hazırlama ile cümle

hazırlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom annesinin akşam yemeği hazırlamasına yardım etti.Tom helped his mother prepare dinner.
Hazırlamak için biraz daha zamana ihtiyacım var.I need a little more time to prepare.
Listeyi hazırlamak için zamana ihtiyacımız var.We need time to prepare the list.
Tom Mary'nin valizini hazırlamasını bitirmesi için sabırla bekledi.Tom waited patiently for Mary to finish packing her suitcase.
Mary şimdi akşam yemeği hazırlamakla meşgul.Mary is busy preparing supper now.
Olacak şeye Tom'u hazırlamak için elimizden geleni yaptık.We did our best to prepare Tom for what was going to happen.
Hazırlamak için biraz daha zamana ihtiyacımız var.We need a bit more time to prepare.
Tom kendini hazırlamaya başladı.Tom tried to prepare himself.
Sana iyi bir yemek hazırlamak için geldim.I came to fix you a decent meal.
Çantalarımızı henüz hazırlamayalım.Let's not pack our bags just yet.
Sunumumu hazırlamak zorundayım.I have to prepare my presentation.
Resmi bir rapor hazırlamam gerekecek.I'll need to make a formal report.
2.30'a kadar raporu hazırlamak için elimden geleni yapacağım.I'll do my best to have the report ready by 2:30.
Kendini hazırlaman gerekiyor.You need to prepare yourself.
Tom henüz bavulunu hazırlamadı.Tom hasn't packed his suitcase yet.
Dan, kız kardeşinin ona bir fincan kahve hazırlamasını söyledi.Dan asked his sister to prepare him a cup of coffee.
Tom okulun onu hayata hazırlamak için az şey yaptığını söyledi.Tom said that school did little to prepare him for life.
Yolculuğum için ne hazırlamam gerektiğini düşünüyorsun?What do you think I should pack for my trip?
Sana akşam yemeğini hazırlamamı ister misin?Do you want me to make you dinner?
Sadece pilav hazırlamayı öğrenmek suşi şeflerinin iki yılını alır.It takes sushi chefs two years just to learn how to prepare rice.
Boya için bir odayı hazırlama süreçte en önemli adımdır.Preparing a room for painting is the most important step in the process.
Masayı hazırlamana yardım etmesi için erkek kardeşine seslen.Call your brother to help you set the table.
Onun davanın kesin bir raporunu hazırlaması gerekiyor.He needs to make an accurate report of the case.
Tom, Mary'nin doğum günü için özel bir akşam yemeği hazırlamak istedi.Tom wanted to prepare a special dinner for Mary's birthday.
Mary, Tom'a turta hazırlamak için sabah çok erken kalktı.Mary woke up very early in the morning to prepare a pie for Tom.
Mary'e bu gece yemek hazırlaması için izin vereceğiz.We'll let Mary prepare dinner for us tonight.
Kahve hazırlamam gerekiyor mu?Should I prepare the coffee?
Tom kendi öğle yemeğini hazırlamak için yeterli zamanını olmadığını söyledi.Tom said that he didn't have enough time to make his own lunch.
Büyük kız masayı hazırlamaya yardım etti.The older girl helped set the table.
Tom bahçeden öğle yemeği hazırlamak için Mary'nin ihtiyacı olan tüm sebzeleri aldı.Tom got all the vegetables that Mary needs to prepare lunch from the garden.
Ekibi hazırlamayı umuyorum.I'm hoping to make the team.
Bu planı hazırlaman ne kadar sürdü?How much time did it take you to come up with this plan?
Tom mutfakta Mary'nin akşam yemeği hazırlamasına yardım ediyor.Tom is in the kitchen helping Mary cook dinner.
Tom Mary'den kendisine bir sandviç hazırlamasını istedi.Tom asked Mary to make him a sandwich.
Valizimi hazırlamaya başlamalıyım.I must start packing.
Koreograflardan oluşan bir ekip, performansı hazırlamak için dansçılarla birlikte çalıştı.A team of choreographers worked with the dancers to prepare the performance.
Birinin bundan bir film hazırlaması gerekir.Somebody should make a movie out of this.
Sandviçleri hazırlamanız ne kadar sürer?How long will it take for you to prepare the sandwiches?
Masayı hazırlamalı mıyım?Should I set the table?
Sami konuşmasını hazırlamakla meşguldü.Sami was busy preparing his speech.
Yemek hazırlamakla meşguldüm.I was busy cooking dinner.
Akşam yemeği hazırlamakla meşgulüm.I'm busy cooking dinner.
Kendimizi savaş için hazırlamamız lazım.We need to prepare ourselves for battle.
Kendimizi savaş için hazırlamalıyız.We must prepare ourselves for battle.
Tom, annesinin yemek hazırlamasına yardımcı oldu.Tom helped his mother cook dinner.
Yemek hazırlamayı severim.I love to prepare food.
Tom yemek hazırlaması için Mary'yi tuttu.Tom hired Mary to cook for him.
Tom'dan PowerPoint sunumu hazırlaması istendi.Tom was asked to prepare a PowerPoint presentation.
Tom'dan on dakikalık bir sunum hazırlaması istendi.Tom was asked to prepare a ten-minute presentation.
Bana salata hazırlamayı öğret.Teach me how to make a salad.
Yedinci Gün Adventistleri, İsa'nın gelişine dünyayı hazırlamayı hedefleri olarak görüyor.SDA-people consider it their goal to prepare the world for the coming of Jesus Christ.
Raporu hazırlamaktan o sorumlu.She's responsible for preparing the report.
Bunu ayın yirmisine kadar hazırlamamız gerekiyor.We need to have this ready by the twentieth.
Özel bandajlar gıda hazırlama görevlileri tarafından kullanılır.Special bandages are used by food preparation workers.
Ancak Krüger, Amerikan dolarlarını hazırlamak için yeni bir operasyon yapmayı başardı.However Krüger succeeded in establishing a new operation to forge American dollar notes.
Bu yapının temel amacı Güney Avustralya için bir anayasa hazırlamaktı.The main responsibility of this body was to draft a constitution for South Australia.
Graf alkolsüz içecekler hazırlamaya devam etti, ancak en çok hatırlanan kök birası idi.Graf continued to brew soft drinks, but it's his root beer that is remembered the most.
Vali, Woodbury'i topyekün savaşa hazırlamaktadır.The Governor is readying Woodbury for total war.
Kont Opizio dört gün içinde yeni bir opera eseri hazırlamasına sipariş verir.Count Opizio contracts a new opera to be written to be ready in four days.
Bilgisayar destekli taslak hazırlama için özel vektör editörleri kullanılır.Special vector editors are used for computer-assisted drafting.

İlgili Sayfalar