O, çok kısa bir sürede yemeği hazırladı.She prepared the meal in a very short time.
Ailesi için sağlıklı yemekler hazırlar.She prepares wholesome meals for her family.
O şimdi akşam yemeği hazırlamakla meşgul.She is busy preparing supper now.
O başı belada olan insanlara yardım etmek için her zaman hazır.She was always ready to help people in trouble.
Bir yürüyüş için çocukları hazırladı.She got the children ready for a walk.
O benim bavulumu hazırlamama yardımcı oldu.She helped me pack my suitcase.
O bize bir aperatif hazırladı.She fixed us a snack.
Sınav için hazırlanmakla meşgul.She is busy preparing for the examination.
O, kaderi ile yüzleşmeye hazırdı.She was ready to face her fate.
O, üniversite için hazırlanıyor.She is preparing for college.
O öğle yemeği için hazırdı.She got ready for lunch.
Kahvaltı için masayı hazırlar.She lays the table for breakfast.
O, kahvaltı hazırlıyor.She is getting breakfast ready.
O her sabah annesinin mutfakta kahvaltı hazırlamasına yardım eder.Every morning she helps her mother to prepare breakfast in the kitchen.
Akşam yemeği için hazırlanmalı.She's got to get ready for dinner.
O yolculuk için hazırlanmakla meşgul.She is busy preparing for the trip.
Acil bir durum için hazırlıklı olmalısın.You must be prepared for an emergency.
Miyuki parti için masayı hazırladı.Miyuki set the table for the party.
Acil durumlar için hazır olmalısın.You should be prepared for emergencies.
Babam seyahatine hazırlanmakla meşguldür.My father is busy getting ready for his trip.
Banyonu hazırladım.I have prepared your bath.
Askerler ülkeleri için ölmeye hazırdı.The soldiers were ready to die for their country.
Askerler savaşa hazır.The soldiers are ready for battle.
Annemin hazırladığı akşam yemeğinden hoşlandık.We enjoyed the dinner my mother prepared.
Anne öğle yemeği hazırlıyor.Mother is preparing lunch.
Annem akşam yemeği hazırlamanın zamanı olduğunu belirtti.Mother mentioned that it was about time to prepare supper.
Annem bize öğle yemeği hazırladı.Mother prepared us lunch.
Annem beni kötü haber için hazırladı.My mother prepared me for the bad news.
Annem sofrayı hazırlamamı rica etti.My mother asked me to set the table.
Annem bana öğlen yemeği hazırladı.Mother prepared lunch for me.
Anne yemek için sofrayı hazırladı.Mother set the table for dinner.
Annem akşam yemeğini hazırlamakla meşguldü.Mother was busy getting ready for dinner.
Annem akşam yemeği hazırlıyor.Mother is preparing supper.
Anne akşam yemeği hazırlıyor.Mother is preparing dinner.
İngilizce test için hazırlanmak zorundayım.I have to prepare for the test in English.
Ben seyahat için hazırlanmakla meşgulüm.I'm busy preparing for the trip.
Kız kardeşim kahvaltı hazırlayacak.My sister will prepare breakfast.
Yarın gitmek için hazır olabilir misin?Can you be ready to leave tomorrow?
Yarınki dersler için hazırlık yapmalısın.You should prepare for tomorrow's lessons.
Yarın için her şeyi hazırladın mı?Did you get everything ready for tomorrow?
Biz yarına kadar parti hazırlıklarını bitirmek zorundayız.We have to finish preparations for the party by tomorrow.
Sizin ilacınız hazır.Your medicine is ready.
Ben akşam yemeği için sashimi hazırlayacağım.I'll prepare sashimi for dinner.
Akşam yemeğinin hazır olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if dinner is ready.
Akşam yemeği hazır olmak üzeredir.The dinner is almost ready.
Akşam yemeği hazır, bu yüzden istediğimiz zaman yiyebiliriz.Dinner is ready, so we can eat whenever we want.
Akşam yemeği için hazır mısınız?Are you ready for dinner?
Senin için akşam yemeği hazırlayayım.Let me fix dinner for you.
Sana akşam yemeği hazırlayayım mı?Shall I fix you supper?
Zar zor hazırlandım.I was hardly prepared.
Dikkatli hazırlıklar başarıyı garantiler.Careful preparations ensure success.
Yolculuğuna başlamaya hazır mısın?Are you ready to start your journey?
Yolculuk için hazırlan.Please prepare for the trip.
Yolculuk için hazır mısınız?Are you ready for the trip?
Yolculuk için hepiniz hazır mısınız?Are you all set for the trip?
Yolculuk için her şeyini hazırladın mı?Are you all set for the trip?
Haziranda her gün yağmur yağar.In June, it rains day after day.
Söz açılmışken, bugün 8 haziran- karımın doğum günüBy the way, today is the 8th of June — my wife's birthday.
Yarın için hazırlanmakla meşgulüm.I'm busy getting ready for tomorrow.
Biz neredeyse hazırlıkları bitirdik. Bir şekerleme yapmaya ne dersin?We've nearly finished preparations. How about taking a nap?