Ana içeriğe geç
Sözlük

hayret ile cümle

hayret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Japonya'dan Shinya Yamanaka ve Birleşik Devletler'den Jamie Thompson, hayret verici bir buluşa imza attı.Shinya Yamanaka từ Nhật Bản và Jamie Thompson từ Mỹ, đã có một phát minh thật đáng ngạc nhiên.
Japonya'dan Shinya Yamanaka ve Birleşik Devletler'den Jamie Thompson, hayret verici bir buluşa imza attı.Shinya Yamanaka van Japan en Jamie Thompson van de Verenigde Staten, een verbazingwekkende ontdekking.
Japonya'dan Shinya Yamanaka ve Birleşik Devletler'den Jamie Thompson, hayret verici bir buluşa imza attı.Shinya Yamanaka z Japonii i Jamie Thompson ze Stanów Zjednoczonych, zrobili zdumiewające odkrycie.
Japonya'dan Shinya Yamanaka ve Birleşik Devletler'den Jamie Thompson, hayret verici bir buluşa imza attı.Shinya Yamanaka z Japonska a Jamie Thompson z USA učinili udivujúci objav.
Japonya'dan Shinya Yamanaka ve Birleşik Devletler'den Jamie Thompson, hayret verici bir buluşa imza attı.Shinya Yamanaka z Japonska a Jamie Thompson z USA, udělali ohromující objev.
Japonya'dan Shinya Yamanaka ve Birleşik Devletler'den Jamie Thompson, hayret verici bir buluşa imza attı.Шиния Яманака из Японии и Джейми Томпсон из США, сделали поразительное открытие.
Japonya'dan Shinya Yamanaka ve Birleşik Devletler'den Jamie Thompson, hayret verici bir buluşa imza attı.Шиния Яманака от Япония и Джейми Томсън от Съединените Щати, направиха удивително откритие.
Japonya'dan Shinya Yamanaka ve Birleşik Devletler'den Jamie Thompson, hayret verici bir buluşa imza attı.Шинія Яманака з Японії і Джеймі Томпсон з США, зробили вражаюче відкриття.
Japonya'dan Shinya Yamanaka ve Birleşik Devletler'den Jamie Thompson, hayret verici bir buluşa imza attı.שיניה ימנקה מיפן וג'יימי תומפסון מארה"ב גילו תגלית מדהימה.
Japonya'dan Shinya Yamanaka ve Birleşik Devletler'den Jamie Thompson, hayret verici bir buluşa imza attı.شينيا ياماناكا من اليابان و جامي تومسون من الولايات المتحدة، قاما بإكتشاف مذهل.
Japonya'dan Shinya Yamanaka ve Birleşik Devletler'den Jamie Thompson, hayret verici bir buluşa imza attı.アメリカにいるジェイミー・トンプソン氏が 目覚ましい発見をしました 成人から採取した
(Kahkahalar) Akademiler hakkında sizi hayrete düşürüyor değil mi?(Risate) Vi fa riflettere sul mondo accademico, vero?
Ki bu da, ameliyatın son çare olması gerektiğini düşündüğünüzde gerçekten hayret verici bir sayıdır.Acesta este un număr uimitor când te gândești că se recurgea la chirurgie doar în ultimă instanță.
Ki bu da, ameliyatın son çare olması gerektiğini düşündüğünüzde gerçekten hayret verici bir sayıdır.C'est un nombre étonnant, la chirurgie étant sans doute utilisée en dernier recours.
Ki bu da, ameliyatın son çare olması gerektiğini düşündüğünüzde gerçekten hayret verici bir sayıdır.Che è un numero sorprendente, se si pensa che la chirurgia doveva essere l'ultimo rimedio.
Ki bu da, ameliyatın son çare olması gerektiğini düşündüğünüzde gerçekten hayret verici bir sayıdır.Co jest zadziwiającą liczbą, wiedząc, że taka operacja musiała być wówczas środkiem ostatecznym.
Ki bu da, ameliyatın son çare olması gerektiğini düşündüğünüzde gerçekten hayret verici bir sayıdır.Das ist eine erstaunliche Zahl, wenn man bedenkt, dass eine Operation der letzte Ausweg gewesen sein muss.
Ki bu da, ameliyatın son çare olması gerektiğini düşündüğünüzde gerçekten hayret verici bir sayıdır.Dat is een verbijsterend aantal, als je bedenkt dat opereren het laatste redmiddel moet zijn geweest.
Ki bu da, ameliyatın son çare olması gerektiğini düşündüğünüzde gerçekten hayret verici bir sayıdır.수술은 최후의 수단이라고 생각하던 시대로서는 정말 깜짝 놀랄 정도의 숫자입니다.
Ki bu da, ameliyatın son çare olması gerektiğini düşündüğünüzde gerçekten hayret verici bir sayıdır.Lo cual es un número asombroso, cuando piensas que la cirugía debía haber sido un último recurso.
Ki bu da, ameliyatın son çare olması gerektiğini düşündüğünüzde gerçekten hayret verici bir sayıdır.Είναι ένας εντυπωσιακός αριθμός εάν σκεφτούμε ότι η εγχείρηση πρέπει να ήταν λύση ανάγκης.
Ki bu da, ameliyatın son çare olması gerektiğini düşündüğünüzde gerçekten hayret verici bir sayıdır.Което е изумителна цифра, ато се замислите, че хирургията трябва да е била последно средство.
Ki bu da, ameliyatın son çare olması gerektiğini düşündüğünüzde gerçekten hayret verici bir sayıdır.Что является ошеломляющим числом, когда осознаешь, что к операции прибегали в крайнем случае.
Ki bu da, ameliyatın son çare olması gerektiğini düşündüğünüzde gerçekten hayret verici bir sayıdır.שזה מספר מדהים כשחושבים על כך שניתוח היה חייב להיות המוצא האחרון
Ki bu da, ameliyatın son çare olması gerektiğini düşündüğünüzde gerçekten hayret verici bir sayıdır.و هذا عدد مذهل عندما تفكر تجد ان الجراحة يجب ان تكون الحل الاخير الذي نلجأ اليه
Ki bu da, ameliyatın son çare olması gerektiğini düşündüğünüzde gerçekten hayret verici bir sayıdır.手術が最後の手段と考えるならば 誰がそんな立場に立とうとするでしょうか?
Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.제가 아무도 만나고 싶어하지 않는다는 것에 놀라웠습니다.
Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.Tôi ngạc nhiên nhận thấy rằng mình không muốn gặp bất kỳ ai.
Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.נדהמתי מכך שלא רציתי לראות אף אחד.
Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.وكنت متفاجئة أنني لم أرى أي أحد ..
Kimseyle görüşmek istemediğimi fark edince hayrete düştüm.本当に 穴に閉じこもりたくて
Kral ona hayretle baktı.A király bámult rá csodálkozva.
Kral ona hayretle baktı.De koning keek hem met verbazing.
Kral ona hayretle baktı.Der König starrte ihn erstaunt an.
Kral ona hayretle baktı.El rey lo miró con asombro.
Kral ona hayretle baktı.Il re lo guardò con stupore.
Kral ona hayretle baktı.왕은 놀라서 그를 보았다.
Kral ona hayretle baktı.Kongen stirrede forundret på ham.
Kral ona hayretle baktı.Kráľ sa na neho v úžase.
Kral ona hayretle baktı.Král se na něj v úžasu.
Kral ona hayretle baktı.Król spojrzał na niego ze zdumieniem.
Kral ona hayretle baktı.Kungen stirrade på honom i häpnad.
Kral ona hayretle baktı.Kuningas tuijotti häntä hämmästyneenä.
Kral ona hayretle baktı.Le roi le regarda avec étonnement.
Kral ona hayretle baktı.O rei fitou-o com espanto.
Kral ona hayretle baktı.Raja menatapnya dengan takjub.
Kral ona hayretle baktı.Regele se uită la el cu uimire.
Kral ona hayretle baktı.The King je strmel vanj začudeno.
Kral ona hayretle baktı.Vua nhìn chằm chằm vào ông trong sự ngạc nhiên.
Kral ona hayretle baktı.Ο βασιλιάς τον κοίταξε με απορία.
Kral ona hayretle baktı.Король дивився на нього в здивуванні.
Kral ona hayretle baktı.Король смотрел на него в изумлении.
Kral ona hayretle baktı.Кралят го гледаше в изумление.
Kral ona hayretle baktı.המלך הביט בו בתדהמה.
Kral ona hayretle baktı.حدق في وجهه الملك في ذهول.
Kral ona hayretle baktı."アイリーンの写真が!"彼は叫んだ。 "確かに、あなたがそれを望むなら。"
Kuzey Grönland'daki Kanak gibi bir yerde, sizi hayret içinde bırakan, deniz buzunun eskiden Eylül'de gelip,놀랍게도 9월에 바다가 얼기 시작해서 7월 까지 머물던
Kuzey Grönland'daki Kanak gibi bir yerde, sizi hayret içinde bırakan, deniz buzunun eskiden Eylül'de gelip,מוצאים למרבה הזעזוע שאם פעם הקרח בים היה מגיע בספטמבר, ונותר עד יולי,
Kuzey Grönland'daki Kanak gibi bir yerde, sizi hayret içinde bırakan, deniz buzunun eskiden Eylül'de gelip,فإنك تصاب بالدهشة لأنه في حين أن البحر الجليدي يستخدم للعبور في إيلول ويبقى كذلك حتى حزيران
Kuzey Grönland'daki Kanak gibi bir yerde, sizi hayret içinde bırakan, deniz buzunun eskiden Eylül'de gelip,カナック等の場所では 以前は9月に接岸して 7月まであった海氷が
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod