hayran ile cümle

hayran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Steve Jackson'a hayrandır.מעריץ את ג'ייסון.
Kendisine göre "The Diamonds" yedek grubu değil, hayranlarıdır.לדבריה, "דה דיימונדס" הם לא להקת הליווי שלה, אלא מעריציה.
Bunda söz konusu filmlere meraklı bir hayran kitlesinin de oluşması etkili olmuştur.קל גם להפיץ בעולם סרטים בנושאים אלה בשל ההתעניינות בנושא.
Suriye'de 7000 hayranı tarafından, arabasının Suriye sınırından geçmesi ile çığlıklarla karşılandı.בדרכה לסוריה נתקלה פיירוז בקהל של 7000 איש, שצעקו את שמה בגבול כשמכוניתה עברה לאדמת סוריה.
Hayranım O Güzel Gözlerine Dünyaya Geldim Gülmek İçinהעלה הרבי חיוך על פניו ורוחו הטובה שבה אליו.
Voznesenski soyguna Stalin'in romantik şiirlerine olan hayranlığı yüzünden yardımda bulunduğunu belirtmiştir.ווזנסנסקי הצהיר מאוחר יותר כי עזר לסטלין מתוך הערצה לשירתו הרומנטית.
Tayt giyen bir adama her zaman hayranlık duymuşumdur.תמיד פחדתי מאוד מהגבר.
Ertesi ay Paris'te yüzlerce hayranını albümüyle ilgili promosyon videosu için çağırdı.חודש לאחר מכן היא הזמינה מאות מעריצים בפריז להשתתף בווידאו שיווקי שחשבו שהוא קשור ליציאה של האלבום.
Yine de oyun halen koyu bir hayran topluluğuna sahip.כעת למשחק יש קהילת מעריצים גדולה.
Kızların ilgi gösterdiği Yaten, hayranlarını hiç sevmez ve sadece prenseslerini bulmak için şarkı söyler.בכל אחת מהנשים אותן הוא פוגש יש משהו שלא מוצא חן בעיניו, והוא לא משוכנע בכך שהן נסיכות אמיתיות.
Şair Stefan George'a da hayrandı.מעריץ את הזמר ג'ורג' מייקל.
O, İngiliz futbol kulübü Arsenal hayranıdır.מסקל אוהד של מועדון הכדורגל ארסנל.
Parker hevesli bir hip-hop müzik ve rap hayranıdır.הוא מגדיר את עצמו כאוהד מוזיקת רוק והיפ-הופ.
Eve, bir gece dairesine geri döndüğünde içeriye gizlice sızmış genç bir hayranı ile karşılaşır.כאשר שי חוזר לדירתו בערב, הוא מוצא פורץ שמטפל במחשב שלו.
Böylece hayranları onu unutmadığını gösterdi.הוא הביע כלפיהם את הערכתו על כך שלא מכרהו.
Billy: Finn ve Jake'in hayran olduğu kahramandır.זאק הוא אחיו למחצה של ג'ייק, אותו הוא מעריץ.
Hello Kitty hayranıdır.מעריץ את טימי.
Grup, hayranlarını "Skeleton Clique" olarak adlandırdı.מעריצי הלהקה נקראים "קליקת השלדים" (Skeleton Clique).
Kısa zamanda ün yaptı ve hanımların hayranlığını kazandı.היה למדן גדול וזכה להערצת רבני הדור.
Apocalyptica hayranıdır.אייאדמה היה עריץ.
Adolf Hitler hayranıydım.היה זה אדולף היטלר.
Louis Leplee, sesini dinler ve hayran kalır.ג'ון דולוואי, מפיקה גדולה, שומעת אותו שר ומביעה עניין בו.
Carl Perkins Ben, sadece onun bir hayranı değildim; ben onun kardeşiydim.סאקורה אוברטה היא הייתה לא רק חברתו לנשק של ניק, אלא הייתה גם בת זוגו.
Akademi Ödülleri'ne aday olmaması hayranları tarafından tepki çekti.לבסוף האקדמיה החליטה להעניק לה מועמדות לא רשמית לפרס.
Boksa hayrandır.מתאגרף חובב.
Rock müzik hayranıyımdır.האוי هاوٍ מוזיקאי חובב.
Hayranlarının mektuplarını okumayı seviyor.Обича да чете писмата на своите почитатели.
Almanya'da büyük hayran kitlesi olmasına rağmen Birleşik Devletler'de hiç popülerlik kazanmadı.Въпреки популярността извън Германия, групата така и не придобива широка популярност в Съединените щати.
Onun Avrupa’da birçok arkadaşı ve hayranı vardı.Има много приятели и почитатели из цялата страна.
Rock müzik hayranıyımdır.Голям почитател е на рок музиката.
Bu noktadan sonra Suicide Silence dünya çapında büyük hayran kitleleri kazanmaya başladı.Suicide Silence започва да печели все повече фенове по света.
Grup bu şekilde yıllar içinde kendi tarzını oluşturmuş ve geniş bir hayran kitlesi edinmiştir.През този период той създава и утвърждава своя уникален стил.
Rihanna, en büyük Bob Marley hayranlarından birisi.Макс Кавалера е известен почитател на Боб Марли.
Tayt giyen bir adama her zaman hayranlık duymuşumdur.Винаги много съм го уважавал.
Marcus'un büyük bir hayranıdır.Той е голям привърженик на Марк Антоний.
Hava gitarı hem konserde bulunan hem de evde müzik dinleyen hayranlar arasında popülerdir.Изпълнението на въздушна китара е популярно сред метъл феновете на концертите и докато слушат песни у дома.
Parker hevesli bir hip-hop müzik ve rap hayranıdır.Паркър е яростен фен на хип-хоп и рап музиката.
2005 yılında ise hayranlarına bir sürpriz yaparak “OLDU GÖZLERIM DOLDU” adlı bir tekli çıkardı.През 2005 г. в едно интервю той добавя: Бях откачил от нерви.
Hayran kitlesini genellikle gençler oluşturmaktadır.Всезнайко, често дава съвети на младите.
Hayranları tarafından 25 yaşında olduğu tahmin edilir.Предполага се, че продължителността на живота им е 25 години.
Beş yaşındayken hükümdarlığına olan hayranlığını ifade etmek için II. Elizabeth'e mektup yazdı.На 5-годишна възраст, тя пише писмо до Кралица Елизабет II, за да ѝ каже, че я харесва.
(Muhtemelen o sahneyi gören tüm hayranlar ağlamıştır.) ama yapamaz.(Видяха някой да стои на прозореца, но не можаха да установят кой беше това.)
Günlüklerin yazarına hayrandır.Кой е авторът на дневниците?
Selena pek çok hayranının büyük özverisini yitirmedi.Елинор печели многобройни почитатели.
Akon, küçüklüğünden beri Michael Jackson hayranıdır.Абсолютен фен е на Майкъл Джексън.
Konu ve oynanış yetersiz olmasına karşın hayranlar tarafından sevilerek oynanmıştır.Със своята борбеност и непримиримост се превръща в любимец на феновете.
Tokyo, Osaka, Nagoya, ve Fukuoka'da 25,000 hayrana performans sergilediler.Групата събира публика от 25,000 души в Токио, Осака, Нагоя и Фукуока.
Hayranları tarafından Arap Müziğinin Divası olarak çağrılır.Арабите не случaйно го наричaт "Султан на Арабската музика".
Stalin'in fikirlerine hayran kaldı.Флоранс е възхитена от неговите думи.
Her yıl milyonlarca Elvis hayranı bu binayı ziyaret etmektedir.Всяка година няколко милиона поклонници идват да се молят в манастира.
Dizi nispeten başarılı oldu ve hatırı sayılır bir hayran kitlesi elde etti.Книгата била много успешна и имала глям брой продължения.
Douglas Adams hayranları, Havlu Günü'nü tüm gün boyunca yanlarında bir havlu taşıyarak geçirebilirler.Sve obožavatelje Douglasa Adamsa potičem da nose sa sobom ručnik toga dana.
O yaz sadece Batman'e aitti ve eğer bir çizgi roman hayranıysanız oldukça ateşliydi" dedi.Bilo je to ljeto šišmiša i ako ste bili obožavatelj Batmana bilo je prilično uzbudljivo."
"RSVP"—Christina hayranlarının sorularını cevaplıyor."RSVP" — Aguilera odgovara na pitanja koja joj postavljaju obožavatelji.
Büyük bir Magritte hayranı olan Paul McCartney, ressamın pek çok resmine sahiptir.Paul McCartney je velik obožavatelj Magrittea te posjeduje mnoge njegove slike.
Hayranlar favori 10 şarkılarını Sony BMG Hong Kong sitesinden seçmişlerdir.Obožavatelji su za 10 svojh pjesma mogli glasati putem web stranica Sony BMG u Hong Kongu.
Büyük bir hayranıyım.Veliki sam njihov obožavatelj.
American Horror Story'nin ilk sezonu eleştirmenlerden ve hayranlardan çok sayıda olumlu eleştiri aldı.Prva sezona Američke horor priče primila je uveliko pozitivne kritike od strane kritičara i od gledatelja.
Dizi çok büyük bir başarı yakalamış ve her kesimden birçok hayranı olmuştur.Na svom putu će susresti razne ljude i učiniti mnogo dobrih djela.
Dünyayı dolaşır, hayranlarını aynı zamanda menajeri olan babasının yazdığı müzikle eğlendirir.Putuje svijetom i zabavlja obožavatelje pjevajući pjesme koje je napisao njen otac i menadžer.

İlgili Sayfalar