hazırlama ile cümle

hazırlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ziyaretçi için bir oda hazırlaman gerekir.You should prepare a room for the visitor.
Bir stratejiyi özenle hazırlamak için ara verelim.Let's take time out to elaborate a strategy.
Bayan West kahvaltı hazırlamakla meşgul.Mrs. West is busy getting breakfast ready.
Akşam yemeği hazırlamak zorunda mısın?Do you have to make dinner?
Senin, derslerine hazırlaman gerekir.You should prepare your lessons.
Kahvaltıyı hazırlamalıyım.I must get the breakfast ready.
Onların sabah kahvaltısını hazırlamalıyım.I must prepare their breakfast.
Eve vardıktan sonra derhal bir yemek hazırlamaya girişti.Upon arriving home, he immediately set about preparing a meal.
O misafirleri için akşam yemeği hazırlamakla çok meşguldü.She was very busy preparing dinner for her guests.
O şimdi akşam yemeği hazırlamakla meşgul.She is busy preparing supper now.
O benim bavulumu hazırlamama yardımcı oldu.She helped me pack my suitcase.
O her sabah annesinin mutfakta kahvaltı hazırlamasına yardım eder.Every morning she helps her mother to prepare breakfast in the kitchen.
Annem akşam yemeği hazırlamanın zamanı olduğunu belirtti.Mother mentioned that it was about time to prepare supper.
Annem sofrayı hazırlamamı rica etti.My mother asked me to set the table.
Annem akşam yemeğini hazırlamakla meşguldü.Mother was busy getting ready for dinner.
Resmî bir konuşma hazırlamana gerek yok.You don't need to prepare a formal speech.
Resmî bir konuşma hazırlamana gerek yoktur.There's no need for you to prepare a formal speech.
Çin seyahatin için çantalarını hazırlamayı bitirdin mi?Have you finished packing your bags for your trip to China?
Avukatın vasiyetimi hazırlamasını istedim.I asked the lawyer to make out my will.
Tom başvuru sahibine özgeçmişini yeniden hazırlamasını tavsiye etti.Tom advised the job applicant to redo her resume.
Tom raporu hazırlamakla sorumludur.Tom is responsible for preparing the report.
Soruları önceden hazırlamak senin yararına olur.It would be to your advantage to prepare questions in advance.
David gelmeden önce, Samantha masayı hazırlamaya başladı.Before David arrived, Samantha started to set the table.
Lezzetli yemeklerinizi hazırlama zahmetine girdiğiniz için teşekkür ederim.Thank you for taking the trouble to prepare your delicious meals.
Öğretmen bana konuşmamı hazırlamak için daha çok zaman harcamam gerektiğini söyledi.My teacher told me that I should have spent more time preparing my speech.
En kötüsü için kendinizi hazırlamalısınız.You must prepare yourself for the worst.
Tom'un valizini hazırlamasına yardım eder misin?Could you help Tom pack his suitcase?
Mary Tom uyanmadan önce kahvaltı hazırlamayı bitirmek istedi.Mary wanted to finish making breakfast before Tom woke up.
Tom Mary'nin masayı hazırlamasına yardım etti.Tom helped Mary set the table.
Lütfen yemeği hazırlamama yardım et.Please help me prepare the food.
Ben kahvaltı hazırlamak zorundayım.I have to prepare the breakfast.
O dün gece valizini hazırlamayı bitirdiğinden dolayı bu sabah erken hazırlanabildi.She was able to be ready early this morning, because she finished packing last night.
Mary Tom'dan bilgisayarı kapatmasını ve akşam yemeği hazırlamasını istedi.Mary asked Tom to turn off the computer and prepare dinner.
En azından masayı hazırlamaya yardım edeyim.At least let me help set the table.
Annem akşam yemeğini hazırlamakla meşgul.My mother is busy preparing supper.
Bu işi son teslim tarihinden önce hazırlamalısın.You must prepare that work before the deadline.
Biz bir strateji hazırlamak için anlaştık.We agreed to elaborate a strategy.
Biz bir eylem planı hazırlamak için anlaştık.We agreed to elaborate an action plan.
Beni bunun için hazırlamadın.You didn't prepare me for this.
Hazırlamanı istiyorum.I want you to be prepared.
Hazırlamanızı istiyorum.I want you to be prepared.
Tom'un bana kahvaltı hazırlamasını istiyorum.I want Tom to make me breakfast.
Tom aile için kahvaltı hazırlamakla meşgul.Tom is busy making breakfast for the family.
Hazırlamalı mıyım?Should I make something up?
Tom bavul hazırlamaya devam etti.Tom kept packing.
Tom'u okul için hazırlamalıyım.I've got to get Tom ready for school.
Bildiğim kadarıyla, ben bir aşçıyım. Yaptığım tek şey yemek hazırlamak.As far as I go, I'm a cook. The only thing I do is prepare the food.
Tom kendine bir içki hazırlamaya başladı.Tom began fixing himself a drink.
Ben bir konuşma hazırlamadım.I didn't prepare a speech.
Akşam yemeğini hazırlamaya gideceğim.I'll go get dinner ready.
Tom akşam yemeği hazırlamaya başladı.Tom began fixing dinner.
Ben uyandım ve kahvaltımı hazırlamak niyetindeyim.I've woken up and I intend to prepare my breakfast.
Masayı hazırlamak için kimin sırası?Whose turn is it to set the table?
O, yemek hazırlamayı sever.She loves cooking.
Masayı hazırlamam gerekiyor mu?Do I need to set the table?
Kendinizi savaş için hazırlamalısınız.You must prepare yourselves for battle.
Akşam yemeği hazırlama zamanı.It's time to prepare dinner.
Tom akşam yemeğini hazırlamaya başlıyor.Tom is starting to get dinner ready.
Mary annesinin akşam yemeği hazırlamasına yardım etti.Mary helped her mother prepare dinner.
Masayı hazırlamak Mary'nin sadece birkaç dakikasını aldı.It only took Mary a few minutes to set the table.

İlgili Sayfalar