Hayrettin Çavuş'un mezar taşı.Похороны Адмирала Дрейка Придворный Шут.
Herkes hayrete düşmüştür.Все поражены.
Sevgilim Ahmet Yıldız’ın katillerinin yakalanmamış olması hayret vericidir.Получить Звезду Героя Дмитрию Карповичу было не суждено.
Gerçek adı Hayrettin olmasına rağmen, Hayri adıyla tanındı.Кто бы ни скрывался под этим именем, его талант был поистине велик.
Hayrettin Dural'ın ölümünün ardından dernek işlevini yitirdi.Мнения относительно того, кто должен занять парфянский трон после убийства Вардана, разделились.
Burada hayretle Adam'ın bir ABD hükümet görevlisi olduğunu, asıl adının da Brian Cruikshank olduğunu öğrenir.يخبرها آدم أن اسمه الحقيقي يدعى بريان كروكشانك، وأنه المفوض الحكومي المسؤول عن استعادة الطوابع.
En hayret verici şey idi...Foi a coisa mais incrível ...
Kurt, hayrete düşer.Winona , você é incrível.
Yapılan gösteriyi izleyenler hayretler içinde kalırlar.De mensen die naar het optreden luisteren zijn laaiend enthousiast.
Bu durum cepheyi ziyarete gelen heyetleri hayretler içinde bırakacaktır.In dit verhaal maken de begijntjes hun debuut in de reeks.
En hayret verici şey idi...Prawda nas jeszcze zadziwi...
Herkes hayrete düşmüştür.Wszyscy są pełni podziwu.
Hayretî (d. ? - ö.What's PRIDE? (ang.). .
Adı, şarkının sözlerinde geçen Hayretler içindeyim, tüm ev yolunda kızarıyorum. 'dan esinlenilmiştir.Jego głos słychać między innymi w takich piosenkach jak Biegnę, Wierzę w siebie.
Gerçek adı Hayrettin olmasına rağmen, Hayri adıyla tanındı.W zamian za oddanie jej, usłyszała jego prawdziwe imię.
Kurt, hayrete düşer.Jag tror på underverk.
Bir mektuptan anlaşılana göre Augustus, Claudius'un konuşmasının netliği karşısında hayrete düşmüştü.Enligt ett brev överraskades Augustus av Claudius retoriska skicklighet.
Hayrettin Çavuş'un mezar taşı.Den okände soldatens grav.
Onun cesaretine hayret ettiler.Вони були вражені його мужністю.
Bir mektuptan anlaşılana göre Augustus, Claudius'un konuşmasının netliği karşısında hayrete düşmüştü.Augustus v jednom dopise Livii vyjádřil údiv nad překvapivě dobrou úrovní Claudiovy rétoriky.
Eski şehir tarafındaki kule, dünyada en hayret uyandırıcı Gotik tarzı yapı olarak sık sık vurgulanır.Turnul din Orașul Vechi este considerat una dintre cele mai uimitoare clădiri civile în stil gotic din lume.
Tekniği kesinlikle hayret vericiydi.Tehnica lui a fost cu siguranţă impresionantă.
Tekniği kesinlikle hayret vericiydi.Tehnica lui a fost cu siguranţă uluitoare.
Ancak bu varılan sonuç hayret verici de olmalıdır.Így az eredmény már előreláthatóan is kitűnő.
Herkes hayrete düşmüştür.Mindenki meglepődik.
Hayret etti.Elcsodálkoztam.
Bir mektuptan anlaşılana göre Augustus, Claudius'un konuşmasının netliği karşısında hayrete düşmüştü.Athenodoros szerint Augustust meglepte Claudius szónoki tehetsége, komoly reményeket fűzött hozzá.
Ben hayrete düştüm.Olen sanaton.
En hayret verici şey idi...Se oli mitä ihmeellisin juttu...
Herkes hayrete düşmüştür.Kaikki ovat ihmeissään.
Ancak metnin Arapça baskılarının hayret verecek derecede yanlış basılmış olduğu ortaya çıkmıştır.Näin Parmenideen todellinen viesti on heidän mielestään ymmärretty väärin.
Ben hayrete düştüm.Olen sanaton.
Herkes hayrete düşmüştür.Alle fik kongenavn.
Köyü adı: Hasan Hayrettin'den gelir.Navnet Haßlach kommer fra Hasselbusken.
Kadı hayret ederek, mahkemeyi hacıların dönüşüne bıraktı.Stammerådet undsagde drabet og bekendtgjorde, at de ville retsforfølge jægerne i stammeforsamlingen.
Hayrettin Çavuş'un mezar taşı.Den ukjente soldats grav.
Kadı hayret ederek, mahkemeyi hacıların dönüşüne bıraktı.Det var altså grunnen til at djevelen unnlot å ekspedere kunden.
Bu durum cepheyi ziyarete gelen heyetleri hayretler içinde bırakacaktır.Mata hatinya yang mengarah ke alam gaib (alam di luar dunia) terbuka.
Gerçek adı Hayrettin olmasına rağmen, Hayri adıyla tanındı.Bà không được ghi lại tên thật, nhưng rất nổi tiếng với cái tên dã sử là .
Bayırın tepesine çıktıklarında ise hayretler içinde kaldılar.また掴まっている時はBGMが追加された(パワーフラワーを取った時の音楽の編曲が流れる)。
Doğum tarihi bilinmese de Hayreti'nin Vardar'da doğduğu bilinmektedir.出生は謎でハーデスも知らない。
Burada insanı hayrete düşüren bir husus vardır.人を驚かせるような見出しをつける。
Hayretle karşılıyorum."臣敢妄對』。
Kurt, hayrete düşer.寇至,出奇殲之。
Eski şehir tarafındaki kule, dünyada en hayret uyandırıcı Gotik tarzı yapı olarak sık sık vurgulanır.老城桥塔经常被认为是世界上最令人惊讶的世俗哥特式建筑之一。
Hayrettin Bey bunun üzerine çalışmalara başladı.鷹森大臣開始為此做準備。
Herkes hayrete düşmüştür.모두들 놀랐다.
Kadı hayret ederek, mahkemeyi hacıların dönüşüne bıraktı.고종은 이를 가상히 여겨 법민에게 태부경(太府卿)이라는 벼슬을 내렸다.
Kraliçe, Süleyman'ın bilgeliği ve serveti karşısında hayrete düştü ve Süleyman'ın tanrısına dua etti.Тя била силно впечатлена от мъдростта и богатството на Соломон и благословила неговия Бог.
Eski şehir tarafındaki kule, dünyada en hayret uyandırıcı Gotik tarzı yapı olarak sık sık vurgulanır.Staromestská mostná veža je často opisovaná ako jedna z najúžasnejších svetských gotických stavieb na svete.
Herkes hayrete düşmüştür.Prekvapilo to všetkých.
Osman (1910-1911) Rauf Hayrettin Paşa'dan.Budimpešta, 1910-1911. (v nemščini) Grazer philosophische Disputationen von Péter Pázmány.
Hayret verici bulgu, 2007 yılında uluslararası bir ekip tarafından yapıldı.Izdan je bil leta 2007 pri založbi Genija.
Hayrettin Bey bunun üzerine çalışmalara başladı.Bet čia D. Bronšteinas pradeda daryti stebuklus.
En hayret verici şey idi...Mu meelest oli see rumal ...
Hayret etti.Sind üllatas see.
12, onun gibi bir şeydi. (AA: Hayret verici.)12, משהו כזה (אלן: זה מדהים)
80"li yılların başlarında hayret verici bir görev aldım;80년대 초반에, 저는 정말 놀라운 과제를 수행하고 있었습니다.
80"li yılların başlarında hayret verici bir görev aldım;A comienzos de 1980, me dieron una misión realmente sorprendente
80"li yılların başlarında hayret verici bir görev aldım;Dans les années '80, on m'avait confié une mission étonnante