Ana içeriğe geç
Sözlük

hayli ile cümle

hayli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Saz, kamış, kındırandan oluşan hayli zengin bir bitki örtüsüne sahiptir.Stawiany – potok będący prawobrzeżnym dopływem Będkówki.
1934'ten beri özellikle Çin ve Endonezya bu oyunda hayli başarılı olmaktadırlar.Do roku 1929 Argentyna i Urugwaj miały na koncie po 10 zwycięstw w tych rozgrywkach.
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur.Szukanie jej okazuje się jednak świetną zabawą.
Orkestralar hayli yaygındır.Serien är mycket populär.
Bu dil değişikliğinin tabiatı hayli bilimsel tartışmaya konu olmuştur.Kring hur unionsbrevet ska tolkas har det förts en omfattande vetenskaplig diskussion.
1960'lı yıllarda Japonya ile hayli yoğun bir ticaret hacmi bulunmaktaydı.Under 1960-talet upplevde Japan en stark ekonomisk tillväxt.
Fakat daha sonra bu amaçtan bir hayli çıkacaktır.Mycket talar för det senare.
Hayli uzaktan görünebilirler.Постать дивиться у далечінь.
Kariyer hikâyesi ise bir hayli ilginçtir.Історія появи його на автомобілі досить цікава.
Oyun içi mekanlarda gazete sayfaları bir hayli etrafa saçılmıştır.В ігрових локаціях «розкидано» доволі багато паперових газетних листів.
Düşmanın birkaç savaş tekniğini ve hayli canlı gücünü yok eder.Завдав ворогові великих втрат у живій силі і бойовій техніці.
Hacimce de diğer romanlarından bir hayli küçüktür.Чинський у романі менш рішучий.
İlçedeki tır taşımacılığı hayli ilerlemiştir.Поступово вона перенесла необхідний вантаж.
Hayvancılık da hayli yaygındı.Свинина була дуже популярна.
Bunun hakkında bir hayli düşündüm.Я багато про це думав.
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur."Hraní her by měla být zábava.
Hafif zincir ayrıca bir hayli çok sayıda V be J genlerine sahiptir ancak D geni içermez.Pro lehké řetězce také existuje mnoho genů V a J, geny D zcela chybí.
Dolayısıyla grup üzerinde hayli etkindir.Ve skupině vyniká obratností.
Kasaba tarihi eserler bakımından bir hayli zengindir.Malta je velice bohatá na historické památky.
Sufilik bu metinlerden hayli yararlanmıştır.Pugačov těchto nálad mistrně využil.
Avrupa Birliği nüfus yapısı hayli nüfuslanmış,kültürel farklılığı olan 27 üye devleti gösterir.Demografie Evropské unie představuje vysoce zalidněnou a kulturně rozmanitou unii 28 členských států.
Prensin siyasi yetkileri hayli geniştir.Pravomoci panovníka jsou stále formálně rozsáhlé.
Film süre olarak da bir hayli uzundur.Filmul este puțin prea lung ...
Bölgenin hayli zengin bir flora ve fauna hazinesi vardır.Regiunea are o bogată floră și faună.
Hükümdarlığı, İspanya'nın gücünü ve prestijini bir hayli sarstı.Regele și-a extins puterea și prestigiul.
Hayli uzaktan görünebilirler.Tânărul pare însă cam distant.
Hayli meraklı.Sunt foarte curios.
Pirioğlu hakkında hayli ilginç bir iddia ise şöyledir.O variantă mai compexă de pipă este narghileaua.
Haylie Katherine Duff (19 Şubat 1985) Amerikalı oyuncu ve şarkıcı.Haylie Katherine Duff (Houston, 1985. február 19.) amerikai színésznő és énekes dalszövegíró.
Hayli uzaktan görünebilirler.Szintén meglehetős távolságra képes ellőni.
Bu nedenle dağınık olarak inebilen taburlar bir hayli zor şartlarda toparlanabildiler.Így mindig olyan abroncsokon tudott futni, ami az adott körülmények között legmegfelelőbbek voltak.
Anadolu ve Rumeli'de bir hayli müddet bulundu.Sokat utazott Ruméliába és Anatóliába.
Silvia Pinal politik olarak da hayli aktif biridir.Silver politikailag is aktív volt.
Filmin bütçesi öncekilerden bir hayli yüksekti.A filmnek jelentősen kisebb költségvetése volt, mint az előző filmeknek.
Gençliği diğer Osmanlı şehzadelerine göre bir hayli serbest geçti.Nemzeted a többi Szabad nép közt ott van.
Yurtdışında hayli çalışan vardır.Külföldön teljesen más a helyzet.
Bu figürler göçmen bir kavim oldukları yönündeki tezleri bir hayli güçlendirmektedir.A rendőrök a megadott címen bevándorló család meglehetősen ideges tagjait találják.
Hilary altı, ablası Haylie Duff sekiz yaşındayken bu ikili San Antonio'da Fındıkkıran Balesi'nde rol aldı.Kun Hilary oli kuusi- ja Haylie kahdeksanvuotias he saivat roolit Pähkinänsärkijä-baletissa San Antoniossa.
Pirioğlu hakkında hayli ilginç bir iddia ise şöyledir.Tunnettu erikoistapaus riutasta on koralliriutta.
Fakat güney, güney doğu ve güney batı rüzgârları bazen hayli tehlikeli olur.Itä- ja kaakkoissuuntaiset voimakkaat tuulet aiheuttavat ajoittain voimakkaita vuoksia.
Yurt dışı işçiliği de hayli yaygındır.Siirtolaistyöläisyys on edelleen tavallista.
Yazları bir hayli kalabalıktır.Kesäasukkaita on runsaasti.
George hayli geveze.George on todella puhelias.
Ben hayli yorgunum.Olen aika väsynyt.
Buna rağmen hiç pap smear yaptırmamış kadınların sayısı da hayli fazladır.Ωστόσο, οι υποθέσεις για την Αθάνατη Αγαπημένη είναι αρκετές.
Filmin gişe hasılatı hayli düşüktü.Ωστόσο, οι εμφανίσεις της στον κινηματογράφο μειώθηκαν αισθητά.
Hayli uzaktan görünebilirler.Μπορούν να αντιληφθούν ένα πτώμα από μεγάλη απόσταση.
Oyun içi mekanlarda gazete sayfaları bir hayli etrafa saçılmıştır.Σε μια πανσιόν το ηλικιωμένο ζευγάρι των ιδιοκτητών διαβάζει θορυβημένο τα νέα.
Selam verip hayli kelimat etti.Τους χαιρετά και τον χαιρετούν.
Bölgenin hayli zengin bir flora ve fauna hazinesi vardır.Området har en rig flora og fauna.
Ancak Papa'dan beklediği yardımdan hayli az aldı.Det er i forbindelse med en række gunstbevisninger han modtog fra Paven.
Ayrıca bir hayli de elektrik tüketiyordu.Der manglede altså noget energi.
Bu darbeler Kızıl Ordu'nun Alman ordularını izlemesini bir hayli güçleştirmiştir.Det var et aktiv af allerhøjeste betydning, at de Allierede kunne overvåge tyskernes militære radiotrafik.
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur.BT. Det bliver sjovere at være morsom kvinde.
Hayli uzaktan görünebilirler.Utmerker seg i distanseritt.
Dolayısıyla geriye dönük izleme hayli zor olur.Deretter er det vanskelig å følge hennes ferd.
İstanbul'a göç edenler bir hayli insan bulunmaktadır.Mange er flyktninger i Thailand.
Pirioğlu hakkında hayli ilginç bir iddia ise şöyledir.Ortografien for piktiske navn er problematisk.
Bu dil değişikliğinin tabiatı hayli bilimsel tartışmaya konu olmuştur.Tolkningen av dette faktum har vært emne for mye debatt.
Bu, tuzağın etkisini bir hayli arttırmıştır.Dette medførte en stor oppblomstring av kaperfarten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod