Ana içeriğe geç
Sözlük

hayli ile cümle

hayli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece medyal alın korteksi denen bu merkezin aktivite boyunca bir hayli yukarı çıktığını gördük.So we had this focal area called the medial prefrontal cortex that went way up in activity.
Bu konuda bir hayli yayınım var;I've published a great deal on this;
1890'larda, Ivan Pavlov adında Rus fizyolog köpekler üzerinde hayli ünlü bir deney yaptı.In the 1890's, a Russian physiologist named Ivan Pavlov did some really famous experiments on dogs.
Ve gorebilmek icin resimden bir hayli geriye yurumeniz gerekli.And you have to walk very far to be able to see it.
Görebildiğiniz gibi okuması bir hayli zor.And as you can see, it's extremely difficult to read.
Aslında bu olay bir hayli şaşırtıcı.It's pretty amazing.
Bu durumda, kütleyi bulmak hayli ilginçleşir. -So now the mass becomes kind of-- I don't know-- interesting to calculate.
Hala bir hayli güvenilmezdiler.They were still a mistrusted lot.
Kiribati ve Nauru gibi ülkeler hayli uzun sıraların en arkasında kalmıştı.like Kiribati and Nauru, they were seated at the very end of these immensely long rows.
Bir hayli tropik görünüyor.It looks downright tropical there.
İnsana kendini bir hayli iyi hissettiriyor değil mi?It feels pretty good, right?
Kim her zaman bir hayli karmaşık CNC kontrolü hakkında bilmiyorWho doesn't always know a great deal about the complex CNC control
Bu oran Amerika veya İngiltereye göre bir hayli fazladır.That's a much higher number than in the U.S. or U.K.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.They take risks, they're sometimes moody, they're very self-conscious.
Yani bir hayli başarılıydı.So that was a sort of a success.
Hayli sarsılmış olmalısınız?Pretty well shaken up, I guess, huh?
Bugün bile onunla avlanmayı tercih ediyorum... ...ne yazık ki o bile hayli ölümcül.Even to this day I prefer to hunt with it... but alas, even that was too deadly.
Bu bir hayli ünlendi.And so this became a very famous study.
O yokken, ev bir hayli boþ gözüküyor.The house seems very lonely with her away.
İbrahimle Sara kocamışlardı, yaşları hayli ileriydi. Sara âdetten kesilmişti.Now Abraham and Sarah were old, well advanced in age. Sarah had passed the age of childbearing.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.But the boat was now in the middle of the sea, distressed by the waves, for the wind was contrary.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.As we labored exceedingly with the storm, the next day they began to throw things overboard.
O yarattığımı ki yarattım ve ona hayliden hayli mal verdim.And gave him abundant wealth
Ne var ki Anayasa Komisyonu anayasayı hazırlamakta hayli yavaş davrandı.However, the Constitutional Commission has been slow in drafting the constitution.
Eleştirilere rağmen, Regina'dan Moskova'da beklenenler bir hayli yüksek.Despite the criticism, expectations for Regina in Moscow are high.
Kötümserlere rağmen, Makedonya'da umutlar hayli yüksek.Despite naysayers, spirits are high in Macedonia.
1882’de babası Charles Carpenter öldüğünde oğluna hayli bir servet bıraktı.When his father Charles Carpenter died in 1882, he left his son a considerable fortune.
Süryanice çeviriler Arapçaya aktarımda da hayli büyük bir öneme sahiptir.Syriac translations played a major role for the later reception into Arabic.
Yılın bölümlenmesi hayli kurallı ve düzenliydi:The subdivision of the year is very regular and systematic:
Aristoteles'in Metafizik adlı eserine yazdığı yorum hayli ünlüdür.His best-known extant work is a commentary on the Metaphysics of Aristotle.
George hayli geveze.George ist sehr geschwätzig.
Fransa'da sanatçlara hayli saygı gösterilir.Künstler werden in Frankreich hoch geschätzt.
Onun haklı olduğundan bir hayli eminim.Ich bin mir ziemlich sicher, er hat recht.
Hayli uzaktan görünebilirler.Er ist von weitem sichtbar.
Bir hayli zengin ve bir o kadarda cimridir.Für ihn zählen nur Reichtum und Macht.
Ahmed'e hayli düşkün.Zu schwer für Apoll.
Fakat daha sonra bu amaçtan bir hayli çıkacaktır.Von diesem Ziel ist man noch weit entfernt.
Film süre olarak da bir hayli uzundur.Der Film sei etwas zu lang.
Dolayısıyla geriye dönük izleme hayli zor olur.Der Rückwärtsgang ist schwer zu finden.
İlçedeki tır taşımacılığı hayli ilerlemiştir.Mittlerweile läuft der Verkehr weitgehend reibungslos.
İri yarı karısından bir hayli korkan Charlie, çoğu zaman paranın çoğunu ona vermek zorunda kalır.Seine Frau Osan gibt ihrem großspurigen Bruder des Öfteren Geld aus dem Bestand ihres Mannes.
Görevi almakta pek de gönüllü olmayan ve bunu hayli geciktiren Tubero eyaleti Publius Attius Varus'a kaptırır.Der Entwurf des saalartigen, relativ hohen Raums geht wohl auf Paolo Amato zurück.
Düğün törenleri de hayli ilgi çekicidir.Auch Hochzeitsnächte verliefen ungewöhnlich.
Hayli uzaktan görünebilirler.Ils se voient de très loin.
Silvia Pinal politik olarak da hayli aktif biridir.Avec Volontè, Carla Gravina partage également un fort engagement politique.
Kulüp yakın zamanda tesisleşme konusunda bir hayli mesafe kaydetmiştir.Le groupe est semble-t-il passé très près de la séparation.
Bu ülkenin politik ve ekonomik gücünü bir hayli zayıflattı.La situation politique et économique du pays s'aggrave notablement.
Pirioğlu hakkında hayli ilginç bir iddia ise şöyledir.L'histoire de ce rare ornement épiscopal est curieuse.
Asi Türkmenlerden de hayli esir alınmaktadır.Il est assez rapidement devenu prisonnier des troupes turques.
Ancak geçici sıralamada bir hayli geridedir.Du moins pendant un temps indéterminé.
Arazi çeşitli nehirlerin vadileri ile hayli parçalanmıştır.La région est entaillée par les vallées de nombreuses rivières.
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur.Le voir s'amuser est un vrai plaisir esthétique.
İsyan Osmanlı Devleti'ni hayli uğraştırmış ve ayaklanma 1808 yılında bastırılmıştır.L'antisémitisme fait des progrès considérables, et les émeutes sont courantes pendant toute l'année 1898.
Ayrıca bir hayli de elektrik tüketiyordu.Et c’est comme si une énergie se dégageait.
Bu karşılaşma, yumuşak bir geçişten bir hayli uzak, ani ve genellikle şoke edici bir yüzleşmedir.On peut parfois percevoir une atmosphère sombre, presque tragique.
Fransa'da sanatçlara hayli saygı gösterilir.Los artistas son muy respetados en Francia.
Bu amaçla EDTA bir hayli yaygın kullanılır.EDTA, en particular, se utiliza ampliamente.
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur.Tocar puede ser divertido.
Haylie Katherine Duff (19 Şubat 1985) Amerikalı oyuncu ve şarkıcı.Haylie Katherine Duff (Houston, 19 de febrero de 1985) es una cantante y actriz estadounidense.
Hayli uzaktan görünebilirler.Puede estar controlado remotamente.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod