Ana içeriğe geç
Sözlük

hayran ile cümle

hayran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dizide Fatoş moda hayranı biridir.Po struci je modna dizajnerica.
Çizgi roman hayranları, Matha ve Thomas Wayne'i Joker'in öldürmesine olumsuz yönde tepki verdi.Fanovi stripova reagirali su negativno na scenarij prema kojem Joker ubija Thomasa i Marthu Wayne.
Henri de Toulouse-Lautrec ise onun en büyük hayranıydı.Halász je naveo Henrija de Toulouse-Lautreca kao najvažniji umjetnički utjecaj.
Çocukken bile bir profesyonel güreş hayranıydı.Tijekom djetinjstva bio je strastveni čitatelj.
O, Galli komedyen Tommy Cooper'ın bir hayranıdır.Obožavateljem je engleskog komičara Bennyja Hilla.
Bunda söz konusu filmlere meraklı bir hayran kitlesinin de oluşması etkili olmuştur.Na taj način stvorena je zanimljiva ovisnost koju želi prikazati ovaj film.
Bir anda ülke çapında tanındı ve büyük hayran kitlesine ulaştı.Napokon je postao opće poznat i uživao je veliki ugled.
Büyük, bilge, hayran olunan doktor olarak adlandırılırdı.Bio je poznati, priznati i ugledni profesor.
Böyle bir popüler komedi grubunun yollarını ayırması tüm hayranlarını şok etti.Tko da opiše svu prljavštinu života tolikih bračnih drugova?
Hello Kitty hayranıdır.Vjerni je obožavatelj porta.
Bu sayede dünyada geniş bir hayran kitlesi oluşturmayı başarmıştır.Time je postigao nevjerojatnu slavu diljem svijeta.
Harry'ye hayrandır.Zapáčila sa mu Grace.
Selena 23 yaşındayken hayran kulübünün başkanı Yolanda Saldívar tarafından öldürülmüştür.Mala iba 23 rokov, keď ju zastrelila prezidentka jej fanklubu, Yolanda Saldívar.
Douglas Adams hayranları, Havlu Günü'nü tüm gün boyunca yanlarında bir havlu taşıyarak geçirebilirler.Počas Uterákového dňa fanúšikovia spisovateľa Douglasa Adamsa nosia všade so sebou viditeľne uterák.
Bu sefer eleştirmenler de hayranlarla aynı fikirdeydi.Skupina si získala priazeň kritikov i fanúšikov.
Albümde hayranlarının en sevdiği şarkılar ise Hole in the Sky ve Symptom of the Universe’dir.Asi najznámejšie skladby sú „Hole in The Sky a „Symptom of The Universe“.
Hayranlarının mektuplarına boğulan Carroll, bazen dilediğinden bile daha fazla ilgi görmüş olmalı.Dodgsona zaplavili listy obdivovateľov a niekedy sa mu dostávalo nežiaducej pozornosti.
Onun Avrupa’da birçok arkadaşı ve hayranı vardı.V Európe mal však mnoho nepriateľov.
Konser performansı hayranlar tarafından çok beğenilmiştir.Seriál si našiel silnú podporu medzi fanúšikmi.
Hayranları, Swift'in yeni bir albüm duyurmak üzere olabileceğini düşündü.Cohen ubezpečil fanúšikov, že vyrovnanejší album bude nasledovať.
Ancak grup aşırı metal hayranlarının dikkatini kendi "vahşi" tarzı sayesinde çekmiştir.Album sa stretol so zmiešanými reakciami zo strany fanúšikov, hlavne kvôli jeho viac „metalovému“ zvuku.
Ey ülkem, Tanrı seni nasıl koruyor, Komşuların ve çocukların bu duruma hayran.O domovina, Bog naj te brani, naj sosedi občudujejo tvoje sinove.
Selena 23 yaşındayken hayran kulübünün başkanı Yolanda Saldívar tarafından öldürülmüştür.Pri triindvajsetih letih je Seleno umorila Yolanda Saldívar, predsednica njenega kluba oboževalcev.
Havlu Günü, İngiliz yazar Douglas Adams'ı anmak üzere hayranları tarafından her 25 Mayıs'ta kutlanan gündür.Dan brisače (angleško Towel Day) se praznuje vsako leto 25. maja kot poklon Douglasu Adamsu.
Her müziğin hayranı olmak zorunda değilsiniz" diyerek kendi hayranlarından gelen desteği referans gösterdi.Ni vam treba vedno biti oboževalec glasbe vsakogar.« Dejala je tudi, da s strani oboževalcev dobiva podporo.
Biliyorum ki hayranlarım beni istiyor ve ben onlar için varım.Naučila sem se, da jih moški obožujejo in da to obožujem jaz!
Büyük bir hayranıyım.Sem njena velika oboževalka.
Lucky ödülünü alırken çok mutlu gözükmekte ve hayranlarına gülümsemektedir fakat gerçekte mutlu değildir.Lucky se ob sprejemu oskarjev zdi srečna, smehlja se svojim oboževalcem, vendar je ta sreča samo zaigrana.
Bu parçayla tüm dünyada milyonlarca hayranı oluştu.Ima veliko oboževalcev po vsem svetu.
Leary aynı zamanda buz hokeyi hayranıdır.Storey je igral tudi hokej na ledu.
Çünkü hayranlarımı hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum." dedi.Dejala je: »Moj namen ni zapustiti mlajše oboževalce.
Akon, küçüklüğünden beri Michael Jackson hayranıdır.Michael Jackson je bil Alov velik ljubitelj.
Bu nedenle hayranlarına bazen kötü davrandığı bile oluyordu.Zaradi sramežljivosti je imel včasih težave z nastopanjem.
Hayranların sayısı giderek artıyordu.Število njenih privržencev še vedno narašča.
İşte, bir yanda dünyanın hayranlık duyduğu bir insan, diğer tarafta ben, kişiliksiz, basit bir insan.V ospredju je razumsko dojemanje sveta, v središču pa človek, posameznik in narava.
Birçok bilgisayar oyunu hayranları tarafından tüm zamanların en iyi oyunu olarak kabul görür.Oboževalci in kritiki nekatere igre smatrajo kot ene izmed najboljših iger vseh časov.
Kaufman, Disney'nin hayranıdır.Dennett je navdušenec jadranja.
Havlu Günü, İngiliz yazar Douglas Adams'ı anmak üzere hayranları tarafından her 25 Mayıs'ta kutlanan gündür.Rankšluosčių diena minima kasmet gegužės 25 d., pagerbiant rašytoją Daglasą Adamsą.
Kral Faysal, Amerikalı rock grubu Grateful Dead’ın hayranıydı.Rėmėjais tapo JAV roko grupė „Grateful Dead“.
Douglas Adams hayranları, Havlu Günü'nü tüm gün boyunca yanlarında bir havlu taşıyarak geçirebilirler.Visi Daglaso Adamso gerbėjai raginami šią dieną su savimi nešiotis rankšluostį.
AC/DC grubunun da hayranıdır.Mėgsta skaitymą, yra grupės AC/DC fanė.
Hayranların Seçimi Ödülü - Ödül.Vaikų balsas − apdovanojimai;
Ben Efsaneyim filmini yaptı ve ben büyük bir Will Smith hayranıyım.Filmą režisavo Francis Lawrence, pagrindinį vaidmenį atliko Will Smith.
Bu sefer eleştirmenler de hayranlarla aynı fikirdeydi.Šie profesionalų replays taip pat populiarūs tarp gerbėjų.
Apocalyptica hayranıdır.Morkaus palaikų garbinimą.
Ve ardından bu sürpriz için hayranlarına teşekkür etti.Tačiau rezultatas nustebino daugelį gerbėjų.
Becky: Evet ben bir hayranım ama dalga geçmenizden hiç hoşlanmadım.Man būdinga atsargumas, iš esmės nemėgstu rizikos, bet aš niekados nesiskundžiau kombinacijų matymu.
American Horror Story, televizyon eleştirmenleri ile hayranları tarafından oldukça iyi eleştiriler aldı.Amerikietiška siaubo istorija buvo teigiamai įvertinta televizijos kritikų.
"Barcelona" ise Mercury'nin hayranı olduğu opera sanatçısı Montserrat Caballé ile birlikte kaydedilmiştir.Barcelona yra studijinis Queen vokalisto Freddie Mercury ir operos atlikėjos Montserrat Caballé albumas.
Hayranları Ona Kata ismini koymuşlardır.Gyventojai savo vadina izariečiais.
Para Para dansı hayranları sıklıkla kendilerine "Paralists" adını verirler.Turistai parko kraštovaizdžius neretai pavadina „marsietiškais“.
Efgani ve Abduh'a hayran.Plentai į Kyzylą bei Abazą.
Konser vermeyi, hayranlarımla olmayı çok özledim." dedi.Tai yra galimybė suartėti su mano fanais".
Özellikle filmin hayranları içindir.Kaip dera ekspresionistų filmams.
Hayran sitesi üzerinden yaklaşık 50,000 imza toplandı.Koncerto metu buvo surinkta beveik 50 tūkst. litų.
Çok kısa bir sürede 3 Ferrari daha alarak bir Ferrari hayranı oldu.Vėliau, atsiradus didesnei paklausai, Ferrari pagamino dar 50 modelių.
18 saat içerisinde biletlere ilgi gösteren hayran sayısı ise iki milyondur.Mėnesius simbolizuojančių aditjų yra 12.
2009-10 "Emre’ye geçen hafta hayran oldum.2009–2010 m. rungtyniavo Vilniaus „Vėtroje“.
İlerleyen yıllarda filmin belli bir hayran kitlesi oluşmuş ve kült filmler arasında sayılmaya başlamıştır.Per kelerius vėlesnius metus filmas išpopuliarėjo video nuomoje ir tapo kultiniu filmu.
Albüm, eleştirmenlerden iyi notlar alsa da, hayranlar tarafından çok beğenilmemiştir.Albumas, kurį kritikai pripažino nevykusiu, publikai patiko.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod