hazırlama ile cümle

hazırlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
21, Piyano solo, Hazırlama: 1927 Iki keman, viyolonsel ve sol elli piyano icin Suit, Op.21, pentru pian solo, compuse în 1927 Suită pentru două piane, violoncel și pian de mână stângă, Op.
Bunun nedeni, filmin tüm müziklerini elektronik birleştiricler yardımıyla hazırlamamızdı.Trebuia să fac de toate, de la alesul muzicii până la ajutatul cu scenariile.
Bundan sonra bu dört kişi gelecekte yapılacak eğlenti için planlar hazırlamaya tekrar başlarlar.Astfel, cei patru sunt nevoiți să ceară trimiterea de bani din viitor.
Biz bir eylem planı hazırlamak için anlaştık.Am căzut de acord să pregătim un plan de acțiune.
Sonbaharda kış için yiyecek depolamak ve kışlık giyecek hazırlamak ile uğraşıyorlardı.Ősszel el kellett raktározniuk a gyűjtögetett élelmet és ruházatot kellett készíteniük a télre.
Şubat 1971'de 3.albümlerini hazırlamak üzere tekrar stüdyolara döndüler.1971 februárjában visszatértek a stúdióba, hogy nekilássanak a harmadik lemez munkálatainak.
Eilis'in yaşlı ablası Rose daha iyi bir gelecek bulması için onu ABD'ye gitmesi üzerine hazırlamaktadır.Nővére, Rose rávette, hogy menjen el az USA-ba egy jobb és szebb jövő reményében.
Bir başka hazırlama türü olarak etler soğanla kavrulur, fakat didiklenmez.Mindkettőbe tehető tejföl, de az íze más lesz.
Hazırlamakta olduğu kapsamlı Kur'an Ansiklopedisi'nin ancak ilk 8 cildini tamamlayabildi.A Sequentia utolsó tételének, a Lacrimosának csupán az első nyolc üteme készült el.
Herman, Bart'ın Nelson ile savaşması ve bir savaş planı hazırlaması gerektiğini söyler.Herman háborút kezd Nelsonnal, és kiképzi Bartot egy megsemmisítő támadás végrehajtására.
Bunların yanında Nederlandse Top 40 listesini de hazırlamaktadır.Ezen kívül a dal felkerült a Dance Top 40 listára is.
Bu süreç, insanı etkin olmaya hazırlamaktadır.Azzal akarom kezdeni az évet, hogy felvidítsam az embereket.
Yemek hazırlamak.Nekiállnak reggelit készíteni.
İnsanlar, tezeği ısınmak için ya da besin hazırlamak için yakarlar.A magokat szárítsuk meg főzetek készítéséhez, vagy csíráztatás céljából.
Halen dördüncü albümü The Middle Passage'ı hazırlamaktadır.A negyedik helyezett az Intertotó-kupa selejtezőjébe kerül.
Baskıda kullanılan kalıpları hazırlamanın başlıca iki yöntemi vardır.A cipó megnyitására, illetve fogyasztására kétféle módszer van.
Lewis de kısa sürede hazırlamayacağı ve gurur duyacağı yüksek kaliteli bir albüm yapmak istiyordu.Myös Lewis itse halusi korkealaatuisen albumin, josta voisi olla ylpeä.
Kanal, programları dışarıdan satın almakta veya kendi hazırlamaktadır.Kanava sekä ostaa ohjelmia että tuottaa niitä itse.
Augustus ona büyük bir dünya haritası hazırlama görevini de verir.Hän antoi Hällströmille tehtäväksi laatia suuri Suomen kartta.
MSNBC'de yayınlanan The Rachel Maddow Show programını hazırlamaktadır.Hän pitää MSNBC-kanavalla arkipäivisin The Rachel Maddow Show -televisio-ohjelmaa.
Yemek hazırlamak.Maalataan ruokaa!.
Baskıda kullanılan kalıpları hazırlamanın başlıca iki yöntemi vardır.Asetamipridin valmistamiseen käytetään pääasiassa kahta menetelmää.
Mutfak, yemek hazırlamak için kullanılan alandır.Keittiö on ruoan valmistukseen tarkoitettu huone tai tila.
Librettist İllica libertto'yu hazırlamaya başladı.Ehdonalaisesti vapauteen lähti Krasnan alkuperäisestä ideasta.
Burada ayrıca, çok sayıda sushi hazırlama konusunda uzmanlaşmış restoranlar bulunmaktadır.Indolin valmistukseen on kehitetty myös monia synteettisiä menetelmiä.
Anafilaksi riski altında olanların bir "alerji eylem planı" hazırlamaları önerilmektedir.Τα άτομα που κινδυνεύουν από αναφυλαξία συνιστάται να έχουν ένα "σχέδιο δράσης".
Madonna'ya göre şarkı, I Am Because We Are belgeselini hazırlamasında kendisine esin kaynağı oldu.Σύμφωνα με την Μαντόνα, το τραγούδι το εμπνεύστηκαν από την παραγωγή του ντοκιμαντέρ I Am Because We Are.
Silahlanmayı denetleyecek planlar hazırlamak.Οδηγίες για την ανάληψη των όπλων.
Silahlı saldırıya karşı devletin savunmaya hazırlamak.Forberedelser for forsvaret af staten mod væbnet aggression.
Kendimizi Şampiyonlar Ligi'ne hazırlamamız lazım.Vinderen af ligaen kommer med i Champions League.
Giuseppe Verdi Macbeth liberettosunun müziğini hazırlamaya 1846-47 başladı.Verdi begyndte at komponere musikken til Macbeth i 1846-1847.
Yemek hazırlamak.Forberedelse til middagen.
Müzik yapımcılığının yanı sıra Oakenfold mixler hazırlamaktadır.Ud over musik for tasteinstrumenter komponerede han også flerstemmige korværker.
Kurucu meclis, yeni bir anayasa hazırlamak için oluşturulan bir kuruldur.Lagtinget nedsatte en særskilt komité til at udarbejde grundlovsforslaget.
Yemek hazırlamak.Om matlaging.
Bu arada kompozisyon hazırlamaya devam etti.Hun fortsatte imidlertid å komponere.
Tam bu sırada "Medea" adlı bir opera eseri hazırlamaktaydı.Han skrev blant annet operaen Medea.
Ayrıca mevcut Şili Anayasası'nın hazırlamasında yardımcı oldu.Han leverte også bidrag til Skedsmos bygdebok.
Üyelerin kendilerine özel sayfalar hazırlamasını sağlayan servistir.Bileier måtte selv få laget skiltplater.
Anafilaksi riski altında olanların bir "alerji eylem planı" hazırlamaları önerilmektedir.Seseorang yang memiliki risiko anafilaksis disarankan agar memiliki "rencana aksi alergi".
Bu arada kompozisyon hazırlamaya devam etti.Dia melanjutkan membuat komposisi.
Hazırlama işlemleri fazlaca kırmızı bir ışık altında gerçekleştirilir.Pengambilan gambar dilakukan di bawah cahaya alami.
Yarışı bitiremeyen kahvaltıyı hazırlamak zorunda kalır.Film berakhir tanpa mengungkapkan hasil perlombaan.
Ayrıca mevcut Şili Anayasası'nın hazırlamasında yardımcı oldu.Mereka juga mendukung perpanjangan masa oeprasi SLI.
Kısa süre sonra Darius yeni bir ordu ve donanma hazırlamaya girişti.Darius telah menghabiskan tiga tahun mempersiapkan tentara dan kapal untuk peperangan.
Doktor Yunanlar tarafından yakalanır ve şehri almak için bir plan hazırlaması için ona iki gün verirler.Mereka butuh waktu 6 bulan buat mempersiapkan Rotiboy hingga bisa ditawarkan ke masyarakat.
Bu yapının temel amacı Güney Avustralya için bir anayasa hazırlamaktı.Trách nhiệm chủ yếu của thể chế này là soạn thảo một hiến pháp cho Nam Úc.
Gaiseric, Basiliscus'tan barış şartlarını hazırlamak için 5 gün izin istedi.Geiseric phái ngưởi tới đề nghị Basiliscus cho phép ông có năm ngày để đưa ra các điều kiện cầu hòa.
2010 yılında başkanlık yarışı için onu hazırlamak amacıyla 2008 yılında başkanlığından istifa etti.Bà từ chức Phó tổng thống vào năm 2008 để chuẩn bị chạy đua chức vụ tổng thống vào năm 2010.
Batista'yı devirmek için hazırlanacak eğitimli bir gerilla kuvveti hazırlamayı görev edinmişlerdi.Nhiệm vụ của họ là thành lập một lực lượng du kích có kỷ luật để lật đổ Batista.
Zuniga bir tutuklama belgesi hazırlaması sırasında Carmen'i koruma altına tutmasını ister.Zuniga ra lệnh cho José canh gác cô trong khi ông viết trát bỏ tù.
Bu arada kompozisyon hazırlamaya devam etti.Hiện tại, nó vẫn đang tiếp tục định hình.
O, bunun insanları “ yeni muhteşem dünyaya” hazırlamanın ilk gerekli adımı olduğunu iddia etmiştir.彼は、「素晴らしい新世界」("wonderful new world")のために人類に「準備させる」("prepare")ことが必要な第一であると主張した。
Yarışı bitiremeyen kahvaltıyı hazırlamak zorunda kalır.レースに情熱を持たない彼女に業を煮やす。
Sonrakine hazırlama (SH): Nesneyi bir sonraki işleme hazır hale getirmek, konumlandırmak, yönlendirmek.先行(せんこう)とは、他に先んじること、先を行くこと、先に行うこと。
Araştırmacıları ve öğrencileri destekleyip eğiterek emek piyasasına hazırlama.研究者と学生の支援と育成、彼ら労働市場への就職まで援助を行います。
Geçici bir yönetim kurulu oluşturan cemiyet, tüzük hazırlamak üzere de bir komisyon kurdu.一時的な運営組織を設立した赤十字は、運営規則を設けるべくある委員会を発足させた。
Ölüm olan yerde beş gün boyunca yemek hazırlamak tabudur.天保5年、田浦にて死去。
Şu ana kadar indirgemenin zeminini hazırlamaya çalıştık, bundan sonra problemleri çevirmeye çalışacağız.そこで、潜水艦のセットを組み直し、前後に振動させられるようにした。
1997-2001 yıllarında Arnavutluk'un yeni Anayasasını hazırlama görevinden sorumlu meclis komitesinde yer aldı.1997 - 2001年,他参加起草新阿尔巴尼亚宪法的议会委员会。

İlgili Sayfalar