Ana içeriğe geç
Sözlük

hediye ile cümle

hediye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu fetva üzerine padişah kendisine elmas yüzük hediye etmiştir.خط الأمتعة الذي روجت له (أمتعة مودرنير إيرهارت) جعل لها طابعا لا لبس فيه.
Verdandi - (ihtiyaç, ya da hediye) Üç norn tanrıçadan biri.وأطعمها رسول الله - - في خيبر ثلاثين وسقًا.
Burada çocuklara ufak hediyeler ve şekerlemeler verilir.أما الأطفال المطيعين فيجدون الحلوى والهدايا الجميلة.
Nişanlılık süresinde geline, bayramlarda ve diğer günlerde hediyeler götürmek adettir.و في هذه الفترة لا يكون من الوجوب على أهل العريس إحضار الهدايا أو ما شابه ذلك في المواسم والأعياد.
Annesine yaşgünü hediyesi olarak vermiştir.Ele o deu para sua mãe como presente de aniversário.
Eşi Marie Feodorovna'ya Paskalya hediyesi olarak sunmak için istemiştir.Ele foi encomendado pelo czar Alexandre III como um presente de Páscoa para sua esposa Maria Feodorovna.
Jüri tanrılar bu şehre en büyük hediyeyi verecek olanı şehrin tanrısı seçeceklerini belirtirler.Os deuses dariam a região aquele que desse aos habitantes o presente mais útil.
Tuhfat el-Muminin (Muminlerin hediyesi).Olivença: Ajuntamento de Olivença.
Nisan 2014’te ise Newcastle şehrinin fahri vatandaşlığı hediye edildi.Naquele mesmo ano, foi presenteado com o Freedom of the City of Newcastle.
Süleyman hediyeleri önemsemez ve Allah'ın kendisine çok daha iyilerini bahşettiğini söyler.Deus Proverá (Eyshila) O Senhor é Bom (part.
1974 yılında, bu olayı öğrenen bir arkadaşı ona dört tane daha penis hediye etti.Em 1975, um pesquisador encontrou quatro sequências descartadas na ocasião.
Ödül 1996'dan beri verilmektedir ve ödülle birlikte 5000 dolar da hediye edilmektedir.O Prêmio Knuth é concedido a cada um ano e meio desde 1996 e inclui um prêmio de 5000 dólares.
Yeni doğanlara hediye alınır, sünnet çağına gelenlere sünnet düğünleri yapılır.Celebração de casamentos e cerimónias de bênçãos a recém-nascidos.
Özgürlük Anıtı Fransa'nın ABD'ye bir hediyesiydi.Foi um presente dado aos Estados Unidos pelo povo da França.
Bu sandalyeyi Büyük Baba'nın doğum gününde ona hediye edecektir.A data foi em homenagem ao aniversário do filho mais velho.
Resmi bir dekorasyon değildi ama kişisel bir hediye olarak Himmler tarafından verilirdi.Het was geen staatsdecoratie, maar een persoonlijke gift verleend door Himmler.
Martin Bormann tarafından 1941'de bir hediye olarak Hitler'e verildi.Hitler kreeg haar in 1941 cadeau van Martin Bormann.
Herkes hediyesini verir.Iedereen geeft haar een horloge.
Bebeği alıp oğlu Andy'e doğum gününde hediye eder.Hij is een van de verjaardagscadeaus voor Andy.
Endülüs ülkesi halkı biz onları sığır sürüsü gibi sürmekte iken bana hediyeler ve paralar verdiler.De mensen van Al-Andalus geven mij geld en geschenken terwijl we hen behandelen als vee.
Burada da kızın ve erkeğin akrabaları çeşitli hediyeler verirler.Vrienden en familie gaven ook geschenken aan elkaar.
Ertesi sabah Noel günü, aile salonda bir araya gelmiş, hediyelerini açmaktadır.De volgende ochtend komt de familie naar beneden, om blij de cadeaus uit te pakken.
Timur'un huzuruna çıktı ve birçok hediye takdim etti.Hij reisde naar het Nabije Oosten en bracht heel wat voorwerpen mee.
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.Het aanbieden van een cadeau was daarbij gebruikelijk.
Günümüzde bu evlerin birçoğu hediyelik eşya mağazaları ve galeri gibi kullanılıyor.Tegenwoordig zijn de meeste winkels in de galerij boekenwinkels en kunstgalerijen.
"Corpus Christi Selena'ya büyük doğum günü hediyesi veriyor".In Corpus Christi staat een herdenkingsmonument voor Selena.
Bunu hediye paketine koyabilir misiniz?Can you gift wrap that?
Tüm parasını ona doğum günü hediyesi almak için harcadı.He spent all the money he had to buy her a birthday present.
Hediye vermeyi almaya tercih ederim.I prefer giving gifts to receiving them.
Hâlâ Tom için bir doğum günü hediyesi almam gerekiyor.I still need to buy a birthday present for Tom.
Patronuna hediye almak için bu kadar para harcamak gerçekten doğru mu?Is it really OK to spend that much money on a gift for your boss?
Patronuna alacağın hediyeye bu kadar para vermek doğru mu gerçekten?Is it really OK to spend that much money on a gift for your boss?
10.000 dolarlık hediye kartı bir ödül olarak sunuldu.A $10,000 gift card was offered as a prize.
Düğünlerinde Daenerys'e iki hediye verilir.During the wedding ceremony, Daenerys is given two wedding gifts.
Bart, evine geri dönmüş ve ailesine hediyeler getirmiştir.Bart returns to his family, bringing them gifts from France.
Bunlar, şirketlerin çalışanlarına ve müşterilerine tanıtım hediyeleri olarak sunulmaktadır.They are presented to employees and clients of companies as promotional gifts.
Buddy Holly şarkıyı, eşi Maria Elena Holly'e düğün hediyesi olarak yazmıştı.Holly wrote "True Love Ways" for his wife, Maria Elena Holly, as a wedding gift.
On üçüncü şarkı "Annem", Erçetin'in annesi Mevlüde Erçetin'e hediye olarak yazıldı.The thirteenth song "Annem" was written as a tribute Erçetin's mother Mevlüde Erçetin.
Valinor'dan göçerken, Oromë'nin hediyesi olan köpeği Huan'ı da yanına almıştır.He had brought with him from Valinor the great hound Huan, a gift from Oromë.
Ayrıca hediyeyi alan kişinin de gönlü olmalıdır.The doctor who was also present there needs to confide too.
Kazananlara bronz bir madalya, sertifika ve para hediye edilmektedir.Recipients receive a bronze medal, certificate and honorarium.
Willow'un hediyesi, bir masaj aletidir.The gift from Honda is an empty box.
Hâlbuki ben hediyesini bile almıştım. / Bugünlerde dürüst davranmıyor.He was never given a trial, and is generally considered innocent these days.
Günümüzde bu evlerin birçoğu hediyelik eşya mağazaları ve galeri gibi kullanılıyor.Most of these older buildings are now used as restaurants or shops.
Hediyelerin %50'si sevgililer gününde verilmektedir.50% of the days are overcast.
Başkent Yekaterinodar ("Katerina'nın hediyesi"; günümüzdeki adıyla Krasnodar) inşa edildi.The administrative centre of Yekaterinodar (literally "Catherine's gift") was built.
"Ve hediyem giderler?""And for present expenses?"
"Sana bir hediye getirdim." "Bir hediye!" Mistress Mary bağırdı."I've brought thee a present." "A present!" exclaimed Mistress Mary.
Nasıl bir kulübede tam on dört aç insanların herhangi bir hediye verebilir!How could a cottage full of fourteen hungry people give any one a present!
Ancak biz öyle bir toplum yarattık ki, içindekiler uşağa saygı gösterip, hediyeyi unuttular."We have created a society that honors the servant, but has forgotten the gift.
Birkaç hafta önce, arkadaşlarımdan biri 8 yaşındaki oğluna bir oyuncak araba hediye etti.So a few weeks ago, a friend of mine gave this toy car to his 8-year-old son.
Bazen bu hediyeler mücevherler olurdu, bazense paralar, ya da bağışlar.Sometimes these would be jewels. Sometimes it would be money, donations.
Sanırsam üç yıl önce bize Noel hediyesi olarak verilmişti.I think it was bought for us around three years ago for a Christmas present.
Bir amca yeğenine doğum günü hediyesi olarak veriyor.An uncle gives a niece or a nephew that as a birthday present.
Böylece Hint Yazını, Tanrı'dan bir hediye olarak adlandırdılar.That's why they called an Indian Summer, a gift from the gods.
Eğer yağış olursa, Tanrıdan özel bir hediye alıyoruz demektir, değil mi?When this rain hits, could it be we'll receive some special gift from the gods?
Bu hediye bana 5 hafta önce geldi.This gift came to me about five months ago.
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.It was a rare gem -- a brain tumor, hemangioblastoma -- the gift that keeps on giving.
Bu hediyeye sahip olmanızı dilemiyorum.I wouldn't wish this gift for you.
Yine de tur hediye ettiler.They did give me a tour, though.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod