hedef ile cümle

hedef kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Pek çok hastalıkta rol oynayan bu reseptörler çağdaş ilaçların yaklaşık %40'ının hedefidir.El 40% de los medicamentos actuales tienen como fin último la activación de estos receptores.
Rachel herkesin hedefindedir.La existencia de Rachel es una sorpresa para todos.
2005 yılında kurulması hedeflenen parti resmi anlamda kurulamadı.El proyecto de ley no tuvo éxito durante la comisión del período de sesiones de 2005.
Dünya Tuvalet Günü, insanlara bu hedefe ulaşmak için harekete geçmeleri için ilham veriyor.En este sermón Ali aconseja a la gente qué hacer a continuación.
Gençlerbirliği’ndeki ilk hedefim burada kalıcı olmak.Su principal propósito es la participación de la juventud en la comunidad.
Taylor endüstriyel verimliliği arttırmayı hedefleyen bir makine mühendisiydi.Jane es propietaria de un negocio que revende máquinas.
Çalışma çağı nüfusunun azalmasının önlenmesi hedeflenmektedir.La lucha por la disminución de los índices de embarazos tempranos.
Asya'nın oyun pazarına doğru hedeflenmektedir.Es una disciplina de los Juegos Asiáticos.
Vakfın hedefi dünya futbolu ile ilgili ayrıntılı bir arşiv oluşturmaktır.Durante la semana, se crea un nuevo programa que se especializa en fútbol.
Bu savaşın, tek hedefi Bulgaristan idi.Solo Bulgaria formó parte de este grupo.
Temel hedefi ise İslam dinini korumaktır.Su objetivo principal es dar a conocer la fe musulmana.
Ayrıca Köln'de bu hedeflerin arasındaydı.Entre estos nueve se encontraban las potencias coloniales.
Karakterini seçen oyuncuya öldürmesi gereken diğer oyuncu hedef gösterilecek.De todas maneras el jugador que maneje al personaje especial será elegido al azar.
1980'lerin başında geliştirilen NetBIOS, çok küçük ağları hedef almıştı (yaklaşık bir düzine bilgisayar).Fue desarrollado en el temprano 1980 para una red de unos doce ordenadores.
Herkes bilir ki onun hedefi dünyayı ele geçirmekti.Su principal objetivo era dominar el mundo.
Dallanma hedef belleği, atlayan dallanmanın adresini bir etiket bilgisiyle saklar.Un signo de Exclamación aparecerá encima de la cabeza del personaje cuando encuentre un objeto oculto.
Bu genişleme stratejisi Mısır'ı eline geçirmeyi de hedeflenmişti.El fin de esta política era conseguir que Egipto fuera autosuficiente.
Hedef kitlesi gençliğe yeni adım atan çocuklardır.Sus últimas novelas van más dirigidas a la juventud.
Her ikisi hedef ve metotlarında farklılık gösterirler.Las principales diferencias se producen en los objetivos y métodos de cada uno.
Bu sayede siyasi oylamaların önüne geçilmesi hedeflenmişti.Era la zona destinada a despachar los asuntos políticos.
""Hedefim yeniden Avrupa'da oynamak"".«El Sporting vuelve a Europa».
Düşman yer hedefleri T-90 tanklarından oluşur.En uso por el tanque T-90.
Bu taarruz, Yükseksırt – Cesaret Tepe hattı üzerinden Kılıçbayır’ın işgal edilmesini hedeflemektedir.Su nombre significa: Intención de ser valiente con la espada cortadora de césped.
Ancak torpido hedefini bulamadı.Le queda un solo torpedo.
Buradaki hedef, rakibin kalkanına vurmaya çalışmaktır.Lo único que hay que hacer para detenerlo es atacarlo entre los anillos de poder.
Farklı hedefleri nedeniyle gruptan ayrılmak zorunda kaldı.Su salida del país fue forzada por varios motivos.
Peki bugün Dünya Ticaret Merkezi gibi yüksek binaların ideal hedefler olduğunu kim inkar edebilir?”E chi può negare oggi che gli edifici alti come le torri del World Trade Center siano obiettivi ideali”?
Çin şu anda giderek yerli yenilikleri amaçlamakta ve kalan zayıflıkları düzeltmeyi hedeflemektedir.La Cina sta ora puntando sempre di più sull'innovazione interna e mira a riformare le restanti debolezze.
İnternet tarayıcıları, yaygın dağıtım ve kullanımları nedeniyle suçlular için özel bir hedeftir.I browser Web sono un obiettivo particolare per i criminali a causa della loro enorme diffusione e utilizzo.
Bunlara 17 adet hedef 169 spesifik amaç dahildir.Sono previsti 17 obiettivi e 169 target specifici.
Slogan 2008 Yaz Olimpiyatları'ndakiyle ayniydi, "One World, One Dream" (Bir Dünya, Bir Hedef).Lo slogan rimane lo stesso della XXIX Olimpiade, ovvero "One World, One Dream".
Sosyalizm ise milletin ana hedefi olarak belirtildi.Il socialismo venne dichiarato come principale obiettivo della nazione.
Fakat öncelikli hedef Berlin'i almaktı.Ma l'obiettivo prioritario era la cattura di Berlino.
Eylem Yöntemi, yaratıcı profesyonelleri hedefleyen üretkenlik metodolojisidir.Il metodo di azione è una metodologia di produttività che punta a professionisti creativi.
Dorothea Brooke — Büyük işler yapmayı hedefleyen akıllı, zengin bir genç kadın.Dorothea Brooke — Una giovane donna benestante e intelligente, che aspira a compiere grandi opere.
İkinci dalga ise California, Raleigh, Kaneohe ve donanma tesislerini hedeflemişti.La sua seconda ondata colpì la California, la Raleigh, la Kaneohe e le installazioni della Navy Yard.
Kullanılan diğer antiviral ilaçlar virüs yaşam döngüsünün çeşitli evreleri hedefler.Altri farmaci antivirali utilizzano come bersaglio diverse fasi del ciclo di vita del virus.
Ancak Jean'ın artık bir hedefi vardır.Nonostante ciò, Jane ha già un suo piano.
Başlangıçtaki hedef ticari marka bilgisi alışverişine yönelik XML Standardının belirlenmesiydi.L'obiettivo iniziale era la definizione dello standard XML per lo scambio d'informazioni sui marchi.
Şirketin kendisini bağımsız olarak yönetebilmesi hedefleniyor.La compagnia aerea sarà gestita in modo indipendente.
Sovyet taarruzunun iki hedefi vardı.L'offensiva sovietica aveva due obiettivi.
CEATL’ın biri iç biri dış olmak üzere iki hedefi vardır.Il CEATL persegue due tipi di obiettivi, uno interno e l'altro esterno.
Vakfın hedefi dünya futbolu ile ilgili ayrıntılı bir arşiv oluşturmaktır.La fondazione vuole costruire un archivio completo di informazioni circa il calcio di tutto il mondo.
Asıl hedefi başarılı bir muhabir olmaktı.Fu poi un giornalista di discreto successo.
Bu hedef için 19 Ocak 1971'de PLAAF pilotları seçildi.19 piloti militari furono selezionati nel Marzo 1971 a questo scopo.
Bu inhibitörlerin çoğunda bir insan enzimini hedeflenir ve patolojik bir durumun düzeltilmesi amaçlanır.Molti di essi, infatti, hanno come bersaglio enzimi umani e possono correggere alcune situazioni patologiche.
Hedefler'de herhangi bir değişiklik var mı?O hanno altri obiettivi in mente?
Bir antikorun hedefine bağlanma afinitesi olağanüstü yüksektir.L'affinità di legame di un anticorpo con il suo obiettivo è straordinariamente elevato.
AOS bu doğrultuda bir adım önde olmayı hedeflemektedir.Ba'al è un passo avanti a loro.
Bu sırada Kuveyt şehrindeki belirli hedefler de bombalandı.Tuttavia, furono colpiti anche degli obiettivi a Kuwait City.
Siyasi hedefi muhtemelen sır değildi.Questa “tattica” non fu in realtà un segreto.
Kitap, şirketlerin iş idarecilerini ve yöneticilerini hedef almaktadır.Il conflitto tra lavoratori e dirigenti d'azienda.
Çin Ulusal İnsanlı Uzay Programı, Proje 921 tanımını Proje 921-1 ile ilk önemli hedef olarak verildi.Al Programma Nazionale Cinese di volo spaziale umano fu dato il nome di Progetto 921.
Sonunda hedeflerine ulaşmışlardı.Finalmente la loro meta è raggiunta.
İyi bir sezon geçirip, Galatasaray’a dönmeyi hedefliyorum.Dopo una buona stagione, torna all'Heerenveen.
Bu hedefe muhtemelen sadece birkaç kişi ulaşabilecektir.Lo scenario può avere come obiettivi solo alcuni di questi.
Windows NT 3.5 geliştirilirken hedeflenen temel amaç, işletim sisteminin hızının arttırılmasıydı.Uno degli obiettivi dello sviluppo di Windows NT 3.5 era di aumentarne la velocità.
Slayerfest '98 adını verdikleri bu küçük çaplı katliamın hedefi Buffy ve Faith'tir.Buffy e Cordelia prendono così parte a quella che Trick chiama la Slayerfest '98.
Füze sahip olduğu yüksek uçuş hızı sayesinde hedefine çok çabuk varabilir.La velocità che il razzo ha durante il volo è molto alta.
İtdalaşına girildiğinde öncelikle hedefin arkasına geçilmeye çalışılır.Appena avverte il pericolo attacca per primo.

İlgili Sayfalar