hedef ile cümle

hedef kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu kapsamda Diploma Eki Etiketi’ nin (Diploma Supplement Label) alınması hedefine yönelmiştir.De naam van de afstudeerrichting wordt vermeld op het (verplichte) diplomasupplement.
Öncelikle yaşlıların yaşam koşullarını iyileştirme hedefi takip edilmektedir.Daarbij moet het welzijn van de slachtoffers voorop staan.
Sıfır Hata yaklaşımının hedefi, sıfır müşteri şikayetidir.Het tegengestelde van deze thin client is de thick client.
Herkes katilin asıl hedefinin o olduğunu tahmin eder.Alles wijst erop dat hij de dader is.
Uçak hedefe saldırmış, uçaksavar topuyla vurulmuştur.Ze wordt onder schot genomen en het vliegtuig wordt getroffen.
Ne var ki, zaman zaman sivil hedefler de bu bombardımana hedef olmuştur.De nachtelijke bombardementen troffen echter vaak burgerdoelen.
Bir hedefi kaçırmak cezalandırılır.Onzorgvuldigheid wordt gestraft met een boete.
Bu durum, algoritmanın hedefi bulmasını geciktirir.Aan deze metafoor ontleent het algoritme zijn naam.
Belirli bir süre içinde verilen hedeflerin yok edilmesi istenir.Er moet op de vastgestelde dagen gevlagd worden.
2016’nın sonuna kadar 20 ülkeye açılmayı hedefliyorlar.Er wordt gestreefd naar 20 toernooien in 2016.
Artık Korra onları yakalamayı hedefler.Op een dag wordt hij betrapt.
Oyun, 12 saatten daha kısa sürede Kickstarter'daki 500.000 dolarlık hedefine ulaştı.Het haalde op een paar uur tijd 2 miljoen dollar binnen op Kickstarter.
Çalışma çağı nüfusunun azalmasının önlenmesi hedeflenmektedir.Hij gaat uit van het historisch perspectief dat werktijdverkorting een constante trend is.
Dişi hayvanlar, özellikle kızışmış olanlar, erkeklerden daha sık hedeflenmektedirler.Sommige dieren, vooral roofdieren, zullen aanvallen wanneer je te dichtbij komt.
Çin ve ABD, GLA'nın hedefleridir.De Chinezen en GLA kunnen in zo’n geval de VS makkelijk overlopen.
Her iki seri de pul toplayıcılarını hedefliyordu.Beide spelers proberen om alle fiches van de tegenstander te slaan.
İnternet tarayıcıları, yaygın dağıtım ve kullanımları nedeniyle suçlular için özel bir hedeftir.Webbrowsers zijn een bijzonder doelwit vanwege hun grote verspreiding en gebruik.
Hedeflerin hiçbirisine ulaşılamamıştır.Hij scoorde geen doelpunten.
Kuzey Kore hedeflerine hava saldırısında bulunmuştur.Noord-Korea zat achter de aanslag.
Oyuna erken giren vezir hedef haline gelir.De speler die als eerste de beoogde doelstelling haalt heeft het spel gewonnen.
Hedefe olan mesafeyi.Besturing op afstand.
Hiçbir zaman bir vampir filmi amaçlanmadı ancak bir korku filmi hedeflendi.Ik heb nooit geprobeerd om een echte jazzpianist te zijn, maar ik moest dat doen om te componeren.
Ana hedefi, özgür ve demokratik seçimler yoluyla seçilmiş bir demokratik hükümeti yeniden kurmaktı.Neues Forum eiste vrije en democratische verkiezingen.
Yedinci kurşun hedefi bulmuştur; fakat hile ortaya çıkmıştır.Het zevende cijfer staat achter de streep en is het controlecijfer.
Rüzgâr hızındaki değişimler, hedeften metrelerce sapmaya sebep olabilir.Temperatuurveranderingen tijdens de meting beïnvloeden al snel de meting.
İki gün sonra da Siirt'te bir polis karakolu hedef alınmıştır.Dwa dni później zaatakowano posterunek policji w Siirt.
1980'lerin başında geliştirilen NetBIOS, çok küçük ağları hedef almıştı (yaklaşık bir düzine bilgisayar).NetBIOS został zaprojektowany we wczesnych latach 80. z myślą o bardzo małych sieciach (do 12 komputerów).
İthal enerjiye olan bağımlılığı göz önüne alındığında, Japonya kaynaklarını çeşitlendirmeyi hedeflemiştir.Ze względu na silne uzależnienie od importu energii, Japonia zamierza dokonać dywersyfikacji źródeł.
Bir proje yöneticisi, proje hedeflerinin başarılmasından sorumlu olan kişidir.Kierownik projektu to osoba odpowiedzialna za osiągnięcie założonych celów projektu.
Jar hedefi compile hedefini bir bağımlılık olarak nitelendirmektedir.Target jar ma opisany cel compile jako zależność.
Ayrıca İranlı bilimadamları Mossad tarafından hedef alınmaktadır.Naukowcem interesuje się także Mossad.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.Głównym celem było zdefiniowania standardu XML do celu wymiany informacji o znakach towarowych.
Hedefler'de herhangi bir değişiklik var mı?Czy będą zmiany w zarządzie?
Bu savaşın, tek hedefi Bulgaristan idi.Następnym ich celem stała się Bułgaria.
Shane, bunun karşılığını vereceğini ancak şu anki hedefinin Survivor Series olduğunu anlattı.Selena stwierdza, że teraz jedyną liczącą się rzeczą jest przetrwanie.
Üretim merkezi planda öngörülen hedefler gözönünde tutularak yapılırdı.Dokonano tego ręcznie, wykorzystując przewidywane kursy celu.
Kokura, 9 Ağustos 1945 tarihinde ABD'nin atom bombası Fat Man'in birincil hedefiydi.Kokura była pierwotnym celem, na który 9 sierpnia 1945 roku miała być zrzucona druga bomba atomowa (Fat Man).
Hedef bendim.To był nasz cel.
Ayrıca Kızıl Ordu saflarında görev yapan kadınlar özel olarak hedef seçildi.Szczególnym celem były kobiety służące w szeregach Armii Czerwonej.
Target : Hedef disketi tanımlar.Opis: unosi wskazany obiekt.
Fakat öncelikli hedef Berlin'i almaktı.Jej celem było zdobycie Berlina.
Solucan hedef bilgisayarında kod çalıştırmak için özel olarak hazırlanmış bir RPC isteği kullanır.Robak wykorzystuje specjalnie spreparowane żądania RPC wykonania kodu na komputerze docelowym.
1 Eylül - Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın Başkomutan olarak emri: "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir.1 września Kemal wydał rozkaz: „Armie, waszym pierwszym celem jest Morze Śródziemne.
Asıl hedefi başarılı bir muhabir olmaktı.Książka osiągnęła duży sukces wydawniczy.
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.Powstanie osiedla dla pracowników tejże fabryki stało się priorytetem.
Açıklamalara göre, kurallardaki değişiklikler ile oylama konusunda daha şeffaf olunması hedeflenmiştir.Tłumacząc powody swojej decyzji powiedział, że chce jak najlepiej wspierać zmiany w swoim kraju.
Sıfır Hata yaklaşımının hedefi, sıfır müşteri şikayetidir.Przeciwieństwem grubego jest cienki klient.
Bu sayede top hareketli hedeflere karşı devamlı bir atış üstünlüğüne sahipti.Ciągle stanowili jednak wyśmienity cel dla strzelających ze skrzydeł łuczników.
Esas hedef görünümün iyileştirilmesidir.Finał Guarigione ilustruje wyzdrowienie.
Taarruz, sonuçta her iki hedefe de ulaşmıştır.Do pewnego stopnia udało mu się osiągnąć oba te cele.
Hedef, türün hayranlarının zevkine uyacak "karanlık bir kahramanlık içeren fantastik bir hikayeydi."Ich celem było stworzenie „mrocznego heroic fantasy”, które przypadnie do gustu każdemu fanowi gatunku.
Hedef dil aktarımın yapılacağı dildir.Język staje się językiem obiektowym, gdy o nim mówimy.
İki hedef de gerçekleşemedi.Oba cele nie zostały jednak osiągnięte.
Torpido botun iki torpidosu da hedefi bulmadı.Wystrzelone dwie torpedy chybiły celu.
Sonraki süreçte kendisi de Marksistlerin hedefi haline geldi.Oni to, na równi z marksizmem, stali się głównym celem jego ataków.
Falcon 9 roketinde olduğu gibi, mürettebatlı kullanım ile tekrar-kullanıma uygun olması hedefleniyordu.Podobnie jak Falcon 9 rakieta byłaby wielokrotnego użytku.
İlk Hedefiniz Akdeniz'dir.Pierwszym problemem są satelity.
21 Şubat'ta yine hedeflerden biri Braunschweig kentiydi.23 lutego w Schönwald okazała się ponownie najlepsza.
İkinci hedefi ise Ruhr Nehri'ne ilerlemekti.Następnym krokiem było przekroczenie rzeki Dadu.
İsrail saldırıya gece boyunca devam etti ve Gazze’deki hedeflere 100 üzerinde atış yapıldı.Wcześniej w nocy Izrael ostrzelał co najmniej 40 celów w Gazie.

İlgili Sayfalar