Hâlbuki ben hediyesini bile almıştım. / Bugünlerde dürüst davranmıyor.Công đã không rời bỏ Lý Mật, và nay cũng sẽ không phụ Trẫm.
Bu hediyeler sadece altın ve para değildir.贈り物は現金とは限らない。
Bu günde, önceki iki günde hediye almamış insanlar bir araya gelir ve jajangmyeon yerler.また同日は県下2試合を除き全てノーゲーム及び延期)。
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.優勝者には素敵なプレゼントが贈られるという。
Bir rüşvet olarak kabul edilebilir diye nadiren hediye kabul ederdi.珍しいものを見付けると贈り物として届けた。
21. doğum günü için yaklaşık 30 000 kat ve hediye aldı.平成19年で約11万2千冊の蔵書を備えている。
Geleneksel değerlerden, doğum günlerinde alınacak hediyelerden hoşlanmazlar.誕生日プレゼントは捕手に嬉しいものが多い。
Ted eski sevgililerinden aldığı hediyeleri atmamıştır.トーマスはファンからの高価な贈り物を受け取った。
Hediye paketidir.ギフトパッケージ盤。
On üçüncü doğum gününde ailesi, James'e gitar hediye etti.1942年6月12日(13回目のアンネの誕生日)にオットーはプレゼントとしてサイン帳をアンネに贈っている。
14.yaş doğum gününde, babası tarafından klasik gitar hediyesi aldı.12歳、父からのプレゼントでアコースティックギターをもらう。
Bart, evine geri dönmüş ve ailesine hediyeler getirmiştir.マーセルは家へ帰り残骸を彼の家族に見せた。
Hediyeyi beğenen damat yemeği yer.朝食にドーナツを食べる程のドーナツ好き。
Ben bu hediyeyi hayatı boyunca saklar.この称号は生涯保持される。
Bizden hediye şarkı kazandınız.いずれも家持に贈った歌である。
Doğum gününde ona bir hediye vereceğiz.私たちは誕生日に彼女にプレゼントをあげるつもりだ。
Ona bir hediye...所以,我要給你禮物。
Noel günü Noel Ağacı'nın altına bırakılmış hediyeler alınıp verilir.聖誕老人則會出現,把聖誕禮物放於聖誕樹下。
Bu iki kişi birbirine büyük para hediyeleri vermişlerdi.而祂們也各自給予了各種族不同的「禮物」。
Larina'ya bir teşekkür hediyesi getirmişlerdir.維拉送給人類的禮物。
Geçmiş yılların aksine, katılımcılar için donanım hediyesi yoktu.和往年不同,本届Build并未向与会者赠送免费硬件。
Buzz Lightyear adlı yeni çıkan oyuncak, Andy'e hediye edilir.玩具们都叫他巴斯,安迪生日会得到的新玩具礼物。
Martin Bormann tarafından 1941'de bir hediye olarak Hitler'e verildi.布隆迪是希特勒的个人秘书马丁·鲍曼1941年送给他的礼物。
Bunun üzerine elçi eşliğinde imparatora hediyeler gönderildi.这时带着天皇特赦令的特使赶到。
Eğer bu araziler benimse bunalar bana lütuflu hediyelerdir.今天的典礼,就是给我的宴食。
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.손자를 아주 예뻐하여 선물 사주는 것을 취미로 삼고 있다.
Nathan Appleton House'u satın aldı, Charles River'in onlara bir evlilik hediyesi olmasına göz yumdu.네이트 애플턴은 두 사람에게 결혼 선물로 찰스 강이 내려다 보이는 "크레기 하우스"(Craigie House)를 구매했다.
Michael Jackson lisedeki White'a kırmızı Mustang convertible hediye etti.고등학교때 화이트는 마이클 잭슨이 선물해준 빨강색 머스탱 차를 몰았다.
Süleyman kraliçeye hediyelerle karşılık verdi ve "ne isterse alabileceğini" söyledi.솔로몬왕은 스바 여왕에게 그녀가 가져온 선물 못지않게 푸짐한 선물을 주고 또 그녀가 요구하는 것은 무엇이든지 다 주었다.
Hediye, herhangi bir karşılık beklenmeden birisine verilen şey.선물을 공짜로 받은 사람은 타인에게 그것의 대가를 요구할 수 없다.
Arkadaşları bir de hediye göndermesini salık verirler.그리고 선물과 같이 돌려 보내어졌다.
Bu iki kişi birbirine büyük para hediyeleri vermişlerdi.שתי המלכות שלחו אחת לשנייה מתנות רבות.
Tom için bir hediye satın almak istiyorum.Quiero comprarle un regalo a Tom.
Tom'a doğum günü için bir hediye verdin mi?¿Le regalaste algo a Tom por su cumpleaños?
Ona ufak hediyeler şunlar ve ayrılmadan önce ona mutluluklar dilerler.Ellos le presentan regalos y le desean felicidad antes de irse.
Dawn onların yanına hediye almaya kiminle gideceğini sormak için gider ama hepsi bir işle meşguldür.Dawn necesita ir a comprar un regalo para su hermana pero todos están ocupados.
Evde, parti sırasında Buffy hediyeleri açmaktadır.Es común que se abran los regalos durante la fiesta.
Tuhfat el-Muminin (Muminlerin hediyesi).Kana Miyama (実耶麻 渦奈, Miyama Kana?)
Geri dönen Şaman’a ise kaz (olasılıkla düşünsel ilham) hediye eder.Luego, el poseedor debe restituir los frutos que haya percibido de mala fe.
Gelinin babası damada bir hediye vadeder (bu genellikle tarla veya hayvan olur).Su padre le hace un regalo valioso (en las zonas rurales suele ser una vaca).
Cumartesi günü damat harmana götürülür ve damada hediyeler verilir.La víspera se baja al Santo de su hornacina y se ofrece un refresco a los participantes.
Bana hediye gönderdi.Mi spedì un regalo.
Tur bir hediye değildir.Il Tour non è un regalo.».
Bu mızrak aynı zamanda görev süresi dolan Primus piluslara da hediye olarak verilirdi.Il dono veniva anche dato al Primus Pilus che completasse il suo periodo di servizio.
14.yaş doğum gününde, babası tarafından klasik gitar hediyesi aldı.Al suo undicesimo compleanno, Bream ricevette una chitarra classica da suo padre.
Tom, Mary'ye bir doğum günü hediyesi verdi.Том подарил Мэри подарок на день рождения.
Hediye Ağustos 2011'de duyuruldu ama aslında 2010 yılında bir hediye olarak verilmesi gerekiyordu.Подарок был обещан в августе 2011, хотя первоначально он должен быть подарен в 2010 году.
Sporcu doğum günününden bir gün önce ulaştığı bu başarıyı "mükemmel bir hediye" diye niteledi.Спортсмен накануне праздновал свой день рождения и назвал эту победу «замечательным подарком».
Yeni yılda çocuklara hediye dağıtırlar.Новогодний подарок ребятам.
İskenderiye Kütüphanesi'ne dünyanın her yerinden koleksiyonlar hediye edilmiştir.Собрания трудов в Библиотеке Александрина были пожертвованы со всего мира.
Öyle ki babası ilk doğum günü hediyesi olarak ona futbol topu almıştı.Вернувшись домой, он получил от тёти в подарок футбольный мяч.
Bu eser, sembolik bir babanın küçük kızına sevgisini gösterdiği düğün hediyesidir.هذا الأثر ؛ أب مثالى يظهر الحب لإبنته الصغيرة ليكون هدية زفافها .
Gönderdiği elçilik hey’eti ve hediyelerle iyi münâsebetler te’sis edildi.وكان يتخلَّص من سُلطة الوالي الأصيل بِإغرائه بالمال والهدايا التي كان يُرسلها إليه.
Peter, bu şarkıyı Lois'e evlilik yıl dönümü hediyesi olarak verir.Peter dá a música como presente de aniversário para ela.
Nisan 2014’te ise Newcastle şehrinin fahri vatandaşlığı hediye edildi.Naquele mesmo ano, foi presenteado com o Freedom of the City of Newcastle.
Medea'nın Glauce'ye çok güzel bir elbise hediye etmesini ister.Mr. Logan pede a Eliza que lhe empreste um vestido.
Bu örtüyü daha sonra Milano Katedraline hediye eder.Seu coração é no entanto depositado na catedral de Milão.
Buzz Lightyear adlı yeni çıkan oyuncak, Andy'e hediye edilir.Buzz Lightyear é primeiramente visto como um presente de aniversário de Andy.
Çocuğun saçını kesen kişiye ise genellikle at hediye edilir.Cabelo foi muitas vezes balançado, dando uma aparência de menino.
Martin Bormann tarafından 1941'de bir hediye olarak Hitler'e verildi.Hitler kreeg haar in 1941 cadeau van Martin Bormann.