Ana içeriğe geç
Sözlük

hediye ile cümle

hediye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Amcam sana bir hediye verdi.Mi tío te dio un regalo.
Dawn onların yanına hediye almaya kiminle gideceğini sormak için gider ama hepsi bir işle meşguldür.Dawn necesita ir a comprar un regalo para su hermana pero todos están ocupados.
XIV. Louis 1668 de Portekiz Kralı'ndan aynı şekilde Afrika kökenli bir fil hediye olarak almıştı.A Luis XIV le regaló un elefante africano el rey de Portugal en 1668.
Pencereler için renkli camlar Venedik sinyorundan sultana hediyedir.Las vidrieras de las ventanas fueron un regalo de la Signoria de Venecia al sultán.
Herkes hediyesini verir.Todos tienen aportes.
Çar tabloyu eşi Maria Aleksandrovna'ya hediye eder.El zar la regaló a su consorte, María Aleksandrovna.
Parkın İmparator tarafından halka hediye edildiği rivayet edilir.Así, el parque fue considerado un regalo del Emperador al público en general.
Bana hediye gönderdi.Mi spedì un regalo.
Tom için bir hediye alacağım.Comprerò per un regalo per Tom.
Emekli olduğu gün şirket ona altın bir saat hediye etti.Il giorno che andò in pensione l'azienda gli regalò un orologio d'oro.
Ödül 1996'dan beri verilmektedir ve ödülle birlikte 5000 dolar da hediye edilmektedir.Viene consegnato ogni anno e mezzo, dal 1996, insieme a un premio di 5000 dollari.
Larina'ya bir teşekkür hediyesi getirmişlerdir.Gli donò un anello regalatole da Valentino.
Bu günde herkese sürpriz hediyeler verdiler, gerçek olmayan haberler ürettiler.Tutti celebrano questa inaspettata buona notizia.
Tuhfat el-Muminin (Muminlerin hediyesi).Naftuhim, discendente di Mizraim.
İmparator I. Romanos, Arapları cömert hediyelere boğarak Bulgaristan ile ittifak yapmalarını önlemeyi başardı.L'Imperatore Romano I Lecapeno riuscì a sventare un'alleanza bulgaro-araba con doni generosi.
Yemek sırasında çikolata hediyeleri ve samimi ilişkilerin eksikliklerinden yakınırlar.Con Fascetti e Regalia sono rimasti rapporti d'amicizia.
Sekiz yaşında ise büyük annesi ona boya kalemleri hediye etti.Ad 8 anni, suo padre gli regalò un sassofono.
Ünlü komutan Taira no Kiyomori tapınağa yeni binalar ve dini metinler hediye etmiştir.Taira no Kiyomori donò un nuovo gruppo di edifici e pergamene sutra.
Ana madde: Noel Baba Noel Baba, Noel gecesi çocuklara hediye bıraktığına inanılan efsanevi kişidir.Babbo Natale: È l'uomo che nella notte di Natale consegna i regali ai bambini.
On üçüncü doğum gününde ailesi, James'e gitar hediye etti.Per il suo dodicesimo compleanno Edward riceve in regalo una chitarra dalla madre.
Düğün hediyesi olarak da bu mahallenin yerini verir.Inoltre, come regalo di nozze, concede la libertà alla coppia.
Muhammed'le evlendikten sonra Hatice, onu Muhammed'e hediye etti.Quando Maometto sposò Khadija, ella regalò Zayd al marito.
Bebeği alıp oğlu Andy'e doğum gününde hediye eder.Per tale obiettivo dovrà scegliere Andy, un bambino che riceve la bambola come regalo di compleanno.
Ben satın almak istemeyince kral satın almak istedi ama hediye olarak da kabul etmeyeceğimi belirttim.Lei dice di sì, ma aggiunge che avrebbe preferito avere lui anziché un regalo.
Onun hediyesini sabırsızlıkla bekliyorum.Жду его подарка с нетерпением.
Sana hava yoluyla bir doğum günü hediyesi gönderiyorum.Я посылаю тебе подарок на день рождения авиапочтой.
Hepimiz buluştuk ve doğum günü için Tom'a bir hediye çeki aldık.Мы все собрались и купили Тому подарочный сертификат на его день рождения.
O bir hediye.Это подарок.
Hediyeleri kabul ediyor.Она принимает подарки.
Bana hediye gönderdi.Он отправил мне подарок.
Anna benim hediyem ile mutlu oldu.Анна пришла в восторг от моего подарка.
Mağaza Dünya Kupası logosunu içeren hediyelik eşyalarla doluydu.Магазин заполонён сувенирами с символикой чемпионата мира по футболу.
Dükkânda Dünya Kupası sembolüyle bezenmiş bir sürü hediyelik eşya vardı.Магазин заполонён сувенирами с символикой чемпионата мира по футболу.
Düğünlerinde Daenerys'e iki hediye verilir.Во время свадебной церемонии Дейенерис получает два подарка.
Süleyman kraliçeye hediyelerle karşılık verdi ve "ne isterse alabileceğini" söyledi.В ответ Соломон также одарил царицу, дав «всё, чего она желала и чего просила».
Michael Jackson lisedeki White'a kırmızı Mustang convertible hediye etti.Майкл Джексон подарил Уайту красный кабриолет «Mustang».
Hediye Ağustos 2011'de duyuruldu ama aslında 2010 yılında bir hediye olarak verilmesi gerekiyordu.Подарок был обещан в августе 2011, хотя первоначально он должен быть подарен в 2010 году.
Eğer bu araziler benimse bunalar bana lütuflu hediyelerdir.Если твоя земля будет моей, то это будет подарок для меня.
Geçmiş yılların aksine, katılımcılar için donanım hediyesi yoktu.В отличие от предыдущих лет, участникам не раздавали никаких гаджетов.
Duvak sonunda "tahu"lar (davetlilerin getirdikleri hediyeler) toplanır.В заключительной части поётся о том, как он отомстил своим обидчикам.
David 4 yaşındayken babası, David'in büyük kardeşine keman hediye etmiştir.Когда Дэвиду было 4 года, отец купил скрипку его старшему брату.
21. doğum günü için yaklaşık 30 000 kat ve hediye aldı.На свой 21 день рождения он получил более 30 000 подарков и поздравительных открыток.
Sporcu doğum günününden bir gün önce ulaştığı bu başarıyı "mükemmel bir hediye" diye niteledi.Спортсмен накануне праздновал свой день рождения и назвал эту победу «замечательным подарком».
Yeni yılda çocuklara hediye dağıtırlar.Новогодний подарок ребятам.
Melike, elçileriyle Süleyman'a hediyeler gönderir.Пророки из числа людей выше пророков-ангелов.
Ayrıca Tanrı'nın ona bisikleti hediye verdiğini söylemiştir.يقال انه طلب هدية من الرب.
Bu eser, sembolik bir babanın küçük kızına sevgisini gösterdiği düğün hediyesidir.هذا الأثر ؛ أب مثالى يظهر الحب لإبنته الصغيرة ليكون هدية زفافها .
Bu fetva üzerine padişah kendisine elmas yüzük hediye etmiştir.خط الأمتعة الذي روجت له (أمتعة مودرنير إيرهارت) جعل لها طابعا لا لبس فيه.
Verdandi - (ihtiyaç, ya da hediye) Üç norn tanrıçadan biri.وأطعمها رسول الله - - في خيبر ثلاثين وسقًا.
Ölümünden sonra kütüphanesinin önemli bir kısmı vasiyeti üzerine Ankarada bir üniversiteye hediye edilmiştir.بعد وفاته خلف مكتبة ضخمة هي الآن جزء من مكتبة جامعة الخرطوم، لتستفيد منها الأجيال من بعده.
Gönderdiği elçilik hey’eti ve hediyelerle iyi münâsebetler te’sis edildi.وكان يتخلَّص من سُلطة الوالي الأصيل بِإغرائه بالمال والهدايا التي كان يُرسلها إليه.
Nişanlılık süresinde geline, bayramlarda ve diğer günlerde hediyeler götürmek adettir.و في هذه الفترة لا يكون من الوجوب على أهل العريس إحضار الهدايا أو ما شابه ذلك في المواسم والأعياد.
Zerdüşt ise buna karşılık oğullarını ve kızlarını Hürmüz’e hediye eder.Lineu (Marco Nanini) e Nenê (Marieta Severo) passam seus bens, ainda em vida, para os filhos.
Annesine yaşgünü hediyesi olarak vermiştir.Ele o deu para sua mãe como presente de aniversário.
Sanatçı, bunu "bir sanatçının alabileceği en iyi hediye" diye niteledi."É a maior consagração que um artista pode ter”.
Süleyman hediyeleri önemsemez ve Allah'ın kendisine çok daha iyilerini bahşettiğini söyler.Deus Proverá (Eyshila) O Senhor é Bom (part.
1974 yılında, bu olayı öğrenen bir arkadaşı ona dört tane daha penis hediye etti.Em 1975, um pesquisador encontrou quatro sequências descartadas na ocasião.
Ödül 1996'dan beri verilmektedir ve ödülle birlikte 5000 dolar da hediye edilmektedir.O Prêmio Knuth é concedido a cada um ano e meio desde 1996 e inclui um prêmio de 5000 dólares.
Bu örtüyü daha sonra Milano Katedraline hediye eder.Seu coração é no entanto depositado na catedral de Milão.
Başkent Yekaterinodar ("Katerina'nın hediyesi"; günümüzdeki adıyla Krasnodar) inşa edildi.O centro administrativo de Iekaterinodar (literalmente "presente de Catarina") foi construído.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod