Ana içeriğe geç
Sözlük

hayret ile cümle

hayret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Hayret veriyor mu?뭔가 놀라운 요소가 있는지?
Hayret veriyor mu? Merak uyandırıyor mu?"Nó có khiến người ta suy ngẫm không?" và "Nó có kích thích trí tò mò không?"
Hayret veriyor mu? Merak uyandırıyor mu?"Чи присутнє в ньому відчуття дива?" або "Чи викликає він зацікавленість?"
Hayret veriyor mu?Prowokuje do zadumy?
Hayret veriyor mu?¿reflejará un sentido de asombro?
Hayret veriyor mu?Υπάρχει αίσθηση έκπληξης;
Hayret veriyor mu?Примешано ли сюда чувство удивления?
Hayret veriyor mu?האם יש תחושת השתאות?
Hayret veriyor mu?هل تثير الاندهاش والتعجب؟
Hayret veriyor mu?「好奇心がわいてくるか?」ということです
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.A žasli všetci, divili sa a hovorili jeden druhému: Či hľa, nie sú všetci títo, ktorí to hovoria, Galileania?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Chúng đều sợ hãi và lấy làm lạ mà rằng: Hết thảy người nói đó, há chẳng phải là người Ga-li-lê sao?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Chúng đều sợ_hãi và lấy_làm lạ mà rằng : Hết_thảy người nói đó , há chẳng phải là người Ga-li-lê sao ?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Dengan heran dan terpesona mereka berkata, "Orang-orang yang berbicara ini semuanya orang-orang Galilea, bukan
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Erano stupefatti e fuori di sé per lo stupore dicevano: «Costoro che parlano non sono forse tutti Galilei
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Estaban atónitos y asombrados, y decían: --Mirad, ¿no son galileos todos estos que hablan
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.In vsi se zavzemajo in čudijo ter govore: Glej, niso li vsi ti, ki govore, Galilejci?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Ja he hämmästyivät ja ihmettelivät sanoen: "Katso, eivätkö nämä kaikki, jotka puhuvat, ole galilealaisia?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.다 놀라 기이히 여겨 이르되 보라 이 말하는 사람이 다 갈릴리 사람이 아니냐
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Och de uppfylldes av häpnad och förundran och sade: »Äro de icke galiléer, alla dessa som här tala?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.og de blev forferdet og undret sig, og sa: Men er ikke alle disse som taler, galileere?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Og de forbavsedes alle og undrede sig og sagde: "Se, ere ikke alle disse, som tale, Galilæere?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Toţi se mirau, se minunau, şi ziceau unii către alţii: ,,Toţi aceştia cari vorbesc, nu sînt Galileeni?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Zij begrepen er niets van. "Dat zijn toch mannen uit Galilea?" riepen zij verbaasd uit.
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.А тогава престояваха в Ерусалим юдеи, благочестиви човеци, от всеки народ под небето.
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Здуміли ся ж усі і дивувались, говорячи один до одного: Чи не всі оце сі, що розмовляють, Галилейцї?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.И все изумлялись и дивились, говоря между собою: сии говорящие не все ли Галилеяне?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.וישתוממו ויתמהו ויאמרו איש אל רעהו הנה כל אלה המדברים הלא גלילים המה׃
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.‎فبهت الجميع وتعجبوا قائلين بعضهم لبعض أترى ليس جميع هؤلاء المتكلمين جليليين‎.
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.都 驚 訝 希 奇 說 、 看 哪 、 這 說 話 的 不 都 是 加 利 利 人 麼
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.都 驚訝 希奇說 、 看 哪 、 這說話 的 不 都 是 加利利 人麼
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Ai ai đều sợ hãi, không biết nghĩ làm sao, bèn nói với nhau rằng: Việc nầy là nghĩa làm sao?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Ai_ai đều sợ_hãi , không biết_nghĩ làm_sao , bèn nói với nhau rằng : Việc nầy là nghĩa làm_sao ?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Álmélkodnak vala pedig mindnyájan és zavarban valának, egymásnak ezt mondván: Vajjon mi akar ez lennie?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.A žasli všetci a súc bezradní od údivu hovorili jeden druhému: Čo to chce byť?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Dengan heran dan terpesona mereka semuanya bertanya satu sama lain, "Apa artinya ini?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.E todos pasmavam e estavam perplexos, dizendo uns aos outros: Que quer dizer isto?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.I děsili se všickni a divili se, jeden k druhému řkouce: I což toto bude?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.In vsi se zavzemajo in strmé, drug drugemu govoreč: Kaj če to biti?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.I zdumiewali się wszyscy, i dziwowali się, mówiąc jeden do drugiego: Cóż to wżdy ma być?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.다 놀라며 의혹하여 서로 가로되 이 어찐 일이냐 하며
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Men de blev alle forferdet og var rådville, og de sa til hverandre: Hvad kan dette være?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Og de forbavsedes alle og,vare tvivlrådige og sagde den ene til den anden: "Hvad kan dette være?"
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Sie entsetzten sich aber alle und wurden irre und sprachen einer zu dem andern: Was will das werden?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Todos estaban atónitos y perplejos, y se decían unos a otros: --¿Qué quiere decir esto
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Toţi erau uimiţi, nu ştiau ce să creadă, şi ziceau unii către alţii: ,,Ce vrea să zică aceasta?``
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Tutti erano stupiti e perplessi, chiedendosi l'un l'altro: «Che significa questo?»
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Εθαυμαζον δε παντες και ηπορουν, αλλος προς αλλον λεγοντες Τι σημαινει τουτο;
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.Здумілися ж усї, і в сумніві казали один до одного: Що се має бути?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.И изумлялись все и, недоумевая, говорили друг другу: что это значит?
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.критяни и араби слушаме ги да говорят по нашите езици за великите Божии дела.
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.וישתוממו כלם ויבהלו ויאמרו איש אל אחיו מה תהיה זאת׃
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.‎فتحيّر الجميع وارتابوا قائلين بعضهم لبعض ما عسى ان يكون هذا‎.
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.眾 人 就 都 驚 訝 猜 疑 、 彼 此 說 、 這 是 甚 麼 意 思 呢
Hepsi hayret ve şaşkınlık içinde birbirlerine, ‹‹Bunun anlamı ne?›› diye sordular.眾人 就 都 驚訝 猜疑 、 彼此 說 、 這是 甚 麼 意思 呢
Her ikiside ţaţýrtýcý ve hayret verici.A obojí je tak nějak úžasné a ohromující.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.A fost o poveste incredibilă -- cum fiecare se simțea proprietar.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.Bol to úžasný príbeh -- ako každý začal pociťovať vlastníctvo.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.C'était une histoire fantastique -- la façon dont tout le monde commençait à se sentir impliqué.
Herkesin sayfayı sahiplenmesi hayret vericiydi.Det var fantastiskt - hur alla började känna ägarskap.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod