hayran ile cümle

hayran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Nosotros admiramos con demasiada frecuencia esos edificios.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Nous admirons trop souvent ces constructions.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Prea des admirăm acele clădiri.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Troppo spesso ammiriamo quegli edifici.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Túl gyakran csodáljuk azokat az épületeket.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Zu oft bewundern wir diese Gebäuden.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Мы слишком часто восхищаемся такими зданиями.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Твърде често се възхищаваме на онези сгради.
Çok şey ... "O şaşkın hayranlık ile bana baktı.매우 것은 ... "그는 당황하지 감탄로 날 바라 보았다.
Çok şey ... "O şaşkın hayranlık ile bana baktı.הדבר מאוד ... "הוא הביט בי בהערצה מבולבל.
Çok şey ... "O şaşkın hayranlık ile bana baktı.الشيء جدا... "وقال انه يتطلع في وجهي بإعجاب حيرة.
Çok şey ... "O şaşkın hayranlık ile bana baktı."非常にもの..."
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım."Aș vrea să ajung și eu unde ai învățat tu" îl admiram pentru că arăta foarte fericit.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım."Bem, eu quero ir para onde tu estás", porque aquele homem parecia muito feliz e eu admirava isso.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım.Die man zag er zo gelukkig uit. Ik bewonderde dat.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım."Hele, chci jít tam, kde jsi ty," protože vypadal velmi šťastně a to jsem obdivovala.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım."Ich möchte dahin, wo du bist", denn er schien sehr glücklich und das bewunderte ich.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım.왜냐하면 그는 행복해 보였고, 전 그걸 동경했거든요.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım.Wyglądał na szczęśliwego i podziwiałam to.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım.Все тому, що хлопець виглядав щасливим, і мені це дуже подобалось.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım."Я хочу побывать там, откуда ты", ведь этот человек выглядел очень счастливым, и меня это восхищало.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım.لأن هذا الرجل بدأ سعيداً جداً، وأنا معجب بهذا.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım.彼は聞きました「ええと
Daha okudum, daha ben yazmış adam hayran ve Jeeves dehası hırıltı için bize koyarak.Càng đọc, tôi càng ngưỡng mộ các chap đã viết và thiên tài của Jeeves đưa chúng tôi đến thở khò khè.
Daha okudum, daha ben yazmış adam hayran ve Jeeves dehası hırıltı için bize koyarak.더 읽고, 더 나는 그것을 작성했고 사람 녀석을 존경하고 Jeeves의 천재 씨근거리다에 우리가 넣고 인치 나는 삼촌이 실패 수 있는지 보지 못했어요
Daha okudum, daha ben yazmış adam hayran ve Jeeves dehası hırıltı için bize koyarak.喘鳴へで私たちを置くインチ私は叔父がする失敗する可能性がどのように見ていない ドロップ。
Daha sonra da izleyiciler ve hayranlar geldi.Dann kamen die ersten Zuschauer und Fans.
Daha sonra da izleyiciler ve hayranlar geldi.관람객과 팬도 생겼습니다
Daha sonra da izleyiciler ve hayranlar geldi.Objevili se diváci a fanoušci.
Daha sonra da izleyiciler ve hayranlar geldi.Później pojawili się widzowie oraz fani.
Daha sonra da izleyiciler ve hayranlar geldi.Puis les spectateurs et les fans sont apparus.
Dan Aykroyd hayranıysanız ve "Hayalet Avcıları"nı izlediyseniz,1909年のツングースカ大爆発以来の
Dan Aykroyd hayranıysanız ve "Hayalet Avcıları"nı izlediyseniz,댄 애크로이드[*Dan Aykroyd: 고스트버스터즈 극작가이자 배우]의 팬이거나, 고스트버스터즈를
Dan Aykroyd hayranıysanız ve "Hayalet Avcıları"nı izlediyseniz,ב- 1908, מעל סיביר, ליד
Dan Aykroyd hayranıysanız ve "Hayalet Avcıları"nı izlediyseniz,معجباً بـ دان ايكرويد وشاهد فيلم "Ghostbusters" ٬ (طاردوا الأشباح)
Dan Aykroyd hayranıysanız ve "Hayalet Avcıları"nı izlediyseniz,對於係丹·艾克罗伊德FAN士同埋睇過"捉鬼特工隊"嘅人來講
@dancohen3000 Beyt Hanun'da yeni hayranlar buluyor..@dancohen3000 encuentra nuevos fans en Beit Hanoun.
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."Azt mondta: "Először, tagadjátok meg tőlük azt a mértéktelen áhítatot és tiszteletet, amihez hozzászoktak."
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."Ele diz: "Primeiro, têm de se recusar a prestar "todo o excessivo respeito e reverência
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."Han säger, "Först, ska man vägra ge det all den överdrivna vördnad och respekt det har tränats att ta emot."
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız.""În primul rând trebuie să refuzi să-i acorzi toată slava și venerația pe care s-a deprins s-o primească."
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız.""먼저 모든 과도한 외경과 존경을 주는 것을 거부해야 한다. 종교는 받도록 길들여져 있다"
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."Powiedział "Najpierw należy im odmówić przeogromnej czci i podziwu, które nauczono ich przyjmować."
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."Říká: "Zaprvé jim nesmíte prokazovat všechnu tu nadbytečnou úctu a bázeň, kterou jsou zvyklí přijímat."
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."הוא אומר, "ראשית, עליך לסרב לתת לה את כל יראת הכבוד וההערצה המוגזמים שהיא אומנה לקבל."
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."قال " اولاً يجب ان ترفض اعطاءها الرهبة والخشوع المفرطة لانها دُربت على تلقيها"
Diyor ki, "Öncelikle, alıştığı gibi aşırı bir hayranlık ve saygı göstermekten kaçınmalısınız."過剰な畏敬の念と敬意を 示すことを拒否しなくてはだめだ" 実践していこうと思います
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Fascinuje mě, jak příroda vytváří materiály a je spousta tajemství v tom, jak odvádí tak dokonalou práci.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Fascynuje mnie jak natura tworzy materiały jest dużo etapow składających się na tak wyrafinowaną pracę.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.저는 자연이 어떻게 물질을 만드는 지에 완전히 매료되었습니다 자연이 그런 정교한 일을 해내기 위해서는 많은 비밀이 있습니다.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Minua kiehtoo luonnon tapa tehdä niin erinomaisia materiaaleja, ja siihen liittyvät salaisuudet.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Sunt fascinată de felul în care natura creează materiale.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.Я была поражена тем, как природа создаёт материалы, используя множество секретов в своей утончённой работе.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.תמיד הוקסמתי מהדרך בה הטבע מייצר חומרים, ויש הרבה מסתורין באיך הוא עושה כאלה עבודות מעודנות.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.لطالما انبهرت بكيفية تصنيع الطبيعة للمواد، وهناك الكثير من التسلسل لكيفية إنجازها لوظيفة بذلك الإتقان.
Doğanın malzemeleri nasıl yaptığına hayran olmuştum, ve bu hassas işi nasıl yaptıklarının bir sürü sırrı var.その妙技から たくさんのことが学べます 例えば これは
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Aangezien we in Edinburgh zijn, geef ik toe dat ik een grote fan ben van Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Comme nous sommes à Édimbourg, je suis un grand fan de Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Como estamos en Edimburgo diré que soy gran admirador de Conan Doyle.
Edinburgh'da olduğumuza göre, Arthur Conan Doyle'un büyük bir hayranı olduğumu ifade edeyim.Da vi er i Edinburg, er jeg en stor fan af Conan Doyle.

İlgili Sayfalar