Daha okudum, daha ben yazmış adam hayran ve Jeeves dehası hırıltı için bize koyarak.Càng đọc, tôi càng ngưỡng mộ các chap đã viết và thiên tài của Jeeves đưa chúng tôi đến thở khò khè.
Daha okudum, daha ben yazmış adam hayran ve Jeeves dehası hırıltı için bize koyarak.더 읽고, 더 나는 그것을 작성했고 사람 녀석을 존경하고 Jeeves의 천재 씨근거리다에 우리가 넣고 인치 나는 삼촌이 실패 수 있는지 보지 못했어요
Daha okudum, daha ben yazmış adam hayran ve Jeeves dehası hırıltı için bize koyarak.喘鳴へで私たちを置くインチ私は叔父がする失敗する可能性がどのように見ていない ドロップ。
Daha sonra da izleyiciler ve hayranlar geldi.Dann kamen die ersten Zuschauer und Fans.
Daha sonra da izleyiciler ve hayranlar geldi.관람객과 팬도 생겼습니다
Daha sonra da izleyiciler ve hayranlar geldi.Objevili se diváci a fanoušci.
Daha sonra da izleyiciler ve hayranlar geldi.Później pojawili się widzowie oraz fani.
Daha sonra da izleyiciler ve hayranlar geldi.Puis les spectateurs et les fans sont apparus.
Dan Aykroyd hayranıysanız ve "Hayalet Avcıları"nı izlediyseniz,1909年のツングースカ大爆発以来の
Dan Aykroyd hayranıysanız ve "Hayalet Avcıları"nı izlediyseniz,댄 애크로이드[*Dan Aykroyd: 고스트버스터즈 극작가이자 배우]의 팬이거나, 고스트버스터즈를
Dan Aykroyd hayranıysanız ve "Hayalet Avcıları"nı izlediyseniz,ב- 1908, מעל סיביר, ליד
Dan Aykroyd hayranıysanız ve "Hayalet Avcıları"nı izlediyseniz,معجباً بـ دان ايكرويد وشاهد فيلم "Ghostbusters" ٬ (طاردوا الأشباح)
Dan Aykroyd hayranıysanız ve "Hayalet Avcıları"nı izlediyseniz,對於係丹·艾克罗伊德FAN士同埋睇過"捉鬼特工隊"嘅人來講
@dancohen3000 Beyt Hanun'da yeni hayranlar buluyor..@dancohen3000 encuentra nuevos fans en Beit Hanoun.
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."Azt mondta: "Először, tagadjátok meg tőlük azt a mértéktelen áhítatot és tiszteletet, amihez hozzászoktak."
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."Ele diz: "Primeiro, têm de se recusar a prestar "todo o excessivo respeito e reverência
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."Han säger, "Först, ska man vägra ge det all den överdrivna vördnad och respekt det har tränats att ta emot."
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız.""În primul rând trebuie să refuzi să-i acorzi toată slava și venerația pe care s-a deprins s-o primească."
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız.""먼저 모든 과도한 외경과 존경을 주는 것을 거부해야 한다. 종교는 받도록 길들여져 있다"
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."Powiedział "Najpierw należy im odmówić przeogromnej czci i podziwu, które nauczono ich przyjmować."
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."Říká: "Zaprvé jim nesmíte prokazovat všechnu tu nadbytečnou úctu a bázeň, kterou jsou zvyklí přijímat."
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."הוא אומר, "ראשית, עליך לסרב לתת לה את כל יראת הכבוד וההערצה המוגזמים שהיא אומנה לקבל."
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."قال " اولاً يجب ان ترفض اعطاءها الرهبة والخشوع المفرطة لانها دُربت على تلقيها"
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."過剰な畏敬の念と敬意を 示すことを拒否しなくてはだめだ" 実践していこうと思います
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Fascinuje mě, jak příroda vytváří materiály a je spousta tajemství v tom, jak odvádí tak dokonalou práci.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Fascynuje mnie jak natura tworzy materiały jest dużo etapow składających się na tak wyrafinowaną pracę.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.저는 자연이 어떻게 물질을 만드는 지에 완전히 매료되었습니다 자연이 그런 정교한 일을 해내기 위해서는 많은 비밀이 있습니다.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Minua kiehtoo luonnon tapa tehdä niin erinomaisia materiaaleja, ja siihen liittyvät salaisuudet.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Sunt fascinată de felul în care natura creează materiale.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Я была поражена тем, как природа создаёт материалы, используя множество секретов в своей утончённой работе.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.תמיד הוקסמתי מהדרך בה הטבע מייצר חומרים, ויש הרבה מסתורין באיך הוא עושה כאלה עבודות מעודנות.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.لطالما انبهرت بكيفية تصنيع الطبيعة للمواد، وهناك الكثير من التسلسل لكيفية إنجازها لوظيفة بذلك الإتقان.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.その妙技から たくさんのことが学べます 例えば これは
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Aangezien we in Edinburgh zijn, geef ik toe dat ik een grote fan ben van Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Comme nous sommes à Édimbourg, je suis un grand fan de Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Como estamos en Edimburgo diré que soy gran admirador de Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Da vi er i Edinburg, er jeg en stor fan af Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Då vi nu är i Edinburgh -- Conan Doyle är en stor favorit.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Da wir hier in Edinburgh sind: Ich bin großer Fan von ihm.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Din moment ce suntem în Edinburgh, eu sunt un mare fan al lui Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Io sono un suo grande fan, visto che siamo qui a Edimburgo.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Já que estamos em Edimburgo, sou um grande fã de Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Jsem Doylův velký fanoušek.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Karena saya tinggal di Edinburgh, saya penggembar beratnya.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.저희는 지금 에딘버러에 있고, 전 코난 도일의 광팬입니다
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Mivel Edinburghban vagyunk, elárulom: imádom Doyle-t.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Skoro jesteśmy w Edynburgu, jestem wielkim fanem Conana Doyle'a.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Vì chúng tôi ở Edinburgh, tôi vô cùng hâm mộ Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Μια που βρισκόμαστε στο Εδίμβουργο, δηλώνω θαυμαστής του Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Мы в Эдинбурге, а я большой поклонник Конан Дойля.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Ние сме в Единбург, а аз съм голям фен на Конан Дойл.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.מאחר ואנו נמצאים באדינבורו, אני חסיד גדול שלו.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.وبما أننا في إدنبرة, فأريد أن أقول بأنني من أشد المعجبين بكونان دويل.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.ここエジンバラで 彼は医学を
Eger hayran kalinacak biri olarak dönersen dedim.Az, hogy egy csodálatos emberként térsz vissza.
Eger hayran kalinacak biri olarak dönersen dedim.Ca daca te vei intoarce ca un barbat minunat.
Eger hayran kalinacak biri olarak dönersen dedim.Celle à propos de si tu revenais comme un homme fabuleux.
Eger hayran kalinacak biri olarak dönersen dedim.Det, att om du skulle komma tillbaka som en fantastisk man.
Eger hayran kalinacak biri olarak dönersen dedim.Đó là nếu anh trở về thành một người đàn ông tài giỏi.
Eger hayran kalinacak biri olarak dönersen dedim.Ich habe gesagt, wenn du als jemand wirklich Erstaunliches zurückkommst.