Şarkı hayranların favori şarkılarından oldu.Вона стала улюбленою піснею японських фанатів.
Otello'yu, Hamlet'i filân okumuştum, şaşmıştım, hayran olmuştum, ama pek anlamamıştım.Расселл гадав я жартую, але я був дійсно вражений!
Hayranlarının çoğu onun ölmediğine inanmaktadır.Багато хто не вірив, що велика акторка померла.
Ancak Kyle, Kick'in büyük bir hayranı olduğunu göstermiştir.Та незважаючи ні на що, Київ залишався великою принадою.
Havlu Günü, İngiliz yazar Douglas Adams'ı anmak üzere hayranları tarafından her 25 Mayıs'ta kutlanan gündür.День рушника — неофіційне свято, що відзначається щороку 25 травня прихильниками книжок Дугласа Адамса.
Hayranlarımın bu kapağa bakarak 'Onun hissettiklerinin aynısını hissediyorum' demesini istiyorum."Я хочу, щоб мої фанати побачили ці фото і сказали: «Я розумію, що вона відчуває».
Bu yüzden hayranlarının bir kısmı bu değişimi çok sevse de bir kısmı tepki göstermiştir.Для їхніх шанувальників ця зміна відбулася дуже несподівано.
Çocukken bile bir profesyonel güreş hayranıydı.З дитинства була фанаткою професійного реслінгу.
Bu parçayla tüm dünyada milyonlarca hayranı oluştu.Зараз група має мільйони фанів по всьому світу.
Bu sayede dünyada geniş bir hayran kitlesi oluşturmayı başarmıştır.Завдяки їй місто здобуло широку популярність у світі.
Çocukluğunda hayvanlara karşı özel bir hayranlığı vardı.З дитинства проявляв особливу любов до природи.
Konserlerinden sonra grup arkadaşları ve hayranlarıyla konuşmayı sever.Згодом він любив роздавати цю фотографію друзям і знайомим.
Giderek Nahit'in Hatice'ye duyduğu hayranlık, aşka dönüşür.Кохання Сванна до Одетти стає синонімом нещасливої любові.
Star Trek adlı bilim kurgu serisinin de hayranıdır.Вона отримала назву Star Trek Adventures.
Hayranların sayısı giderek artıyordu.Число його прихильників почала зростати.
Yaptığı işler fazla fütüristik ve ben onun 'sound'una hayranım.Він дуже футуристичний і я просто люблю його звуки.
Facebook Hayran Sayfası.Відкрита спільнота у Фейсбуці.
Düşünmemiz gereken hayranlarımız var dedi.Фанати вважали що вони зустрічаються.
2001 yılında hayranları, adının Togetherland olduğu belirlenen albümü bekliyordu.2001 року був анонсований вихід четвертого альбому під назвою «Togetherland».
Bu albümle birlikte geniş hayran kitlesine sahip oldu.Разом з тим графіка здобула загальне визнання.
Mahallesindeki, bölgesindeki insanlar onun ata biniş şeklini hayran hayran seyrederler.У розмовній мові місцевого населення переважає вживання форми Соколівка.
Her zaman Tom'a hayran oldum.Я завжди захоплювалася Томом.
Hayranlarının çoğu onun ölmediğine inanmaktadır.Mnoho jeho fanoušků věří, že je stále naživu.
O, İngiliz futbol kulübü Arsenal hayranıdır.Je fanouškem londýnského fotbalového týmu Arsenal.
Ve hayranlarına onu desteklediği için bir teşekkür mektubu yazdı.Do deníku jí napsal své poděkování za podporu.
Minogue dünyadaki en büyük gey hayran kitlelerinden birine sahiptir.Minogue má jednu z největších základen homosexuálních fanoušků na světě.
Bu parçayla tüm dünyada milyonlarca hayranı oluştu.Tato skupina má tisíce fanoušků po celém Světě.
Özellikle Benito Mussolini'ye olan hayranlığını dile getirdi.Zvláštní byl jeho vztah k Benito Mussolinimu.
Hayranları tarafından KilBAM olarak bilinirdi.Citím, že jako fanoušci si to zasloužíte vědět.
Aynı zamanda bir Rock Müzik hayranı.Je také rockovým hudebníkem.
İzel bu albümü hayranlarına teşekkür amacıyla yapmıştır.Album má za cíl ukázat dík skupiny za věrnost fanoušků.
Hello Kitty hayranıdır.Kitty je velice populární.
Gençliğinde klasik müzik hayranıydı, Beethoven, Mozart ve Wagner'i dinlerdi, piyano çalardı.Infant Manuel byl velkým obdivovatelem hudby, poslouchal Beethovena a Wagnera, a hrál na klavír.
Steve Jackson'a hayrandır.Je velkým fanouškem Michaela Jacksona.
İzzy severek şiir yazar ve zamanı kalırsa "büyük" bir Wrestling hayranıdır.Izzy je vášnivý do psaní básní a velký fanoušek Wrestlingu.
Stalin'in fikirlerine hayran kaldı.Stalina motivy nezajímaly.
Çocukken bile bir profesyonel güreş hayranıydı.Jako dítě byl velký filmový fanoušek.
Çünkü şimdiye kadar, ne grup ne de hayranları buna neden olacak hiçbir kelime kullanmamıştı.Jako tolikrát předtím ani tentokrát jejím slovům nikdo nevěřil.
Aynı zamanda Foster The People, Coldplay ve Kings Of Leon hayranı olduğunu söylüyor.K jeho oblíbeným interpretům patří i skupiny Coldplay, Kings of Leon nebo Foster the People.
Büyük, bilge, hayran olunan doktor olarak adlandırılırdı.Proslul jako vynikající v širokém okolí známý a poptávaný lékař.
Berrak sesi ve türküleri özgün yorumuyla dinleyenlerin hayranlığını kazanmıştır.Hovořil pak jasným a zvučným hlasem, kterým si získával srdce posluchačů.
Bu aynı zamanda hayranı olduğu aktris Michèle Morgan'ın da adıydı.Nicméně přijala toto jméno i jako hold herečce Michèle Morgan.
Özellikle Almanya ve Güney Amerika'da grubun önemli bir hayran kitlesi oluştu.Zejména ve Švédsku, Velké Británii a ve Spojených státech si svou prací získal značný věhlas.
Fakat bu albüm, gruba yeni bir hayran kitlesi de getirmiştir.Na druhou stranu album získalo skupině jinou část fanoušků.
Fakat, sonradan ona büyük hayranlık duymaya başlar, hatta aşık olur.Postupně ale zjistí, že láska existuje a dokonce se i zamiluje.
Trish Stratus'un en büyük hayranı olmak gibi hikâyeler içinde bulunmuştur.O Trish Stratus říká, že je to její inspirace.
70'lerin ilk yıllarında üne kavuşan grup bugün hâlâ geniş bir hayran kitlesine sahiptir.Stanice, které byly postaveny nově v 70. letech, působí modernějším dojmem.
Özellikle 1970'lerde yayınladığı plaklar ve oynadığı filmlerle hayran kitlesini oluşturmuştur.Znám je zejména díky svým početným audio (a video) kazetám, které vydává již od sedmdesátých let.
Eisler onun ipek gibi sesine hayran kalmıştı.Fanouškům se vryla do paměti svým zvučným chraplavým hlasem.
Filipinli hayranlar seçimlerini e-posta ile iletmişlerdir.Stanice BBS umožňovaly zasílání e-mailů.
Önceki nesiller başarılı insanlara hayranlıkla baktı ve başarılarını takdir etti.Místní obyvatelé velmi respektovali svůj předchůdce a ocenili jeho výkon.
Tam bir Black Sabbath hayranıdır.Přesně po vzoru Black Sabbath.
Hayranlarının mektuplarına boğulan Carroll, bazen dilediğinden bile daha fazla ilgi görmüş olmalı.Dodgsona zaplavily dopisy obdivovatelů a někdy se mu dostávalo nevítané pozornosti.
Ancak hayranları için Homer'ı çizerken kulağı "G" şeklinde çizmeye devam etmektedir.Pokud ovšem kreslí ucho pro fanoušky, tak stále Homera kreslí s uchem jako písmeno G.
Hayranım O Güzel Gözlerine Dünyaya Geldim Gülmek İçinOči má zavřené a na ústech mu hraje šťastný úsměv.
YouTube, YouTuber'ları hayranları ile buluşturan etkinlikler düzenlemektedir.Výstaviště se hemžilo fanoušky youtuberů.
Kral Faysal, Amerikalı rock grubu Grateful Dead’ın hayranıydı.Toto je diskografie americké rockové skupiny Grateful Dead.
Adolf Hitler hayranıydım.Svou matku Adolf Hitler miloval.
Hayranları Ona Kata ismini koymuşlardır.Fanoušek v první řadě mu ho půjčí.
Hayranlarım buna bayılacak çünkü bana sadıklar.Tyto ženy jsou mi velkou oporou, protože znají všechny mé vady.