Chagall'a hayranımdır.Szeretnék egy Chagall-t.
Chagall'a hayranımdır.Tôi thích Chagall.
Chagall'a hayranımdır.Veľmi by som chcel mať Chagalla.
Chagall'a hayranımdır.Θα ήθελα πολύ να έχω ένα Σαγκάλ.
Chagall'a hayranımdır.Давайте поговоримо про Шагала.
Chagall'a hayranımdır.Много бих се зарадвал на Шагал.
Chagall'a hayranımdır.Я люблю Шагала.
Chagall eserlerine hayranım.Amo le opere di Chagall.
Chagall eserlerine hayranım.Eu adoro o trabalho de Chagall.
Chagall eserlerine hayranım.Ich liebe seine Arbeit.
Chagall eserlerine hayranım.Ii iubesc arta.
Chagall eserlerine hayranım.Ik hou van zijn werk.
Chagall eserlerine hayranım.Imádom Chagall művészetét.
Chagall eserlerine hayranım.Jag älskar Chagalls verk.
Chagall eserlerine hayranım.Jeg elsker Chagalls arbejde.
Chagall eserlerine hayranım.Kocham prace Chagalla.
Chagall eserlerine hayranım.Mám rád Chagallova díla.
Chagall eserlerine hayranım.Me encanta el trabajo de Chagall.
Chagall eserlerine hayranım.Milujem jeho obrazy.
Chagall eserlerine hayranım.Saya suka karya Chagall.
Chagall eserlerine hayranım.Tôi yêu những bức tranh của ông ấy.
Chagall eserlerine hayranım.Αγαπάω το έργο του Σαγκάλ.
Chagall eserlerine hayranım.Обичам работата на Шагал.
Chagall eserlerine hayranım.Я люблю його роботи.
Chagall eserlerine hayranım.Я люблю творчество Шагала.
Çıldıracağım. Hayranlarımdan biri olmalı. Sormamı ister misin?Tôi điên mất, cô ta chắc chắn là fans của tôi, phải di hỏi chuyện mới được.
Çıldıracağım. Hayranlarımdan biri olmalı.Tôi điên mất, cô ta chắc chắn là fans của tôi, phải di hỏi chuyện mới được.
Çocukluktan beri ona aşıktım. Kariyerine büyük bir hayranlık duyuyorum.Je l'aime depuis mon enfance et j'admire énormément sa carrière.
Çocukluktan beri ona aşıktım. Kariyerine büyük bir hayranlık duyuyorum.Občudujem ga že od otroštva in zelo občudujem tudi njegovo poklicno pot.
Çocukluktan beri ona aşıktım. Kariyerine büyük bir hayranlık duyuyorum.Schon seit meiner Kindheit bewundere ich ihn und seine Karriere.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Admiramos demais esses edifícios.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Chúng ta thường xuyên tỏ ra ngưỡng mộ những tòa nhà đó.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız. Güzel olduklarını düşünürüz.우리는 자주 그런 건물들을 우러러 봅니다. 우리는 그것이 아름답다고 생각합니다.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız. Güzel olduklarını düşünürüz.Zbyt często je podziwiamy, myśląc, że są piękne.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız. Güzel olduklarını düşünürüz.אנו מרבים להעריץ מבנים אלה, אנו חושבים שהם יפים.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız. Güzel olduklarını düşünürüz.نحن غلبان ما نعجب بـتلك المباني, نظن انها جميلة
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız. Güzel olduklarını düşünürüz.しかし人々に自由を与えない社会の
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Nosotros admiramos con demasiada frecuencia esos edificios.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Nous admirons trop souvent ces constructions.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Prea des admirăm acele clădiri.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Troppo spesso ammiriamo quegli edifici.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Túl gyakran csodáljuk azokat az épületeket.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Zu oft bewundern wir diese Gebäuden.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Мы слишком часто восхищаемся такими зданиями.
Çoğu zaman bu yapılara hayran kalırız.Твърде често се възхищаваме на онези сгради.
Çok şey ... "O şaşkın hayranlık ile bana baktı.매우 것은 ... "그는 당황하지 감탄로 날 바라 보았다.
Çok şey ... "O şaşkın hayranlık ile bana baktı.הדבר מאוד ... "הוא הביט בי בהערצה מבולבל.
Çok şey ... "O şaşkın hayranlık ile bana baktı.الشيء جدا... "وقال انه يتطلع في وجهي بإعجاب حيرة.
Çok şey ... "O şaşkın hayranlık ile bana baktı."非常にもの..."
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım."Aș vrea să ajung și eu unde ai învățat tu" îl admiram pentru că arăta foarte fericit.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım."Bem, eu quero ir para onde tu estás", porque aquele homem parecia muito feliz e eu admirava isso.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım.Die man zag er zo gelukkig uit. Ik bewonderde dat.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım."Hele, chci jít tam, kde jsi ty," protože vypadal velmi šťastně a to jsem obdivovala.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım."Ich möchte dahin, wo du bist", denn er schien sehr glücklich und das bewunderte ich.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım.왜냐하면 그는 행복해 보였고, 전 그걸 동경했거든요.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım.Wyglądał na szczęśliwego i podziwiałam to.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım.Все тому, що хлопець виглядав щасливим, і мені це дуже подобалось.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım."Я хочу побывать там, откуда ты", ведь этот человек выглядел очень счастливым, и меня это восхищало.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım.لأن هذا الرجل بدأ سعيداً جداً، وأنا معجب بهذا.
Çünkü bu adam mutlu görünüyordu, buna hayrandım.彼は聞きました「ええと