Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Čo považujem za úžasné je to, že Afrika tak presahuje svoje geografické problémy.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Điều tôi thấy ngạc nhiên là Châu Phi đang vượt qua được trở ngại về mặt địa lý
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Ich finde es erstaunlich, dass Afrika dabei ist, sein geographisches Problem zu überwinden.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.제가 놀랍다고 생각한 것은 아프리카는 지리적 문제를 초월한다는 것입니다.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Lo que me parece increíble es que África está trascendiendo su problema geográfico.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Mă uimeşte faptul că Africa transcede problema ei geografică.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.O que eu acho incrível é que a África está a transcender o seu problema geográfico.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Quello che trovo incredibile è che l'Africa va oltre i suoi problemi geografici.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Yang membuat saya kagum yaitu Afrika telah mengatasi masalah geografisnya.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Αυτό που βρίσκω εκπληκτικό είναι ότι η Αφρική ξεπερνά το γεωγραφικό της πρόβλημα.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Дивовижно, що Африка виходить за межі своєї географії.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Мне кажется потрясающим, что Африка преодолевает географические проблемы.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.Това, което ме изумява е, че Африка успява да преодолее географския си проблем.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.מה שמדהים בעיני הוא שאפריקה מתעלה מעל הבעיה הגיאוגרפית שלה.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.والأمر الذي أدهشني أن أفريقيا تحاول أن تتجاوز مشكلتها الجغرافية.
Hayret verici bulduğum şey, Afrika'nın coğrafya sorununu aşıyor olması.地理的な問題を 超越しています アフリカは 外の世界ばかりでなく
Hayret verici dans eden Şeker Ağacı... ve bilimum şekerler hepsi beleş,나무도 사탕도 춤을 춘답니다. 모든 게 당신이 상상하는 대로!
Hayret verici, değil mi?¿Aterrador no es así?
Hayret verici, değil mi?Lo cual es increíble!
Hayret verici, değil mi? Yarın dört katlı, on odalı bir bir binada uyanıyorsun.起きると4階建ての建物の中
Hayret verici, değil mi?Но ако сте расист, не постъпват така.
Hayret verici, değil mi?Шокиращо, нали?
Hayret verici.Erstaunlich.
Hayret verici.Fantastico.
Hayret verici.)Incredibile.
Hayret verici.Increíble.
Hayret verici.Osupljivo.
Hayret verici. Teşekkür ederim.엄청나죠. 감사합니다.
Hayret verici. Teşekkür ederim.מדהים. תודה רבה.
Hayret verici. Teşekkür ederim.أمرٌ مذهلٌ، شكراً لكم.
Hayret verici. Teşekkür ederim.(拍手)
Hayret verici.Uimitor.
Hayret verici.Úžasné.
Hayret verici.Úžasné.
Hayret verici.Verbluffend.
Hayret vericiydi. Aynı zamanda bir plantasyonda mangrov da yetiştiriyorlar.De asemenea creşteau mangrove într-o plantaţie.
Hayret vericiydi. Aynı zamanda bir plantasyonda mangrov da yetiştiriyorlar.Ils faisaient aussi pousser des palétuviers dans une plantation.
Hayret vericiydi. Aynı zamanda bir plantasyonda mangrov da yetiştiriyorlar.Mereka juga menghasilkan hutan bakau di dalam perkebunan.
Hayret vericiydi. Aynı zamanda bir plantasyonda mangrov da yetiştiriyorlar.Rovněž pěstovali mangróvii na plantáži.
Hayret vericiydi. Aynı zamanda bir plantasyonda mangrov da yetiştiriyorlar.También estaban produciendo manglares en una plantación.
Hayret vericiydi. Aynı zamanda bir plantasyonda mangrov da yetiştiriyorlar.Ze waren ook mangroves aan het creeëren in een plantage.
Hayret vericiydi.Điều này thật đáng king ngạc.
Hayret vericiydi.Es war erstaunlich.
Hayret vericiydi.In questo caso olio di semi.
Hayret vericiydi.저는 매우 놀랐습니다. 그들은 대규모농장에서
Hayret vericiydi.To niesamowite.
Hayret vericiydi.Бях изумена.
Hayret vericiydi.Это было потрясающе.
Hayret vericiydi.במקרה הזה היה זה שמן זרעים.
Hayret vericiydi.كنت مندهشة. كما أنها تنتج المنغروف
Hayret vericiydi.マングローブを育てていました
Hayret verici.Απίστευτο.
Hayret verici.)Изумително.)
Hayret verici.Невероятно.
Hayret verici.Поразительно.
Hayret verici.)(أ.أ.: هذا مذهل)
Hayret veriyor mu?C'è un senso di meraviglia?
Hayret veriyor mu?Ermöglicht es das Erfahren von Wunder?
Hayret veriyor mu?Érzem a rácsodálkozást?
Hayret veriyor mu?Is er een sfeer van verwondering?