Ana içeriğe geç
Sözlük

hediye ile cümle

hediye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
14.yaş doğum gününde, babası tarafından klasik gitar hediyesi aldı.وفي الاحتفال بعيد ميلادها الرابع عشر ، اهداها والدها جيتار كلاسيكى.
Ayrıca Tanrı'nın ona bisikleti hediye verdiğini söylemiştir.يقال انه طلب هدية من الرب.
Annesine yaşgünü hediyesi olarak vermiştir.وعندما أعطاها هدية عيد الميلاد.
Bu eser, sembolik bir babanın küçük kızına sevgisini gösterdiği düğün hediyesidir.هذا الأثر ؛ أب مثالى يظهر الحب لإبنته الصغيرة ليكون هدية زفافها .
1955'te teyzesi ona ilk gitarını hediye etti.وفي 1955 أنتج تسجيله الذهبي الأول.
Beraberinde hediyeler olur.ويمنحونه بعض الهدايا.
Bu fetva üzerine padişah kendisine elmas yüzük hediye etmiştir.خط الأمتعة الذي روجت له (أمتعة مودرنير إيرهارت) جعل لها طابعا لا لبس فيه.
Timur'un huzuruna çıktı ve birçok hediye takdim etti.سافر إلى الشرق واقتنى الكثير من المخطوطات.
Tuhfat el-Muminin (Muminlerin hediyesi).موسى عمران العمران.
Geline çeşitli hediyeler verilir.تلقت ماري العديد من هدايا الزفاف.
Verdandi - (ihtiyaç, ya da hediye) Üç norn tanrıçadan biri.وأطعمها رسول الله - - في خيبر ثلاثين وسقًا.
Bu hediyeler sadece altın ve para değildir.ولا يتوفر منه الأبيض والذهبي.
Ölümünden sonra kütüphanesinin önemli bir kısmı vasiyeti üzerine Ankarada bir üniversiteye hediye edilmiştir.بعد وفاته خلف مكتبة ضخمة هي الآن جزء من مكتبة جامعة الخرطوم، لتستفيد منها الأجيال من بعده.
Hediyelerin %50'si sevgililer gününde verilmektedir.في حين أنَّ 40% من المسيحيين يُداومون على الصلاة يوميًا.
Burada çocuklara ufak hediyeler ve şekerlemeler verilir.أما الأطفال المطيعين فيجدون الحلوى والهدايا الجميلة.
Gönderdiği elçilik hey’eti ve hediyelerle iyi münâsebetler te’sis edildi.وكان يتخلَّص من سُلطة الوالي الأصيل بِإغرائه بالمال والهدايا التي كان يُرسلها إليه.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.قرر اصدقاء ذياب شراء هديه له بينما قرر هو دعوتهم على العشاء.
Nişanlılık süresinde geline, bayramlarda ve diğer günlerde hediyeler götürmek adettir.و في هذه الفترة لا يكون من الوجوب على أهل العريس إحضار الهدايا أو ما شابه ذلك في المواسم والأعياد.
Bazıları kimseden hediye beklemeden kendisini ödüllendirmeyi sever.البعض يحب أن يكافئ نفسه، وأن لا ينتظر هدية من أحد.
Zerdüşt ise buna karşılık oğullarını ve kızlarını Hürmüz’e hediye eder.Lineu (Marco Nanini) e Nenê (Marieta Severo) passam seus bens, ainda em vida, para os filhos.
Peter, bu şarkıyı Lois'e evlilik yıl dönümü hediyesi olarak verir.Peter dá a música como presente de aniversário para ela.
Annesine yaşgünü hediyesi olarak vermiştir.Ele o deu para sua mãe como presente de aniversário.
Duvak sonunda "tahu"lar (davetlilerin getirdikleri hediyeler) toplanır.Ao chegar à cerimônia, eles descobrem que o [[sadhu00 da cerimônia, Bhakti, foi assassinado.
Eşi Marie Feodorovna'ya Paskalya hediyesi olarak sunmak için istemiştir.Ele foi encomendado pelo czar Alexandre III como um presente de Páscoa para sua esposa Maria Feodorovna.
Jüri tanrılar bu şehre en büyük hediyeyi verecek olanı şehrin tanrısı seçeceklerini belirtirler.Os deuses dariam a região aquele que desse aos habitantes o presente mais útil.
Sanatçı, bunu "bir sanatçının alabileceği en iyi hediye" diye niteledi."É a maior consagração que um artista pode ter”.
Hatta komutanlara İmparatoru korumaları ve Hristiyanlar için savaşmaları için hediyeler verdiler.Deram presentes aos comandantes militares e invocaram-nos para guardar o imperador e lutar pelos cristãos.
Tuhfat el-Muminin (Muminlerin hediyesi).Olivença: Ajuntamento de Olivença.
Köln sirki, şehrin takımına bir keçi hediye etti.O Galinho vira alvo de piada da cidade.
Nisan 2014’te ise Newcastle şehrinin fahri vatandaşlığı hediye edildi.Naquele mesmo ano, foi presenteado com o Freedom of the City of Newcastle.
Ben bu hediyeyi hayatı boyunca saklar.Manteve este título o resto da vida.
Ayrılmadan önce Jon, Arya'ya bir hediye verir.Antes de partir, Jon dá uma espada para sua meia-irmã Arya como um presente.
Süleyman hediyeleri önemsemez ve Allah'ın kendisine çok daha iyilerini bahşettiğini söyler.Deus Proverá (Eyshila) O Senhor é Bom (part.
Medea'nın Glauce'ye çok güzel bir elbise hediye etmesini ister.Mr. Logan pede a Eliza que lhe empreste um vestido.
Michael Jackson lisedeki White'a kırmızı Mustang convertible hediye etti.Durante a high school White dirigiu um Ford Mustang conversível vermelho, um presente de Michael Jackson.
Bunlara ek olarak bir kitapçı, hediyelik eşya dükkanı, kütüphane, eğitim merkezi ve kafe bulundurmaktadır.Ele também tem uma livraria, loja de presentes, biblioteca, centro de ensino e café.
1974 yılında, bu olayı öğrenen bir arkadaşı ona dört tane daha penis hediye etti.Em 1975, um pesquisador encontrou quatro sequências descartadas na ocasião.
Yeteneğini fark ettikten sonra, babası müzikal becerisini daha da artırmak için ona bir gitar hediye etti.Percebendo o seu talento, o pai deu de presente um violão, para incentivar ainda mais o pequeno cantor.
1955'te teyzesi ona ilk gitarını hediye etti.Em 1935 dirigiu o seu primeiro espectáculo.
Azaghâl, buna bir karşılık olarak miğferini Maedhros'a hediye etti.Lá, o Maharishi deu a cada um deles um mantra.
Ödül 1996'dan beri verilmektedir ve ödülle birlikte 5000 dolar da hediye edilmektedir.O Prêmio Knuth é concedido a cada um ano e meio desde 1996 e inclui um prêmio de 5000 dólares.
Kazananlara bronz bir madalya, sertifika ve para hediye edilmektedir.Os laureados recebem uma medalha de bronze, um certificado e uma quantia em dinheiro.
Bu örtüyü daha sonra Milano Katedraline hediye eder.Seu coração é no entanto depositado na catedral de Milão.
Daha sonraları Athena bu kalkanı Zeus'a hediye etmiştir.Foi um presente que Zeus ofereceu a Europa.
Yeni doğanlara hediye alınır, sünnet çağına gelenlere sünnet düğünleri yapılır.Celebração de casamentos e cerimónias de bênçãos a recém-nascidos.
Başkent Yekaterinodar ("Katerina'nın hediyesi"; günümüzdeki adıyla Krasnodar) inşa edildi.O centro administrativo de Iekaterinodar (literalmente "presente de Catarina") foi construído.
Özgürlük Anıtı Fransa'nın ABD'ye bir hediyesiydi.Foi um presente dado aos Estados Unidos pelo povo da França.
Buzz Lightyear adlı yeni çıkan oyuncak, Andy'e hediye edilir.Buzz Lightyear é primeiramente visto como um presente de aniversário de Andy.
Tenten gorili Londra Hayvanat Bahçesi'ne hediye eder.Ota Benga Londres exibe zoológico humano em Terra.
Hediye gizemli bir oyundur.A história da obra é um mistério.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.A data foi em homenagem ao aniversário do filho mais velho.
Kardeşim, annemin hediye ettiği kolyeyi kaybetmiş. (neyi?)A rainha reconheceu seu marido pelo colar que ele trazia.
Çocuğun saçını kesen kişiye ise genellikle at hediye edilir.Cabelo foi muitas vezes balançado, dando uma aparência de menino.
Ayrıca bazı kültürlerde zümrüt 55. evlilik yıl dönümü için geleneksel bir hediyedir.In sommige culturen is de smaragd het traditionele geschenk voor de 55e huwelijksverjaardag.
Resmi bir dekorasyon değildi ama kişisel bir hediye olarak Himmler tarafından verilirdi.Het was geen staatsdecoratie, maar een persoonlijke gift verleend door Himmler.
Beraberinde hediyeler olur.Hij neemt cadeautjes voor haar mee.
Noel günü Noel Ağacı'nın altına bırakılmış hediyeler alınıp verilir.Daarna is het tijd om de cadeautjes die onder de kerstboom liggen uit te pakken.
Martin Bormann tarafından 1941'de bir hediye olarak Hitler'e verildi.Hitler kreeg haar in 1941 cadeau van Martin Bormann.
Eğer bu araziler benimse bunalar bana lütuflu hediyelerdir.Als het land van mij is dan is het een gift aan mij.
Zaman zaman evlerine kadar gidip, çeşitli hediyeleri götürmektedir.Hij komt daardoor terecht in diverse steden en stuurt cadeaus naar huis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod