Ana içeriğe geç
Sözlük

hayret ile cümle

hayret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.E' stato incredibile -- come tutti si siano sentiti direttamente coinvolti.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.Es war eine unglaubliche Geschichte -- wie jeder begann, den eigenen Anteil zu fühlen.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.Foi uma história extraordinária, a forma como toda a gente começou a ter este sentimento de posse.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.Fue una historia asombrosa -- cómo todos empezaron a sentirse dueños.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.Het was een ongelooflijk verhaal -- hoe iedereen zich eigenaar begon te voelen.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.Itu adalah cerita yang luar biasa -- bagaimana setiap orang mulai merasa memiliki.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.그것은 모두가 어떻게 소유권을 의식하기 시작했는지에 대한 놀라운 일화였습니다.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.Lenyűgöző történet volt -- ahogyan mindenki elkezdte magáénak érezni az ügyet.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.Thật là một câu chuyện đầy thú vị -- cái cách mà mọi người bắt đầu cảm giác về quyền làm chủ.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.To niesamowita historia... Każdy był właścicielem tej strony.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.Ήταν μία απίστευτη ιστορία -- πως ο καθένας άρχισε να νιώθει την ιδιοκτησία.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.Това беше една невероятна история -- как всеки започна да чувства отговорност.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.Это поразительная история о том, как все вдруг начали чувствовать сопричастность.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.זהו סיפור מדהים -- כולם התחילו להרגיש שהם חלק מהעניין.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.كان من المذهل كيف كان كل من في الصفحة من أعضاء يتصرفون من منطلق المسؤولية عن الصفحة
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.誰もが当事者意識を感じ始めたのです 誰もがこのページの管理者でした
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Akár hallgatóként, vagy épp rajongóként hallgatom végig, mindig elképesztőnek találom.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Dintotdeauna -- doar ca ascultator, ca fan -- ascult si sunt efectiv uimit.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Eu sempre — apenas como ouvinte e fã — ouço aquilo e fico espantado. Eu penso:
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Ich habe immer -- nur als Zuhörer, als Fan -- Ich höre das, und ich bin verblüfft.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Ik ben altijd - als luisteraar, als fan - uiterst verbaasd als ik hiernaar luister.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Io -- come ascoltatore, come appassionato -- l'ascolto, e rimango sbalordito.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.J'ai toujours -- en tant que simple auditeur, en tant que fan -- j'écoute ça, et je suis stupéfait.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.저는 언제나 그저 경청자로서, 그저 팬으로 있어왔습니다. 저는 그것을 들었고, 정말 깜짝 놀랐습니다.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Siempre que como oyente, como seguidor, escucho eso me quedo asombrado.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Vždy keď to - ako poslucháč, ako fanúšik - počujem, som ohromený.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Zawsze - jedynie jako słuchacz, jako fan - Słucham tego i jestem po prostu zdumiony.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Πάντα -- ως απλός ακροατής, ως θαυμαστής -- το ακούω, και μένω απλώς κατάπληκτος.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Винаги -- просто като слушател, както и като почитател -- слушам това и съм просто изумен.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.Как слушатель и поклонник, я слушаю это и каждый раз поражаюсь.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.ותמיד - כמאזין, כמעריץ - אני מאזין לזה ופשוט נדהם.
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.وانا دوما كمستمع وكمعجب .. استمع لهذا و اعجب تماما .. واصعق بهذا الابداع
Her zaman -- salt bir dinleyici, bir hayran olarak -- bunu dinliyorum ve hayretler içinde kalıyorum.これを聴くといつも感動します 何がこれを可能にしているのでしょう?
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Còn gì bổ dưỡng và thú vị với bộ óc chủ động và ham học hỏi bằng sự ngạc nhiên và sự choáng ngợp?
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.활발하고 호기심에 찬 마음에는 놀라고 경이롭게 느끼는 것보다 더 영양가 있고 더 자극이 되는 것은 없습니다.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Nic bardziej nie karmi ani stymuluje żywego, dociekliwego umysłu niż zaskoczenie, zadziwienie.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Niets is voedzamer, stimulerender voor een actieve, onderzoekende geest dan je laten verrassen en verbluffen.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Nimic nu e mai hrănitor, mai stimulant, pentru o minte activă, curioasă, decât surprizele, uimirea.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Nulla è più stimolante per una mente attiva e curiosa di essere sorpresi, di essere meravigliati.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Найкорисніше і найзбудливіше для допитливого розуму - це стан здивованості, враженості.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.Ничего так не воспитывает, так не стимулирует пытливый, любознательный ум, как состояние изумления, удивления.
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.שום דבר לא מזין יותר, מעורר יותר למוח פעיל וחוקר מאשר להיות מופתע,
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.لا شيء أكثر تغذية أو أكثر تحفيزًا للعقل النشط المتحقق من المفاجأة والدهشة
Hiçbir şey şaşırmaktan, hayrete düşmekten daha besleyici, daha ufuk açıcı değildir.驚くことや感心することを 最大の糧にして そこから刺激を受けます だからこそみんなTEDに来ているのですよね?
İnanılmaz derecede karmaşık olduğunuz, sizi de hayrete düşürmüyor mu?ألا يدهشك أنك ذلك الشيء المعقد بشكل خيالي
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.A leszállás látott valamit, és megállt döbbenten.
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.Aloitussivujen hän näki jotain ja pysähtyi hämmästyneenä.
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.Auf dem Treppenabsatz sah er etwas und blieb erstaunt.
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.En el rellano vio algo y se detuvo asombrado.
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.Hạ cánh, ông nhìn thấy một cái gì đó và dừng lại ngạc nhiên.
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.방문에 그는 뭔가를보고 놀랐다 중단되었습니다.
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.Na podeście widział coś i zatrzymał się zdumiony.
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.Na přistání viděl něco, co se zastavil a užasle.
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.Na pristátie videl niečo, čo sa zastavil a užasnuto.
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.No patamar que ele viu algo e parou atônito.
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.Op de overloop zag hij iets en stopte verbaasd.
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.Pada pendaratan ia melihat sesuatu dan berhenti heran.
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.På landningen såg han något och stannade förvånad.
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.Pe de aterizare a văzut ceva şi sa oprit uimit.
Iniş bir şey gördüm ve hayretler içinde durdu.Po pristanku je videl nekaj, in se ustavil osupel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod