Dizinin özellikle Uzak Doğu'da birçok hayran kitlesi vardır.Krantai daug kur užpelkėję, ypač rytinėje dalyje.
2002 yılında Sandow'un hayranı ve yazar Thomas Manly tarafından bir mezartaşı ve plaka eklenmiştir.Aastal 2002 lisati hauakivi ja mustast marmorist tahvel tema austaja kirjanik Thomas Manley poolt.
Tanıştığı her kadın ona hayranlık duyar.Kõik, kes teda tundsid, armastasid teda.
Bu aile bu gün hala Hayran köyünde bulunmaktadırlar.Küla jääb tänapäeval Loodna küla alale.
Ben Efsaneyim filmini yaptı ve ben büyük bir Will Smith hayranıyım.Parimaks meespeaosatäitjaks valiti Will Smith ja parimaks naispeaosatäitjaks Ellen Page.
Mahallesindeki, bölgesindeki insanlar onun ata biniş şeklini hayran hayran seyrederler.Oma loodusliku esinemise aladel armastavad inimesed seda toataimena kasvatada.
Apocalyptica hayranıdır.Apodora on maoperekond.
Hayranlarının mektuplarını okumayı seviyor.Vabal ajal armastas lugeda raamatuid.
Rönesans dönemi Avrupalıları, Japonların sahip olduğu değerli maden miktarına hayran kalmışlardı.Jaapani spanjelid olid algselt Jaapani aristokraatia armastatud sülekoerad.
Oldukça fazla hayranı vardı ve Fransız sanatının 19. yüzyıldaki temsilcisi olmuştu.Tal oli palju õpilasi ja seetõttu võib teda pidada Prantsuse maalikunsti suurimaks mõjutajaks 19. sajandil.
Dizinin özellikle Uzak Doğu'da birçok hayran kitlesi vardır.Laksefjordenil on palju harusid, eriti idakaldal.
Kim Clijsters'ın hayran sitesi WTA PlayersKim Clijstersi koduleht Kim Clijsters WTA kodulehel
Oda, meksika yemeklerinin hayranıdır.Mehhiko füüsali vili on söödav.
Hayranları ona Bella ismini vermiştir.Abikaasa kutsus teda Billiks.
Henri de Toulouse-Lautrec ise onun en büyük hayranıydı.Tema kõige suurem austaja võis olla Henri de Toulouse-Lautrec.
Bu özel gösteriyi sadece 800 kişilik hayran grubu canlı izleyebilmiştir.Lavastust käis kokku vaatamas ligi 800 pealtvaatajat.
Opera müziğine saplantılı derecede hayrandı.Muusika mõjuvõim üllatas mind tõeliselt.
10 yıl önce yaptığım şeyler için! Ve muhtemelen artık bana hayran olamıyorlar.Igen, valamiért, amit 10 éve tettem nekik... ...és valószínűleg soha többé nem tehetem.
10 yıl önce yaptığım şeyler için! Ve muhtemelen artık bana hayran olamıyorlar.Ja, voor iets wat ik 10 jaar geleden maakte... ...en wellicht nooit meer zal kunnen.
10 yıl önce yaptığım şeyler için! Ve muhtemelen artık bana hayran olamıyorlar.Ouais, pour quelque chose que j'ai fait il y a 10 ans... ...et que je ne pourrai probablement jamais refaire.
10 yıl önce yaptığım şeyler için! Ve muhtemelen artık bana hayran olamıyorlar.Sí, por algo que hice hace 10 años... ...y que seguramente no podré volver a hacer.
10 yıl önce yaptığım şeyler için! Ve muhtemelen artık bana hayran olamıyorlar.Да, за то, что я сделал 10 лет назад... и, возможно, больше не смогу сделать никогда.
14 yaşımdayken Gaudi'nin kilisesine hayran olmuştum ve sonrası geldi.Beleszerettem Gaudi templomába 14 évesen, aztán a többi már jött magától.
14 yaşımdayken Gaudi'nin kilisesine hayran olmuştum ve sonrası geldi.Bem, apaixonei-me pela Catedral Gaudí quando tinha 14, uma coisa levou à outra...
14 yaşımdayken Gaudi'nin kilisesine hayran olmuştum ve sonrası geldi.Bueno me enamoré de la iglesia de Gaudí cuando tenía catorce y... ...una cosa llevó a otra.
14 yaşımdayken Gaudi'nin kilisesine hayran olmuştum ve sonrası geldi.Je suis tombée amoureuse de I'église de Gaudí, quand j'avais 14 ans... et une chose en a entraîné une autre.
14 yaşımdayken Gaudi'nin kilisesine hayran olmuştum ve sonrası geldi.M-am îndrăgostit de catedrala lui Gaudi când aveam 14 ani... ... şi aşa mai departe.
14 yaşımdayken Gaudi'nin kilisesine hayran olmuştum ve sonrası geldi.Sinds ik Gaudi's kerk bezocht op mijn veertiende, ben ik verkocht.
14 yaşımdayken Gaudi'nin kilisesine hayran olmuştum ve sonrası geldi.وقعت بحب كنيسة غاودي و أنا بالرابعة عشر و شيء أدى لآخر
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.저는 15세기에 활약했던 그 화가를 매우 좋아합니다.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.15世紀の この画家が 大好きです 彼について興味深いのは モラルという点で
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.A proto jsem měl tohoto malíře, žijícího a pracujícího v 15. století, vždy velmi rád.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.A tak som mal vždy rád tohto maliara, ktorý žil a pracoval v 15. storočí.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.Bardzo lubię obrazy Bosha, który żył i pracował w XV wieku.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.Dan akhirnya saya selalu menyukai pelukis yang hidup dan berkarya di abad ke-15 ini.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.De aceea întotdeauna mi-a plăcut acest pictor care a trăit în secolul XV.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.E por isso sempre gostei muito deste pintor que viveu e trabalhou no século XV.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.Ezért mindig is kedveltem ezt a festőt, aki a 15. században élt és alkotott.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.Ik heb altijd erg van deze schilder gehouden, die in de 15de eeuw leefde en werkte.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.Jag har alltid tyckt om den här konstnären, som levde och verkade på 1400-talet.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.J'ai toujours beaucoup aimé ce peintre qui a vécu et travaillé au 15° siècle.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.Olen aina pitänyt tästä taidemaalarista, joka eli ja työskenteli 1400-luvulla.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.Så jeg har altid været meget glad for denne maler der levede og arbejdede i det 15. århundrede.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.Siempre he admirado a este pintor que vivió y trabajó en el siglo 15
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.Und so hat mir dieser Maler, der im 15. Jahrhundert lebte und sein Werk schuf, immer am Herz gelegen.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.Và tôi luôn luôn thích người họa sỹ này ông sống và làm việc ở thế kỷ 15
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.Zato mi je bil ta slikar, ki je živel in deloval v 15. stoletju, zelo pri srcu.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.Έτσι λοιπόν, θαύμαζα πάντα αυτόν τον ζωγράφο που έζησε και δούλεψε τον 15ο αιώνα.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.Винаги съм харесвал този художник, който е живял и работил в 15 век.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.Не дивно, що я завжди захоплювався цим живописцем, який жив і творив у 15 столітті.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.Я всегда гордился этим художником, который жил и творил в 15-м веке.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.ולכן תמיד חיבבתי מאוד את הצייר הזה שחי ועבד במאה ה-15.
15. yy'da yaşamış bu ressama hep hayranlık duydum.وبالتالي قد كنت مولعا جدا بهذا الرسام والذي عاش واشتغل في القرن الخامس عشر.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.저는 1993년 이래로 기업과 기업활동의 커다란 팬입니다.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.1993 óta, nagy rajongója vagyok a vállalkozó kedvnek és szellemnek.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.1993年からのことです。 企業と資本主義の活動を
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Am fost un mare fan al afacerilor si al spiritului antreprenorial din 1993.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.He sido gran admirador de las empresas y la iniciativa empresarial desde 1993.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Ik ben al sinds 1993 een grote fan van ondernemingen en ondernemerschap.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.J'ai été un grand fan de l'Entreprise et de l'Entrepreneuriat depuis 1993.