Bu müzik hayli çok seslidir.This music is highly polyphonic.
Onun müziği hayli çok seslidir.His music is highly polyphonic.
Aşk hayli bağımlılık yapıcı bir ilaçtır.Love is a highly addictive drug.
Tarih hayli siyasallaştırılmış bir konudur.History is a highly politicized subject.
Sami hayli endişeliydi.Sami was highly concerned.
Tom onun hayli eğlenceli olduğunu düşündü.Tom thought it was highly amusing.
Sami hayli para kazandı.Sami earned quite a bit of money.
Sami, Leyla'yı hayli oynak bir kişi olarak tanımladı.Sami described Layla as a someone who was highly volatile.
Sami, Leyla'yı hayli dengesiz biri olarak tanımlıyordu.Sami described Layla as a someone who was highly volatile.
Kendimi bir hayli şanslı hissettim.I felt rather lucky.
Birlikte hayli zaman geçirdik.We've spent a great deal of time together.
Bununla beraber, günümüz koşullarında teleskopları yörüngeye taşımak bir hayli pahalıdır.However, at present it remains costly to lift telescopes into orbit.
Fransızlar da takviye aldılar ama onların edinimi hayli yavaştı, rakam sadece 35,000'de kaldı.The French had been slowly reinforced and their force numbered only 35,000.
1882’de babası Charles Carpenter öldüğünde oğluna hayli bir servet bıraktı.When his father Charles Carpenter died in 1882, he left his son a considerable fortune.
Hayli uzaktan görünebilirler.It can be seen from a long distance.
Ve İbrahim Filistîler diyarında hayli zaman misafir oldu."And Abraham sojourned in the Philistines' land many days."
Kariyer hikâyesi ise bir hayli ilginçtir.I think his career is astonishing.
Bu amaçla EDTA bir hayli yaygın kullanılır.EDTA in particular is used extensively.
Hastaneye kaldırıldıktan sonra "öldü" söylentilerinin yayılması hayranlarını bir hayli üzdü.The spread of the "kill" rumors after he was taken to the hospital greatly distressed his fans.
Hayli yakışıklı ve karizmatik.She is very beautiful and charismatic.
Bir hayli zengin ve bir o kadarda cimridir.Kubera (कुबेर): One of the gods of wealth and riches.
Kuyuların suyu bir hayli soğuk ve kalitelidir.Water in the wells is fresh and of good quality."
1916'daki yangında tüm ahşap binalar kül olmuş, kâgirler de hayli hasar görmüştü.In 1916 a fire damaged the entire auditorium, including considerable damage to the organ.
Kızılbaşlar ganimet olarak bir hayli emlak ve sığır ele geçirdiler.The Apaches succeeded in capturing a large number of livestock and horses.
Filmin bütçesi öncekilerden bir hayli yüksekti.The budget for this film was comparatively higher than his previous films.
İlçede değişik kültürlerden insanlar yaşadığından dolayı, yemek kültürü bir hayli zengindir.These people, though seem as uncivilized by some, have a very rich culture.
Birkaç metal alaşımdan oluşan süperiletkenlerde ise bu değer hayli yüksek oluyordu.Had this been extended into the tunnel for a few hundred metres, the capacity would be far greater.
Zano Aralık 2007'den Kasım 2011'e kadar Haylie Duff ile uzun süreli bir ilişki yaşadı.Hensley has been in a long-term relationship with Olly Marmon since 24 September 2009.
Ayrıca köyde nakliyecilik yapan kişi sayısı da bir hayli fazladır.Also, the number of trucks entering the city is significantly high.
Kilise, kanal kenarında olduğundan, temeli hayli zayıflamıştır.Below the bridge, the channel is rather straighter.
Fakat daha sonra bu amaçtan bir hayli çıkacaktır.But then that would prove too much.
Bu ülkenin politik ve ekonomik gücünü bir hayli zayıflattı.His political influence and relevance were thus greatly reduced.
Köydeki istihdam ve geçim sıkıntısı bir hayli fazladır .The integrity and condition of the estate as a whole is exceptionally high.
Ahmed'e hayli düşkün.He is close friends with Ahmad.
Prensin siyasi yetkileri hayli geniştir.In my opinion they have too much political power.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."My cabby drove fast.
Kültür Hareketi onun enerjisinden bir hayli faydalandý.The free culture movement has had a lot of his energy.
Aaron liseye girdikten sonra bir hayli sýkýlmýţtý.Aaron got into high school and was really just sick of school.
Bi hayli gergindi.I mean, he was very stressed.
Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.I'm sure you have a long list of tasks for your site.
Bence, muhtemelen bir hayli geriye gitmeniz gerekecek.(Laughter)
Bir hayli borcumuz var.We have a lot of debt.
Bu tür durumlar hayli seyrek.These conditions are highly rare.
Holmes hayli heyecan koltuğunu oturdu.Holmes sat up in his chair in considerable excitement.
Ancak, on geçmişte kaldı ve biz başladık hayli zaman.It is past ten, however, and quite time that we started.
Dünyada büyük bir farklılık vardı. fakat daha sonra bu değişti, ve hayli iyiye gitti.There was a huge difference in the world. But then it changed, and it went on quite well.
Ve Volvo hayli iyi gidiyor.And the Volvo is doing quite fine.
Dünya hayli karmaşık bir yerdir.The world is quite a messy place.
Ve bir sabah hayli iyi bir fikir ile uyandım.And, you know, I woke up one morning with a pretty good idea.
Burada gördüğünüz ise son aşama ve görüyorsunuz ki nasıl göründüğünü bir hayli anlamış durumda.This is the last cycle, and you can see it's pretty much figured out what its self looks like.
Yaklaşık 550 kiloluk bu erkek kutup ayısı vahşi ve hayli aç.And this polar bear that you see, this 1200-pound male, he's wild and fairly hungry.
Bu bir hayli hesaplı ve tam bir elek gibi.It's very cost-effective, and it's very mesh-y.
littleBits gerçekten bir hayli güçlü.littleBits are actually pretty powerful.
Hayli heyecan içerisinde yatmaya gittim.So I went to bed that night pretty excited.
E-postadan da anlaşılıyordu ki hayli kötü bir gün yaşanmıştı.And the tone from the email was, you know, it had been a very bad day, obviously.
Bu rakam, 2050 ile birlikte bir trilyon doların hayli üzerinde olacak.It will be well over a trillion dollars by 2050.
Bir hayli uzun süredir tekerleğe sahiptik.I mean, we had the wheel for some time.
A'yi bulmak bi hayli kolay aslinda, cunku sadece verilenleri eslememiz gerekiyor.So the easy thing is to figure out a, because you just do a pattern match.
Ve kendisi bir hayli ileri-teknolojik bir amirdir.And she's a very high-tech superintendent.
Bir hayli şaşırtıcıIt was quite surprising