Ana içeriğe geç
Sözlük

hayran ile cümle

hayran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Jestem wielkim fanem przedsiębiorstw i przedsiębiorczości od 1993 roku.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Saya merupakan penggemar berat dari enterprise dan kewirausahaan sejak 1993.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Seit 1993 bin ich ein großer Anhänger von Unternehmen und unternehmerischer Initiative.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Sono stato un grande sostenitore dell'impresa e dell'imprenditoria fin dal 1993.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Tôi là một người hâm mộ cuồng nhiệt sự khởi nghiệp và kinh doanh từ năm 1993.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Λατρεύω τις επιχειρήσεις και την επιχειρηματικότητα από το 1993.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Огромен почитател съм на предприятията и предприемачеството от 1993-а насам.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Я был очень увлечен предпринимательской деятельностью с 1993 года.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.אני חובב נלהב של מיזמים ויזמות מאז 1993.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.كنت وما زلت شديد الإعجاب بمؤسسات الريادة الإجتماعية ومشاريعها منذ عام 1993
8.2 sürümü, alternatif bir ağır tank araştırması dalıyla Amerikan aracı hayranlarının ağzının suyunu akıtacak.Aktualizace 8.2 potěší fanoušky amerických vozidel výzkumem alternativní větve těžkých tanků.
Açıkçası, ben bir okuma hayranıyım.كما يبدو جلياً أنا من الهواة الكبار للقراءة
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Entschuldigung, aber ich bin ein großer Fan!
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Excuse moi, mais je suis un vrai fan !
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Scusa eh, ma io sono un grandissimo fan!
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Sorry, ik ben een grote fan!
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Με συγχωρείς, αλλά είμαι τρελός θαυμαστής!
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Извини. Я твой большой фанат!
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!テレビでみたのか?
Ahmad Fawzi, ki kendisinin hayranıyım, kahramanlarım ve akıl hocalarımdan biridir,저는 아마드 파우지(Ahmad Fawzi)로 인해 기쁨을 만끽했습니다. 그는 제 영웅이자 멘토인 분 중 한 분이었고,
Ahmad Fawzi, ki kendisinin hayranıyım, kahramanlarım ve akıl hocalarımdan biridir,Це Ахмад Фавзі, мій герой і наставник.
Ahmad Fawzi, ki kendisinin hayranıyım, kahramanlarım ve akıl hocalarımdan biridir,איש אחד, אחמד פאווזי, אחד מהגיבורים ומהנטורים שלי,
Ahmad Fawzi, ki kendisinin hayranıyım, kahramanlarım ve akıl hocalarımdan biridir,يسعدني أن هذا الشخص كان أحمد فوزي أحد أبطالي ومن الموجهين حقا
Ahmad Fawzi, ki kendisinin hayranıyım, kahramanlarım ve akıl hocalarımdan biridir,アハメド・ファウジが ユニセフの協力を取りつけてくれました
Alman mühendislerine hayrandı.Carl Norden, en tant que vrai Suisse, était follement amoureux des ingénieurs allemands.
Alman mühendislerine hayrandı.정통의 스의스인으로서, 칼 노든 (Carl Norden)은, 독일인 엔지니어들에게 마음이 사로잡혀있었습니다
Alman mühendislerine hayrandı.Carl Norden, mint rendes svájci, egészen odáig volt a német mérnökökért.
Alman mühendislerine hayrandı.Carl Norden, một người Thụy Sĩ thật thụ, rất phục những kỹ sư Đức.
Alman mühendislerine hayrandı.Carl Norden, sebagai warga Swiss, sangat terpikat pada keahlian teknik Jerman.
Alman mühendislerine hayrandı.Карл Норден, как настоящий швейцарец, был без ума от немецких инженеров.
Alman mühendislerine hayrandı.שקארל נורדן, כשוויצרי אמיתי, התרשם מאוד ממהנדסים גרמניים.
Alman mühendislerine hayrandı.لان كارل نوردن كسويسري اعتيادي كان محاطاً بالعديد من المهندسين الألمان
Alman mühendislerine hayrandı.ドイツ人の職人を気に入っていて 1930年代にたくさん雇っていましたが
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Aber wisst ihr, das ist so eine Art von Zusammenarbeit zwischen mir und den Fans, also sagte ich "Klar".
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Ale wiecie, to rodzaj współpracy pomiędzy mną a fanami, więc się zgodziłem.
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Ampak veste, gre za nekakšno sodelovanje med mano in oboževalci, tako da sem rekel: "Seveda."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Dar stiti, totul e un fel de colaborare intre mine si fanii mei, asa ca i-am raspuns "Desigur".
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim. (gülüşmeler)Pero saben, es una colaboración entre mis fans y yo, asi que dije, "Dale" (Risas)
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim. (gülüşmeler)Но знаете ли, това е едно сътрудничество между мен и моите фенове, така че казах " Така да бъде" (Смях)
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.하지만 이것도 저와 팬사이의 협동같은 거라서 전 "알겠습니다"라고 답했습니다
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Maar het is een samenwerking tussen mij en mijn fans, dus ik zei: "Natuurlijk."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Mas há uma espécie de colaboração entre mim e os admiradores, por isso respondi: "Claro."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Men i ved, det er en slags samarbejde mellem mig og fans'ene, så jeg sagde: "OK".
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Nhưng các bạn biết đấy, đó là một kiểu hợp tác giữa tôi và những người hâm mộ, nên tôi đã nói, "Được thôi."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Però sapete, è una specie di collaborazione fra me e i miei fans, cosi dissi, "Certo."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Но это что-то вроде моего сотрудничества с фанатами, так что я сказал: "Хорошо".
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.אבל אתם יודעים, זה מין סוג של שיתוף פעולה ביני למעריצים, אז אמרתי, "יאללה."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.لكن أتعلمون، إنه إلى حد ما نوع من التعاون بيني و بين المعجبين، لهذا قلت "بالطبع."
Ama bunu gördüğümde gerçekten hayran kaldım, çünkü canlı gibi görünüyordu.Aber als ich dies gesehen habe, war ich wirklich fasziniert, weil er wie lebendig erschien.
Ama bunu gördüğümde gerçekten hayran kaldım, çünkü canlı gibi görünüyordu.Ale gdy go ujrzałem, byłem zafascynowany, bo sprawiał wrażenie żyjącego.
Ama bunu gördüğümde gerçekten hayran kaldım, çünkü canlı gibi görünüyordu.Ale když jsem toto spatřil, byl jsem opravdu fascinován, protože to vypadalo tak podobné životu.
Ama bunu gördüğümde gerçekten hayran kaldım, çünkü canlı gibi görünüyordu.Dar când am văzut asta, am fost foarte fascinat, deoarece semăna cu o formă de viață.
Ama bunu gördüğümde gerçekten hayran kaldım, çünkü canlı gibi görünüyordu.De amikor először láttam, tényleg megigézett, mert olyan életszerűnek tűnt.
Ama bunu gördüğümde gerçekten hayran kaldım, çünkü canlı gibi görünüyordu.하지만 제가 이것을 보았을 때, 저는 진정으로 매료되었죠 꼭 생명처럼 보이기 때문이지요
Ama bunu gördüğümde gerçekten hayran kaldım, çünkü canlı gibi görünüyordu.Maar toen ik dit zag, was ik echt gefascineerd, omdat het zo levensecht leek.
Ama bunu gördüğümde gerçekten hayran kaldım, çünkü canlı gibi görünüyordu.Mais quand j'ai vu ceci, j'étais vraiment fasciné. car ça semblait vivant.
Ama bunu gördüğümde gerçekten hayran kaldım, çünkü canlı gibi görünüyordu.Ma quando l'ho visto, sono rimasto affascinato, perché sembrava vivo.
Ama bunu gördüğümde gerçekten hayran kaldım, çünkü canlı gibi görünüyordu.Mas, quando eu vi isto fiquei fascinado, porque parecia como a vida.
Ama bunu gördüğümde gerçekten hayran kaldım, çünkü canlı gibi görünüyordu.Namun saat saya melihatnya, saya sangat terpesona karena kristal itu benar-benar tampak hidup.
Ama bunu gördüğümde gerçekten hayran kaldım, çünkü canlı gibi görünüyordu.Nhưng khi tôi nhìn thấy chúng, tôi đã thực sự bị thu hút, bởi chúng trông giống như những sinh vật sống.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod