Nina bu hediye nedeniyle tedirgin olur.נינה נבוכה ומבועתת מהמתנה.
Hâlbuki ben hediyesini bile almıştım. / Bugünlerde dürüst davranmıyor.ולכן פשרה זאת, לא התקבלה בעין יפה בימי-חיו.
Bu hediyeler sadece altın ve para değildir.ספריות הן לא רק לבנים ואבן יותר.
Fox, daha sonra 205 Live programında isimsiz birinden hediyeler almaya başlamıştı.След това Фокс започва да получава подаръци от анонимен подател на 205 На живо.
(Seneca) Timeo Danaos et dona ferentes Yunanlar'dan korkuyorum, özellikle hediye getirdikleri zaman.Timeo danaos et dona ferentes. – Страхувайте се от данайците, що носят дарове.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Отоний им казва, че ще им купи подарък.
Hediye, herhangi bir karşılık beklenmeden birisine verilen şey.Обикновено човекът, който прави подаръка, не очаква нищо в замяна.
Messi, bu golü annesine hediye etti.Дийн намира възкръсналата си майка.
Ana madde: Noel Baba Noel Baba, Noel gecesi çocuklara hediye bıraktığına inanılan efsanevi kişidir.Santa Claus, Father Christmas) je izmišljeni lik koji djeci donosi darove za Božić.
İnanışa göre kedi miyavladıkça evin içi tanrıça Bastet’in hediyesi olan neşe ile dolarmış.Po dolasku u Bubastis svetkovina bi doživjela vrhunac u prinošenju darova božici Bast.
Annesi doğum gününde Chucky'yi ona hediye etmiştir.No, sigurno je kako je ovu sliku van Gogh darovao svojoj majci za rođendan.
Özgürlük Anıtı Fransa'nın ABD'ye bir hediyesiydi.Socha slobody bola francúzskym darom Spojeným štátom americkým.
Daha sonra şehir Avusturya dükü Leopold III Habsburg'a hediye edildi.Z tohto dôvodu bola poslaná na výchovu na dvor rakúskeho vojvodu Leopolda VI.
Adet üzere delikanlılar kızlara çeşitli hediyeler getirirler, kızlar da onlara ten ten helvası verirlerdi.Dievčatá im prinášajú rôzne dary, aby si ich naklonili.
Hediyede 87. seviye okçu bileklikleri vardır.Na 77. a 78. poschodí sa nachádza vyhliadková plošina.
Hane sahibinden hediye alınır.Pobirač pobira darove od gospodarja.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Berač ga prosi za kakšen dar.
Hediyeler çoğunlukla görkemli elbiselerden seçilirdi.Poleg tega so se taka oblačila pogosto dajala kot darila v diplomatske namene.
Burada da kızın ve erkeğin akrabaları çeşitli hediyeler verirler.Kljub temu je svojo mlado kraljico in njeno družino osipaval z darili.
Babası ilk daktilosunu 15 yaşındayken hediye etti.Bond je svojo prvo uro izdelal pri svojih petnajstih.
Hediye, herhangi bir karşılık beklenmeden birisine verilen şey.Dovana – daikto, pinigų įteikimas kitam žmogui negaunant už tai jokio atlygio.
Bunun üzerine Muhammed ona hırkasını hediye olarak göndermiştir.Karalius buvo padovanojęs jam tabokinę.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Epimetėjas padėjo broliui dalyti žmonijai įvairias dovanas.
En zengin gömüt hediyeleri bir kremasyon mezarda ele geçmiştir.Didžiausią slėptuvę buvo įrengęs Kupiškio kapinių koplyčioje.
Hediye için teşekkürler.Ačiū už dovaną.
Bu iki kişi birbirine büyük para hediyeleri vermişlerdi.Nad olid teinud teineteisele suure hulga kallihinnalisi kingitusi.
Daha sonra şehir Avusturya dükü Leopold III Habsburg'a hediye edildi.Austrias valitses hertsog Leopold III.
Doğum günü münasebetiyle "250 kompakt" fotoğraf makinesi ona hediye edildi.Ta oli veel teismeline, kui sai sünnipäevaks kompaktkaamera Kodak Ektra 250.
Ayrıca Noel’de hediye verme alışkanlığı, Yeni Yıl hediye verme ile değiştirildi.Hiljem nihkus traditsioon jõuluööle ning kingituste toojaks sai Jõululaps (Kristuslaps).
Ödül 1996'dan beri verilmektedir ve ödülle birlikte 5000 dolar da hediye edilmektedir.Tudengipreemiat antakse välja 1996. aastast ning selle konkursi auhinnafond on 500 eurot.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.제가 10살 때 제 할아버지께서는 제게 8mm슈퍼카메라를 주셨습니다
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.1976年当時には それは普通のことではありませんでした
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.A když mi bylo deset let, pořídil mi kameru Super 8.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.Arranjou-me uma câmara Super 8 quando tinha 10 anos.
10 yaşıma geldiğimde bana bir Super 8 kamera hediye etti.E mi procurò una cinepresa Super-8 quando avevo 10 anni.
2 sağlıklı sperm balinasından oluşan bir hediye?Due capodogli sani in regalo?
2 sağlıklı sperm balinasından oluşan bir hediye?두 마리 건강한 향유고래였다는 건요?
2 sağlıklı sperm balinasından oluşan bir hediye?Não...
2 sağlıklı sperm balinasından oluşan bir hediye?Zwei gesunde Pottwale geschenkt zu bekommen?
2 sağlıklı sperm balinasından oluşan bir hediye?מתנה של שני לווייתני-זרע בריאים?
2 sağlıklı sperm balinasından oluşan bir hediye?هدية عبارة عن حوتان عنبر صحيان
Çocukken kendisine boğa kamçısı olarak kullanması için hediye edilmiş bir boğa penisine sahipti.Od dziecka posiadał penis byka, który dostał jako bicz.
Nişana gelen davetliler, beraberlerinde nişan sahibine "nişan hediyesi" getirirler.Gospodarz zaprosił ich na „kolację z morderstwem”.
Tuhfat el-Muminin (Muminlerin hediyesi).The Meymadion: About the Meymadion (ang.). .
2006 yılının Yılbaşı gününü ise Kolombiyalı mültecilerle hediyeleri dağıttığı San José, Kosta Rika'da geçirdi.Święta w 2006 aktorka spędziła w towarzystwie kolumbijskich uchodźców w Kostaryce.
Özgürlük Anıtı Fransa'nın ABD'ye bir hediyesiydi.Frihetsgudinnan var en gåva från Frankrike till USA.
Bart, evine geri dönmüş ve ailesine hediyeler getirmiştir.Bart återförenas med sin familj, och ger dem presenter från Frankrike.
Ödül 1996'dan beri verilmektedir ve ödülle birlikte 5000 dolar da hediye edilmektedir.Priset tillkännagavs 1996 och prissumman är på $250 000.
Bu günde anneler çeşitli hediyeler alır.Denna dag har de flesta familjer någon form av presentutdelning.
Tabi gönderilen hediyelerin de karşılığı ona göre olurdu.Likadant förhåller det sig med lyckans gåvor.
Parkorman hediyesidir.Скарга — це подарунок.
Sanatçı, bunu "bir sanatçının alabileceği en iyi hediye" diye niteledi."За її словами, це було б найкращим подарунком, який італійська акторка змогла б їй зробити.
Ben Yolcu Gemisi Şirketi, ona ünlü şirket hediyesini takdim etti: Bir altın saat.Герою Куби вручається знак особливої відзнаки — медаль «Золота зірка».
Akıl kelimesi için 26, Hediye sözcüğü için ise 77 farklı öneri gelmişti.Було запропоновано не менше шести концепцій підвіски в 77 різних варіантах.
Onlar Tom'a bir hediye verdi.Вони запропонували Тому подарунок.
Süleyman kraliçeye hediyelerle karşılık verdi ve "ne isterse alabileceğini" söyledi.Šalomoun královně oplatil její dary a „vše co žádala“, načež se královna vrátila zpět do své země.
Kendini çocuklarının vaftiz babası seçenlere de büyük hediyeler verdi.Podporoval svými dary také chudé ve svém rodišti.
Bunlar, şirketlerin çalışanlarına ve müşterilerine tanıtım hediyeleri olarak sunulmaktadır.Souhrn doporučení zaměstnavatelům a zaměstnancům.
Bu ziyaretçilere ikram Hediyelik eşya mağazaları ve restoranlar dahil olmak üzere pek çok tesis bulunur.Na vrchu se nachází několik zařízení pro návštěvníky, včetně restaurace a dárkových prodejen.
Örneğin tavşanları hediye olarak üretmeyi önermiştir.Are tendința de a-ți prezenta prada ca pe un cadou.