Sonunda hazinesini bulmuştu.Він таки знайшов своє золото.
1 Temmuz 1884 yıllında ise kira bitince fabrika tekrar hazineye geçti.1 липня 1884 року завод з оренди повернувся до державної казни.
Cenazenin tüm masrafları sultanın emriyle hazineden karşılanmıştır.Платню солдати отримували із султанської скарбниці.
Fakat bu yüksek harcamaları devlet hazinesini boşalttı.Великі витрати спустошили державну скарбницю.
Lara Croft, İngiliz Arkeolog ve Hazine Avcısı dır.Лара Крофт — англійська аристократка та шукачка пригод.
Ölümünden sonra bütün malı Devlet Hazinesine intikal edildi.Після його смерті ці речі були виморочені царською скарбницею.
Farya ona Monte Kristo adasındaki hazineden söz eder.Старий розповідає йому про скарб, захований на острові Монте-Крісто.
Aynı zamanda İrlanda'nın en güzel ulusal hazinelerinden biri olarak tanınır.Вважається одним із найкрасивіших замків Ірландії.
Tüm banka hesapları hazineye aktarıldı.Судові витрати були покладені на скарбницю.
Yeraltındaki mağarada yaşar ve orada bulunan hazineyi korur.Живе всередині пагорба в очікуванні Хазяїна та охороняє скарби.
Padişahlar, bu hazineyi istedikleri şekilde kullanıyorlardı.Інші полонені лікували його там чим могли.
İspanyollar yerlilerin köylerini ve hazinelerini çok çabuk ele geçirdiler.Іспанські колонізатори швидко винищили індіанське населення.
Önce hazinedarbaşılığa yükseldi.Спочатку тиснули податками.
252 ^ Hazine-i Evrak.259; Літопис УПА.
Aynı zamanda İrlanda'nın en güzel ulusal hazinelerinden biri olarak tanınır.Je často považována za nejcennější irský národní poklad.
Hazine tamtakırdı.A bylo po pokladu.
Kilisenin en önemli yeri ise hazinedir.Nejvýznamnější památkou v kostele je Strom života.
Lari kelimesi Gürcücede hazine ya da mülkiyet anlamına gelir.Řidčeji se slovo vlastnictví používá také ve významu majetek či jmění.
Semerkand Radyo'da hafta içi her gün yayınlanan "Yitik Hazine" programını hazırlayıp sundu.Jednou týdně Paxman uvádí televizní pořady Did You See?
Tüm banka hesapları hazineye aktarıldı.Veškeré poplatky a dávky plynuly do biskupské pokladnice.
Cenazenin tüm masrafları sultanın emriyle hazineden karşılanmıştır.Jako výhru Prášilův silák pochopitelně odnesl ze sultánovy pokladnice všechno.
Trak eserleri pek çok lahit ve altın hazineyi içerir.Bilbo vejde do síní plných zlata a pokladů.
Padişah, bunun üzerine tutar hazinenin anahtarını kızına gönderir.Junek pošle Věře pro tetičce peníze.
Bolaman'da Bolaman Kalesi olarak da adlandırılan Hazinedaroğlu Konağı vardır.Do Palamédova stanu ukryl jakoby získané zlato.
Bütün Nibelungen hazinesi de onun olmuştur.V panském stavu byli také všichni Albrechtovi potomci.
Eğer bu tasfiyede sultanın iradesi varsa hazineye çok büyük miktarlarda para giriyordu.Sultán měl údajně požadovat také vysokou sumu peněz.
252 ^ Hazine-i Evrak.Z toho 252 v přídavných nádržích.
Çoban ve oğulları devlet hazinesini istedikleri gibi harcıyorlardı.I vdovy a sirotci nosili své peníze do státní pokladny.
Yeni imparatorun karşılaştığı ilk büyük sorun devlet hazinesinin boşaltılmış olmasıdır.Cea mai urgentă problemă cu care s-a confruntat noul împărat a fost lipsa de resurse în trezoreria imperiului.
Kiralar devlet hazinesine bir gelir getirdi ve bu da köprünün bakımına yardım etti.Chiriile au adus un venit la Trezoreria Statului, care a contribuit la menținerea podului.
Bakire olanı alırsan, her şeyi ile senindir, hazinedir.Toate laudele sunt pentru tine, Tu ești deținătorul cerurile și a pământului, și tot ce este în ele.
Büyük Hazine.Comoara naivă.
Bölgenin hayli zengin bir flora ve fauna hazinesi vardır.Regiunea are o bogată floră și faună.
Örneğin Amerikan Hazine tahvili en güvenilir bir yatırım araçlarından biri olarak görülmektedir.De exemplu, o legătură de Trezorerie este considerat a fi unul dintre cele mai sigure investiții.
Sonunda hazinesini bulmuştu.În cele din urmă, el a găsit cheia.
Özellikle de Thrór'un hazinesi.Tronul lui Carol.
Tapınak hâzinesini burada saklıyordu.Aici ar fi ascuns haiducii comori .
20 kuruş değerindeki mecidiyeler hazinece 19 kuruştan işleme tabi tutulur.El a renunțat la Brindisi pentru 20 de monede de aur.
Kral Krezüs (Karun) hazineleri bu devre aittir.Regatul din Krewlod aparține acestui aliniament.
Eylül 1525'te meclis, kilise hazinesinin kalanlarına da el koymayı kararlaştırdı.În septembrie 1572 Anna a decis să conteste hotărârea Curții Imperiale pentru drepturile sale financiare.
2002 yılında Rus Hazine Sandığı bugüne kadar tek bir seferde çekilen ilk uzun metrajlı filmi oldu.În 2002, Arca rusească(d) a devenit primul film de lung metraj filmat vreodată într-o singură dublă.
Bu dönemde Hazine para nakillerini genellikle posta yoluyla gerçekleştiriyordu.Prin aceste timpuri, tăriile erau folosite mai ales pe post de medicamente.
Hazine tamtakırdı.A dat-o cotită.
Yağmur ormanları dünya'nın en büyük biyolojik hazineleri biridir.Pădurile tropicale sunt unele dintre cele mai mari comori biologice ale lumii.
Nisroch, karizmatik aşçı Hazine dertte Sihirli kalenin sırrı Cehennem!Nisroch, karizmatikus szakács Kincs a bajban A mágikus vár titka Hell!
Hugh Cressingham, Edward'ın İskoçya'daki hazine görevlisi savaşta öldü.Hugh Cressingham, Edward skóciai kincstárnoka a harcban elesett.
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.A főurak a távol lévő Dózsán gúnyolódnak.
Tapınak Japonya'nın Ulusal Hazineleri'nden biridir.A szobor a Japán nemzeti kincs része.
Yaşamın en yüce gayesi en yüce hazinesi budur."Ez most a kegytemplom legnagyobb lelki kincse.
Bütün Nibelungen hazinesi de onun olmuştur.Szintén az ő szerzeménye a Niobé szoborcsoport.
Bir süre sonra hazine başkontrolörlüğüne getirildi.Utóbb a birtok a fejedelmi kincstár kezelésébe került.
Hazine müsteşarlığında maliye müfettişi olarak görev almıştır.Szakmai felügyeletét a pénzügyminiszter gyakorolja.
Dharma Budistlerin yol göstericiliğine sığındığı Üç Hazine'den biridir.A Dharma a buddhizmus három drágaságának egyike, amelyekben a buddhista gyakorló menedéket vehet.
Hiç kimse kamu hazinesinden harcama yapmasın."Ne gyűjtsetek magatoknak kincseket a földön!"
Geliri doğrudan devlet hazinesine giderdi.A pénzrontás bevételt hozott a kongó államkincstárnak.
Hazineler bir mağaradadır ve mağaranın ağzı sihir ile kapatılmıştır.A kincs egy vasajtóval elzárt barlangban rejtőzött, a szája varázslattal volt elzárva.
Hazine boştu.Kincsem körüljárt.
Bu hazineden 700 bin altın cülus bahşişi olarak Kapıkulu ocaklılarına dağıltıldı.Végrendeletileg 12 000 aranyforinttal növelte az egyház vagyonát.
Roma hazinesi burada saklanırdı.Itt hajdan római telep volt..
Özellikle de Thrór'un hazinesi.Se on Thurin sivujoki.