Ana içeriğe geç
Sözlük

hayran ile cümle

hayran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mart ayında Soyou grubun 8 ay sonra geri dönüş yapacağını hayranlarına bir tweet ile müjdeledi.In maart 2012 twitterde Soyu dat de groep hun comeback zou maken na een afwezigheid van bijna 8 maanden.
Adams'ın hayranları, kitaplarından alınma bir jargon kullanmaktan hoşlanırlar.Adams-fans hebben een heel jargon aan zijn boeken ontleend.
Bay Cramp onun büyük hayranı olmuştur.Rembrandt was een groot bewonderaar van hem.
O her zaman sadık yardımcısı, danışmanı, ve gizli hayranı olan Waylon Smithers'la birlikte görünür.Hij wordt altijd bijgestaan door zijn loyale bediende Waylon Smithers.
Hayran kulüpleri ve web siteleri kuruldu.Zijn hobby's zijn golfen en websites bouwen.
Ben küçükken üzerimdeki etkisi çok büyüktü çünkü annem ona hayrandı.Als kind genoot hij de bijzondere affectie van zijn moeder.
Bu parçayla tüm dünyada milyonlarca hayranı oluştu.De serie heeft wereldwijd miljoenen fans.
Kült filmlerin her zaman küçük bir hayran kitlesi olması gerekmez.Films hoefden niet altijd geheel verloren te gaan door een van bovengenoemde redenen.
O dönemde büyük hayranlık beslediği Diane Keaton’un bir resmini gördükten sonra yeni soyadını buldu; Keaton.Rond deze tijd veranderde hij zijn achternaam in Keaton, na een artikel te hebben gelezen over Diane Keaton.
Grup üyeleri onun vokalistliğine hayran kalmışlardı.Schrijvers gaven graag hun mening in toneelstukken.
Özellikle Superman hayranıdır.Hij is vooral een tegenstander van Superman.
Bununla birlikte, bazıları bunu hayranlık duydu.Enkele zijn nog steeds te bewonderen.
Dizinin özellikle Uzak Doğu'da birçok hayran kitlesi vardır.Hij beleeft voornamelijk avonturen in het verre oosten.
70'lerin ilk yıllarında üne kavuşan grup bugün hâlâ geniş bir hayran kitlesine sahiptir.Enkele spelers die in de jaren 70 hun waarde hadden bewezen, lieten nu een uitgebluste indruk na.
1941/1942 Alman hayranları onu baskıdan kurtardılar.In het voorjaar van 1942 kregen de Duitsers terug het initiatief.
Tanıştığı her kadın ona hayranlık duyar.Hij kreeg grote waardering van allen die hem gekend hadden.
Adolf Hitler hayranıydım.Persoonsverheerlijking van Adolf Hitler.
Bu noktada, o sismoloji’ye (deprem ve onlar yeryüzünde üretmek dalgaların çalışma) hayran oldu.In deze periode leerde hij Sévèke kennen.
Ve hayranlarına onu desteklediği için bir teşekkür mektubu yazdı.In die boodschap bedankt hij de fans voor hun blijken van medeleven.
Bu sefer eleştirmenler de hayranlarla aynı fikirdeydi.Deze vorm van animatie leverde wel kritiek op bij fans.
Apocalyptica hayranıdır.Hij was een bewonderaar van Epictetus.
Hayranlarına 'HONEY10' denir.Les Prophéties bestaat uit 10 'Centuriën.
Manfred von Richthofen'ne ise çok büyük bir hayranlık duyduğunu belirtmiştir.Ook Manfred von Richthofen maakte er deel van uit.
Hatırı sayılır bir fanatik hayran kitlesi oluşan Cannibal Holocaust kült filmler arasında sayılmaktadır.Cannibal Holocaust werd onder andere berucht omdat voor de film echte dieren zijn vermoord.
Ash’in replikleri sıkça hayranları tarafından kullanılıyor.Hun logo wordt veelvuldig door fans gebruik.
O, Galli komedyen Tommy Cooper'ın bir hayranıdır.Hij was een fan van de tenorsaxofonist Coleman Hawkins.
Spor izlemeyi sever, Mets ve Jets hayranıdır, Zindan ve Ejderha oynamayı sever ama spor yapmayı sevmez.Hij houdt van vechten, gokken en motorrijden, maar absoluut niet van bevelen opvolgen.
Aynı zamanda bir Rock Müzik hayranı.Daarnaast is Roggeveen muzikant.
Thom Yorke'un falseto yorumlamaları hayranlar ve eleştirmenler tarafından beğeni topladı.Sheridan’s vertolking van Randall Flagg werd geprezen door kijkers en critici.
Jack ve Kyle büyük basketbol hayranıydılar.T.J. was een grote fan van honkbal.
Bu nedenle üyeler ve hayranlar ona golden maknae (Altın Küçük)derler.Vrienden en fans noemden hem liefkozend 'Faber'.
Kısa zamanda ün yaptı ve hanımların hayranlığını kazandı.Deze was onmiddellijk enthousiast en bood de dames een contract aan.
Yine de oyun halen koyu bir hayran topluluğuna sahip.Tot op de dag van vandaag kent de serie nog steeds een trouwe aanhang fans.
Bir rivayete göre Yıldırım Bayezid bu duruma hayran kalmıştır.Volgens een legende lichtten die ogen vuurrood op als je had gelogen.
İlk single “No One Understands” grubun Myspace sayfasında, hayranları tarafından büyük ilgiyle karşılandı.Het album "No. 1 In Heaven", wordt met gemengde gevoelens door de pers en fans ontvangen.
Kirk gibi o da H. P. Lovecraft hayranıydı.Hij was een vriend van de auteur H. P. Lovecraft.
Bu da grubun hayran kitlesinde artışa neden oldu.Hierdoor groeide de populairteit van zijn onderneming.
Tayt giyen bir adama her zaman hayranlık duymuşumdur.Ik vond 't altijd een vervelende man.
Şair Stefan George'a da hayrandı.Ook de dichter Stefan George was verbonden met deze kring.
Bu rolünde olan başarısı, ona birçok hayran getirmekle birlikte, yeni projelerde çalışabilme imkanı da sundu.En het lukt hem wonderwel, hij mag aan het programma deelnemen.
İleri derecede bir Beatles hayranıydı.Hij is ook een Beatles fan.
Hayranları tarafından 25 yaşında olduğu tahmin edilir.Zij was toen vermoedelijk ongeveer 25 jaar oud.
Belgin Hanım'a hayranlık duymaktadır ve ona âşıktır.Ze ziet de mooie koning en is op slag verliefd.
O güzel kızın çok hayranı var.Dat knappe meisje heeft veel aanbidders.
En sonunda hayranlarından biriyle evleniyor.Uiteindelijk trouwt ze met een van haar aanbidders.
Onlar Ayten’in hayranlarıdır.Ze zijn aanbidders van Ayten.
Onlar Ayten’e hayran.Ze zijn aanbidders van Ayten.
Jericho, WWE Şampiyonluğu kemerini alıp WWE hayranlarını Orton'dan "kurtarmak" istediğini söyledi.Jericho ujawnił, że chce zdobyć WWE Championship by „uratować” fanów od Ortona.
8000 kişilik başvuru içinden 3000 hayranın gösteriye katılımına izin verildi.Około 3000 fanów z 8000 chętnych zostało wybranych do udziału.
Her yaştan hayranı onun şarkı söyleyişini, dans edişini görmek ve geçmişin müziğini tatmak için oradaydı.Fani w każdym wieku przychodzili by zobaczyć ją śpiewającą i tańczącą i poczuć smak muzyki przeszłości.
Kaufman, Disney'nin hayranıdır.Kaufman jest wielką fanką Disneya.
O, İngiliz futbol kulübü Arsenal hayranıdır.Jest fanem Arsenal Football Club.
Rock müzik hayranıyımdır.Jest fanem muzyki rockowej.
Çocukluğunda hayvanlara karşı özel bir hayranlığı vardı.Już w dzieciństwie wykazywał zainteresowanie zwierzętami.
Yanından geçen herkes onun güzelliğine hayran olur, onu târif ederdi.Wszyscy mieszkańcy radowali się na jej widok i ją uwielbiali.
Leary aynı zamanda buz hokeyi hayranıdır.Amatorsko udziela się także w hokeju na lodzie.
İnsanlar onun bilgeliğine hayran kaldılar ve ona kendi dillerinde "Nom" (bilge) adını verdiler.Nazwali go w swoim języku Nom (mądrość).
Hayranları ona Bella ismini vermiştir.Sebastian nadaje mu imię Bella.
Steve Jackson'a hayrandır.Podoba jej się Jackson.
Cohen, 13 Ocak 2008'de hayranlarının uzun süredir beklemekte olduğu dünya turunu başlatacağını açıkladı.13 stycznia 2008 roku Leonard Cohen zapowiedział swoją pierwszą od 15 lat trasę koncertową.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod