Ana içeriğe geç
Sözlük

hazır ile cümle

hazır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Keiichi, tempura hazır, bir tabak getir.Keiichi, the tempura's done, so bring a plate.
Bir bardak daha çay iste misin? Az önce sana bir tane hazırladım!You want another cup of tea? I've just made you one!
Hazır mısın?Are you ready?
Haziran ayının başında Toronto'ya geldim.I came to Toronto at the beginning of June.
İngilizce derslerine hazırlanmak için fazla vakit harcamıyorum.I don't spend much time preparing for English classes.
İngilizce sınavı için hazırlanmak zorundayım.I have to prepare for the English test.
Ağabeyim bizim için bütün hazırlığı yaptı.My older brother did all the preparation for us.
Ağabeyim bizim için tüm hazırlıklarını yaptı.My older brother made all the preparations for us.
Steve Miller Band, 2010'un Haziranında yeni bir albüm yayınladı.The Steve Miller Band released a new album in June of 2010.
Amerika'da hazır yemek tüketimi 1977-1995 yılları arası üç katına çıktı.In America, the consumption of fast-food has tripled between 1977 and 1995.
Ağaç her an düşmeye hazırdı.The tree was ready to fall at any moment.
Yemek henüz hazır değil.The food's not ready yet.
Eylül, nisan, haziran ve kasım'ın 30 günü vardır.Thirty days has September, April, June and November.
Gitmeye hazır olduğunda beni ara.Call me when you are ready to go.
Gitmeye hazır mısın?Have you finished?
Henüz hazır değilim.I am not ready yet.
Ben hazırım.I am ready.
Geçen hazirandan beri ondan haber almadım.I haven't heard from him since last June.
Haziranda gidebilmeyi umuyorum.I hope to be able to go in June.
Bugün Muiriel'in doğum günü olan 18 Haziran!Today is June 18th, the birthday of Muiriel!
Ben en kötüsüne hazırım.I am prepared for the worst.
O sınava hazırlanıyor.He is preparing for the test.
Akşam yemeği hazır mı?Is dinner ready?
Yarın için her şey hazır mı?Is everything arranged for tomorrow?
Karım bu mutfakta çok iyi yemekler hazırlar.My wife prepares very good meals in this kitchen.
Bu yılki Olimpiyat oyunlarına hazırlanıyor.She is preparing to the Olympic Games this year.
Aşçı her gün farklı yemekler hazırlar.The cook prepares different dishes every day.
Et henüz hazır değil.The meat's not ready yet.
Resmî bir konuşma hazırlamana gerek yok.You don't need to prepare a formal speech.
Resmî bir konuşma hazırlamana gerek yoktur.There's no need for you to prepare a formal speech.
Bu silme için hazır.This one is ready for deletion.
Hazır aklıma gelmişken, gerçekten bir cep telefonuna ihtiyacım var.Come to think of it, I really need a cellphone.
Bizim için harika bir yemek hazırladı.She prepared a wonderful meal for us.
Annem öğle yemeğini hazırladı.My mother prepared our lunch.
Kadın hazır.The woman is ready.
İş yarın hazır olmalı.The work should be ready tomorrow.
Hazırlan! Yarın son gün.Get ready! Tomorrow is the last day.
O, evde dinleniyor ve sınav için hazırlanıyor.He's at home resting and preparing for the exam.
Annem masayı hazırladı.My mother set the table.
Toplantıda hazır değildim.I wasn't present at the meeting.
Çin seyahatin için çantalarını hazırlamayı bitirdin mi?Have you finished packing your bags for your trip to China?
Ben zaten hazırım.I'm already ready.
Biraz bekle. Senin için bir şey hazırlayacağım.Wait a bit. I'll prepare some for you.
O, 24 Haziran'da gelecek.He will come on June 24th.
O her zaman bir şey tartışmak için hazır görünüyordu ve çok hoşgörülüydü.He always appeared to be ready to discuss anything and was very tolerant.
21 Haziran, 1974'te Jose son kez Liliana ile birlikte kahvaltı yaptı.On June 21st, 1974, José had breakfast with Liliana for the last time.
Evim iki ay önce hazırdı.My house was ready two months ago.
16 Haziran'daki toplantı için işte son gündem.Here is the final agenda for the meeting on June 16th.
Saat sekizde iş için hazır olacağım.At eight o'clock I will be ready for work.
Avukatın vasiyetimi hazırlamasını istedim.I asked the lawyer to make out my will.
Taze kahve bir dakika içinde hazır olacak.Fresh coffee will be ready in a minute.
Tom başvuru sahibine özgeçmişini yeniden hazırlamasını tavsiye etti.Tom advised the job applicant to redo her resume.
Onlar sağlık hizmetleri için bir yasa tasarısı hazırladılar.They've written a bill for health care.
Mary diplomasını haziranda alacak.Mary will get her degree in June.
Kitap şimdi yayın için hazır.The book is now ready for publication.
Bankalar önümüzdeki durgunluk için nasıl hazırlanabilirler?How can banks prepare for the next recession?
Tom raporu hazırlamakla sorumludur.Tom is responsible for preparing the report.
Karım ve ben emekli olmak için hazırlanıyoruz.My wife and I are preparing to retire.
İnsanlar fırtına için hazır değildi.People were not prepared for the storm.
Bu soğuk hava haziran için olağan değil.This cold weather isn't usual for June.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod