hayran ile cümle

hayran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eisler onun ipek gibi sesine hayran kalmıştı.Fanouškům se vryla do paměti svým zvučným chraplavým hlasem.
Filipinli hayranlar seçimlerini e-posta ile iletmişlerdir.Stanice BBS umožňovaly zasílání e-mailů.
Önceki nesiller başarılı insanlara hayranlıkla baktı ve başarılarını takdir etti.Místní obyvatelé velmi respektovali svůj předchůdce a ocenili jeho výkon.
Tam bir Black Sabbath hayranıdır.Přesně po vzoru Black Sabbath.
Hayranlarının mektuplarına boğulan Carroll, bazen dilediğinden bile daha fazla ilgi görmüş olmalı.Dodgsona zaplavily dopisy obdivovatelů a někdy se mu dostávalo nevítané pozornosti.
Ancak hayranları için Homer'ı çizerken kulağı "G" şeklinde çizmeye devam etmektedir.Pokud ovšem kreslí ucho pro fanoušky, tak stále Homera kreslí s uchem jako písmeno G.
Hayranım O Güzel Gözlerine Dünyaya Geldim Gülmek İçinOči má zavřené a na ústech mu hraje šťastný úsměv.
YouTube, YouTuber'ları hayranları ile buluşturan etkinlikler düzenlemektedir.Výstaviště se hemžilo fanoušky youtuberů.
Kral Faysal, Amerikalı rock grubu Grateful Dead’ın hayranıydı.Toto je diskografie americké rockové skupiny Grateful Dead.
Adolf Hitler hayranıydım.Svou matku Adolf Hitler miloval.
Hayranları Ona Kata ismini koymuşlardır.Fanoušek v první řadě mu ho půjčí.
Hayranlarım buna bayılacak çünkü bana sadıklar.Tyto ženy jsou mi velkou oporou, protože znají všechny mé vady.
Henri de Toulouse-Lautrec ise onun en büyük hayranıydı.Celé dílo Henriho de Toulouse-Lautreca je překvapivě jednolité.
Birçok Death hayranına göre en iyi albümdür.Řada fanoušků dokonce album považují za její vůbec nejlepší.
Birçok Savatage hayranı bu albümde hayal kırıklığına uğradı.Na tomto album se vytrácí melodičnost.
Eric Cartman Kanadalıları sevmese de sıkı bir Terrance ve Phillip hayranıdır.Butters má rád fekální humor a kanadské duo Terrance a Phillip.
Ben bir hayranım, her zaman da Janet'ın hayranlarından biriyim.Byl také milenec a celoživotní přítel anarchistky Emmy Goldman.
Hayranları tarafından merakla beklenen film ilkinden daha büyük başarı elde etti.Tato skladba byla mnohem tvrdší, než fanoušci očekávali.
Düşmanları bile acı içinde geçen son haftalarındaki cesaretine hayran kaldı.Chiar și dușmanii i-au admirat curajul din ultimele săptămâni dureroase.
Barberini Galileo'nun arkadaşı ve hayranı idi ve 1616'da mahkumiyetine karşı çıkmıştı.Barberini era un prieten și admirator al lui Galileo, și se opusese condamnării lui Galileo în 1616.
26 Kasım 1995'te, Elton John 40,000 hayranı karşısında konser etkinliği gerçekleştirmiştir.Pe 26 noiembrie 1995, Elton John a evoluat în fața a 40.000 de fani.
Anton Yelchin, Kyle Reese rolünde: John Connor'a hayran olan genç bir asker.Anton Yelchin este Kyle Reese: Um soldat admirator al lui John Connor.
Mercury’nin hayran olduğu bir diğer kişi de, şarkıcı ve oyuncu Liza Minnelli idi.Altă influență a lui Freddie a fost actrița și cântăreața Liza Minnelli.
Steve Jackson'a hayrandır.Întotdeauna l-am admirat pe Michael Jackson.
Ancak kitabın hayranları arasında bu rol çok tartışmalı kalmıştır.Problema aceasta rămâne însă controversată chiar și printre susținătorii cărții.
Çocukluğunda hayvanlara karşı özel bir hayranlığı vardı.De mic a avut o atracție deosebită pentru cai.
Özellikle filmin hayranları içindir.Suntem fani ai filmului.
Biletler farklı yarışmalarla hayranlara dağıtıldı.Biletele au fost vândute către fani prin intermediul a diverse competiții și provocări.
Ben bir hayranım, her zaman da Janet'ın hayranlarından biriydim.Eu nu am fost niciodata extrem de sportiv ... eram un mare fan al lui Elvis.
Gençliğinde klasik müzik hayranıydı, Beethoven, Mozart ve Wagner'i dinlerdi, piyano çalardı.El a fost un mare admirator de muzică, în special Beethoven și Wagner, și a cântat la pian.
Bu aynı zamanda hayranı olduğu aktris Michèle Morgan'ın da adıydı.Atunci și-a schimbat numele în Michèle, fiind o admiratoare a actriței Michèle Morgan.
Hayranlarım buna bayılacak çünkü bana sadıklar.Cred că fanii mei vor fi cu adevărat fericiți pentru asta.
Almanya'da büyük hayran kitlesi olmasına rağmen Birleşik Devletler'de hiç popülerlik kazanmadı.În ciuda popularității sale în Europa, el nu a devenit niciodată popular în Statele Unite.
Değerli taşların ışıltısına hayran kalmışlar.Erau apreciate încăperile mari, bine luminate.
Mart ayında tüm üyelerinin hayranların sevgisini kazandığı The Shield, Kane ile rekabete başladı.În martie The Shield a început o rivalitate cu Kane.
Bu dizideki performansıyla birçok kadın hayranın ilgisini kazandı.Datorită acestui rol a câștigat admirația telespectatoarelor.
Ve "Do What U Want", ARTPOP albümünün hayranlar tarafından ön siparişini teşvik eden ikinci single'dır.«Do What U Want» este cel de-al doilea cântec care este oferit fanilor care au precomandat Artpop”.
Keman çalarak paten yapıp konukların ilgi ve hayranlığını kazandı.S-a bucurat de libertatea de a picta și a câștigat respectul și admirația ofițerilor.
Çocukken bile bir profesyonel güreş hayranıydı.James a fost, de asemenea, un fan de wrestling de cand era mică.
Bu noktada, o sismoloji’ye (deprem ve onlar yeryüzünde üretmek dalgaların çalışma) hayran oldu.Se crede că tot atunci a contractat sifilisul.
Harry Potter'a hayranlığı ile bilinir.Este cunoscut pentru rolul său din seria Harry Potter.
Bu aşkın ve hayranlığın en saf bakışı.Sunt remarcabile spiritul de observație și luciditatea viziunii.
Biliyorum ki hayranlarım beni istiyor ve ben onlar için varım.Îmi iubesc fanii pe care îi am deja, iar asta este pentru ei”.
Ben'in büyük bir hayranıdır.Julie mai are un admirator pe Billy.
Tanıştığı her kadın ona hayranlık duyar.Ea are o listă cu persoanele pe care le urăște.
Opera müziğine saplantılı derecede hayrandı.El trebuie să aibă mintea în consonanță cu opera.
Onların her ikisine de hayranım.Îi admir pe amândoi.
Tom'da en çok hangi niteliklere hayransın.Ce calități admiri cel mai mult la Tom?
Zil Çalınca'dan sonra Medcezir sayesinde daha da fazla hayran kitlesi elde etmiştir.După The Bell Rings, datorită lui Medcezir, ea a câștigat și mai multă bază de fani.
AC/DC grubunun da hayranıdır.Imádja az AC/DC-t.
Douglas Adams hayranları, Havlu Günü'nü tüm gün boyunca yanlarında bir havlu taşıyarak geçirebilirler.Minden Douglas Adams rajongót arra bátorítunk, hogy hozzon magával egy törülközőt ezen a napon.
Mart ayında Soyou grubun 8 ay sonra geri dönüş yapacağını hayranlarına bir tweet ile müjdeledi.Márciusban Szoju jelentette be Twitteren, 8 hónappal a So Cool megjelenése után, hogy visszatérnek.
1979'da Cohen hayranlarının karşısına geleneksel Cohen tarzındaki Recent Songs albümü ile çıktı.1979-ben Cohen a hagyományosabb hangvételű Recent Songsszal tért vissza.
Tamamen hayranlar içindi.Csak rajongóknak ajánlott.
Tanıştığı her kadın ona hayranlık duyar.Mindenki csodálta, aki ismerte őket.
Özellikle de François Truffaut'ya hayrandı.Különösen François Truffaut művészetére volt hatással.
İzel bu albümü hayranlarına teşekkür amacıyla yapmıştır.Ezzel az albummal rótta le tartozását rajongói szeretetéért.
İleri derecede bir Beatles hayranıydı.A Beatles rajongója volt.
18 Ağustos 2016'da Hardwired... to Self-Destruct albümlerinin çıkış parçası Hardwired'ı hayranlarına sundular.2016. november 18-án jelent meg az együttes tizedik stúdióalbuma Hardwired… to Self-Destruct címmel.
Para Para dansı hayranları sıklıkla kendilerine "Paralists" adını verirler.A címet a rajongók gyakran rövidítik "ParaKiss"-nek.

İlgili Sayfalar