hedef ile cümle
hedef kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
En çok hedefinde olanlar ise Yahudiler ve zencilerdir.Principali vittime saranno i calvinisti e gli ebrei.
Ama bu sefer hedefine ulaşamadı.Neanche stavolta riescono a concludere la corsa.
Açıklamalara göre, kurallardaki değişiklikler ile oylama konusunda daha şeffaf olunması hedeflenmiştir.Questi nomi sono una chiara indicazione che negli scrutini veniva utilizzato il voto con più preferenze.
Demokratik açılım süreciyle bu hedefe ulaşacağız." dedi.Con questo processo la via al dialogo democratico verrà finalmente aperta".
Sonunda o, hedefine ulaştı.В конце концов он достиг своей цели.
Mermi hedefini buldu.Пуля нашла свою цель.
Reklamın hedefi, ürünün ismini kullanıcıların akıllarının bir yerine kazımak.Цель рекламы - заставить потребителя запомнить название продукта.
Çin ve ABD, GLA'nın hedefleridir.Китай и США являются главными целями ГАО.
Nano elektronik ara yüzleri ve diğer nano elektronik tabanlı sensörler araştırmanın bir başka etken hedefidir.Нейроэлектронные интерфейсы и другие наноэлектронные сенсоры — это другая активная цель для исследований.
Kullanılan diğer antiviral ilaçlar virüs yaşam döngüsünün çeşitli evreleri hedefler.Другие используемые противовирусные препараты имеют мишенью различные стадии жизненного цикла вирусов.
Biz hedefimize ulaşmış bulunmaktayız.Я чувствовал, что достиг нашей цели.
Bir tam saldırı ağacı, saldırı hedefine ulaşan yüzlerce veya binlerce yoldan oluşabilir.Полное дерево атаки может содержать сотни или тысячи различных путей, все из которых приводят к успеху атаки.
Viral reseptör modifiye edilerek virüsün belli bir hücre tipine hedeflenmesi sağlanabilir.Вирусный рецептор может быть модифицирован для нацеливания вируса на определенный тип клеток.
Bir saldırının saldırganın hedeflerine ne ölçüde ulaşmasını sağladığı da saldırganın tercihlerini etkiler.Степень, в которой атака удовлетворяет целям атакующего также влияет на его выбор.
Bazen animasyonun hedefi bilgisayarın kendisidir, ancak bazen de filmdir.Иногда целевым устройством анимации является сам компьютер, но иногда и другие носители, такие как фильм.
Fakat bu topluluk hedeflerini gerçekleştiremeden dağılmıştır.Тем не менее, они были уничтожены, прежде чем эти усилия дали свои плоды.
Hedef imha edilir.Цель уничтожена.
Vakfın hedefi dünya futbolu ile ilgili ayrıntılı bir arşiv oluşturmaktır.Цель фонда — создание исчерпывающего архива информации, связанной с футболом, со всего мира.
Ama bu sefer hedefine ulaşamadı.На этот раз она достигла своей цели.
Hedefe isâbet ettiremedin!Там некогда прицеливаться!
Bu işlem paket hedefine ulaşıncaya kadar devam eder.Процесс повторяется до тех пор, пока пакет не достигнет целевого узла.
Protein yapı öngörüsü biyoenformatik ve teorik kimyanın ulaşmaya çalıştığı en önemli hedeflerden biridir.Предсказание структуры белка — одна из самых важных целей биоинформатики и теоретической химии.
Pers kuvvetlerinin bir sonraki hedefi Atina'dır.Следующей целью персов были Афины.
Tool'un sonraki teklisi "Prison Sex"'i yayınlaması ile, grup yeniden sansürün hedefi oldu.C выходом последующего сингла «Prison Sex» группа вновь стала объектом цензуры.
En büyük hedefi ise Mars’a ilk insanlı uçuşu gerçekleştirmektir.Здесь персонаж должен будет совершить первый полёт на Марс.
200 seneyi aşkın bir zamandır, Rothschild ailesi sıklıkla komplo teorilerinin hedefinde olmuştur.На протяжении более чем двух столетий Ротшильды были и остаются частой мишенью для теорий заговора.
Şöyle ki, Intel x86 hedeflerinde istenildiği takdirde normal bir şekilde BIOS ile başlatılabilir.В процессе загрузки компьютера x86 вначале всегда отрабатывается BIOS.
1934'ten sonra resmi eleştirmenlerin hedefindeydi.С 1934 года выступал в печати как критик.
Artık Korra onları yakalamayı hedefler.Но однажды её ловят с поличным.
Ve hedefi rahat bir şekilde vurabilirsiniz.Могут стрелять в мишени.
