Ana içeriğe geç
Sözlük

hazır ile cümle

hazır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Umulmayan şeyden korkma ama kendini buna hazırla.Do not fear the unexpected, but be prepared for it.
Sana sıcak bir yemek hazırlayayım mı?Shall I prepare you a warm meal?
En kötüsü için hazırlanmalısın.You should prepare for the worst.
Simone, lütfen gidin ve masayı hazırlayın.Simone, please go and set the table.
Soruları önceden hazırlamak senin yararına olur.It would be to your advantage to prepare questions in advance.
Ona doğum gününde bir sürpriz yapmak için, ben harika bir pasta hazırladım.In order to give him a surprise on his birthday, I prepared a fantastic cake.
David gelmeden önce, Samantha masayı hazırlamaya başladı.Before David arrived, Samantha started to set the table.
Seninle tartışacak zamanım yok; yemek hazırlıyorum.I don't have time to argue with you; I'm preparing the food.
Yarın babam benim için lezzetli bir yemek hazırlayacak.My father is going to prepare some delicious food for me tomorrow.
Sipariş vermeye hazır olduğunuzda lütfen bana bildirin.Please let me know when you are ready to order.
Milli kurtarma ekipleri beklemede Japonya'ya uçmaya hazır.National rescue teams are on standby ready to fly to Japan.
Onlar eylem için hazırdı.They were ready for action.
1944'ün Haziranında Roma'yı ele geçirdiler.They captured Rome in June of 1944.
Haziranın sonuna kadar, onlar oy vermeye hazırdı.By the end of June, they were ready to vote.
Olası saldırılar için hazırlanmaya başladılar.They began to prepare for possible hostilities.
1778 ilkbaharında tekrar savaşmaya hazırdılar.By the spring of 1778, they were ready to fight again.
Onun adamlarını savaşa hazırlanmak için zamanı vardı.He had time to prepare his men for battle.
Washington'a taşınmak için hazırlıklar yapılması gerekiyordu.Preparations had to be made for the move to Washington.
Şiddetli bir savaş daha başlamaya hazırdı.Another fierce battle was ready to begin.
Papanın adamlarından çoğu savaş için hazır değildi.Many of Pope's men were not prepared for battle.
Kanada da savaş için hazırlanmaya başladı.Canada, too, began to prepare for war.
Amerika Birleşik Devletleri donanması, savaş için hazır değildi.The United States navy was not ready for war.
Amerikan Donanması savaşmaya hazırdı.The American Navy was ready to fight.
Jefferson planından vazgeçmeye hazır değildi.Jefferson was not ready to give up his plan.
İsyancı kuvvetler döğüşmek için hazırlandı.Rebel forces prepared to fight.
Jacob Coxey en kötüsü için hazırdı.Jacob Coxey was ready for the worst.
Binbaşı Anderson savaşı durdurmaya hazırdı.Major Anderson was ready to stop fighting.
12 Haziran 1998'den beri Kylie Minogue'a inanırım.I've believed in Kylie Minogue since June 12, 1998.
2012 yılı için hazır mısın?Are you ready for the year 2012?
O, her zaman hazırdır.He is always prepared.
Tom'un açıklaması özenle hazırlanmış.Tom's explanation is very elaborate.
Lezzetli yemeklerinizi hazırlama zahmetine girdiğiniz için teşekkür ederim.Thank you for taking the trouble to prepare your delicious meals.
Otuzlu yıllardan beri bu, haziranın en kurak ayı.This is the driest month of june since the thirties.
Brezilya ordusu saldırı için hazır.The Brazilian army got ready for the attack.
O akşam yemeği hazırlıyor.She is making dinner.
Haziran'da ayrıldığın zaman seni çok özleyeceğim.I'll miss you so much when you leave in June.
Sınava hazırlanıyorlar.They are studying for the test.
O hazır olur olmaz beni çağır.As soon as she is ready, give me a call.
Benim favori grubumla görüşme yapmaya hazırlanıyorum.I'm preparing to interview my favorite group.
O, onun bütün parasını ona geri vermeye hazırdı.She was ready to give him back all his money.
O, evi temizlemeye yardım etmek için hazırdı.She was ready to help him with cleaning the house.
O, arabayı yıkamada ona yardım etmeye hazırdı.She was ready to help him with washing the car.
Annem mutfakta yemek hazırlıyor.Mom is preparing a meal in the kitchen.
Onlar Fransa'da bu balığı nasıl hazırlıyorlar?How do they prepare this fish in France?
Taro, yemek hazır.Taro, dinner is ready.
O, yarınki mülakat için hazır.She is prepared for the interview tomorrow.
Öğretmen bana konuşmamı hazırlamak için daha çok zaman harcamam gerektiğini söyledi.My teacher told me that I should have spent more time preparing my speech.
Öğrenci öğrenmeye hazır olduğu zaman, öğretmen çıkagelir.When the pupil is ready to learn, a teacher will appear.
Magdalena ve Lech, Lehçe sınavlarına hazırlanıyorlar.Magdalena and Lech are preparing for their Polish exams.
Benim doğum günüm 12 Haziran. Magdalena, benimle aynı günde ve yılda doğdu.My birthday is June 12. Magdalena was born on the same day and year as me.
Avrupa Balık Haftası, 4 Haziran'da başlar.European Fish Week starts on June 4th.
Yarın için hazırlıklarını tamamladın mı?Have you completed your preparations for tomorrow?
Kasırgalar genellikle haziran ayında meydana gelirler.Hurricanes usually occur in June.
Akşam yemeği şimdiye kadar muhtemelen hazırdır.Dinner is probably ready by now.
Az önce kalktım. Hazırlanmam için bana birkaç dakika ver.I just got up. Give me a few minutes to get ready.
Birkaç dakika içerisinde hazır olacağım.I'll be ready in a few moments.
Eğer süpermarkete gitmezsem bu akşam yiyecek herhangi bir şey hazırlayamayacağım.If I don't go to the supermarket, I won't be able to prepare anything to eat this evening.
Annem ebeveynliğe tamamen hazır olmak için yapabileceğimiz bir şey olmadığını söyledi.My mother said there was nothing I could do to completely prepare for parenthood.
Hazır ya da değil, işte geliyorum.Ready or not, here I come.
Hazır olsan da ya da olmasan da, sınav on dakika içinde başlar.Ready or not, the exam begins in ten minutes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod