Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.Saya yakin Anda memiliki daftar tugas yang panjang untuk situs Anda.
Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.Sicherlich habt ihr eine lange To-do-Liste für eure Website.
Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.Sono certa che hai un lungo elenco di attività per il tuo sito.
Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.Sunt sigură că ai o listă lungă de sarcini pentru site-ul tău.
Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.Не сомневаюсь, что у вас составлен большой список задач по усовершенствованию сайта.
Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.Я впевнена, що у вас складений великий список завдань з удосконалення сайту.
Eminim ki, sitenizin hayli uzun bir yapılacaklar listesi vardır.أنا واثقة من أنه لديك قائمة طويلة بالمهام لموقعك على الويب.
E-postadan da anlaşılıyordu ki hayli kötü bir gün yaşanmıştı.Der Ton der E-Mail war ... Es war offensichtlich ein sehr schlechter Tag gewesen.
E-postadan da anlaşılıyordu ki hayli kötü bir gün yaşanmıştı.El tono del correo era, ya sabes, obviamente había sido un día muy duro.
E-postadan da anlaşılıyordu ki hayli kötü bir gün yaşanmıştı.Et le ton du mail était, vous savez, ça avait été une très mauvaise journée, assurément.
E-postadan da anlaşılıyordu ki hayli kötü bir gün yaşanmıştı.Il tono dell'email, ovviamente, era: "Sai, era stata un bruttissima giornata"
E-postadan da anlaşılıyordu ki hayli kötü bir gün yaşanmıştı.그리고 이메일을 통해 전달된 그 분위기는 여러분도 아시다시피, 아주 안 좋은 하루였다는 겁니다. 분명하게요.
E-postadan da anlaşılıyordu ki hayli kötü bir gün yaşanmıştı.Uit de e-mail was af te leiden dat het een erg zware dag was geweest.
E-postadan da anlaşılıyordu ki hayli kötü bir gün yaşanmıştı.Z tonu listów wywnioskowałam, że to było ciężki dzień.
E-postadan da anlaşılıyordu ki hayli kötü bir gün yaşanmıştı.А тонът в имейла беше, разбирате ли, очевидно е бил много лош ден.
E-postadan da anlaşılıyordu ki hayli kötü bir gün yaşanmıştı.По тону письма я поняла, что очевидно это был тяжелый день.
E-postadan da anlaşılıyordu ki hayli kötü bir gün yaşanmıştı.והנימה של הדוא"ל שלו היתה, "זה היה בבירור יום גרוע מאד."
E-postadan da anlaşılıyordu ki hayli kötü bir gün yaşanmıştı.وصيغة الرسالة كانت تعني , أتعرفين , لقد كان يوم سيئاً جدا , كالعادة .
E-postadan da anlaşılıyordu ki hayli kötü bir gün yaşanmıştı.暗く つらい1日だった事を 察しました 当時 マイク・モリアティが基地にいると インスタント・メッセージが示していました
Esasında bu insanları makineye sokmak hayli zordu, çünkü berbat bir durumdaydılar.Ciężko nam było przebadać tych ludzi, ponieważ byli w kiepskim stanie.
Esasında bu insanları makineye sokmak hayli zordu, çünkü berbat bir durumdaydılar.Det var faktiskt mycket svårt, att sätta dem i maskinen, eftersom de var i så dåligt skick.
Esasında bu insanları makineye sokmak hayli zordu, çünkü berbat bir durumdaydılar.사실 실연의 충격에서 허우적거리는 사람들의 뇌를 촬영하는 데 많은 어려움이 있었습니다.
Esasında bu insanları makineye sokmak hayli zordu, çünkü berbat bir durumdaydılar.Na verdade, foi muito complicado meter essas pessoas na máquina, porque estavam em muito mau estado.
Esasında bu insanları makineye sokmak hayli zordu, çünkü berbat bir durumdaydılar.Sebenarnya sangat sulit, memasukkan mereka ke mesin, karena kondisi mereka sangat buruk.
Esasında bu insanları makineye sokmak hayli zordu, çünkü berbat bir durumdaydılar.Težko jih je bilo spraviti v stroj, ker so bili kot kupi nesreče.
Esasında bu insanları makineye sokmak hayli zordu, çünkü berbat bir durumdaydılar.Thực sự là đã rất khó để có thể đặt những người đó vào trong máy, bởi vì thể trạng của họ không được tốt.
Esasında bu insanları makineye sokmak hayli zordu, çünkü berbat bir durumdaydılar.Tulajdonképpen nagyon nehéz volt, hogy megvizsgáljuk ezeket az embereket, mivel olyan rossz formában voltak.
Esasında bu insanları makineye sokmak hayli zordu, çünkü berbat bir durumdaydılar.Ve skutečnosti to bylo velice složité, dát tyto lidi do přístroje, protože byli v tak špatném stavu.
Esasında bu insanları makineye sokmak hayli zordu, çünkü berbat bir durumdaydılar.Настина е доста трудно, на поставиш тези хора в машината тъй като те се чувстват зле.
Esasında bu insanları makineye sokmak hayli zordu, çünkü berbat bir durumdaydılar.Чесно кажучи, було дуже важко проводити томографію цих людей, вони були у жахливому стані.
Esasında bu insanları makineye sokmak hayli zordu, çünkü berbat bir durumdaydılar.למעשה, זה היה קשה מאד, להכניס אנשים אלה למכונה, מפני שהם היו במצב כה גרוע.
Esasında bu insanları makineye sokmak hayli zordu, çünkü berbat bir durumdaydılar.في الواقع ، كان من الصعب، اخضاع هؤلاء الناس للمسح ، لانهم كانوا في وضع مزري.
Esasında bu insanları makineye sokmak hayli zordu, çünkü berbat bir durumdaydılar.大変でした 大変でした みなさんボロボロですから(笑)
Fakat temelde bu gibi şeylere gidip okumalısınız. Bu konuda bir hayli yayınım var;Выступление, возможно, вас не удовлетворило, но, в общем-то, вам надо дать себе труд прочитать материалы.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."A taxis vezetett gyorsan.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Cabby mea a condus rapid.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Il mio tassista correva veloce.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."내 택시 기사가 빨리 운전.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Mein Taxifahrer fuhr schnell.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Mijn Cabby reed snel.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Min Cabby körde snabbt.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Min Cabby kørte hurtigt.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Minun taksikuski ajoi nopeasti.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Moje cabby hitro odpeljal.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Môj vodič taxi išiel rýchlo.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Mon chauffeur de taxi conduisait vite.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Můj řidič taxi jel rychle.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."My Taksówkarz jechał szybko.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Người đánh xe ngựa thuê của tôi đã lái xe nhanh.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Sopir taksi saya melaju cepat.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Ταξιτζής μου οδήγησε γρήγορα.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Мій візник їхав швидко.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Мой извозчик ехал быстро.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."Моят шофьор на такси управлявал бързо.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."הנהג שלי נסע מהר.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı."بلدي قاد سائق سيارة الأجرة بسرعة.
"Faytoncum bir hayli hızlıydı.私はこれまで、高速運転がないと思う
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.A iż nami nawałności bardzo miotały, nazajutrz towary wyrzucili.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.A když bouře vichrová námi velmi zmítala, na druhý den, což bylo v lodí nákladů, metali ven.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.A keď len víchor veľmi zmietal nami, na druhý deň vyhadzovali náklad