Bildiri “ Lübnan'a sıkışmış değildir, Allah’ın izniyle yakın gelecekte vuracağımız hedeflerimiz vardır.(13:39) Скажи: «Нас постигнет только то, что предписано нам Аллахом.
Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır.Игроки принимающей команды должны поймать диск одной рукой.
Ancak Siddhartha samanayken bir süre sonra hayatın onu hedefine götürmeyeceğini hisseder.Тем не менее, Сиддхартха чувствует, что жизнь самана не приведет его к цели.
6. SS Panzer Ordusu'nun ileri Harekâtı, kısa hedefli iken daha başarılıydı.Действия 6-й гв. танковой армии, усиленной стрелковым корпусом, оказались менее успешными.
Neredeyse her atış hedefi bulmaktaydı.Почти все попали в цель.
Hedefe daha yakın olan daha çok puan alır.Мы слишком близки к цели.
Hedef genel ekonomi politikasını desteklemektir.Её цель — поддержка стабильного развития экономики.
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.Рабочие Завода — это, в первую очередь, мастера своего дела.
2010'da bir suikast girişimine hedef olmuştur.В 2000 году было совершено покушение на убийство.
Bu sayede sinyalin kaynağını bulmayı hedeflemektedirler.Рассчитывая на то, что кто-то будет искать этот сигнал.
Oyun, 12 saatten daha kısa sürede Kickstarter'daki 500.000 dolarlık hedefine ulaştı.Проект на Kickstarter достиг своей цели в 50 тысяч долларов США менее чем за десять минут.
Hedeflerin hiçbirisine ulaşılamamıştır.Не добились цели.
Bu silahlar, 13.500 m uzaklıktan hedefi vurabilirdi.При выстреле снаряды пересекались на расстоянии 1500 метров.
Gen hedeflemesi olarak da adlandırılan bu yöntemler maya ve fare genetiğinde özellikle yaygın kullanılır.Также называемый генетическим таргетингом, метод особенно распространен в генетике дрожжей и мышей.
Hedefte Almanya'yı havadan yenilgiye uğratmak vardı.Все это привело к поражению Германии в Битве за Атлантику.
Ortak hedefler olduğunda gruplar birbirlerine yardım etmeye ve birbirlerini desteklemeye yönelirler.Партнёры должны друг другу доверять, друг другу помогать и содействовать.
Asıl hedefi başarılı bir muhabir olmaktı.Шарль стал преуспевающим журналистом.
L. J., Lincoln'un oğlu ve bunun için "Şirket"'in hedefidir.Тем временем Эл-Джей, сын Линкольна, с наркотиками попадает в руки полицейских.
Hedef Türkiye Cumhuriyeti'nin 100.yılı olan 2023'te toplam 1.000.000 konuttur.Проект должен быть закончен к 100-летнему юбилею со дня основания Турецкой Республики в 2023 году.
Derginin hedefi Ubuntu kullanıcılarıdır ve derginin Canonical Ltd. ile bir ilgisi yoktur.Журнал является независимым изданием и никак не связан с Canonical Ltd., спонсором Ubuntu.
İlk etapta hattan yıllık 1 milyon yolcu ve 6.5 milyon ton yük taşınması hedeflenmektedir.Предполагаемая пропускная способность - 1 миллион пассажиров и 6,5 миллиона тонн грузов.
Demokratik açılım süreciyle bu hedefe ulaşacağız." dedi.Поэтому мы должны победить только с помощью демократии…»
Hedefe olan mesafeyi.Движение к цели.
Torpido botun iki torpidosu da hedefi bulmadı.Обе торпеды не попали в цель.
"Türkiye ve Rusya'nın Afrin'deki hedefi ne?".«Что ждёт цивилизацию и Россию?»
Ne var ki istasyonun hiçbir parçası hedefe isabet etmemiştir.В черте города ни одна бомба не попала в цель.
Sovyet istihbaratı, gelecek Alman yaz taarruzlarının Kursk bölgesini hedef alacağını saptadı.Из донесений разведки следовало, что летом немцы планируют большое наступление в районе Курска.
Eylem Yöntemi, yaratıcı profesyonelleri hedefleyen üretkenlik metodolojisidir.Их отсутствие является сознательным выбором разработчиков.
Bu hedeflere, Tula hariç, 14 Ekim'de ulaşılması hedefleniyordu.Не найдя других целей, подлодка пришла в Мидуэй 14 августа.
Otomatik nişangah sayesinde hedef hem gündüz hem de gece belirlenip izlenebilmektedir.Предназначен для наблюдения и обнаружения целей днём и ночью.