hayran ile cümle
hayran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Trish Stratus'un en büyük hayranı olmak gibi hikâyeler içinde bulunmuştur.Ela descreve Trish Stratus como sua maior inspiração.
Voznesenski soyguna Stalin'in romantik şiirlerine olan hayranlığı yüzünden yardımda bulunduğunu belirtmiştir.Mais tarde, Voznesensky afirmou que ele havia ajudado no roubo por admiração à poesia romântica de Stalin.
Groening and Sam Simon, radyo şovuna hayran oldukları Shearer'dan kadroya katılmasını istediler.Groening e Sam Simon pediram a Shearer para se juntar ao elenco, pois eles eram fãs de seu programa de rádio.
Hello Kitty hayranıdır.É fã da Hello Kitty.
Steve Jackson'a hayrandır.É fã de Michael Jackson.
Lucky ödülünü alırken çok mutlu gözükmekte ve hayranlarına gülümsemektedir fakat gerçekte mutlu değildir.Lucky parece feliz ao aceitar seu Óscar e sorri para seus fãs, mas não era uma felicidade verdadeira.
Şahrbaraz, Herakleios'a olan hayranlığını dönme bir Yunan'a dile getirdi: "İmparatorunuza bakın!Sarbaro expressou sua admiração para um renegado grego: "Veja seu imperador!
2. Doctor Doctor Who hayranları içerisinde tanınan bir Doctor'dur.O Décimo Doutor tem sido muito popular entre os fãs de Doctor Who.
6 Eylül'de EXO küçük bir hayran buluşması düzenledi ve orada "Power"ı ilk defa söylediler.Em 6 de setembro, EXO realizou um mini evento para fãs, onde performou o single pela primeira vez.
American Horror Story, televizyon eleştirmenleri ile hayranları tarafından oldukça iyi eleştiriler aldı.American Horror Story tem sido bem recebida pelos críticos de televisão e fãs.
26 Temmuz'da Tumblr'da hayranlarıyla Soru&Cevap yaptı.Em 26 de julho, Spears participou de uma sessão de perguntas e respostas sobre ela em sua página do Tumblr.
Her yaştan hayranı onun şarkı söyleyişini, dans edişini görmek ve geçmişin müziğini tatmak için oradaydı.Admiradores de todas as idades vieram à ver cantar e dançar e se fazer uma ideia da música do passado.
DVD'de yer alan videolar, Madonna ve hayranları tarafından şarkıcının resmî sitesi üzerinden seçildi.Os vídeos que estão no DVD foram escolhidos por Madonna e seus fãs pelo Icon.
Aria üyeleri ve hayranları argoda "ariytsi"(Rusça aryans) olarak bilindi.Fãns e membros do Aria são, muitas vezes, informalmente referidos como "Ariytsy" (do russo: arianos).
Leary aynı zamanda buz hokeyi hayranıdır.Henrie é fã de hóquei no gelo.
27 Ağustosta grup ilk hayran buluşması Surprise Festival 9 ı gerçekleştirdi.Em 27 de Agosto, eles fizeram seu primeiro encontro com fãs, chamado "Surprise Festival 9".
2014 öncesinde çoğu webtoonlar resmi olmayan hayran çevirileriyle okunabiliyordu.Antes de 2014, a maioria das webtoons só estavam disponíveis em inglês através de traduções feitas por fans.
Ben Efsaneyim filmini yaptı ve ben büyük bir Will Smith hayranıyım.Ela apareceu no filme I Am Legend ao lado de ator Will Smith.
S.M. Entertainment, "First Love" adlı şarkıyı YouTube'da hayranlara ön gösterim için yükledi.SM Entertainment lançou a música "First Love" no YouTube para dar aos fãs uma "espiadinha".
Bazı ünlü grup hayranları şarkıyı çok takdir ettiklerini belirttiler.Muitos fãs de alto prestígio também expressaram apreço pela canção.
Bu sırada yüzlerce hayran olay yerinde toplandı, polis Saldivar'ı uzaklaştırırken çoğu ağlıyordu.Até então, centenas de fãs se reuniram no local; muitos choravam enquanto a polícia prendia Saldívar.
Douglas Adams hayranları, Havlu Günü'nü tüm gün boyunca yanlarında bir havlu taşıyarak geçirebilirler.A data é lembrada pelos fãs que carregam uma toalha durante o dia inteiro com eles.
Konser performansı hayranlar tarafından çok beğenilmiştir.A série de jogos é muito aclamada pelos fãs.
Özellikle Superman hayranıdır.Principalmente o Superman.
O lirik ve saf." yazarak sanatçıya olan hayranlığını dile getirdi.Obrigada a todos pela compreensão e carinho”, escreveu a artista.
Simpsonlar, geniş bir izleyici kitlesi elde etmeyi ve yeni hayranlar oluşturmayı başardı.Apesar das críticas, The Simpsons ainda consegue manter uma grande audiência e atrai muitos novos fãs.
Bruce Lee'nin büyük hayranıdır.É uma paródia de Bruce Lee.
Burton, bir çizgi roman hayranı olan Sam Hamm'e senaryoyu yazmasını teklif etti.Burton se aproximou de Sam Hamm, um fã de quadrinhos, para escrever o roteiro.
Filipinli hayranlar seçimlerini e-posta ile iletmişlerdir.Os eleitores argentinos escolhem seus representantes por meio de cédulas de papel.
Özellikle de François Truffaut'ya hayrandı.Também trabalhou ao lado de François Truffaut.
Özellikle filmin hayranları içindir.É seguido pelos fãs dos filmes.
Onun Avrupa’da birçok arkadaşı ve hayranı vardı.Ela tinha, e ainda tem muitos fãs na Tunísia.
Bununla birlikte, bazıları bunu hayranlık duydu.Mas alguns se interessaram por ela.
Star Trek adlı bilim kurgu serisinin de hayranıdır.É fã da ficção científica Star Trek.
Almanya'da büyük hayran kitlesi olmasına rağmen Birleşik Devletler'de hiç popülerlik kazanmadı.Apesar de atrair público, a banda nunca ganhou popularidade nos Estados Unidos.
Turnenin bilet satışları ilk olarak Gaga'nın resmî hayran sitesi Littlemonsters.com üzerinden başladı.Os bilhetes foram primeiramente disponibilizados para os membros da rede social de Gaga, Littlemonsters.com.
Kendine özgü tarzı özel bir hayran kitlesi toplamıştır.Provavelmente ela se espalhou por uma necessidade especial própria.
2012 Billboard Turne Ödülleri'nde Yılın En İyi Turnesi Hayranların Seçimi Ödülü'nü kazandı.No Billboard Touring Awards de 2012, ela ganhou o prêmio Eventful Fan's Choice Award de Melhor Turnê do Ano.
Onlara göre bu onları hayranlarına daha çok yakınlaştırıyor.O objetivo é aproximá-la mais do seu público.
Kendi yüzünü görünce önce şaşkınlığa düşer, sonra kendini hayranlıkla seyre dalar ve kendisine âşık olur.Mesmo sem vê-lo, ouviu suas palavras e apaixonou-se.
Vehbi ayrıca hayranlarına Tsunami'den etkilenen Japon vatandaşlar için destek olunması çağrısında bulundu.O Fukase também atua em inglês para ter um maior interesse para seus fãs fora do Japão.
O, Galli komedyen Tommy Cooper'ın bir hayranıdır.É fã do comediante Andy Kaufman.
Bart, televizyon çocuk programı sunucusu Palyaço Krusty'nin en büyük hayranlarındandır.Na linha infantil, o grande sucesso é o programa do palhaço Bozo.
LeBron James'in büyük hayranlarından biri.O atual vencedor é LeBron James.
Paris fuarında üç ezilmiş otomobili sergileyerek hayranlarını büyülemiştir.Em Braga explora quatro parques subterrâneos de estacionamento.
Bu parçayla tüm dünyada milyonlarca hayranı oluştu.A notícia abalou milhares de fãs do mundo inteiro.
Özellikle Benito Mussolini'ye olan hayranlığını dile getirdi.A via foi inaugurada por Benito Mussolini.
Hayranları, Swift'in yeni bir albüm duyurmak üzere olabileceğini düşündü.Com isto, fãs e jornalistas especularam que Swift estava prestes a anunciar seu futuro sexto álbum.
Değerli taşların ışıltısına hayran kalmışlar.As portas estavam adornadas com metais preciosos.
Büyük bir Woody Allen hayranı.Woody Allen, para melhor diretor.
Ve ardından bu sürpriz için hayranlarına teşekkür etti.Mais tarde, ele expressou condolências aos seus fãs pelo incidente.
Hayranlarına 'HONEY10' denir.Dizem Que a Felicidade 10.
Sitede herkes onun mutluluğuna hayrandır.A cachaça é apreciada por todos.
Bu açıklamayı filmin çoğu büyük hayranı kabul etmez.Esta explicação não é aceita pela maioria dos fãs, entretanto.
Büyük bir hayranıyım.Um amor imenso.
"Wacky" Jackie Wackerman : Kick'in 1 numaralı hayranıdır ve Kick'e aşıktır.Jackie Wackerman - É a maior fã do Kick e também mora na mesma vizinhança.
Ancak Emre her zaman Fenerbahçe'ye hayranlık duyduğunu belirtti.A transferência foi muito comentada, pois ele era considerado um símbolo do Fenerbahçe.
Thom Yorke'un falseto yorumlamaları hayranlar ve eleştirmenler tarafından beğeni topladı.A textura atmosférica das guitarras e o falsete de Thom Yorke foram bastante aclamados por críticos e fãs.
Lynyrd Skynyrd hayran kitlesi 1973'lerde hızla büyüdü.Aparentemente o Lynyrd Skynyrd teria anos de glória pela frente.
Bu dizideki performansıyla birçok kadın hayranın ilgisini kazandı.Apesar do nome, muitas destas bandas tiveram ou têm grandes números de fãs femininas.