Ayrıca bir hayli de elektrik tüketiyordu.Además, se cortó gran parte del suministro eléctrico.
Boekamp’ın transferi bu nedenle Almanya’da da hayli ses getirdi.El hundimiento del “Bismarck” provoca gran consternación en Alemania.
Dolayısıyla geriye dönük izleme hayli zor olur.Mirar hacia atrás resulta más incómodo.
Kariyer hikâyesi ise bir hayli ilginçtir.La fase final de su carrera es un poco menos interesante.
Ülkedeki işsizlik oranı bir hayli azalmış, %10’un altına düşmüştür.El Partido Socialista (PSI) continuó en su declive, reduciéndose a menos del 10%.
Pirioğlu hakkında hayli ilginç bir iddia ise şöyledir.De Thefarie Velianas el onomástico es en sí mismo interesante.
Bu nedenle dağınık olarak inebilen taburlar bir hayli zor şartlarda toparlanabildiler.Aquellos que no pudieron escapar a tiempo enfrentaron circunstancias muy difíciles.
Yaşlı hahamlar bir hayli sinirlenerek duruma tepki gösterdiler.El envés es densamente velloso con unos nervios muy prominentes.
Türkmenlerin bu isyanının bastırılması hayli sert olmuştur.La reacción de la comunidad polaca a estos arrestos fue muy negativa.
Hayli yakışıklı ve karizmatik.Seductor y carismático.
Bununla beraber, günümüz koşullarında teleskopları yörüngeye taşımak bir hayli pahalıdır.Comunque, attualmente risulta costoso mandare telescopi in orbita.
Zano Aralık 2007'den Kasım 2011'e kadar Haylie Duff ile uzun süreli bir ilişki yaşadı.Zano ha avuto una lunga relazione con la cantante Haylie Duff dal dicembre 2007 al novembre 2011.
Film için oyuncu seçim süreci bir hayli uzun sürdü.Il processo di lavorazione del film richiese molto tempo.
Hayli yakışıklı ve karizmatik.È molto bella e carismatica.
Sigmund Freud'un Düşlerin Yorumu adlı eserinde bu konu üzerinde de hayli durulmuştur.A suo parere, L'interpretazione dei sogni di Sigmund Freud è completamente infondata..
Hayli uzaktan görünebilirler.Tuttavia lo si può comunque vedere da lontano.
Filmin gişe hasılatı hayli düşüktü.Il film avrà un taglio molto più horror.
Pirioğlu hakkında hayli ilginç bir iddia ise şöyledir.Questo particolare tipo di endocitosi è detto pinocitosi.
Ağaçların yaşı bir hayli farklılık göstermektedir.L'età dei lettori è assai varia.
Bu albümde ona Christina Milian, Lil' Romeo ve ablası Haylie Duff gibi isimler eşlik etti.All'album hanno partecipato anche Christina Milian, Haylie Duff e Lil' Romeo.
Şu sıralar köyde yaşlı nüfus bir hayli fazladır.I rimanenti di quella generazione sono ora molto anziani.
Bir hayli çalışkan olan Harold Lloyd, 1915 - 1919 yılları arasında Roach'un en başarılı aktörü olacaktı.Трудолюбивый Ллойд стал самым успешным из комедийных актеров Роуча между 1915 и 1919.
Düşmanın birkaç savaş tekniğini ve hayli canlı gücünü yok eder.Они уничтожили много техники и живой силы врага.
Ancak postmodern romanın temsilcisi olan yazarların listesi bir hayli kabarıktır.Однако общее количество дошедших до нас экземпляров переписанных копий романа достаточно велико.
Oyun içi mekanlarda gazete sayfaları bir hayli etrafa saçılmıştır.В игровых локациях «раскидано» довольно много бумажных газетных листов.
Yurtdışında hayli çalışan vardır.Много работал за рубежом.
Aslı bu durumdan bir hayli rahatsızlık duymaktadır.Здесь, правда, возникает одна неприятность.
Özellikle bayan Barry çocuklarının yetiştirilmesinde hayli kuralcıdır.Уже в детстве Бари проявлял склонность к творчеству.
Hayli uzaktan görünebilirler.Большое видится издалека?
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur.Поездка приобретает развлекательный характер.
İnkalar’ın suyu ilgilendiren birçok alanda bir hayli ileri olduklarını söylemek yanlış olmaz.Вряд ли я могу преувеличить, насколько иным предстает вино, налитое в эти бокалы».
Kariyer hikâyesi ise bir hayli ilginçtir.История его основания довольно интересна.
Anadolu ve Rumeli'de bir hayli müddet bulundu.Много ездил по Румелии и Анатолии.
Ayrıca bir hayli de elektrik tüketiyordu.Они остро нуждались в электроэнергии.
Filmin gişe hasılatı hayli düşüktü.Выпуск кинокартин сильно сократился.
Selam verip hayli kelimat etti.يحييها وترد التحية.
Film süre olarak da bir hayli uzundur.وإن كان الفيلم طويلا بعض الشئ.
Köy Elazığ kültürünü benimsemiş olup eğitim oranı hayli yüksektir.المناطق الريفية في باكستان لديها نسبة فقر ومعدلات تعليمة منخفضة بشكل مقلق.
Kulüp yakın zamanda tesisleşme konusunda bir hayli mesafe kaydetmiştir.وسقط البرلمان في سلسلة طويلة من النقاشات.
Kilise, kanal kenarında olduğundan, temeli hayli zayıflamıştır.Do outro lado do Canal, a situação era bem mais desesperante.
Avrupa Birliği nüfus yapısı hayli nüfuslanmış,kültürel farklılığı olan 27 üye devleti gösterir.A União Europeia é muito povoada, culturalmente diversa pela união de 27 Estados-Membros.
Obi-Wan Kenobi karakterine olan benzerliği de bir hayli fazladır.Outra semelhança está na função de Zero com a função de Obi-Wan Kenobi.
Yazları bir hayli kalabalıktır.No verão está repleta de gente.
Bu halvet süresi hayli uzun oldu ki kaynaklar 40 gün ile 6 aydan söz eder.Várias fontes indicam que o abalo foi extremamente longo, entre 4 e 10 minutos.
Şarkı sözlerinde, yaşadıkları hayata ve dünya meselelerine olan bakış da hayli belirgindir.Eles cantam sobre a necessidade de se ter tempo para perceber o mundo e aqueles em seu redor.
Yaz döneminde bu hava meydanından trafik yoğunluğu bir hayli artmaktadır.Durante o verão, esta estrada tem muito trânsito.
Bu çalışmalarda Keynes düşüncesinin öğeleri bulunmasına karşın, Keynes’ten hayli eleştiri aldı.As pessoas, em vez disso, voltaram-se ansiosamente para as ideias de Keynes.
Hayli uzaktan görünebilirler.Ze staan vrij ver uit elkaar.
Haylie Katherine Duff (19 Şubat 1985) Amerikalı oyuncu ve şarkıcı.Haylie Katherine Duff (Houston (Texas), 19 februari 1985) is een Amerikaans actrice en zangeres.
Dokuma tüm Kolomb öncesi büyük uygarlıklarda olduğu gibi, bir hayli ileri bir sanatsal düzeye ulaşmıştı.Zoals bij de vorige uitbreidingspakketten, heeft elke nieuwe beschaving een eigen wonder.
Bu figürler göçmen bir kavim oldukları yönündeki tezleri bir hayli güçlendirmektedir.Deze cijfers komen vrij goed overeen met de plaatsen waar nieuwe Congolese immigranten zich vestigen.
Pirioğlu hakkında hayli ilginç bir iddia ise şöyledir.Dat men er de naam van Stijn Streuvels aan gaf was zeer uitzonderlijk.
Silvia Pinal politik olarak da hayli aktif biridir.José Justo Milla was ook politiek actief.
Bu Hoy hanlığının nüfuzunu hayli artırdı.De macht van de familie Wang nam hierdoor aanzienlijk toe.
Ayrıca, Godoy'un popülaritesi de bir hayli düşmüştü.Daardoor kreeg de populariteit van Gondi een flinke deuk.
Ayrıca bir hayli de elektrik tüketiyordu.Er was verder een complete elektriciteitscentrale.
Dünyaya döndüklerinde mürettebatın hayli zayıfladığı görüldü.Po powrocie na Ziemię, obaj członkowie załogi byli bardzo osłabieni.
Ve İbrahim Filistîler diyarında hayli zaman misafir oldu."(34) I tak przebywał Abraham przez długi czas w kraju Filistynów.”
Hayli uzaktan görünebilirler.Są widoczne z daleka.
Ağaçların yaşı bir hayli farklılık göstermektedir.Wiek rosnących drzew jest zróżnicowany.