.Som belønning får hun kappa som gave.
(Seneca) Timeo Danaos et dona ferentes Yunanlar'dan korkuyorum, özellikle hediye getirdikleri zaman.Timeo Danaos et dona ferentes Kutakut akan orang-orang Yunani dan hadiah yang mereka bawa.
Larina'ya bir teşekkür hediyesi getirmişlerdir.Mereka membawa banyak hadiah untuk memikat hati Helene.
Kazananlara bronz bir madalya, sertifika ve para hediye edilmektedir.Para pemenang menerima medali dan sertifikat.
Ayrıca Li Şimin onlara, kağanlık alametleri olan davul ve sancak hediye etti.Selain itu, UBL juga menyertakan logonya dengan lambang bintang kopi dan lada yang berwarna keemasan.
Onu ziyaret eder, hediyeler getirir ve kurban adayarak lütuf dilerlerdi."Ia memperkenalkan diri kepada orang-orang yang lewat, dan meminta mereka agar mau menjadi penggemarnya.
Neredeyse her hafta ona hediye olarak bir-2 adam gönderdi.Setiap tahun, mereka memeberikan persembahan berupa padi sebagai ucapan syukur kepadanya.
Özgürlük Anıtı Fransa'nın ABD'ye bir hediyesiydi.Tượng thần Tự do là một món quà của Pháp cho Mỹ.
Öyle ki babası ilk doğum günü hediyesi olarak ona futbol topu almıştı.Và bất ngờ, năm nay, cậu nhận được món quà sinh nhật đầu tiên của bố.
10.000 dolarlık hediye kartı bir ödül olarak sunuldu.Một phong bì khoảng 10.000 đô la được tặng kèm theo giải thưởng.
Tabi gönderilen hediyelerin de karşılığı ona göre olurdu.Ngoài ra, mỗi khách hàng mới sẽ được tặng một món quà tương xứng tùy theo số tiền gửi.
Ayrıca TARDIS Angie'ye yeni bir telefon hediye eder.Liệu cậu có thể mang lại một hứa hẹn mới cho Ren?
Düğünlerinde Daenerys'e iki hediye verilir.婚儀でデナーリスは2つの贈り物を貰う。
Larina'ya bir teşekkür hediyesi getirmişlerdir.メッセージを寄せたリスナー1名にプレゼント。
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.記念日などではプレゼントだけもらえればよいと思っている。
Gelenlerin yarısı 1607 sonbaharında "Tanrının Hediyesi"ne binip İngiltere'ye geri döndü.植民者の半数は1607年12月にギフト・オブ・ゴッド号でイギリスに戻った。
Hâlbuki ben hediyesini bile almıştım. / Bugünlerde dürüst davranmıyor.それ以来ずっと一途に夕哉を想い続けているが、彼にその本心を未だに気づかれていない。
Yemek sırasında çikolata hediyeleri ve samimi ilişkilerin eksikliklerinden yakınırlar.子供らは毅の贈物のチョコレートに有頂天になる。
On üçüncü doğum gününde ailesi, James'e gitar hediye etti.1942年6月12日(13回目のアンネの誕生日)にオットーはプレゼントとしてサイン帳をアンネに贈っている。
Ben bu hediyeyi hayatı boyunca saklar.この称号は生涯保持される。
Brezilya’ya gittiğinde Portekiz Krallığı kendisine bugün Botafogo olarak bilinen bölgeyi hediye etmiştir.当他前往巴西时,葡萄牙王室授予他今天被称为博塔弗戈的土地。
Saygın mağazalar için hediye sertifikaları sıklıkla Japonya'da resmî hediye olarak verilir.來自高級百貨公司的禮券經常被當作正式的禮物來贈送。
Larina'ya bir teşekkür hediyesi getirmişlerdir.維拉送給人類的禮物。
Doğum günü münasebetiyle "250 kompakt" fotoğraf makinesi ona hediye edildi.在他青少年时期,他收到一部柯达250相机作为生日礼物。
Tabi gönderilen hediyelerin de karşılığı ona göre olurdu.他所有收到的礼物也都被他分给他人了。
Annesine yaşgünü hediyesi olarak vermiştir.老太太说要替他作生日。
Kaynanadan bir hediye (altın) gelmedikçe gelin elini açmaz.當無法從自己列的洞開始分投時,其餘棋子歸於對手,遊戲結束。
Yapıtlarını hediye etmesinden dolayı resimleri birçok koleksiyona dağılmıştır.因生活拮据,他被迫出售了部分收藏品。
Konuklardan alınan değersiz hediyeler de yardımcı olmaz.밤, 팬으로부터의 선물이 닿지 않는 일이 있다.
Başka bir rivayete göre ise kendisi çıkararak Atilla’ya hediye etmişti.그녀가 준 뜻밖의 선물에 의해, 이치토는 답을 낸다.
Hediye, herhangi bir karşılık beklenmeden birisine verilen şey.선물을 공짜로 받은 사람은 타인에게 그것의 대가를 요구할 수 없다.
Halen hediyelik eşya çarşısı olarak kullanılmaya devam etmektedir.당시 관람시설은 기념공원으로 활용되고 있다.
Eşi Marie Feodorovna'ya Paskalya hediyesi olarak sunmak için istemiştir.אלכסנדר רצה להפתיע את רעייתו, הצאריצה מריה פיודורובנה, במתנה לכבוד חג הפסחא.
1898 yılında ise Romanyada; Darla, Angelus'a doğum günü hediyesi olarak bir çingene kızı kaçırır.1898, בורסה, רומניה: ליום הולדתו דרלה נותנת לאנג'לוס צועניה במתנה, והוא מרוקן אותה לגמרי מדם.
Tenten gorili Londra Hayvanat Bahçesi'ne hediye eder.לז'ילברטו יש דב נמלים על שמו בגן החיות של לונדון.
Buz Büyücüsü: Noelde hediye olarak kısa bir süreliğine gelmiştir.מחזור Lúdent החל זמן קצר לאחר סיומה של תקופת הקרח.
1968 yılında Lihtenştayn 10 tabloyu hediye olarak aldı.בפרידתם ב-1910 העניק לו אאואר כינור כמתנה.
Cumhurbaşkanı da düğün hediyesi olarak bir Kuran göndermiştir.הוא כתב את הספר כמחווה לחתונה מלכותית.
(Seneca) Timeo Danaos et dona ferentes Yunanlar'dan korkuyorum, özellikle hediye getirdikleri zaman.Timeo danaos et dona ferentes. – Страхувайте се от данайците, що носят дарове.
Hediye, herhangi bir karşılık beklenmeden birisine verilen şey.Обикновено човекът, който прави подаръка, не очаква нищо в замяна.
14.yaş doğum gününde, babası tarafından klasik gitar hediyesi aldı.За дванадесетия си рожден ден получава за подарък китара за 13 долара.
Aynı zaman zarfında Kapranos arkadaşı Bob Hardy'ye hediye gelen bas gitarı nasıl çalacağını öğretmiştir.U to vrijeme, Kapranos je počeo proučavati njihovog prijatelja Boba Hardya kako svira bas-gitaru.
Annesi doğum gününde Chucky'yi ona hediye etmiştir.No, sigurno je kako je ovu sliku van Gogh darovao svojoj majci za rođendan.
Buz Büyücüsü: Noelde hediye olarak kısa bir süreliğine gelmiştir.Veľké ľadovcové jazero sa časom zmenšilo na súčasné Kvetnicové pliesko.
Bu günde herkese sürpriz hediyeler verdiler, gerçek olmayan haberler ürettiler.Najprv všetci prítomní mlčali, prekvapení tým, čo sa stalo.
Hane sahibinden hediye alınır.Pobirač pobira darove od gospodarja.
Bir rüşvet olarak kabul edilebilir diye nadiren hediye kabul ederdi.Te dajatve so včasih veljale kot poklon.
Hediyeler çoğunlukla görkemli elbiselerden seçilirdi.Poleg tega so se taka oblačila pogosto dajala kot darila v diplomatske namene.
Burada kullanılan ikonografi sembolik bir biçimde karşılıklı hediyelerin verilmesi şeklindedir.Hibridna ikonografija se zato razvije kot poskus zastopati oba vidika.
Bunun üzerine Muhammed ona hırkasını hediye olarak göndermiştir.Karalius buvo padovanojęs jam tabokinę.
Bayram Hediyesi Hikâye, (1971).Mikalojaus Daukšos bibliografija (1971 m.)
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.Het aanbieden van een cadeau was daarbij gebruikelijk.
Willow'un hediyesi, bir masaj aletidir.Cherlindrea geeft Willow een toverstaf.
Tom Mary'ye bir hediye aldı.Tom kocht een cadeautje voor Mary.
1955'te teyzesi ona ilk gitarını hediye etti.W 1952 kupił swoją pierwszą gitarę.
Ben bu hediyeyi hayatı boyunca saklar.Tytuł ten zachował do końca życia.
Bu heykel Çin Halk Cumhuriyeti tarafından Kanada'ya hediye edilmiştir.Jest ona darem Polonii kanadyjskiej dla tego miasta.
App Store'da Hediye Kartları oluşturmak.Aplikacja Dzik Challenge w App Store.